A.Kadir Demircan
İnternet Kitap Yayınları Serisi
Okunması
Gerekli
Yazılar
A Kadir Demircan
Araştırmacı Yazar
2008 Gönen Balıkesir Türkiye
Aktif Yayınları
İ l e t i
ş i m
Hayat Hikâyesi Video
Filmini İzlemek İçin Tıklayın
Telefonlar 0266.7726603 /
0266.7626793 / 05366062730
Mail
Adresleri a.kadirdemircan@hotmail.com
Site
Adresleri www.gonengontam.gen.tr www.gonen-akadirdemircan-kesiftv-haber.org
Posta Çeki Hesabı Kadir Demircan 101197
Merkez
Adres: Reşadiye Mah 317 Sk Çiçekkent Sitesi Kanarya
Apt C-8 Blok No:19 Gönen Balıkesir Türkiye
Hizmet
Bürosu. Akçaali Mah. 20
Sk. Karatan iş Merkezi No:3 Gönen Balıkesir Türkiye
GönTAM ve A
Kadir Demircan Televizyonları
Demircan’ın
Kurduğu ve Editörlüğünü Yaptığı İnternet Televizyonları
Kırsal TV
http://www.mogulus.com/kirsaltv Komedi TV www.mogulus.com/komikfilm
İslamTV http://www.mogulus.com/islamitv Keşif TV
www.mogulus.com/kesiftv
Türkiye
İşTV http://www.mogulus.com/turkiyeistv Gönen TV www.mogulus.com/gonentv
Tarım TV http://www.mogulus.com/tarim_tv Köy TV http://www.mogulus.com/koytv
Oya TV http://www.mogulus.com/oyatv10 GönTAM TV http://www.mogulus.com/oyatv
Gönen Haber TV http://www.mogulus.com/kesiftv10 Alaşar TV http://www.mogulus.com/tarimtv
A Kadir Demircan’ın Hayat Hikâyesi
Video Filmini İzlemek İçin Tıklayın
Editör A Kadir Demircan
05366062730 0266.7726603 a.kadirdemircan@hotmail.com
İlim irfan eyledim talep.
İllaki edep illaki edep
Ne ol ne
olma
Paranı ver, Gönlünü ver, Selam ver, Canını ver, ama SIRRINI VERME!
Günlerini say, Servetini say, Büyüklerini say ama YERİNDE SAYMA!
Eşini beğen, İşini beğen, Aşını beğen ama KENDİNİ BEĞENME!
Emek ver, Kulak ver, Bilgi ver ama hiçbir zaman BOŞVERME!
Satıcı ol, Alıcı ol, kalıcı ol, bulucu ol ama BÖLÜCÜ OLMA!
Fidan büyüt, Garip doyur, Çocuk besle ama KİN BESLEME!
Davet et, Hayret et, Affet, Tövbe et, ama İHANET ETME!
Hedefe koş, Cihada koş, Yardıma koş ama ORTAK KOŞMA!
Elini aç, Gözünü aç, Kapını aç ama AĞZINI AÇMA!
Okumaktan zarar gelmez oku ama LANET OKUMA!
Rakibini geç, Sınıfını geç ama GÜLÜP GEÇME!
Ev al, Araba al, Abdest al ama BEDDUA ALMA!
Zulmü devir, Nefsi devir ama ÇAM DEVİRME!
Yaklaş, Konuş, Tanış ama UŞAKLAŞMA!
Seslen, Uslan ama YASLANMA!
Doğrul, Devril ama EĞRİLME!
İtil, Atıl ama SATILMA!
İyi bir konuşma için
·
Kimlere,
nerede, hangi şartlarda, ne kadar zamanda, nasıl konuşulacağı önceden hesap
edilmelidir.
·
Konuşmaya
nasıl başlanacağı, hangi misallerin
verileceği, nasıl bitirileceği planlanmalıdır.
·
Konuşma,
dinleyiciler tarafından rahatça işitilebilir olmalıdır. Ses tonu, çok düşük
veya çok yüksek olmamalıdır. Konuşma hızınız mevzuya, dinleyicilerin durumuna
göre ayarlanmalıdır.
·
Kulağı
tırmalayan, hoşa gitmeyen bir sesle hitap edilmemelidir.
·
Konuşma
mevzuu, dinleyenlerin hâline, konuşmacının gayesine münasip olmalıdır.
Çeşitli mevzulara girerek, konuşmanın bütünlüğü bozulmamalıdır.
·
Kelime
hazinesi geniş olmalı, maksada uygun kelimeleri seçmeli ve onları yerli yerinde
kullanmalıdır.
Kelimelerin mana ve ses bakımından hakkını vermeli, onları doğru telaffuz
etmelidir.
·
Dinleyenlerin
haline göre, konuşmaya şekil vermelidir. Onların alakasını cezp etmelidir.
·
Mevzuya
göre, bazı yerlerde, bazı kelimelerde, sesi yükseltip, alçaltmalıdır.
