Gönen’li Ayşe Usta
Mermer Atölyesinde

Haber Videosu Tıklayın
Kendisine
ait Mermer Atelyesinde, erkeklerin dahi yapamadığı işi yapan Ayşe
Aslan görenleri hayrete düşürüyor.
Uzun
yıllar başkasına ait iş yerlerinde her türlü ağır işçiliği yapan 39
yaşındaki iki çocuk annesi Ayşe Aslan, kendi adına açtığı mermer
Atelyesinde erkeklere taş çıkartırcasına çalışarak evinin geçimini
sağlıyor.
Eşi ve
iki çocuğunun da aynı atölyede kendine yardım ettiğini belirten Ayşe
Aslan; iş yerimizi açalı bir yıl oldu. Çok borca girdik. Kolları
sıvadım, çizmeleri ve tulumu giyip işin ayıbı olmaz diye işe
koyuldum. Burada mermer kesimi, silimi, parlatma, zımparalama işi
ile basamak, merdiven, mutfak, korkuluk gibi her türlü mermer
işçiliğini yapıyorum. Allaha şükür işlerimiz açıldı. Bayan diye
insanlar önce tuhaf tuhaf bakıyorlar, sonrada alışıyorlar. İş
bağlantılarını, tahsilât ve ödeme işlerini, müşteri ilişkilerini ben
yapıyorum. İş yeri de benim üzerime. Eşim ve çocuklarım da bana
yardım ediyorlar. Küçücük atölyeden dört kişilik aile olarak ekmek
yiyoruz. Aynı zamanda oya işi de yapıyorum. Ekonomik kriz falan
bize vız gelir. Çalışan ve üreten insana kriz işlemez. Biz Türk
milleti olarak tembel insanlarız. Kolay ve garanti iş aradığımız
için, işsiziz diyoruz. Bana göre İşsizlik yok, iş ahlaksızlığı var.
Hadi gelsin bir hanım atölyede benimle beraber çalışsın bakalım.
Erkekler bile çalışmıyorlar bu işte. Kimse zor diye yanaşmaz bu
işlere. Bana her iş kolay geliyor. Azim ve inanç olması lazım.”
Dedi.
Keşif Ajans – CHA
Güney Marmara
a-kadirdemircan@hotmail.com
05366062730
www.gonenkesifhaberilan.tr.gg
Gönen’de
Selde Kaybolan Hasan Yılmaz Toprağa Verildi
Haber Videosu Tıklayın
Gönen
Dereköy’de sel felaketi sırasında köprüden düşerek kaybolan Hasan
Yılmaz’ın 25 gün sonra bulunan cesedi Gönen Devlet hastanesi
morgundan alınarak köyüne getirildi.
Dereköy’de
Cuma namazın dan dan sonra kılınan cenaze namazından sonra doğduğu
köy olan Babayaka köyü mezarlığında cenaze namazı kılınarak toprağa
verildi.
Cenaze
namazında bir konuşma yapan Gönen müftüsü Hüsamettin Durceylan;
Hasan Yılmaz’ın doğal afet sonrası ölmüş olması şehit hükmünde
olmaktadır. Cesedinin 25 gün boyunca dışarıda kalması inşallah
kendisi için kefareti olacaktır. Allah makamını Cennet eylesin”
dedi.
Afet şehidi Hasan
Yılmaz’ın cenaze törenine Belediye Başkan Vekili Naide Karatan, İlçe
Milli Eğitim Müdürü İbrahim Tuncer ile birçok resmi daire müdürü ve
vatandaşlar katıldılar.
Keşif Ajans – CHA
Güney Marmara
a-kadirdemircan@hotmail.com
05366062730
www.gonenkesifhaberilan.tr.gg
Gönen’de Selde Kaybolan
Vatandaş Nihayet Bulundu
Video Tıklayın
Tarihin En
Büyük Sel felaketini yaşayan Gönen’de Dereköy köprüsünden geçerken
sele kapılarak kaybolan 63 yaşındaki Hasan Yılmaz 25 gün sonra
bulundu.
Kaybolmasının
üzerinden tam gün 25 geçen Hasan Yılmaz’ı Jandarma, Sivil Savunma
Ekipleri ve kısa adı GÖN DAK olan Gönen Doğal Afetler Arama Kurtarma
Ekipleri uzun zamandır arıyordu.
Kaybolan
şahsın cesedi; sele kapıldığı yerden tam 4 Km mesafede, Gündoğan
köyünün 1.5 Km ilerisinde, Gönen- Biga karayolunun hemen kenarındaki
Faik Kuru’ya ait mısır tarlasının içindeki dere kenarında,
Gündoğanlı bir çiftçi olan Mehmet Kabadayı tarafından yüzü koyun
yere yatık vaziyette bulundu.
Cesedin
çıplak ve tanınmaz halde, üzerinde gömlek parçası ile
ayakkabılarının olduğu görüldü.
Cesedi
bulan Gündoğanlı çiftçi Mehmet Kabadayı yaptığı açıklamada; eşimle
beraber yoldan geçerken yolun kenarına saptık, cesetle karşılaştık.
Hemen jandarmaya haber verdik. Ceset tamamen kokmuştu ve tanınmaz
haldeydi.” Dedi.
Gönen İlçe
Jandarması cesedi Sarıköy belediyesine ait cenaze arabasıyla,
Sarıköy Sağlık Ocağından gelen doktorlar ve sağlık ekibiyle alarak
otopsi için devlet hastanesine kaldırdılar.
Olay yerine
gelen ve çalışmaları sel felaketinin başladığı andan itibaren takip
eden Kısa adı GönTAM olan Gönen Tanıtım Araştırma Merkezi Derneği
Başkanı A. Kadir Demircan yaptığı açıklamada; “ Sel felaketi
ilçemizde maalesef unutulmayacak ve unutturulamayacak acılar
bıraktı. Çiftçilerimizin yaraları ve zararları hala sarılamamış.
Devlet felaket bölgesinde var gibi olmuş veya görünmüş ama malasef
görünmesi çok bir şey değiştirmemiş. Çiftiler adeta perişan
vaziyette, devletten gelecek hızlı yardım elini bekliyorlar. Bu
olayda görüldü ki, resmi ve sivil savunma ekipleri sınıfta
kaldılar. Afetin yaşandığı ilk gün, rehin kalan bir çiftçiyi selin
içinden kurtaramadılar, istenilen helikopteri Balıkesir gönderemedi.
Rehin kalan çiftçiyi, yine köylüler kurtardı. Şimdi burada da
görüyoruz ki; kaybolan vatandaşımızı da Mehmet Kabadayı diye bir
köylümüz buldu. Tam 25 gündür arama yapıldı, yolun hemen kenarında,
ana yola 8-10 metre mesafede, koskocaman adamın cesedi sözde tüm
aramalara rağmen bulunamadı. Bütün bunları anlamak gerçekten zor.
Sivil Savunma Müdürlüğünün olay yerine gelecek resmi aracı bile
yok. Demek ki bir afette her şeyimiz Allaha emanet. Yani Allah bir
daha böyle afet, kaza bela vermesin. Yoksa işimiz çok zor. Afetin
olduğundan beri devamlı çiftçilerin yanında gördüğüm Gönen kaymakamı
Bekir Dınkırcı, İlçe Tarım Müdürü Ertan Soylu ve Ziraat Odası
Başkanı Necati Özkurt’u kutluyorum. Maalesef Gönen basınını da olay
yerinde göremedik. Yerel basın da aynı sivil savunma gibi sınıfta
kaldı diye düşünüyorum” Dedi.
Keşif Ajans – CHA
Güney Marmara
a-kadirdemircan@hotmail.com
05366062730
www.gonenkesifhaberilan.tr.gg
Sel Felaket Sonrası
Gönen Çiftçisi İsyanlarda
7-8- 9
Eylülde yaşanan yüzyılın sel vurgunu sonrası Gönen Çiftçisi perişan
oldu.
Gönen ovasında tam
5.000 dekar çeltiğin zarar gördüğü sel felaketi sonrası çiftçiler
adeta isyanlara oynamaya başladı.
Zararlarının
şu ana kadar karşılanmadığını ve karşılanmasından da ümitlerini
kesmek üzere olduklarını belirten Gündoğanlı Çeltik üreticilerinden
Erdal Ocaktan: tarım sigortası yaptırdık, hikâye çıktı. Sel
felaketini kapsamıyormuş dediler. Borçlarımızı ödeyemez duruma
geldik. Herkes İstanbul’daki sel vurgunuyla ilgilendi. Burasını
gören olmadı. Türkiye’nin yüzde 10 luk çeltik üretimini Gönen
karşılıyor. Bu sene bu gidişle pirinç bulmak zorlaşacak ve tabiî
ki fiyatlarda fırlayacak. Ulusal basına ve yetkililere tepkiliyiz.
Bu bölgenin afet kapsamına alınmasını istiyoruz. Başka türlü hiçbir
şansımız yok. Bize inanmayan varsa buyursun 05358424130 nolu cep
telefonumdan beni arasın.” Dedi.
Gönen
Ziraat Odası başkanı Necati Özkurt bölgede yaptığı açıklamada; “
Çiftçimiz çok perişan. Ovadaki tespit çalışmalarımız bitti, şimdi
köylerdeyiz. Şu ana kadar 230 kişi tespit ettik. Bunlardan kanuna
göre 70-80 kişi yararlanabiliyor. Tespitlerimiz daha bitmedi. Zarar
çok büyük. Çiftçimiz sabırlı ve eylem yapmak istemiyor. Devletine
güveniyor. Bu bölge afet kapsamına alınmaz ise çiftçimiz çok
perişan olacak. Çok acil olarak bu bölge afet kapsamına alınmalı ve
çiftçimizin zararı çok kısa sürede karşılanmalı. Yetkililerimiz
bizim imdadımızı duysunlar artık. Çiftçinin bankalara ve tarım kredi
kooperatiflerine olan her türlü borçları mutlaka bir an önce
ertelenmeli. Bölgede kamu ve özel bankaların çalışmaları başladı.
Bundan memnunuz. Sel felaketinin tüm boyutlarını anlatan bir DVD
yaptık. Onu Ankara’daki ilgili yerlere gönderiyoruz. dedi.”
Keşif Ajans – CHA
Güney Marmara
a-kadirdemircan@hotmail.com
05366062730
www.gonenkesifhaberilan.tr.gg
Sel Balık Çiftliklerini’de vurdu,
iki
mezarlığı yok etti
Gönen’de 8 Eylülde yaşanan yüzyılın sel vurgunu sonrası
manzara tarih kitaplarına geçecek türden, ibretlik ve mucizevî
olaylarla dolu.
8 eylül günü yaklaşık 6 derenin birleştiği nokta olan Dereköy
deresinin taşması sonrasında Gönen ve Gündoğan ovasında 15 bin dekar
Çeltik tarlası sular altında kalmış, Gönen- Biga karayolu saatlerce
ulaşıma kapanmış, sele kapılan bir vatandaş da kaybolmuştu.
Felaket sonrası ilçe jandarması ve sivil savunma ekipleri sele
kapılan 63 yaşındaki Hasan Yılmaz’ın çeltik tarlaları içinde
cesedini ararken iki ayrı cesetle karşılaşan kurtarma ekipleri adeta
şoke oldular. Cesetlerin Çığmış ve Dereköy mezarlığından gelen 15-20
gün önce gömülen ölülere ait olduğu anlaşıldı. Kaybolan vatandaşa
ise tüm aramalara rağmen ulaşılamadı. Vatandaşın Gönen çayı
üzerinden Marmara denizine sürüklendiği tahmin ediliyor.
Dereköy mezarlığındaki tüm mezarları yerle bir eden felaket
sonrasında mezarlara ait ölülerin kafatasları ve iskeletlerini
ortalığa saçıldığı ve mezarların tamamına yakını sele kapılarak yok
olduğu görüldü.
Sel felaketi sonrası Dereköy köprüsü tarihten silinde, 4 ev ağır
hasar gördü, dere boyunca 200 metre genişliğindeki bağ bahçe ve
tarlalara ait bütün ağaçlar ve ürünlerin yok olduğu görüldü.
Köy mezarlığında bütün mezarların yok olması ve hasar
görmesine rağmen, asker şehidi olan Şehit Ercan Coşkun’a ait mezara
da hiç bir şey olmaması, görenleri adeta hayrete ve dehşete düşürdü,
çok anlamlı bulundu
Felaket sonrasında Dereköy ve Yeşilyurt alabalık çiftliklerde
büyük hasar gördü. Dereköy alabalık çiftliği sahibi Nazım Şahan
yaptığı açıklamada; yavru ve anaç olmak üzere 50. civarında balığım
sele kapılarak yok oldu ve bütün tesislerim büyük hasar gördü.
Zararım 250 bit tl civarlarında.
Balığa sigortada yapılmıyor. Devletten inşallah bir yardım
gelir. Burada yerel turizme hizmet veriyoruz”. dedi.
Dere boyunca balık çiftliğinden çıkan balıkların tarlalara
saçıldığı ve yarı cansız durumdaki balıkları vatandaşların eliyle
tuttukları görüldü.
Köylerinde
elektrikler, sular ve telefonların kesik olduğunu ve hayatın
durduğunu belirten köylüler, devletin bir an önce kendilerine
yardım etmesini ve köprülerinin yapılmasını istediler.
Gönen’de Tarihin En Büyük Sel Vurgunu
Bir vatandaşımız sele kapılarak sularda kayboldu.
Gönen tarihin en büyük sel felaketiyle karşılaştı. 7-8 Eylül
tarihlerinde gece ve gündüz yağan sağanak yağmur derelerin taşmasına
sebep oldu. Yağış neticesinde Dereköy deresi taştı, köyün içinden
geçen tarihi köprü çöktü, köprünün üzerinde sellere bakan 55
yaşlarındaki Hasan Yılmaz isimli vatandaş sellere kapılarak
kayboldu. Hasan Yılmaz tüm çabalara rağmen kurtarılamadı, cesedi de
bulunamadı.
Yine Gündoğan köyünden bir vatandaş, çeltik makinelerinin
yanında çalışırken seller içinde rehin kaldı. Yaklaşık 2 saat rehin
kalan vatandaş için Balıkesir’den helikopter çağrıldı. Beklenen
helikopterin gelmemesi neticesinde köylüler bir traktörle suyla
kaplı tarlanın içine daldılar. Yoğun çabalardan sonra mahsur kalan
70 yaşlarındaki bir vatandaş kurtarıldı.
Taşan sular Sarıköy ovası ile Gönen Ovasının büyük bir
bölümünü kapladı. Gönen – Sarıköy ve Gönen Biga yolu da sular içinde
kaldı. Yolda kalan vatandaşları DSİ makinaları kurtardı. Dereköy de
Bilal Gökmen isimli şahsın dere boyundaki evi sular içinde kaldı.
Selden en fazla Dereköy, Hafızhüseyinbey köyü, Gündoğan köyü ve
Sarıköy halkı zarar gördü.
Ziraat Odası Başkanı Necati Özkurt yaptığı açıklamada;
yaklaşık 15 bin dekar çeltik alanının zarar gördüğünü ve maddi
zararın 15 milyon TL civarlarında olabileceğini açıkladı. Edinilen
bilgilere göre selden zarar gören üreticilerin çoğunun tarım
sigortası yaptırmadıkları, tarım sigortası yaptıranların da, sigorta
sel felaketlerini kapsamadığı için bu afetten yararlanamayacakları
belirtildi.
Demircan CHA Bölge Muhabiri Oldu
Keşif Tv
Yapımcısı Araştırmacı yazar A.Kadir Demircan Cihan haber ajansı'nın
Bölge Muhabiri oldu. Demircan Keşif Ajans olarak bölgede çektiği
kamera ve fotograf görüntülerini haber metinleriyle birlikte Cihan
Haber Ajansına'da göndererek basın yayın alanında bölgede büyük bir
güç ve potansiyel oluşturmayı başardı. Demircan'ın sel felaketiyle
ilgili haberleri yaklaşık 40'a yakın haber kanallarında yayınlandı.
Demircan yaptıgı açıklamada ajans muhabirliğinden hiç bir ücret
taleb etmediğini amacının Gönen'e ve bölgeye hizmet oldugunu
belirtti.
Demircan'ın bölgede yaptıgı hertürlü haber görüntü ve
bilgilerinide ajansa Şeyda Kilitler ulaştırıyor.
Büyük Bir Çevre
Felaketi Adım Adım Yaklaşıyor
Gönen Çayı Çevre ve İnsan Sağlığını Tehdit Etmeye Devam Ediyor
Keşif
/ Çevre - Doğa - Sağlık - Spor
Kazdağılarının eteğinden çıkarak Gönen barajına hayat veren
ve buradan da Gönen kenarından geçerek Marmara denizine dökülen
efsane Gönen çayında tehlike çanları çalmaya başladı.
Keşif ekibi bu tehlikeye dikkat çekmek, mağdurların ve
halkımızın duygularına tercüman olmak, ilgili ve yetkililerin
dikkatlerini bu yöne çekmek üzere yerinde araştırmalar, söyleşiler
yaptı, film ve fotoğraflar çekti.
Kaynağını Gönen Barajından alan tarihi Gönen çayının Denzikent’e ve
Marmara denizine uzunluğu yaklaşık 60 kilometre.
Gönen Çayı; Kumköy, Ekşidere, Balcı köylerinin kenarından
Gönen’e ulaşıyor ve Gönen’den sonra Tuzakçı, Bostancı, Ayvalıdere,
Gebeçınar, Bandırmanın Musakça köylerinden sonra da Denizkent
sahilinden Marmara denizine akarak dünya okyanusları içinde
kayboluyor.
Sorun şu: Gönen çayı Gönen’e girişine kadar çok normal ve
temiz. Hiçbir sorun yok. Ancak Gönen’den çıktıktan sonra çayın
rengi, karışımı, yapısı hey şeyi değişiyor.
Sayıları 20 ile 65 arasında değişen deri sanayinin bütün
kimyasallı ilaçları ile kirli atık suları doğrudan çaya akıyor.
Sözde arıtma tesisleri var. Ama çözüm olmamış. İlçenin bütün lağım
suları, ilçe genelindeki başta süt işleyen fabrikaların bazıları
olmak üzere, sanayinin bütün kirli suları da bu çaya dökülüyor.
Gönen’den sonra denize kadar olan 35 km lik mesafede çiftçiler
mecburi olarak bu kirli sularla ürünlerini sulamak zorunda
kalıyorlar. Buradan yetişen ürünleri ister istemez pazardan hepimiz
alıp yemek durumunda oluyoruz.
Bu çayın bu haliyle kalması ileride çevre ve insan sağlığı
açısından büyük felaketlere davetiye çıkarmaktadır. Köylüler çaydan
çok muzdaripler. Çay yaklaşık 3-4 km mesafeden duyulabilen büyük bir
koku yaymaktadır. Suyu kapkaradır ve dibi görünmemektedir. Suyun
geçtiği yerlerde köpükler ve kimyasal atık birikimleri
görülmektedir. Çaydaki bütün balıklar ölmüştür ve çok az miktarda
kaplumbağadan başka hiçbir canlı yaşayamamaktadır.
Tarla ürünlerinin genlerine su ile kalıtsal kimyasal maddelerin
karışma rizki çok yüksektir. Bu bölgede bir takım hastalıkların baş
gösterme rizikosu vardır.
Köylüler çare istiyorlar, yetkililerin, devletin, kurum ve
kuruluşların, çevrecilerin harekete geçmesini ve bu sorun ve
tehlikeden kendilerinin ve halkın kurtarılmasını bekliyorlar.
Sayısız dilekçeler vermişler, müracaatlar ve girişimlerde
bulunmuşlar ama bir sonuç alamamışlar. Yetkililer ilgilenmemişler,
yanlarına gelmemişler, araştırma yaptırmamışlar. Söylediklerine
göre, bu sorunun çözümlenmesine bazı kişi ve kurumlar perde
arkasından köstek oluyor ve tehdit ediyorlarmış.
Çay boyunca en az 30 kişiyle görüştük, söyleşi yaptık. Hepsinin
ortak şikâyetleri şu;
Bir köylü diyor ki biz burada 15 sene evvel yüzüyor ve balık
tutuyorduk. Şimdi ise elimizi dahi sokamıyoruz. Çayda her türlü
canlı yaşıyor ve tatlı su balıkları yetişiyordu. Suyu her şekilde
kullanıyorduk. Ne olur, kim yaparsa yapsın, bu soruna el atsınlar.
Biz sanayileşmeye karşı değiliz, herkes çaydan yararlansın ancak
kimse kimseye zararlı olmasın. Yararlanma haklarının da bir sınırı,
kuralı olsun istiyoruz.
Kimse kimseye de baskı yapmasın ve tehditte bulunmasın. Kimse
doğayı, çevreyi kirletme ve insan sağlığını tehlikeye atma hak ve
özgürlüğüne sahip değildir.
Bu işi üzerine vazife görmeyenleri, bana dokunmayan yılan bin
yaşasın anlayışında olanları, bizi duymayanları, kulak vermeyenleri
ve toplumsal sorunlara kulak tıkayanları kınıyoruz.” Dedi.
Keşifin Yorumu:
Köylüler baştan sona haklı. Dünyayı bu şekilde birbirimize
zindan etmemeliyiz.
Sorun ortada, deneye, incelemeye gerek yok. Çayın Gönen’den
çıkışına bir bakın, gidin yanına. Kokudan yaklaşabilecek misiniz,
elinizi sokmaya cesaret edebilecekmisiniz. Balık ve diğer bir
canlıya rastlayabilecek misiniz. Yüzmeyi deneyebilecek misiniz.