Mühim hususları söylemeden önce ve sonra duraklamalıdır.
·
Konuşmasında
ahlaki kaidelere dikkat etmelidir. Dinleyenler, konuşma ile konuşmacı arasında
bir bağ kurar. Konuşanın inandırıcılığı, onun şahsiyetine ve sözlerini tatbik
etmesine bağlıdır.
·
Gerekli
ise konuşmayı, grafik, resim ve şekillerle desteklemelidir.
·
Dinleyenlerin,
inançlarını, değer yargılarını göz önünde bulundurmalıdır.
·
Konuşmada
icap eden yerlerde, ses tonu ile beraber, el hareketleri ve yüz ifadelerini
(jest ve mimik) de kullanmalıdır.
Hayat
Silgi kullanmadan resim çizme sanatına hayat deniyor,Öylesine güçlü olun ki, hiç bir şey huzurunuzu bozmasın.Sağlık, mutluluk ve zenginlikler hakkında konuşun.Dostlarınıza değerli oldukları hissini verin.Herşeyin iyi yanını görmeye çalısın.Başkalarının başarılarına kendi başarınız kadar sevinin.Geçmisin hatalarını unutun ve onlardan yararlanın.Neseli davranın ve herkese gülümseyin.Kuşkular karşısında çok düzeyli,Öfke karşısında çok olgun,Korkular karşısında çok güçlü veSorunlar karşısında çok mutlu olun ki,Silgiye ihtiyacınız kalmasın...Ve unutmayın; hayat duygularımızı bastırmamıza izin vermeyecek kadar kısa...
Hastalıkların ilacı bal
Akıl ve fikre fevkalade kuvvet verir.
·
Kanı
temizler, deveranı kolaylaştırır.
·
Kalp
çarpıntılarını önler.
·
Mideye
ferahlık verir.
·
Ilık
suda şerbet yapılıp içilirse müshil tesiri yapar.
·
Sıcak
şerbet yapılıp içilirse yedi dakikada, soğuk içilirse yirmi dakikada kana
karışır.
·
Hazmettirir.
·
Kansızlar
için kan deposudur.
·
Kemik
hastalığı için kati devadır.
·
Bozulan
asabı sakinleştirir.
·
Süt
ile bol sulandırılıp içilirse şeritleri öldürür.
·
Bir
miktar sirke ile karıştırılıp gargara yapılırsa, ağızda koku kalmaz.
·
Karın
ağrılarını keser.
·
Yatağını
ıslatan çocuklara bal yedirilirse, ıslatma kesilir.
·
Ilık
bir beze sürülüp boğaza sarılırsa boğaz ve gırtlak ağrıları kesilir.
·
Kaynatılmış
ada çayına biraz sirke biraz da bal karıştırılarak gargara edilirse,
boğaz anjinini tedavi eder. Bademcikler iyi olur.
Bal arısının iğnesi romatizmaya devadır.
Faydalı Hayat Öğütleri
* Her gün üç kişiye
iltifat et
* İnsanların gözlerinin
içine bak
* İmkânlarının altında
yaşa
* Bir kavgaya ilk sen
vur ve sert olsun
* Hak ettiğini
düşündüğünde maaşına zam işte
* Cesur ol. Değilsen
bile öyle davran. Hiç kimse aradaki farkı anlayamaz
* Bol bol gülümse. Hem
maliyeti sıfırdır, hem de bedeline paha biçilmez
* İnsanların adlarını
anımsa
* Asla birilerinin
umudunu kırma. Belkide sahip olduğu tek şey odur
* Ayrıntı profesörü olma
* İlk izlenimlerine
güvenme
* Arkadaşına borç
verirken ihtiyatlı davran. İkisini de kaybedebilirsin
* Kaybedecek hiçbir şeyi
kalmamış insanlardan uzak dur
* Köprüleri atma. Aynı
nehri kaç kez daha geçmek zorunda kalacağına şaşıracaksın
* Büyük sözler vermekten
korkma ama yerine de getir
* İnsanlar gerçeği her
zaman bilmek istemezler
* Hayatın her zaman adil
olmasını bekleme
* Hüküm vermeden önce
her iki tarafı da dinle
* Zarif ol. Kimseyi bile
bile kendinden soğutma
* Birisine seni
seviyorum deme fırsatını asla kaçırma
* Ününü koru. En büyük
servetin odur
* Zamanı ve sözleri
dikkatsizce kullanma. İkisi de geri alınamaz
* İnsanlara değerlerini
hissettirebileceğin fırsatları kolla
* Bir gazeteci ile
konuştuğunda unutma ki, son sözü daima onlar söyler
* Senden çok fazla ya da
çok az parası olanlara para konuşma
* Güzel giyinmek için
çok uğraştığını bildiğin birine ”Harika görünüyorsun” de
* Güzel giyen insanlar
giydikleriyle karşılanır
* Şükret
* Övgü ve takdirini
belirtme fırsatlarını kaçırma
* İnsanlara verdiğin
nasihatlerin tersi davranışlarda bulunma
* Başladığın her işi
bitir
* Hiç kimsenin sözünü kesme.