Buradan yetişen ürünleri gönül huzuruyla pazardan alıp yiyebilecek
misiniz.
Bu sorun; 5 köy ve bu köylerde yaşayan 4.000 nüfusu
ilgilendiriyor. Bizim için bir tek insanın bile hayatı önemli ve
kutsal. Bir tek kişiyi bile ilgilendirse sorundur ve çözülmelidir
anlayışındayız.
Genel olarak da hepimizi, tüm ilçe halkını ilgilendiriyor. Bu
sorunun çözümü çok basit. Sadece niyetine girmek önemli.
Ayrıca bu suyumuz yıl boyunca denize dökülüyor. Bu bir su israfıdır,
milli servet israfıdır. Malum ülkemiz kuraklık ve su sıkıntısı
tehlikesiyle karşı karşıya. Devlet su kaynaklarının tasarruflu ve
verimli kullanılması için damlama sulama sistemine destek olmaya
başladı. Bu çay için de bir proje hazırlanmalı ve bu suyun 10 ay
boyunda denize boşalmasının önüne geçilmeli. Bu su 60 KM mesafede
yapılacak 500’er tonluk, yeraltı depolarıyla muhafaza edilerek
tarımda ve şehir şebeke suları temininde kullanılabilir.
Mühendisler, Devlet Su İşleri umarız bu konuda da proje
hazırlıyordur.
Bu sorun giderilmeli ve bu işe ilgili ve yetkililerin el
almasını şiddetle öneriyoruz.
Umarız bu önemli toplumsal sorunu haberleştirdik diye bir takım kişi
ve kurumlardan baskı ve tehdit görmeyiz. Böyle bir baskı ve
sindirmeyi gizli ve aşikâr, doğrudan ve dolaylı olarak görürsek te
bunu toplumla, sizinle paylaşacağımızı bilmelisiniz.
Çağımız darbe ve çetelerin, karanlık mihrakların cirit attığı bir
çağdan çıktı artık. Her şey şeffaf ve toplum önünde gerçekleşiyor.
İnsanlık düşmanı çeteler ve karanlık güçler şu anda hapislerde
çürüyorlar. Hukuk işlemeye başladı, elhamdülillah. Daha güzel günler
ve daha iyi bir memleket olma yolunda hızla ilerliyoruz.
Amacımız ülkemiz insanının huzur ve mutluluğudur.
Keşif
/ Yer Altı Kaynaklarımız – Doğal Varlıklarımız
Şifalı Çamur Kaplıcasına
Büyük
İlgi
Balıkesir Turizm
Açısından Çok Önde Ancak Tanıtım Eksikliği Var
Kaplıca turizminin önemli ve alternatif bir modeli olan Şifalı Çamur
Kaplıcalarına ilgi gün geçtikçe yükseliyor.
Susurluk ilçesinin Ilıcaoba köyünde 135 dönümlük bir araziyi, 49
yıllığına kiralayan bir işletmeci tarafından işletilen kaplıcaya,
yeni modern tesisler kazandırılmış.
Türkiye
nin her yerinden misafirleri olan Çamur Kaplıcası; tamamen açık
havada, arazinin üzerine kurulu, bay ve bayanlara özel, etrafı
avluyla çevrili çamur havuzları şeklinde hizmet sunuyor.
Şifalı çamur kaplıcasının; romatizma, siyatik, kireçlenme, bel
fıtığı, nevralji, lumbargo, nevrit, polinevat, cilt hastalıkları,
sedef, kadın hastalıkları, kırık ve çıkık sonrası hareketsizlik,
felç türündeki hastalıklara şifa olduğu söyleniyor.
Sudaki bir karbonat maddenin kireçlenmeyi çözdüğü ve felçli
hastalara çok iyi geldiği söyleniyor. Orada pansiyon işleten bir
köylü kadın şahit olduğu bir anısını anlatıyor. Almanya’dan gelen ve
felçli olduğu için hiç yürüyemeyen bir adamın, bir hafta sonra
yürüyerek havuza girdiğini ve kaplıcadan iyileşerek ayrıldığını,
yakınlarının da buna hayret ettiklerini ve çok sevindiklerini
anlatıyor.
Etraftaki köylüler de benzer olaylardan bahsediyorlar. En azından
hiç kimsenin çamur kaplıcasından zarar görmediğini ve üstelik her
şekilde memnun kalarak ayrıldıklarını söyleyebiliriz.
Kaplıcanın kenarında tarihi Ceneviz hamamı da bulunuyor. Bu
hamamdan çıkan 44 derecelik su motorlarla çamur havuzuna
aktarılıyor. Kaplıcanın çamurundaki maddelerin, sıcak su karışımıyla
birlikte insanlara şifa olduğu söyleniyor. Etrafına havuzları da
içerisinde bulunan tesisler yapılmış ancak düzenli olarak
işletilememiş.
Kaplıcanın bulunduğu köy çok şanslı. Köyde pansiyonculuk ve
marketçilik yaygınlaşmış. Ancak bu yıl ekonomik kriz dolayısıyla
istedikleri sonucu alamamışlar.
http://www.sifalikaplica.com/ Tlf:0266.8641332
Keşifin
Yorumu – A Kadir Demircan
Kaplıca çok güzel. Herkesi gidip görmeyi hatta
yararlanmayı tavsiye ederim. Yatırımcı şirket çok iyi çalışıyor,
ancak eksiklikleri de oldukça çok. Örneğin bizimle televizyoncu
olduğumuzu, tanıtım yapacağımızı söylememize rağmen ilgilenemediler,
yetkililere ulaşamadık. Ancak en azından gezip görmemize engel
olmadılar. Böyle işletmeler halkın ortak malıdır, kimsenin özel
tekelinde değildir. Tesis herkese açılmalı, her şey paylaşılmalı.
Köy muhtarı sağolsun bize gerekli ilgiyi gösterdi. Bizde görüntü
alabildik. Buranın video klibi çekilmeli, televizyon ve gazetelerde
haber yapılmalı. Sonra denilmemeli. Sonra diye diye yıllar, asırlar
geçiyor, ömür bitiyor ve insanlık kaybediyor. İyi, hayırlı ve güzel
işler için hemen şimdi denilmeli. Girişimcileri her ne kadar bizimle
ilgilenemeseler de tebrik ediyorum. Köy muhtarını özellikle
kutluyorum.
Keşif / Çevre - Doğa - Sağlık - Spor
Manyas Kuş Cenneti Ziyaretçilerini Büyülüyor
Türkiye’nin Doğal Tek
Kuş Konaklama Tesisleri
Balıkesirin Bandırma ilçesi sınırında bulunan Kuş Cenneti, Marmara
denizinin güneyinde, Bandırma ile Manyas arasında, Balıkesir
yolunun15.nci kilometresinde, Manyas gölünün kenarında bulunuyor.
Her yıl Bandırma belediyesince, Uluslar Arası Bandırma Kuş Cenneti
Kültür ve Turizm Festivali olarak kutlanıyor.
Kültür Bakanlığı tarafından koruma altına alınmış, Çevre ve Orman
Bakanlığı bünyesinde Milli Parklar Genel Müdürlüğüne bağlı olarak
hizmet sunuyor.
En çok ziyaretçisi olan park unvanına sahip. Bu yeri 1938 yılında
Prf Dr. Curt Kosving ve Eşi Leonore Kosving keşfetmişler ve park
olmasını sağlamışlar.
İstanbul Üniversitesi Hidrobiyoloji bölümü 1952 yılında
inceleme istasyonu kurmuş. 1959 yılında da Milli park yapılmış.
Avrupa konseyi tarafından da A Sınıfı diploma ile
ödüllendirilmiştir.
Parkta 1975 yılına kadar 238 kuş türü tesbit edilmiş, daha
sonra bu rakam 255 e çıkmıştır. 66 kuş türünün de düzenli olarak
burada kuluçka topluluğuna katıldığı tespit edilmiş.
Burası Marmara bölgesi ılıman iklim kuşağında ve kuşların
kıtalar arası göç yolları üzerinde kalan uğrak yeri yani dinlenme
tesisleri haline gelmiş.
Kuşlar kıtadan kıtaya yolculuğa devam ederken, buraya misafir
oluyorlar, dinleniyorlar, konaklıyorlar, karınlarını doyurup yeniden
yollarına devam ediyorlar.
Kuşların buradaki konaklama süreleri 1 saat, 1 ay ve en fazlada 1
yıl olarak tespit edilmiş.
Yılda
buraya gelen kuş sayınsın da 3 milyonun üzerinde olduğu tahmin
ediliyor.
Kuş
Cenneti Milli parkında; bütün kuş türlerinin olduğu büyük bir müze
var. Ayrıca kapalı devre kameralar ile kuşların bütün hareketleri
canlı olarak izleniyor ve ziyaretçiler de bunu müzedeki dev
ekranlardan görebiliyorlar.
Gözetleme kulesinden dürbünlerle kuşların hareketlerini
izleyebiliyorsunuz. Kuşların buradaki mevsimi de Mayıs, Haziran,
Temmuz, Ağustos ayları oluyor.
Her yıl
67 ülkeden 80-90 bin civarında turist burayı ziyarete geliyormuş.
Keşifin
Yorumu Editör A Kadir Demircan
Bu
parkı Keşif ekibi olarak gezip gördük, inceledik ve bilgiler aldık.
Özellikle parkın görevlilerini tebrik ediyoruz. Bizimle çok yakından
ilgilendiler, her taleplerimize severek, içtenlikle cevap verdiler.
Memur zihniyetini bu parkta göremedik. Çalışanlarını ve
idarecilerini kutluyoruz.
Kuş
Cennetini herkesin ziyaret etmesini tavsiye ediyoruz. Oradaki tabiat
alemini, kuşlar dünyasını, doğal hayatı ve Allah’ın yaratılış
gerçeğini damarlarınıza kadar yaşıyorsunuz. Bir akıl sahibi kişi
için, onları izleyip te inkârcı veya inançsız olmak için deli olmak
lazım.
Farklı
bir dünyaya giriyorsunuz, çıkmak istemiyorsunuz, doyamıyorsunuz
izlemeye, hayran kalmaya. Hayret üstüne hayretler yaşıyorsunuz.
Kuşların her birisi ve her bir hareketleri birer mucize niteliğinde.
İzle,
anla, düşün, tefekkür et. Adeta dinleniyorsun, arınıyorsun, psiko
terapiden çıkmış gibi oluyorsun.
Kuş
Cenentinin internet sitesini yapmayı unutmuşlar herhalde. Yollarda
tanıtım tabelaları yok denecek kadar az ve eskimiş vaziyette.
Balıkesirin bütün bölgelerine “Kuş Cennetine Gidilir” tabelaları
asılmalı. Kuş cennetinin yanına insanlar için de dinlenme ve piknik
yerleri yapılmalı.
Keşif / Tefekkür İklimi
Son
Yolculuğa Uğurlama Töreni
Basri Yılmaz Amcayı
Topluca Uğurladık
Ölüm. Hepimiz için mukadder olan bir yolculuk için hazırlık
yapmalıyız. Son yolculuğumuza uğurlamak için bizim için de gelenler,
mezarımızı kazanlar, mezara koyanlar ve üzerimizi toprakla örtenler
ve mezarımız başında okuyanlar, ağlayanlar, göz yaşı dökenler
olacak. Tıpkı bizim Basri Yılmaz amcaya yaptığımız gibi.
Gönen’in Çallıca köyünden Basri Yılmaz amca, uzun süredir
ağır hastaydı ve artık doktorlar ile ailesi ümidini kesmiş, son
vazifelerini yapmanın telaşı içindeydiler. Bir gün geldi, Basri amca
hayata veda etti. Okunan sela ile dost ve yakınlarına duyurdular.
Kısa gün içinde gelebilen geldi cenaze törenine. Mezarını kazdılar,
yıkayıp yuğdular ve tabuta koydular. Camiden çıkan cemaat evinin
önüne geldiler. Topluca dua ettiler. Sonra dört kişi, Basri amcayı,
78 yıl yaşamış olduğu evinin önünden, bir daha dönüşü olmamak üzere,
ebedi yolculuğuna çıkmak üzere omuzlayıp götürdüler.
Mezarlıkta namazı kılındı, sonra oğulları Niyazi ve Turan
yılmaz, tabuttan alıp kucaklayıp, başı kıbleye gelecek şekilde
kabire koydular. Mezar tahtalarını da döşedikten sonra, sevenleri
toprak atmaya başladılar ve tamamen gömdüler. Mezarın üzerini
ortadan çizdiler ve ibrikle su döktüler. Ardından sırayla Kuran’ı
Kerim okudular, dua ve niyazda bulundular, sonra dağılıp gittiler.
Basri amcanın, dayıoğlu Hasan Çiftçi, telkin işlemini
gerçekleştirdikten sonra o da mezarlıktan ayrıldı. Artık Bari amca
mezarlıkta, kabrinde yalnız başına kalmıştı. Ahiret hayatı
başlamıştı. Akşamı ise sorgu melekleri görevlerini yapacaklardı.
Buradan sonrasını artık, dünyadan bilen olmayacak. Orası Basri
amcayla, görevli meleklerin ve yaratıcının bilgisinde.
Ölümden kurtuluş yoktur, ölüm her an sizi yakalayabilir.
Ölüme her an hazırlıklı bulunun.
Ölüm son değildir, yeni bir başlangıçtır. Güzel
takva sahipleri ve gerçek müminler ölümden korkmazlar. Onlar için
ölüm her an gündemdedir. Dünyada ölümsüz hiçbir canlı yoktur. Kimse;
kaç yaşında, kaç yıl sonra, hangi sene, kaç saat, kaç dakika ve kaç
saniye sonra öleceğini bilemez, o her an gelip çatabilir. Ne zaman
çıkılacağı belli olmayan bir yolculuk için her an teyakkuz halinde
olmamız gerekmez mi.
Ankebût 57:”Her
nefis ölümü tadacaktır. Sonra bize döndürüleceksiniz...”
Nisâ 78:”Her
nerede olursanız ölüm size erişir; velev ki, tahkim edilmiş yüksek
kalelerde bulunun.”
Cum’a 8:
”De ki; kendisinden o kaçıp durduğunuz ölüm, muhakkak gelip size
kavuşacaktır. Sonra hem gizli, hem aşikarı bilen Allah’a
döndürüleceksiniz de, o size neler yaptığınızı haber verecektir.”
Ahzâb 16:”Ey Muhammet! De ki: “Eğer ölümden yahut
öldürülmekten kaçıyorsanız bilin ki, kaçmak size fayda
vermeyecektir; kaçsanız bile az bir zamandan fazla yaşatılmazsınız.”
İnsan uyuyup uyandırıldığı gibi, ölüp yeniden diriltilecektir.
En’âm 60:”O’dur ki, sizleri geceleyin uyutarak ölü
gibi yapıyor, gündüz de yaptığınız işleri biliyor. Sonra takdir
edilen ömür tamamlansın Muhammed 27: ”O halde, melekler onların
(kafir ve münafıkların) yüzlerine ve arkalarına vura vura canlarını
alırlarken nasıl hareket edecekler”.
Nâhl 32:”Takva
sahipleri (müminler) o kimselerdir ki, melekler, canlarını hoş ve
rahat oldukları halde alırlar. Selam size. Yapmış olduğunuz güzel
işlerin mükafatı olarak girin cennete...derler”.
diye, sizi gündüz uyandırıyor...”
Ölümden ve öldürülmekten, tehlikeden, eza ve cefadan kaçamazsınız.
Ahzâb 16:”Ey Muhammed! de ki:
kaçmak size fayda vermeyecektir. Kaçsanız bile az bir zamandan fazla
yaşatılmazsınız.”
Keşifin
Yorumu Editör A Kadir Demircan
Bu habere ve manzaraya ne yorum
olabilir ki. Haberi de, yorumu da içinde. Anlayanlara sivrisinek
saz, anlamayanlara davul zurna az. Hesaba çekilmeden önce kendimiz
hesaba çekebiliyor muyuz? Bu dünyada misafir olduğumuzun ve bize ait
hiçbir şeyin olmadığının farkında mıyız değilmiyiz.
Bulunduğumuz makam, mevki, şöhret bizi
sarhoş etmiş, kendimizden geçirmiş, şımartmış ve ölümü unutturmuş mu
yoksa her şeyin farkında, bilincinde miyiz.
Keşif / Aktüalite Sosyalita
Gönen İmam Hatip Mezunları 11. Defa Buluştu
Mezunlar Gününe 400 kişi
katıldı
Gönen İmam Hatip Lisesi 11. nci Mezunlar Günü kutlamasını 9 Temmuz
Pazar günü İmam Hatip Lisesi bahçesinde 400 kişinin katılımıyla
gerçekleştirdi.
Mezunlar gününe; okulun eski müdürleri ve öğretmenleri ile okuldan
mezun olanlar, okulda okumuş olanlar, kendini fahri İmam Hatipli
görenler ile mezunların yakınları katıldı.
Kuran-ı Kerim açılışı ve İstiklal Marşının okunmasıyla başlayan
toplantı da okulun ilk mezunu ve aynı zamanda müdürü de olan Metin
Erbay açılış konuşması yaptı.
Mezunlar günü programında katılımcılara ikramlarda bulunuldu.
Mezunlar doyasıya sohbet ederek eski günlerini yad ettiler.
Gönen İmam Hatip Lisesi 1977 yılında 55 öğrenci ile açılmış, 1985
yılında da Anadolu İmam Hatip statüsüne kavuşturulmuş.
16
Ağustos 1997 yılında dönemin Başbakanı Mesut Yılmaz zamanında
darbeci 28 Şubatçıların baskılarıyla, 8 yıllık kesintisiz eğitime
geçirilerek orta kısımları kapatılmış ve katsayı engeliyle başka
üniversiteleri kazanmaların önü kesilmişti.
İmam Hatip Okulları ilk defa1924 yılında açılmış, 1930 da yeniden
kapatılmıştı.1951 yılında 7 ilde orta kısmı 3, lise kısmı 4 yıl olan
7 yıllık İmam Hatip okulu açılmış ve 1958 yılına ilk mezunlarını
vermişti. İlk mezunları çok iyi yetişen İmam hatipleri halk çok
beğenmiş ve daha sonra 1973 yılında bu okulların sayıları 150 ye
çıkarılmıştı.
İmam
Hatip Okulları üzerinde birçok entrikalar ve baskılar denenmiş ve
hiç birinde başarılı olunamamış, halk bu baskılar karşısında bu
okulları daha çok sahiplenmiştir.
Hala İHL mezunları askeri okullara anlaşılamayan sebeplerden dolayı
alınmamaktadır.
Yüksek Öğretim Kurumunca 21. Temmuz 2009 dalınan bir karar ile
Üniversitelerdeki kat sayı engelini de kaldırarak tekrar bu
okulların önü açılmıştır.
Keşifin
Yorumu Editör A Kadir Demircan
İmam Hatipli Olmak ayrıcalıklıdır. İmam Hatip mezunları veya İmam
Hatip Lisesinde bir dönem dahi okumuş olan bir kişi, hayatın her
döneminde farklılığını gösterebilmektedir. Yakalanan teröristler,
PKK lılar, adam öldürenler, soyguncular, vurguncular, içkiciler
içerisinde İmam Hatip Menşeli birisine rastlamanız neredeyse mümkün
değildir. Tabiî ki istisnalar olacaktır, bir sepet yumurtadan bir
tane çürük çıkacaktır. Ancak aslolan gerçek, istisnalar kaideyi
bozmaz gerçeğidir.
Ancak şu da bir gerçektir ki, son dönemlerde İmam Hatip Liseleri de
yozlaşmayla yüz yüze kalmıştır. Bu yozlaşmanın önüne geçilmeli, İmam
Hatipler yakın tarihteki gerçek misyonuna yeniden ve hızla
büründürülmelidir. Bunu, 1984 yılında İmam Hatipten Mezun olmuş ve
1995 de İmam Hatip Rehberi isimli kitabı Türkiye’de ilk ve tek
olarak yazmış ve yayınlamış birsi olarak, samimi duygularımla
söylüyorum. 1984 deki İmam Hatiplilik çizgisi ve misyonunu şu an
görememekteyim.
Keşif / Tefekkür İklimi
Gönen İlahi Gurubu Hayırlı Olsun
Müezzin ve İmam
Hatiplerden Oluşan İlahi Gurubu Gönülleri Coşturdu
Gönen’de görevli İmam hatip ve Müezzinlerden oluşan 5 kişilik bir
ilahi gurubu kuruldu. İlahi gurubunun adı “Gönen İlahi Gurubu”
olarak belirlendi.
Gönen
Belediyesi Türk Halk ve Türk Sanat Müziği korosunun şefi Faruk
Arısoy ve ekibinin de dahil olduğu Gönen İlahi Gurubu, ilk konserini
Yıldız otelde yapılan bir cemiyet te verdi.
Birbirinden güzel parçaları profesyonelce seslendiren ilahi gurubu
dinleyenleri adeta kendinden geçirdi.
Bilindiği üzere İlahi; Anadolu ve İslam coğrafyasında bir gelenek ve
görenek olarak bürük önem arz etmektedir.
Dünyada birçok sanatçı İslamla şereflendikten sonra ilahi tarzı
müzikler yapmaktadır. Bunun en bariz örneği ise eski adı Cat Stevans
olan islamı seçtikten sonra Yusuf İslam adını alan sanatçıdır.