Seni ziyarete gelenlere ayakta karşıla
* Az tanıdığın birine
rastladığında elini uzat ve adını söyle. Seni anımsamayabilir
* Telefonu coşkulu ve
dinamik bir sesle aç
* Anne ve babanın
kahkalarını banda kaydet
* Ölmeden önce kendine
bir mezar yeri satın al ve sık sık oraya git
* Bir berbere saçının
kesilme zamanı gelip gelmediğini asla sorma
* Keşke sözcüğü yerine
bir dahaki sefere demeyi dene
* Sürekli “ben dürüştüm”
diyen veya o havaları takınanlardan şüphelen
* Misafirlikte yemeği
övmeyi unutma
* Gerektiğinde fazla
verici olma. Zaman zaman hayır demesini öğren
* İş bitmeden önce asla
ödemenin tamanını yapma
* Biri sana sarılırsa
önce o'nun kollarını gevşetmesini bekle
* Telefonun önemli bir
anı bölmesine izin verme. Herkesin telefonu kendi kolaylığı içindir.
Arayanların kolaylığı ve keyfi için değil
* Geniş ol, rahatla.
Ölüm-Kalım gibi durumların dışında hiçbir şey göründüğü kadar önemli değildir
* Unutma bir insanın en
derin duygusal ihtiyacı, takdir edildiğini hissetmesidir
* Başka bir iş ayarlayıncaya
kadar istifa etme
* Yaşlan ama paslanma
* İyi bir avukat,
muhasebeci ve tesisatçıyla ahbap ol
* Dinlemeyi öğren. Bazı
fırsatlar kapıyı hafif tıklatır
* Büyük düşün ama küçük
zevklerinde de tadına var
* Kredi kartlarını
kolaylığı için kullan. Kredisi için değil
* Doğru ol, dürüst
hareket et; doğruluk insanı mesud eder.
* Hareketi doğru olan
insan ne söylerse, dinle. Doğru insan her iki dünyayı kazanır.
* Daima iyilik yap,
kötülükten uzak dur; ister otur, ister kalk, bundan sana hep iyilik gelir.
* İyi hareket et, mal
için kaygılanma; iyi hareket edersen, mal kendiliğinden gelir.
* Hçi bir işte acele
etme, sabırlı ol, kendini tut; sabırlı insanlar arzularına erişirler.
* Yalan söyleme; yalan
söz ile insan kendi itibarını düşürür.
* Hayatı boşuna geçirme,
iyilik yap; geçip gidenlerden ibret al.
* Hayata bel bağlama,
rüya gibi geçer; boş saadete güvenme, kuş gibi uçar.
* Önceliklerini iyi tayin et. Kimse ölüm
döşeğinde işyerimde daha fazla zaman
Eğer bi Espriler
Seneye Görüşürüz
Sınıflarda yıllardır sonu
gelmeyen bi espridir. Aslında espri filan değil eşşekliktir. Aralık ayının ilk
yarısı bitince yapılmaya başlanır. Dersin hocası "3 Ocak'ta sınavınız
var" der. Bi kahkaha kopar, "Hojam o iş seneye kaldı" gibi bi
laf edilir. Ya da 31 aralık akşamı okuldan çıkarken "Seneye
görüşürüz" diyen bi hiyar hep bulunur.
Arkalar Boş Kalmasın
Belediye otobüsü tıklım
tıklım doluyken önce bu ses yankılanır:
- Arkadaşım ilerleyelim azcık, arkalar boş. Hadi bakalım sağlı sollu.
Bu durum karşısında, özellikle grup halinde yolculuk eden kişilerden biri
mutlaka; "Baba madem yürüyecektik niye bindik otobüse? Ehik!"
esprisini yapar. Bu kişiler espri yapmayı "101 Temel Fıkrası",
"103 Erotik Fıkra" adlı pahalı kitaplardan öğrenmişlerdir.
O yüzden pek üstlerine gitmemek gerekir.
Test
- Merhaba zuxxi. Sana
bir test yapayım mı?
- Yap bakalım.
- Aklından bir sayı tut.
- Tuttum.
- Ehi. Şimdi bırak abi. Eehhheiiii. Aaa... Kafama vurdun abi!!
Zayıflamışsın
Erkeklerin, kadınlara
karşı hazırlanmış hain bir tuzağı olarak düşünülebilir. Cenabı Hak tarafından
komik olarak yaratılmış er kişi hanımın yanına yaklaşır, biraz yalaka, biraz
muziş bir ifadeyle; "Ooo çok zayıflamışsın" der. Hanım kendinden
geçer, "Hakikaten mi yahu, kem küm" eder. Kahramanımız müthiş
esprisini artık patlatabilir:
"Ama Karakter olarak."
Kalemler
Derste arkadaşına "Fazla kalemin var mı?" diye sorduğunda, "Var
ama evde" cevabını verirler ya, işte o zaman ne zevk alırlar ama!