Yine
Türkiye’de Ömer Karaoğlu, Aykut Kuşkaya, Mesut Şimşek, Hüseyin
Goncagül, Abdurahman Önül, Eşref Ziya, M Emin Ay, Erkan Mutlu başta
olmak üzere yüzlerce İslami müzik sanatçısı, kasetleri ve televizyon
klipleri bulunmaktadır.
Bunların başında da Beraat TV, TVT kanalları gelmektedir.
Keşifin
Yorumu Editör A Kadir Demircan
Gönen İlahi Gurubu çok iyi bir fikir. Ancak birinci derecede ticari
amaca yönelik olarak faaliyette bulunurlarsa kısa sürede
kaybederler. Amaç dine, ilme ve insanlığa hizmet olmalı. Gönüllülük
esas alınmalı. Her programdan ticari menfaat umulursa kısa ömürlü
olur. Ancak, her yere de çağrılıp, olabilecek masrafları karşılanmaz
ise bu da olmaz. Hepimiz Gönen ilahi gurubuna sahip çıkmalıyız,
yaşatmak, güçlendirmek ve daha da geliştirmek için çalışmalıyız.
Zenginlerimiz bu guruba sponsor olabilir. Ama Gönenli
zenginlerimizin bu tür oluşumlara duyarsız ve ilgisiz kaldıkları da
bir gerçek.
Keşif / Tarım Vitrini
Yörük Pazarında Organik Tarım Ürünleri İlgi Görüyor
Geleneksel Yörük Pazarı
Kapalı Pazar Yerinde
Gönen Kapalı Pazaryeri kenarında bulunan eski Yörük Pazarı üretici
kadınları, bahçelerinde ürettikleri gübresiz sebze ve meyvelerle
pazarda tercih sebebi oluyorlar.
Yıllarca Gönen çarşı merkezinde, Yörük pazarı olarak adlandırılan
yerde Salı günleri pazara çıkan ve pazaryerinin yeni yerine
taşınmasıyla birlikte buraya taşınan Yörük kadınları, ürettikleri ve
pazara getirdikleri türlü sebze ve meyveleri müşterilerine
satıyorlar.
Yörük pazarında satışa sunulan ürünlerin başlıcalar: yumurta, tavuk,
sarımsak, soğan, marul, maydanoz, çilek, domates, biber, kabak,
lahana, pırasa, erik, kiraz, üzüm, ahlat, kuşburnu, ada çayı
oluşturuyor.
Keşifin
Yorumu Editör A Kadir Demircan
Organik
Tarımı Gönen’de köylü yörük kadınları başlatmış. Bahçelerinde
yetiştirdikleri türlü sebze ve meyveleri toplayıp pazarda
satıyorlar. Çok ta müşterileri var. Diğer sergiler bu kadınları
kıskanıyorlarmış ve her fırsatta onları oradan uzaklaştırmak için
çaba harcıyorlarmış. Yani her zaman baskı altında tutuluyorlar.
Pazarın kenarında yerlerde, beton üzerinde sergiliyorlar ürünlerini.
Ellerinden tutan, sahip çıkan, destek veren yok. Bu kadınlara sahip
çıkılırsa, organik tarımı amatör bazda daha iyi yapabilirler. Ziraat
odası böyle bir teşebbüs ve proje olursa seve seve destek veririz
diyor.
Avrupa
organik tarıma yıllar oldu geçeli. Artık kimyasal gübrelerle
üretilen hormonlu sebze ve meyveleri bilinçli Avrupalı tüketmiyor.
Biraz daha fazla para ödüyor, doğalını, katkısızını, lezzetlisini
alıyor. Oysa bizdeki yörük kadınları, pazardaki satıcılardan daha
hesaplı veriyor organik ürünü.
Gönen’de organik ürün üreticiliğine geçilesi şart. Kaymakamlık,
Belediye, İlçe Tarım, Ziraat odası, üreticiler bir araya gelip bu
işi konuşmalı.
Belediyenin her türlü imkânları var, yerleri, araçları, personeli
var. Bir şirket kurar bu organik tarım işine öncülük yapabilir. Hem
belediyeye gelir sağlanmış olur. Bizden teklif. Tabiî ki bu yazıyı
okuyanları, okuduğunu başkana iletenleri ve bizi kaale alanları
olursa.
Keşif / Hobi - Macera
Özkan Yeşiloğlu Arama Kurtarma Ekibine Köpek Eğitiyor
Çok Faydalı Bir Hobi
Kısa
adı Göndak olan Gönen Doğal Afetler Arama Kurtarma Derneğine, arama
kurtarma köpeği eğitiliyor.
Ekipte
görevli Özkan Yeşiloğlu kendisine air köpeği haftanın belirli
günlerinde Korudeğirmen köyü çamlığında eğitime tabi tutuyor.
Özkan
Yeşiloğlu yaptığı açıklamada; köpek herhangi bir deprem anında
yıkıntıların altında kalan ölü ya da yaralı insan başta olmak üzere
her türlü canlıyı koku alma duyusuyla arayıp bulacak şekilde
yetişiyor. Düzenli olarak eğitime tabi tutuyoruz. Herhangi bir afet
anında hemen göreve hazırız. “ dedi.
Keşifin
Yorumu Editör A Kadir Demircan
Güzel
bir hobi ve iş. İnsanlığa faydalı olmak için ne gerekiyorsa onu
hizmet veya hobi amacıyla yapmak gerekli. Yeşiloğlu da onu yapıyor.
Göndak ekibi zaten aktif insanlardan oluşuyor. Bu aktivite ve
hobilerini iyi ve insanlığa faydalı alanlarda kullanmaları çok çok
isabetli. Kimi insanlarında hobileri okey oynamaktır. Hiç kimseye
faydası olmaz, zamanlarını öldürerek hem kendilerine hem de topluma
dolaylı olarak zarar vermiş olurlar.
Göndak
için bir tane köpek yetersin, başka gönüllülerin de çıkması lazım.
Keşif / Kültür - Sanat
Dergi Yayıncılığı Can Çekişiyor
En
etkili ve kalıcı süreli yayın olan dergi yayıncılığı bitmek üzere.
Dergi
yayıncılığının yerini internet siteleri almış durumda. Hem görüntülü
hem detay haber hem de ileriye dönük iyi bir arşiv ve belge
malzemesi olan dergi yayıncılığı tükenmek üzere.
Okuma oranın düşük olduğu ülkemizde, kitap yayınlarındaki düşüşle
birlikte dergi yayıncılığı ve okuması da düşmüş vaziyette.
Beleyenin, basın yayın, sivil toplum kuruluşları ve devletin dergi
ve kitap yayıncılığı için özendirici çalışmalar yapması gerekli.
Yoksa kısa süre sonra dergi yayıncılığı ve arşivciliği de tarih
olacak.
Susurluk belediyesine tek sayı dergi çıkaran Uyar Ajansın sahipleri
Abdullah Uyar ve İsmail Berber, yaptıkları titiz bir çalışmayla
Susurluk ilçesine kalıcı ve uzun vadeli, tarihe ışık tutacak bir
şekilde dergi hazırladılar.
Keşif / Tarım Vitrini - Üretici Dünyası
Keçi
Üreticiliği Bitme Noktasında
Keçi Üretecilerinin
Sorunlarıyla İlgilenilmiyor
Küçükbaş hayvan üreticileri dertli. Kendilerine destek olunmadığını,
mera problemlerinin bulunduğunu belirten üreticiler süt ve et
fiyatlarının da emeklerini karşılamadığını belirtiyorlar.
Keşif / El Sanatları Oya Çeyiz
Gönen Oya Pazarı Dünyada Tek
Oya Pazarı Yerli ve
Yabancı Ziyaretçi Akınına Uğruyor
Gönen oya pazarı Türkiye ve dünya genelinde tek olması sebebiyle
ilgi topluyor. Her sabah saat 07 de açılan ve ilerleyen saatlerde
belediye haporlerinden yapılan toplu duadan sonra devam eden oya
pazarını yurt içi ve dışından binlerce kişi ziyaret ediyor.
Salı günleri Gönen Kapalı Pazar yerinde gerçekleşen oya pazarının
bir gün içerisinde 5.000 ‘e yakın ziyaretçisi oluyor. Yaklaşık 70
civarında sergisi de bulunan oya pazarına yut içinden toptancılar
mal almak için geliyorlar.
Evlerinde yaptıkları oyaları burada doğrudan pazarlamak
için gelen hanımlar, oyalarını satarak Pazar alışverişlerini
yapıyorlar ve aile bütçelerine katkı sağlıyorlar.
Keşifin
Yorumu Editör A Kadir Demircan
Oya
pazarını gezip görmenizi tavsiye ederiz.
Hanımlardan memnun olanlar olduğu gibi memnun olmayanlarda var.
Memnun olmayanlar oya pazarının garaja ve kaplıcalara yakın bir
yerde olmasını istiyorlar. Orada olurlarsa Gönen’e gelip gidenler
oya pazarına daha kolay uğrarlar ve oya satışlarında artış olur.
Dükkân sahipleri de aynı şeyi istiyorlar. Bizce de oya pazarı
merkezde bir yerde olmalı. Ama bu soruna çözüm bulacak olan kurum
Oyacılar Derneği ve Belediye. Oyacılar derneği yönetiminde böyle bir
aktivite ve girişim yok. Sadece konuşuyorlar, icraat, eylem yok.
Oyacılar nedense bir türlü birlik olamıyorlar, birlikte hareket
edemiyorlar. Dernek kurdular sözde ama, dernek te kağıt üzerinde.
Belediye yönetimi ise her şeyi kendileri daha iyi biliyor
havasında. Her şeyi biliyor, bir planları var havasında görünüyor
ama hiç kimseye danışmadıkları, hiç bir şeyi paylaşmadıkları da bir
gerçek. Tamamen iletişim ve koordinasyon kopukluğu var. Suç hem
oyacılarda, hem dernek yönetimi ve hem de belediyede. Yani kimse
üzerine düşen vazifeyi tam olarak yapmıyor. Bizim gözlemimiz bu.
Rüzgâr
Enerjisi Gönene de Kurulmalı
Bandırma ve Manyastan Sonra Gönen’de Rüzgâr Enerjisi İçin Yatırımcı
Bekliyor
Bandırma Rüzgâr enerjisi tesislerini yerinde ziyaret eden Keşif
ekibi, bu enerji yatırımının Gönen’e de kurulabileceği, Paşaçiftlik,
Taştepe, Buğdaylı, Çalıoba, Bostancı, Havutça köylerinin bulunduğu,
denizden rüzgâr alan yüksek sırtların olduğu tepelerin üzerine de
kurulabileceği sonucuna vardı.
Gönen
Kaymakamı Bekir Dınkırcı ile Belediye Başkanı Hüseyin Yakar’ın da
Almanya’da bu konuda ziyaretleri olmuştu.
Bandırmada kurulu, havayı kirletmeyen, çevre dostu rüzgâr enerjisi
santrali, elde ettiği enerji ile 80.000 kişinin yaşadığı bir şehrin
elektrik ihtiyaçlarını karşılayabiliyor.
Manyas’a da kurulan sistemin Gönen’e de kurulması gerektiği ve bunun
için yatırımcıların beklendiği belirtiliyor.
Keşifin
Yorumu Editör A Kadir Demircan
Rüzgâr
enerjisi santrali için Gönenli girişimciler bekleniyormuş diye duyum
aldık. Çok beklenir, çünkü Gönen’de insanların birbirlerinin
kuyusunu kazmaktan başka bir becerilerinin olduğunu sanmıyoruz.
Keşke tersi olsa da biz mahcup olsak. Kim gelebilmiş ki Gönen’de bir
araya. Herkes kişisel çıkarlar peşinde. Küçük olsun benim olsun
anlayışında. Herkes çokbilmişlik taslıyor. İlçede bazı kişiler her
şeyi ben biliyorum edasında ve havasındalar. Bu ilçeye iyilik
yapılacaksa ben yaparım, kötülük yapılacaksa da onu da ben yaparım
diyenler var adeta. İlçeyi idare edenler her şeyi kendileri biliyor
edasında oldukları sürece, karşıdakine hiçbir söz hakkı
tanımadıkları, saymadıkları ve değer vermedikleri müddetçe bu ilçede
hiçbir şey olmaz ve hiç bir şey değişmez. İnşallah yanılırız. Bu
konuda yanılırsak, mutlu oluruz.
Gönen Kent Konseyi Yapıldı
Gönen Kent Konseyi seçimli genel kurul toplantısı 21 Temmuz Salı
günü, Esnaf Kefalet Kooperatifi salonunda yapıldı.
Yaklaşık 1.500 kişinin katıldığı Kent Konseyinde adeta demokrasi ve
katılım şöleni yaşandı.
Son
üç yıldır Gönende yaptığı başarılı çalışmalarıyla göz dolduran ve
ilçenin her türlü sorunuyla ilgilenerek belediye ile uyumlu,
koordineli ve başarılı bir çalışma yürüten kent yönetimi bayrağı
yeni ekibe devretti.
Büyük bir heyecanın hakim olduğu genel kurulda kent konseyi
yönetimine ve komisyon üyeliklerine seçilebilmek için adaylar
arasında adeta büyük bir yarış görüldü.
Konsey
başkanlığı için yapılan oylamada Mehmet Gündöndü başkan seçildi.
Daha sonra komisyon yönetimlerinin seçimlerine geçildi. Komisyon
yönetimlerine aday olmak isteyenlerin müracaatları kabul edilerek,
her komisyon yönetimi için ayrı ayrı oylama yapıldı. Yapılan oylama
sonucunda en fazla oyu alan adaylar komisyon yönetimini oluşturdu.
Gönen belediye başkanı Hüseyin Yakar, genel kurul
toplantısının dilek ve temenniler bölümünde söz alarak, komisyonun
yeni yönetimini tebrik edip kutlayarak yeni seçilen üyelere
başarılar diledi.
Kent konseyi genel kurlunu izlemek üzere toplantıya katılan
vatandaşlar yaptıkları ortak değerlendirmede; ilk defa Gönen’de bu
şekilde tamamen demokratik bir sivil toplum ve halkın katılımı
olayını gördük ve yaşadık. Demokrasi ve sivil toplum adına ümit
verici bir gelişme. Halkın ve sivil toplum kuruluşlarının, böyle bir
halk meclisine katılmaları ve şehrin sorunlarına sahip çıkmaları iyi
bir gelişme. Demokratik ve tarafsız bir seçimin ve katlımın yapılmış
olduğunu görmek, demokrasimizin yerleşmesi açısından da iyi bir
gelişme” dediler.
Kent Konseyinde, son beş yıldır Gönen’in bütün yönleriyle, Türkiye
ve Dünya üzerinde büyük bir tanımını yapan, bölgesel ve ulusal
televizyon kanallarında, internet televizyonları, video kanalları ve
internet sitelerinde Gönen ile ilgili 2000’ in üzerinde tanıtım
filmi yayınlayarak Türkiye ve Dünya rekoru kıran GönTAM’ın kurucusu
ve Yönetim Kurulu başkanı A Kadir Demircan’a, Kent Konseyi
tarafından “Turizm ve Tanıtım” komisyonunun başkanlığı teklif
edildi. Ancak Demircan, bu öneriyi, Turizm ve Tanıtım görevini
bizden daha iyi yapanlar var, bu sorumluluğu ağır bir görev, ben
kendimi bu göreve layık görmüyorum diyerek komisyona teşekkür etti
ve bu teklifi kabul etmedi.
Keşif
/ Bilim - Teknoloji -
Kalkınma
At
Çiftliğinde Binicilik Eğitimleri
Yarış Atları Harasında
Amatörlere Binicilik Eğitimi
Gönen’in turizm merkezi durumundaki Dilmaç At Çiftliği,
amatörlere yönelik olarak verdiği binicilik derslerinde bölgede bir
ilke imza attı.
Yarış atlarının eğitim ve bakımlarının yapıldığı Dilmaç
Çiftliği, yaz kış ziyaretçilerini de ağırlayarak, ilçenin turizm
potansiyeline büyük katkılar sağlıyor.
Gönen’in Balya yolu üzerinde 2. kilometresinde bulunan çiftlikte
yarış atlar ve midilli atlarının eğitimleri yapılıyor. Geniş bir
alana yayılı çiftlikte, ayrıca at yarışları pisti de bulunuyor.
Çiftlikte; Midilli atları, Poni, Afringel atı, safkan Arap atı,
safkan İngiliz atı bulunuyor.
Binicilik Federasyonuna bağlı olan çiftlik düz koşular ve yüksek
atlamalar için at yetiştiriciliği ve eğitimi yapıyor.
Keşifin
Yorumu Editör A Kadir Demircan
Dilmaç çiftliğinin sahibi Fahri Dilmaç, aynı zamanda hayırsever bir
iş adamı olarak da biliniyor. Memleketini seven ve memleketine
yatırım yapan böyle insanların sayılarının artmasını temenni
ediyoruz. At çiftliğindeki Engelli Atlama binicilik hocası Cüneyt
Yanık çok başarılı ve halkla ilişkileri iyi olan bir arkadaşımız.
Keşif / Tarih - Kültür - Sanat
Güvercinli Köprü, Yerel Turizme Aday
Geçmişini bilmeyen milletler yok olmaya yüz tutmuşlardır. K.Atatürk
Tarihini bilmeyen diplomat, pusuladan anlamayan kaptana benzer. Her
ikisinde de karaya oturmak tehlikesi vardır. Cevdet Paşa
Gönen-
Biga yolu üzerinde ve Ulukır köyü sınırlarındaki Güvercinli köprünün
tarihi oldukça karışık. Hacettepe Üniversitesinin tez konusu olarak
gündeme aldığı bu köprünüz sırrı bir türlü çözülemiyor.
Efsanevi Gönen Çayı üzerine kurulan köprü, Büyük İskender tarafından
M.Ö 334 yıllarında yaptırılmış.
Büyük İskender; adı doğu efsanelerinde yaşayan, o tarihteki dünyanın
yarısını 13 yılda fethetmiş, pers imparatorluğunun güçlü ordularını
yenmiş, M.Ö 323-336 yıllarında Makedonya kralı olan ve tarihteki en
büyük komutanlardan biri.
Kral
İskender; batı Anadolulun fethini tamamladıktan sonra, doğu seferine
çıkmak, Suriye ve Fenike’ye ilerleyerek Persler donanmasını yıkmak
üzere büyük hazırlıklara başladı.
Bu
hazırlıklardan en önemlisi, o tarihte var olan ve oldukça yüksek bir
akıntıya sahip bulunan, Kaz dağlarına dayanan, Gönen Çayının
üzerinden askerlerinin güvenli geçiş yapmaları için bu köprünün
yapılması şart olmuştu. Büyük İskender kafasına koyuyor ve bu
köprüyü çok zor şartlarda yaptırıyor.
O
dönemde bu köprüden 6-7 bin civarında asker geçiş yapıyor. Biga Çayı
yakınlarında yapılan Granikos Savaşında askerler bu köprüyü
kullanıyor. Daha sonra İskenderin orduları, bu köprüyü kullanarak
Yunanistan’a seferler düzenliyor ve Yunanistan’ı kendilerine boyun
eğdiriyor.
Tarih
belgelerinden elde edilen rivayetlere göre; bu köprü Roma döneminde
yapılmış, Karasi Beyliği döneminde yenilenmiş, Osmanlılar döneminde
de etkin bir şekilde kullanılmış, Cumhuriyet döneminde ise yıkılıp
yerle bir olmasına göz yumulmuş.
Köprü;
moloz taştan yapılmış, üzerine granit tozundan sıva yapılmış ve yer
yer horasan kullanılmıştır. Üç kemer ve dört yuvarlak gözden oluşan
köprüde kesme taş ve kerpiç kullanılmış.
Köprü
bakımsız, harap vaziyette kendi kaderine terkedilmiş durumdadır.
Keşifin
Yorumu Editör A Kadir Demircan
Gönen’de tarihi mirasımıza sahip çıkacak bir anlayış maalesef
görünmüyor. Şehir içindeki o güzelim, tarihi Osmanlı evleri de birer
birer yok olup gidiyorlar. Mirasçıları, bu evler kendiliğinden
yıkılsın da mütahid’e verelimde köşeyi dönelim kurnazlığını takip
ediyorlar. Bazı mütahitlerin de bu kişilere akıl verdiklerini
duyuyoruz. İlçemize, tarihimize, manevi değerlerimize çok yazık
oluyor. Tarih komisyonuna buradan çağrımızdır. Gönen ve civarındaki
bütün tarihi eserlerin bizde görüntüleri var. Onları verelim, ne
yapılacaksa, bizde yapmaya çalışalım, yardımcı olalım.
Gönen
Kent Konseyinde, Tarih Komisyonu var. Bakalım neler yapacak hep
birlikte göreceğiz.
Gönen Belediyesinin öncülüğünde, tehlikeli diye yıktırılması
sağlanan tarihi Seher Han’ın yerine sözde yenisi yapılacaktı. Şimdi
orası oto garajı olarak kullanılıyor. Belediyemiz nasıl yıktırılması
için aracı olmuş ise, yenisinin yapılması içinde aracılık etmeli,
yarım kalan işin tamamlanmasını sağlamalıdır.
Güvercinli Köprüde aynı şekilde muhafaza edilmeli, bakım ve onarımı
yapılmalı, kültürel mirasımıza kazandırılmalı, ziyaretçilere
sunulmalıdır.
Keşif / Turizm - Gezi
Koçbayır Köyünde Altyapı Çalışmaları
Koçbayır Köyünün Alt yapısı baştan sona yenileniyor. Köy Muhtarı
Hasan Aydın; köy halkını da arkasına alarak başlattığı
çalışmalarda, köyün kanalizasyon hatlarını yeniliyor.