Hayvanlar Alemi
Okul gezilerinde sıra halinde yürürken, ya da pencere kenarında dünyayı
seyrederken enteresan canlılar görür çocuklar. Kuş, eşek, köpek, fil, balina
vs. Söz konusu hayvanı görmenin heyecanını, en yakın arkadaşına hakaret etme
fırsatıyla sentezleyen bu mini canlılar sözkonusu mahlukatı göstererek;
"Aaaa, Burak bak arkadaşın geçiyo meraba desene! Ahı ahı." diye
bağırır. Samimi arkadaş rezil edilir, yerin dibine geçirilir. Çocuğun yanına
kar kalır.
Aramızda Top Var
Güzelce maç tertip etmiş gençler top oynarlarken elbet bir kısım bu takımlara
seçilememenin hüznüyle bi kenarda otururmaktadır. Onları bu sıkıntıyla baş başa
bırakmak elbette ki düşünülemez. Es kaza top taça giderken sahanın kenarında
duran bu arkadaşa çarparsa, takımda bu işi yapmakla mükellef bir afacan çıkar
ve şu unutulmaz kelamı eder:
"Top topu çekermiş. Heleley heleley."
Bir Nisan
Küçükken ne büyütürdük Bir Nisan'ı. Okula gelirdik, herkes bi muzırlık peşinde.
Ulan ne yapsak, ne yapsak diye düşünürken o sivri zeka atlardı hemen:
"Arkadaşlar, sınıfları değiştirelim!"
Be hey geri zeka! Hocanın her sene her sene aynı espriden bunaldığını, hiç
şaşırmayacağını anlayamadın mı? Hem hoca da senin gibi bir sıpaya uyup bu
şakayı yapacağımızı tahmin ederek, değiştirdiğimiz sınıfa girerse ne olacak? O monoton okul günlerinden
biri daha yaşanmayacak mı? Bunu da mı düşünemiyorsun?
Dakka ya da Saniye
Hani bir işi göreceksinizdir de bir minik soluklanmaya ihtiyacınız vardır.
"Bi Saniye" dersiniz, ya da duruma göre "Bi dakka". Maymun
hemen patlatır oradan esprisini:
"Bi saniye doldu muhaha muhaha ekik kikik."
Kökenine İnilen Komiklik
İsmarlanan yemeğin veya içeceğin gecikmesi durumunda yapılan, "Çaylar
Rize'den geliyor galiba", ya da "Daha dananın kesilmesini bekliyoruz,
bitsin, köfteler gelecek" ve bunun değişik varyasyonları artık bıkkınlık
verse dahi kullanım halindedir.
Çocuk
Sürekli eleştirilmişse,
kınama ve ayıplamayı öğrenir.
Kın ortamında büyümüşse,
kavga etmeyi öğrenir.
Alay edilip aşağılanmışsa,
sıkılıp utanmayı öğrenir.
Devamlı utandırılarak terbiye edilmişse,
kendini suçlamayı öğrenir.
Eğer bir çocuk
Hoşgörü ile
yetiştirilmişse,
sabırlı olmayı öğrenir.
Desteklenip yüreklendirilmişse,
kendine güven duymayı öğrenir.
Övülmüs ve beğenilmişse,
Takdir etmeyi öğrenir.
Hakkında saygı gösterilerek büyütülmüşse,
adil olmayı öğrenir.
Güven ortamı içinde yetişmişse,
inanclı olmayı öğrenir.
Kabul ve onay görmüşse,
insanlarş sevmeyi öğrenir.
Aile içinde dostluk ve arkadaşlık görmüşse,
bu dünyada mutlu olmayı öğrenir.
Eğer
EĞER, çevrendekiler
haksızcasına seni suçladıkları zaman sen soğukkanlılığını koruyabilirsen;
EĞER, herkes senden kuşkulandığı halde onların bu kuşkularını hoşgörü ile
karşılayabilir ve kendine güvenini yitirmezsen;
EĞER, bekleyebilir ve beklemekten yorulmazsan yada senden nefret edenlere
nefretle karşılık vermezsen ve gene ne çok iyi görünmeye çalışır nede çok
akıllıca sözler söylemezsen;
EĞER, hayaller kurabilir, ama bu hayallerine tutsak olmazsan;
EĞER, düşünebilir, ama düşüncelerinin esiri olmazsan;
EĞER, zafer ve felaketle yüz yüze gelir ve bu ikisini de aynı şekilde
karşılayabilirsen;
EĞER, söylediğin doğru sözlerin düzenbazlar tarafından değiştirilip kafası
çalışmayan insanları aldatan bir tuzak haline getirilmesine dayanabilirsen,
yada hayatını adadığın şeylerin bir anda yıkılıvermesini seyredebilir ve durup
eskimiş aletlerle onları yeniden kurabilirsen;
EĞER, bütün kazançlarını bir hamlede şansın kucağına atıp kurban edebilirsen ve
sonra sil baştan
başlayabilir ve yitirdiklerinden ötürü hiç yakınmazsan;
EĞER, en kötümser halinde dahi yüreğini, sinirlerini ve enerjilerini yeniden
seferber edebilir ve amacına ulaşmak için
çabalayabilirsen ve sana kendi iradenden başka “Dayan!” diyecek hiçbir
kimse yokken gene de dişini sıkmasını bilirsen;
EĞER, cahillerle haşır neşir olduğun halde erdemlerini koruyabilirsen yada
krallarla birlikte olduğun halde kibirlenerek sağduyunu yitirmezsen;
EĞER, herkese değer verir, ama gene de kimseye fazla güvenmemeyi öğrenmişsen;
EĞER, her bir dakikanın altmış saniyesini yararlı işlerle doldurabiliyorsan;
İŞTE O ZAMAN, DÜNYA DA İÇİNDEKİ HER
ŞEYDE SENİNDİR;
HATTA DAHA DA ÖTESİNDE SEN ADAM OLMUŞSUN DEMEKTİR!