Aynı
zamanda köy içi yolarlın tamamını da parke taşıyla kaplatıyor.
Her yıl
geleneksel olarak Ağustos ayında şenlik ve konser düzenleyen,
derneği ve internet sitesi olan köyün nüfuzu 150 kişi. Yaz aylarında
bu rakamın 300 ü bulduğu ve köyde prefabrik ev sayılarının da gün
geçtikçe arttığı söyleniyor.
Dernek
ile uyumlu çalıştıklarını söyleyen köy muhtarı, ayrıca dışarıda
yaşayan köylülerimiz köyün her türlü eksiğinin giderilmesinde
muhtarlığa maddi olarak katkı sağlıyor. Köyümüzün muhtarlık binası
eksik, birde gölet projemiz var onu da halletmek istiyoruz dedi.
Keşifin
Yorumu Editör A Kadir Demircan
Köy
muhtarı Hasan Aydını tebrik ederiz. Genç, dinamik, başarılı ve
çalışkan. Kişilerle iletişimi çok iyi. İstiyor, ısrar ediyor ve
alıyor. Pısırık ve devamlı halinden şikâyetçi olan bir köy muhtarı
değil. Bulunduğu makamı boşuna işgal etmiyor. Diğer muhtarlarımızın
da örnek almalarını tavsiye ederiz. Kendisine başarılar ve
kolaylıklar dileriz.
Denizkent Sahili Bodrum Olmaya Aday
Denizkent sahil turizmi denince akla Denizkent gelmeli.
Marmara denizinde, Gönen’e 30 KM uzaklıkta, Çanakkale
yolu üzerinde, oksijen deposu ormanlar ile denizin kesiştiği bir
bölge.
İlk yazlıkların yapımına 1966 yılında başlamış ve hale devam
ediyor. Denizkent Türkiye’de kaz dağlarından sonra havasının en
temiz olduğu bir bölge olarak biliniyor. Bir doktor, astım hastanesi
yapmak istemiş ancak resmi makamların engel çıkarmasıyla vazgeçmiş.
Ülke genelinden yüzlerce kişi doktor tavsiyesiyle buraya geliyor
ve tamamen yerleşiyor. Yaz kış burada kalanlar var.
Havası, suyu temiz, sessiz, sakin, dağların eteğinde bir yer.
Etrafında tepeler, tarım arazileri, meyve ve sebze bahçeleri,
ormanlar ve köyler var.
Altyapısı tamamlanmış. Ancak belediyenin yapması gereken çok iş var
daha. Burası ne köy, ne kasaba, ne belde, ne de mahalle. Gönen’in
Altay mahallesine bağlı olarak hizmet alıyor. Ancak yaz döneminde
nüfusu 6-7 bin’i buluyor. Kışın da bin’in üzerinde burada yaşayan
nüfus var. Yeni bir statüye ve hizmete kavuşturulması lazım. Bütün
alt ve üst yapı çalışmaları tamamlandıktan sonra belediye
teşkilatına kavuşturulmalı. Çünkü jandarması, Camisi her şeyi var.
Tıpkı Altınoluk gibi bir tatil beldesi. Oranın belediye teşkilatı
var, yerinde hizmet alıyor. Burası da aynı statüye kavuşturulmalı.
Gerekli çalışmaların bitirilerek buranın çok geniş kapsamlı bir
tanıtım ve reklâmının yapılması gerekli. Ülke insanının yaz
tatillerini burada geçirmesi sağlanmalı.
Buranın internet sitesi ve tanıtım broşürleri eksik. Derneği
var çok aktif gözükmüyor. Belediye ile sivil toplum kuruluşları
derhal buranın üzerinde yoğunlaşmalı ve bu bölgenin turizm
potansiyeli arttırılmalı.
Denizkent, Marmaris ve Bodrumdan aslında çok daha iyi bir
düzeyde. 1960 yıllarda burası Türkiye çapında zengin ve
sosyetelerin tatil yaptıkları çok önemli bir tatil bölgesiymiş.
Marmaris ve Bodrum buradan sonra icat olmuş.
Bütün yönleri ve özellikleriyle iyi bir kıyaslama
yapılırsa burasının, Marmaris ve Bodrumu üçe, dörde katlayacağı
kesindir.
Edinilen bilgilere göre; buraya iskele yapılacak, imar ve şebeke
suyu problemleri çözülüyor, balıkçı barınağı ve mendirek yapılacak,
Avşa ve Marmara adalarına ulaşım sağlanacak.
Keşifin
Yorumu Editör A Kadir Demircan
Denizkent gerçekten bakir bir bölge. Hep ihmal edilmiş. Site
yönetimiyle çalışan özel bir yerleşim ve yönetim birimi var.
Buradaki evler, villalar, sokak ve caddeler çok çok daha güzel.
Tabiî ki her yeri aynı değil. Biz isteriz ki her tarafı güzel ve
eksiksiz olsun. Dışarıdan gelen günlükçülerin konaklayacakları bir
pansiyon, oda ve ev gibi hizmet birimleri yok. Gönen Belediyesinin
alt yapı çalışmaları ağır işliyor. Halk ta her şeyi belediyeden
bekliyor, yanlışın biride bu.
Denzikent’e insanları çağırmadan önce eksikliklerin giderilmesi
şart. Burası turizme kazandırılırsa Gönen çok kazançlı çıkacak. En
az iki bin kişi buradan ekmek yiyebilir.
Çimento fabrikası yapmayı bırakalım da, Denizkent’e turizm fabrikası
yapalım. Bacasız fabrika ne güzel olur.
Yıllardır Denizkent hep ihmal edilmiş. Belde teşkilatına
kavuşturulup, belediye kurulursa çok iyi hizmet alacağı şüphesiz
görünüyor.
Mustafa Sabu Keşif Programını Sundu
Keşif
/ Aktüalite Sosyalita
Adı Mustafa Sabu.
O, evli üç çocuk sahibi, eşi kapalı 40 yaşında bir siyahî ve zenci
Müslüman. Mustafa Türkiye yi ve Gönen’i çok sevdi. Beş yıldır
Türkiye’de, İstanbul’da yaşıyor. Yakında Türkiye vatandaşlığı
kimliğini alacak. İki senedir meşhur Gönen panayırına geliyor.
Hediyelik eşya ticareti yapıyor. Gönen’e geldiğinde, oteli ve
konakladığı yeri ise Keşif programının yapımcısı A Kadir Demircan’ın
evi. Mustafa bu yıl ilk defa yanında bir kişi daha getirdi. Birlikte
ticaret yapıyorlar ve dünya rızklarını çıkarıyorlar. İdris Naim, 29
yaşında oda Senegalli. İkisi de Türkçeyi biliyorlar ve
konuşuyorlar. Beş vakit namazlarını aksatmıyorlar. İnsani yaşamları,
sosyal kuralları, kişilerle iletişimleri çok iyi ve adabı muaşeret
kurallarında da bizlerden çok çok ilerideler. Bizde sigara, içki,
ahlaksızlık, dedikodu ve diğer kötü alışkanlıkların hiç birisi yok
diyorlar. Memleketleri Senegal’de Ahmet Bamba isimli bir dini
alimleri ve hocaları var. Onu çok seviyorlar ve ağızlarından hiç
düşürmüyorlar. Her hareketlerinde besmele çekiyorlar. Misafir
kaldıkları evin kapısından içeri çoraplarını çıkararak giriyorlar.
Panayırda, hayretle herkes onlara bakıyor. Özellikle çocuklar,
neredeyse içine düşecekler. Mustafa Sabu kendine bakan kişilere
Selamünaleyküm, nasılsın diyerek şoke ediyor. Herkes Mustafa’yla
Fotograf çekinmek için yarışıyor. Çünkü hayatlarında ilk kez
simsiyah, sadece gözleri beyaz olan bir adam görmüşler. Nasıl
hayretle bakmasınlar ki. Mustafa kendine bakan küçük çocuklara elini
uzatınca çocuklar korkup kaçıyorlar.
İşte Allah’ü Teale
biz sizleri kabileler halinde yarattık ki birbirinizle tanışasınız
diye buyuruyor. İslam kardeşliğinin bir başka duydu olduğunu
anlıyorsunuz Mustafa’yla.
Mustafa
Sabu’ya Keşif programını sundurduk. Gerçekten çok güzel röportajlar
yaptı. İyi diyalog ve iletişimler kurdu. Keşif programına ve
panayıra renk kattı.
Ve Mustafa Sabu’nun
birde internet sitesi oldu. Yapıp hediye ettik kendisine.
http://www.mustafasabu-senegal.tr.gg/
internet sitesini ve bu Türkiye dostu Mustafa Sabu’yu izlemeliniz
öneriyoruz.
Manda Nesli Tükenmek Üzere
Gönen’in
Bostancı köyünde beş üretici manda neslini korumak için mücadele
veriyor.
Manda,
diğer adıyla Camız. Sayıları ülke genelinde 1982 yılında bir milyon
iken, 2007 yılında 104.000 ‘e gerileyerek büyük bir düşüş yaşayan bu
sığırının nesli tükenmek üzere. Yetkililerin, üreticilerin ve
müteşebbislerin bir an önce harekete geçmesi gerekmektedir.
Balıkesir’e bağlı Gönen’in, Bostancı köyünde Arnavutluk göçmeni beş
ailede 300 manda bulunuyor. Manda sıcağı ve soğuğu sevmiyor. 30
derece sıcaklığın üzerinde ve eksi 5 derece soğuğun altında
yaşayamıyor. Yaz günlerinde sürekli günde 5-10 defa azmağa girmek
zorunda kalıyor. Ana vatanlarının Afrika, Çin, Hindistan ve
Mezopotamya olan bu hayvanların yabanileriyle birlikte 75 çeşidi
bulunuyor.
Sütü, eti
ve derisinden yararlanılıyor. Sütü inek sütüne oranla biraz pahalı
ancak kilo verimi daha düşük. Bakımı biraz meşakkatli. İnek sütünden
iki kat daha yağlı, sütteki kolostrol oranı çok düşük. Etinden çok
kaliteli sucuk elde ediliyor ve sucuk yapımında hammadde olarak
kullanılıyor. Sütü bir çok hastalığa şifa kaynağı.
Bakıcılarıyla
konuştuğumuzda, bu işi, Arnavutluk Üsküp’teki atalarından hatıra
olarak, kültür amaçlı devam ettirdiklerini, ekonomik bir artısı
olmadığını belirtiyorlar.
Köye Türkiye nin
her yerinden Mandaları görmek ve Fotograf çekmek için gelenlerin
olduğunu söylüyorlar. Ancak hiçbir devlet, kurum ve kuruluş
yetkilisi ziyaret etmemiş, kendileriyle ilgilenmemiş.
Üretmek isteyen olursa damızlık desteği başta olmak üzere her türlü
desteği vermeye hazır olduklarını belirtiyorlar.