Dünya
Dünya, halen mahiyeti tam olarak
anlaşılmayan alemdir. Manası ise en aşağı demektir. Ne vakit başlamış, ne vakit
bitecek, maçhul? Fani olduğu muhakkak.
- Yüz sene evvel yok idik. Geldik, şu dünyanın içine daldık. Nir vücud olduk.
Oturup kalktık, yedik içtik, ağladık güldük, işittik söyledik, okuduk yazdık,
ne anladık bakalım?
- Ne gördünse hazır idi. Bir şey ilave edemedik. Bir şey de eksiltemezsin.
Geldiğimiz yeri bilmiyoruz. Nereye gideceğimizi de bilemiyoruz. Gidenlerden bir
haber de alamıyoruz. Hatta onların isimlerinide unuttuk. Birgün biz de böyle
öleceğiz.
Şimdi hulasaten, diyebiliriz ki, yok idik, yok olacağız. Bu iki yokluk arasında
muvakkat varız. Lakin şu muvakkat zamanın dünü geçti, gelmez; yarını bilinmez.
elde kalan ise, ancak haldir. Bu hal, içinde bulunduğumuz, hazır olduğumuz
andır. Biçare ademoğluna, kendisini düşünmek istidadı verilmiş, düşünmek için
de bu mahlukat dikkatine sunulmuş, bakıyor, düşünüyorum. Bir zerreyi, bir
habbeyi tahlile uğraşıyor, nihayet akıl ve iz'an kifayet etmiyor. Biçare
ademoğlu en nihayet, ah u vah ile güzünü yumuyor. Düşlerinden, dünyasından
ayrılıyor, gözlerden gizleniyor. Topraklar ile örtülüyor, kim bilir sonrası ne
oluyor? Belki bir alemin nihayeti (sonu), başka bir alemin bidayeti (başlangıcı)
olmuştur.
Dünya bir mihman avi (misafir evi), insan garip bir misafir, ecel mihmandar.
Müsafir ile alakalanır. Konar göçer, gelir geçer, mehd ve lahd (beşik ve kabir)
iki kapı, dünya arada alayişli bir yapı. Süreten mamur, manen virane. İnsan
kendi kısmetini toplamaya fıtratı mecbur bir divane... Kimi mahfi, kimi meşhur,
kimi şakir, kimi nankör.
"İnsanlar uykudadır. Öldükleri vakit uyanırlar" buyurulmuş.
Acaba bu karışık rüyalı uykunun, uyanıklığı, nasıldır, nedir? Bu varlık yok
olacak, herkes ölecek, kabre girecek, yaptığını görecek, rütbesine erecek. Ne
kadar yaşasak, payıdar olsak, ölüm yine ölümdür. Heyhat, hani ümmühat (analar),
hani ceddat (neneler). Gidenden haber yok, gidip dönen hiç yok... Bostan-ı
sefaya daldıklarından mı? Zindan-ı cefada kaldıklarından mı?
Avrupalılar Türkleri niçin
sevmez?
Bir kısım öğrencisiyle Boğaziçi'nde
geziye çıkan İstanbul Üniversitesi profesörlerinden Alman asıllı Prof. Fritz
Neumark talebelerden birinin: "Avrupa bizi neden sevmez, Hocam?"
sualine şu cevabı verir:
- Çok samimi olarak itirak edeyim ki, Avrupalı, Türkleri sevmez ve sevmesi de
mümkün değildir. Asırlardır kilisenin Türk ve İslâm düşmanlığı Hıristiyanlar'ın
hücrelerine sinmiştir. Sebeplerine gelince:
1. Müslüman olduğunuz için sevmez. Ama,
farazâ laik olmak şöyle dursun, hıristiyan olsanız da size düşman olarak
bakmaya devam eder.
2. Sizler farkında değilsiniz ama, onlar şu gerçeğin farkındadırlar: Tarihten
Türk çıkarılırsa ortada tarih kalmaz. Osmanlı arşivi tam olarak ortaya çıkarsa,
bugünkü tarihlerin yeniden yazılması gerekir.
3. Avrupa'nın pazarı idiniz. Şimdi Avrupa'yı pazar yapmaya başladınız.
4. En az 400 yıl Avrupa'da sırtımızda ve ensemizde at koşturdunuz.
5. Selçuklular Anadolu'yu, Osmanlılar ise Orta Avrupa ve Balkanları Haçlı
ordularına mezar ettiler.
6. Sizi silah ile yenemeyenler, sizleri kendilerine benzeterek hakimiyet
sağladılar. Önce giyiminizden hayat tarzınıza kadar; ahlâkı değerlirinizi
yıpratmaya başladılar, sonra da kendi içinizde sizi bölmeye başladılar.
7. Selçuklu ve bilhassa Osmanlı, İslamiyet uğruna her şeyini fedâ etmeseydi,
İslamiyet bugün belki sadece Hicaz'da varlığını devam ettirirdi. Kaldı ki
Vehhabılığı kuranlar da İngiliz Dominyon Bakanlığının adamlarıdır. Batı her
yerde, İslamiyet'i sapık inançlara kanalize etti. Ama Osmanlı, Asr-ı Saâdet'i
devam ettirdi.
8. İfade ettiğim seveblerden kilise size kin kusmaktadır.
9. Ben Türkiye'ye geldiğimde 2 üniversiteniz vardı. şimdi (o zaman) 19
üniversite var. Osmanlı zamanında ise her yerde bir mederese vardı.
Tarihinize bakın! Her medresede ilim tedrisatı vardı. İlk denizaltıyı
Osmanlı'nın yaptığını çoğunuz bilmiyorsunuz belki de ama Avrupa bunu biliyor.
10. Sizler, gerçek hüviyetinize döndüğünüz an Avrupa'nın refahı ve medeniyeti
yıkılır. Ama bu şartlarda çok zor
Atasözleri ve Deyimler
- Acıkan yanağından, susayan dudağından
belli olur.
- Ah alan onmaz, ah yerde kalmaz.
- Ak köpeğe koyun diye sarılma.
- Akıl yiğide sermayedir.
- Al malın iyisini çekme kaygısını.
- Almak kolay ödemek zordur.
- Altın kılıç demir kapıyı açar.
- Alçak tavuk kendini ferik gösterir.
- Arap eli öpmeyenen dudak kara olmaz.
- At ölür meydan kalır,yiğit ölür şan kalır.
- Ateş olmayan yerden duman çıkmaz.
- Attan düşen ölmez, eşekten düşen ölür.
- Az kazanan çok kazanır, çok kazanan hiç kazanır.
- Aç koyma hırsız olur, çok söyleme yüzsüz olur, çok değme arsız olur.
- Ağlayanın malı gülene hayır gelmez.
- Ağustosta beynin kaynasın, kışın da tencere kaynasın.
- Ağır baş iyidir, yenlik olsa uçar.
- Babasına hayır etmeyenin kimseye hayrı olmaz.
- Bahar çiçeğiyle güzeldir.
- Bal yiyen baldan bıkar.
- Bebeler birbirinden huy kapar, ayranlarına su katar.
- Besle kargayı oysun gözünü.
- Bin atın varsa bin dinlen, bir atın varsa in dinlen.
- Bir bütün bir yarımdan iyidir.
- Bu dünya iki kapılı handır, gelen bilmez geden bilmez.
- Budalanın yağı çok olursa sakalına sürer.
- Çocuk evin meyvesidir.
- Çocuğa iş buyuran, ardınca kendi gider.
- Darlıkta dirlik olmaz.
- Dağ dumansız insan hatasız olmaz.
- Deniz yoğurt olmuş da yemeye kaşık bulunmamış.
- Dert saklayanda kalır.
- Devden büyük dert var.
- Dişi kuş yapar yuvayı, içini dışını sıvayı sıvayı.
- Dost kazan dost; düşman ana'dan da doğar.
- Düşmanı karıncaysa, sen fil olur.
- Ekmeğin kestiğini kılıç kesmez.
- Fırsat eldeyken sürün devranı.
- Gelin bindi deveye gör kısmeti nereye.
- Geniş günün de dar gezen, dar günün de geniş gezer.
- Gittiğin yer kör ise, yözünü yum da bak.
- Göz görmeyince gönül katlanır.
- Hasta sağ kalırsa hekime karşı gelir.
- Herkes kaşık yapar ama sapını yapamaz.
- Herşey incelikten insan kabalıktan kırılır.
- Hocanın dediğini tut, yoluna gitme.
- Hıdırellez yaz kapısı, yedi gün sürer tipisi.
- Kavakta nar olmaz, kötülerde ar olmaz.
- Kimi bağ bozar, kimi bostan bozar.
- Minnetle gül koklama, dikeni sancar seni.
- Mum dibine karanlık.
- Sen işlersen mal işler, insan böyle genişler.
- Tasa doyurur, acı acıktırır.
- Üzerine laf düşmedikçe konuşma.
- Vakitsiz açılan gül çabuk solar.
- Yardımcının yardımcısı olur.
- Yağmurlu gün tavuk su içmez.
- Zahmeriden sonra ekilen darıdan, kocasından sonra kalkan karıdan hayır
gelmez.
- Zahmetsiz rahmet olmaz.
- Damlaya damlaya göl olur.
- Akıl akıldan üstündür.
- Evini temiz tut misafir gelir, Kendini temiz tut ölüm gelir.
- Keskin sirke küpüne zarar.
- Yalancının mumu yastıya kadar yanan.
- Ak akce kara gün içindedir.
- Üzüm üzüme baka baka kararır.
- Bakak başka, görmek başkadır.
- Dost acı söyler.
- Küçük insanların gururu büyük olur.
- İş olacağına varır.
- Paranın çoğuda, yoğuda ahlakı bozar.
- Söz gümüş ise, sükut altındadır.
- Ne doğrarsan aşına, o gelir kaşığına.
- Alaca namaz, Hakka yaramaz.
- Küçük bir delik, büyük bir gemiyi batırır.
- Kitap aklın ilacıdır.
- Düşmanın en büyük hilesi, dostluğudur.
- Hedefsiz gemiye hiçbir rüzgar yardım etmez.
- Tatlı söz yılanı deliğinden çıkarır.
- Pamuk eller cebe.
- Duvarı nem, insanı gam yıkar.
- Ulu ağacın gölgesi büyük olur.
- El atına binen, köy ortasında iner.
- İstediğini söyleyen, istemediğini işitir.
- Dostun bin ise azdır, düşmanın bir ise çoktur.
- Kesilen baş yerine konmaz.
- Bir göz ağlarken, giğer göz gülmez.
- Örs isen sabırlı, çekiç isen kuvvetli ol.
- Borcu olmayan zengindir.
- Bir korkar bir orduyu bozar.
- Bir mumdan bin mum yanar.
- Kusursuz dost arayan dostsuz kalır.
- Dilenciye borçlu olma, ya düğünde ister, ya bayramda.
- Dil, söyler saklanır, baş, belâya katlanır.
- Ağılda oğlak doğunca, derede otu biter.
- En ağır yük sırdır, aşkolsun taşıyabilene.
"Hukuk bir gün herkese lazım
olur." Anonim
"Kötü yasalar, zulmün en berbat
şeklidir." Burke
"Yasaların bittiği yerde zulüm
başlar." Lord Chatham
"Hakimsiz, hekimsiz yerde
durulmaz." Anonim
"Hak yerini bulur." Anonim
"Hak gelince batıl gider." Anonim
"Hak deyince akan sular durur."
Anonim
"Yasama, yürütme yargı içiçe
geçmişse, özgürlükler garantide değilse, anayasa yok demektir. Kuvvet kimdeyse
o hakimdir." Jean-Jacques Rousseau (1771)
"Bir toplumda suç varsa, orada
adalet yoktur." Eflatun (M.Ö.427-347
"Bırakın adalet yerini bulsun,
isterse kıyamet kopsun." Freud
Yasaların uygulaması, onların
yapılmasından daha zordur." Jefferson
"Haksızlık yapıp tüm insanlarla
birlikte olmaktansa, adaletli davranıp tek başına kalmak daha iyidir." Gandhi
"Adalet yorumlarımız saatlerimiz
benzer: Çoğu başka başka yerler gösterir ve herkes kendininkine itimat
eder." Fransız Atasözü
"Toplumda en büyük güveni her şeyin
sonunda adil bir mahkemenin bulunabileceği inancı sağlar." Anonim
"En yıkıcı, en öldürücü yara
haksızlık yarasıdır." Anonim
"Ne zulüm, ne merhamet yalnızca
adalet" Anonim
"İnsanlar ancak adaletle
doyurulur." Emerson
"Adalet önce devletten gelir." Aristo
"Bir yanı dinlemeden karar veren,
doğru karar vermiş olsa bile adaletsizlik etmiş sayılır." Anonim
"Allah, hak ve adaletle idare
edenleri sever." Kur'an
"Bir tek kişiye yapılan bir
haksızlık, bütün topluma yapılan bir tehdittir." Montesquieu
"İnsanların çoğunda adalet sevgisi,
adaletsizlik korkusu yüzünden vardır."
"Hiç bir şey devlete yasalara
saygılı olmak kadar yaraşmaz" Justiniaus Kanunları
"İnsancıl olmadıkça adil
olamazsın." Vauvenargues
"Bir rejim, halkın adalete inanmaz
bir hale geldiği noktaya gelince o rejim mahkum olmuştur." Montesquieu
"Adalet topaldır." Fransız
Atasözü
"Adalet kutup yıldızı gibi yerinde
durur ve geri kalan herşey onun etrafında döner." Konfüçyus
"Adaletin gecikmesi,
adaletsizliktir." Candar
"Adalet olmadan düzen olmaz." Albert
Camus
"Hiçkimse onu bulandırmadığı ve
ihlal etmediği sürece Hukuk, teneffüs ettiğimiz hava gibi, görünmez ve tutulmaz
bir şekilde etrafımızı kaplar. O, ancak kaybettiğimizi anladığımız zaman
değerinin farkına vardığımız sağlık gibi sezilmez bir şeydir." Leadri
"Adaletsizliği işleyen, çekenden
daha sefildir." Eflatun
"Devlet halktan mucize
beklememelidir. O, halkı kendisine uydurmak için yasalara boyun eğmeyi
öğretecektir." Montesquieu
"Adaletin hedef ve gayesi eşitliği sağlamaktır."
İhering
"Hukuk ile medeniyet ve kültürleri
arasında ahenk kuramayan cemiyetler bedbahttırlar." Falih Rıfkı Atay
"Mal cimride, silah korkaklarda,
karar da zayıflarda olursa düzen bozuktur." Hz.Ebubekir
"İnsanlara karşı ne zorbalığa
başvurun, ne de ezilip büzülün. En etkili yol, hem güçlü hem vicdanlı
olmaktır." Anonim
"Suçlunun beraat ettiği yerde yargıç
hüküm giyer". Anonim
"Dünyanın en tehlikeli yaratığı
sadece hukuk bilen hukukçudur" Anonim
"Adalet hissi insanlarda doğuştan
mevcuttur." Çiçero
"Hukuk ilmi mukaddes bir şeydir.
Kıymetini para ile ölçmek onu çok aşağılatmak olur." Ulpinnus
"Adaletin küçüldüğü ülkelerde, büyük
olan artık suçlulardır." Anonim
"Adalet topaldır, ağır yürür fakat
gideceği yere er geç varır." Mirabeau
"Adalet olunca yiğitliğe lüzum
kalmaz." Anonim
"Eşitlik arayan mezara
gitmeli." Alman atasözü
"Adalet ancak hakikatten, saadet
ancak adaletten doğabilir." Anatole France
"Haklarımız görevlerimizi yerine
getirdikçe artar." Anonim
"Haklı olduğunuza inanıyorsanız,
sakin olmayı başarabilirsiniz." Bud Holiday
"Adaletin kuvvetli, kuvvetlinin de
adil olması gerekir. " Pascal
"Davalının aptalı, derdini mübaşire
anlatırmış." Kilis sözü
"Devlet Başkanı olmaktansa, haklı
olmayı tercih ederim." Hanry Clay
"Bir devletin yıkılışından önce
yasaları çoğalır." Tacitus
"Doğru olan, haklı olandır." Alexander
Pope
"Avukatlar terzi gibidir,
kendilerini kesmezler, araya gireni keserler." Anonim
"Hak yerde kalmaz." Anonim
"Suçu toplum hazırlar, suçlu
işler." Buckle
"Bir suç her şeydir; iki suç hiç
birşey!" MME Deluzy
"Asılan hırsız değil,
yakalanandır." Çek Atasözü
"Görevimizi yaparken kimseye, ne
müvekkile, ne hakime, hele ne iktidara tabiyiz. Bizim aşağımızda kişilerin
varlığı iddiasında değiliz. Fakat hiçbir hiyerarşik üst de tanımıyoruz. En
kıdemsizin en kıdemliden veya isim yapmış olandan farkı yoktur. Avukatlar tarih
boyu köle kullanmadılar ama hiçbir zaman efendileri de olmadı!" Molierack
"Hiçbir suç hazırlıksız
işlenmemiştir." Seneca
"Suçluları yaratan yasalarımız,
onları cezalandıran yasalarımızın yanında ne kadar çok..." Tucker
"Ceza kaldırılabilir; ama suç
insanın içinde sonsuza kadar yaşar." Ovidius
"Suç, insana ömrünün ilk yıllarında
öğretilirse, o insanın kişiliğine yerleşir kalır." Anonim
"Bir yargıç, iyi niyetle dinlemeli,
akıllıca karşılık vermeli, sağlıklı düşünmeli, tarafsızca karar
vermelidir." Sokrates
"Bir kişinin sözleri önemli
değildir; iki yanı da dinlemeli" Goethe
"Azınlık bazen yanılabilir, çoğunluk
her zaman yanılır." H.İbsen
"Hukukun buyrukları şunlardır:
Dürüst yaşamak, başkasına zarara uğratmamak, herkesin hakkını vermek" Ulpianus
"Ahlakın olmadığı yerde kanun bir
şey yapamaz." Napoleon
"Hükümdar haksız olarak bir köylüden
yumurta alırsa, adamları köylünün büyün tavuklarını alır." Sadi
"Ne kadar yüksekte olursan ol,
yasalar senden de yüksektir." Thomas Fuller
"Kanunlar örümcek ağları gibidir:
zayıfları ağa yakalanır, güçlülerse ağı delip geçer." Balzac