Keşifin Yorumu:
Yolunuz
Gönen’e düşerse bu köyü ve hayvanları ziyaret edin. Çok müthiş ve
mübarek hayvanlar. Bu hayvanlar da insanlık için yaratılmış.
İnsanlara çok faydalı hayvanlar. Günümüz dünyasında maddeciliği ön
planda tutan zihniyet bütün doğal dengeyi bozduğu gibi insanlığa
faydalı birçok hayvan neslinin de yok olmasını hızlandırmış.
İlgilileri, yetkilileri, üreticileri, yatırımcıları manda neslinin
korunması ve geliştirilmesiyle ilgili göreve davet ediyorum. Melih
Aytekin isimli bir girişimcimiz Denizkent bölgesinde 500 başlık bir
Manda çiftliği kurmaya hazırlanıyormuş. Kendisini destekliyoruz,
ilgili birim ve kişilerinde bu arkadaşımıza her türlü desteği
vermelerini tavsiye ediyorum. Bizde keşif TV ekibi olarak her türlü
bilgi, iletişim ve tanıtım için hazırız. Bizi aşağıdaki irtibat
telefonlarından ararsanız, gerekli koordinasyon ve elimizdeki
bilgileri paylaşmaya hazırız.
Büyük Bir Çevre
Felaketi Adım Adım Yaklaşıyor
Gönen Çayı Çevre ve İnsan Sağlığını Tehdit Etmeye Devam Ediyor
Keşif
/ Çevre - Doğa - Sağlık - Spor
Kazdağılarının eteğinden çıkarak Gönen barajına hayat veren ve
buradan da Gönen kenarından geçerek Marmara denizine dökülen efsane
Gönen çayında tehlike çanları çalmaya başladı.
Keşif ekibi
bu tehlikeye dikkat çekmek, mağdurların ve halkımızın duygularına
tercüman olmak, ilgili ve yetkililerin dikkatlerini bu yöne çekmek
üzere yerinde araştırmalar, söyleşiler yaptı, film ve fotoğraflar
çekti.
Kaynağını Gönen
Barajından alan tarihi Gönen çayının Denzikent’e ve Marmara denizine
uzunluğu yaklaşık 60 kilometre.
Gönen Çayı;
Kumköy, Ekşidere, Balcı köylerinin kenarından Gönen’e ulaşıyor ve
Gönen’den sonra Tuzakçı, Bostancı, Ayvalıdere, Gebeçınar,
Bandırmanın Musakça köylerinden sonra da Denizkent sahilinden
Marmara denizine akarak dünya okyanusları içinde kayboluyor.
Sorun şu:
Gönen çayı Gönen’e girişine kadar çok normal ve temiz. Hiçbir sorun
yok. Ancak Gönen’den çıktıktan sonra çayın rengi, karışımı, yapısı
hey şeyi değişiyor.
Sayıları 20
ile 65 arasında değişen deri sanayinin bütün kimyasallı ilaçları ile
kirli atık suları doğrudan çaya akıyor. Sözde arıtma tesisleri var.
Ama çözüm olmamış. İlçenin bütün lağım suları, ilçe genelindeki
başta süt işleyen fabrikaların bazıları olmak üzere, sanayinin
bütün kirli suları da bu çaya dökülüyor.
Gönen’den sonra
denize kadar olan 35 km lik mesafede çiftçiler mecburi olarak bu
kirli sularla ürünlerini sulamak zorunda kalıyorlar. Buradan yetişen
ürünleri ister istemez pazardan hepimiz alıp yemek durumunda
oluyoruz.
Bu çayın bu
haliyle kalması ileride çevre ve insan sağlığı açısından büyük
felaketlere davetiye çıkarmaktadır. Köylüler çaydan çok muzdaripler.
Çay yaklaşık 3-4 km mesafeden duyulabilen büyük bir koku
yaymaktadır. Suyu kapkaradır ve dibi görünmemektedir. Suyun geçtiği
yerlerde köpükler ve kimyasal atık birikimleri görülmektedir.
Çaydaki bütün balıklar ölmüştür ve çok az miktarda kaplumbağadan
başka hiçbir canlı yaşayamamaktadır.
Tarla ürünlerinin
genlerine su ile kalıtsal kimyasal maddelerin karışma rizki çok
yüksektir. Bu bölgede bir takım hastalıkların baş gösterme rizikosu
vardır.
Köylüler çare
istiyorlar, yetkililerin, devletin, kurum ve kuruluşların,
çevrecilerin harekete geçmesini ve bu sorun ve tehlikeden
kendilerinin ve halkın kurtarılmasını bekliyorlar. Sayısız
dilekçeler vermişler, müracaatlar ve girişimlerde bulunmuşlar ama
bir sonuç alamamışlar. Yetkililer ilgilenmemişler, yanlarına
gelmemişler, araştırma yaptırmamışlar. Söylediklerine göre, bu
sorunun çözümlenmesine bazı kişi ve kurumlar perde arkasından köstek
oluyor ve tehdit ediyorlarmış.
Çay boyunca en az
30 kişiyle görüştük, söyleşi yaptık. Hepsinin ortak şikâyetleri şu;
Bir köylü diyor ki
biz burada 15 sene evvel yüzüyor ve balık tutuyorduk. Şimdi ise
elimizi dahi sokamıyoruz. Çayda her türlü canlı yaşıyor ve tatlı su
balıkları yetişiyordu. Suyu her şekilde kullanıyorduk. Ne olur, kim
yaparsa yapsın, bu soruna el atsınlar. Biz sanayileşmeye karşı
değiliz, herkes çaydan yararlansın ancak kimse kimseye zararlı
olmasın. Yararlanma haklarının da bir sınırı, kuralı olsun
istiyoruz.
Kimse kimseye de
baskı yapmasın ve tehditte bulunmasın. Kimse doğayı, çevreyi
kirletme ve insan sağlığını tehlikeye atma hak ve özgürlüğüne sahip
değildir.
Bu işi üzerine
vazife görmeyenleri, bana dokunmayan yılan bin yaşasın anlayışında
olanları, bizi duymayanları, kulak vermeyenleri ve toplumsal
sorunlara kulak tıkayanları kınıyoruz.” Dedi.
Keşifin Yorumu:
Köylüler baştan sona haklı. Dünyayı bu şekilde birbirimize
zindan etmemeliyiz.
Sorun ortada, deneye, incelemeye gerek yok. Çayın Gönen’den
çıkışına bir bakın, gidin yanına. Kokudan yaklaşabilecek misiniz,
elinizi sokmaya cesaret edebilecek misiniz. Balık ve diğer bir
canlıya rastlayabilecek misiniz. Yüzmeyi deneyebilecek misiniz.
Buradan yetişen ürünleri gönül huzuruyla pazardan alıp yiyebilecek
misiniz.
Bu sorun; 5 köy ve bu köylerde yaşayan 4.000 nüfusu
ilgilendiriyor. Bizim için bir tek insanın bile hayatı önemli ve
kutsal. Bir tek kişiyi bile ilgilendirse sorundur ve çözülmelidir
anlayışındayız.
Genel olarak da hepimizi, tüm ilçe halkını ilgilendiriyor. Bu
sorunun çözümü çok basit. Sadece niyetine girmek önemli.
Ayrıca bu suyumuz yıl boyunca denize dökülüyor. Bu bir su israfıdır,
milli servet israfıdır. Malum ülkemiz kuraklık ve su sıkıntısı
tehlikesiyle karşı karşıya. Devlet su kaynaklarının tasarruflu ve
verimli kullanılması için damlama sulama sistemine destek olmaya
başladı. Bu çay için de bir proje hazırlanmalı ve bu suyun 10 ay
boyunda denize boşalmasının önüne geçilmeli. Bu su 60 KM mesafede
yapılacak 500’er tonluk, yeraltı depolarıyla muhafaza edilerek
tarımda ve şehir şebeke suları temininde kullanılabilir.
Mühendisler, Devlet Su İşleri umarız bu konuda da proje
hazırlıyordur.
Bu sorun giderilmeli ve bu işe ilgili ve yetkililerin el
almasını şiddetle öneriyoruz.
Umarız bu önemli toplumsal sorunu haberleştirdik diye bir takım kişi
ve kurumlardan baskı ve tehdit görmeyiz. Böyle bir baskı ve
sindirmeyi gizli ve aşikâr, doğrudan ve dolaylı olarak görürsek te
bunu toplumla, sizinle paylaşacağımızı bilmelisiniz.
Çağımız darbe ve çetelerin, karanlık mihrakların cirit attığı bir
çağdan çıktı artık. Her şey şeffaf ve toplum önünde gerçekleşiyor.
İnsanlık düşmanı çeteler ve karanlık güçler şu anda hapislerde
çürüyorlar. Hukuk işlemeye başladı, elhamdülillah. Daha güzel günler
ve daha iyi bir memleket olma yolunda hızla ilerliyoruz.
Amacımız ülkemiz insanının huzur ve mutluluğudur.
Keşif Programı Hızla Yükseliyor ve Anadolu Coğrafyasına Yayılıyor
Keşif Dosyaları Ses Getirmeye Başladı
Araştırmacı Yazar A Kadir Demircan’ın
hazırlayıp sunduğu Keşif programı Keşif İnternet televizyonu ile
Kaçkar TV ve Yıldız TV de izleyici rekorları kırmaya başladı.
Demircan son iki
yıl içerisinde, 14 internet televizyonu ve 12 video kanalında
yayınladığı amatör düzeydeki 1900 civarında televizyon programıyla
Türkiye ve dünya rekoru kırmıştı.
Süresi 5 ile
45 dakika arasında değişen video filmlerinin bazıları internet
üzerinde 150.000 civarında izleyici tarafından izlenmiş, tüm
filmleri de yaklaşık bir buçuk milyon kişi tarafından seyredilmişti.
Yaptığı
programları, internetten izleyen ve bu programları televizyonlarında
yapmasını teklif eden Rizeli iş adamı ve televizyon sahibi Adnan
Onar’ın teklifini kabul eden Demircan, artık bütün programlarını bu
televizyonlara yapmaya başladı.
Yaklaşık iki
aydır Kaçkar TV ve Yıldız TV de Pazartesi günleri saat 18.00 ile
22.00 da yayınlanan Keşif programları kısa sürede izleyici rekorları
kırmaya başladı.
Demircan Keşif
programlarını çok amaçlı olarak yapıyor. Her program çekiminden önce
ciddi bir araştırma yapan yapımcı, program dosyalarını ayrıca haber
haline getirerek,
www.kesiftv.tr.gg,
www.kaçkartv.com,
www.haberler.com,
www.gonenhabertv.tr.gg
isimli internet haber sitelerinde yayınlıyor ve birçok yerel ve
ulusal gazetelerde haber konusu oluyor.
Program
yapımcısı Demircan yaptığı açıklamada;“Ben televizyon
programcılığını aslında 15 yıldır yapıyordum. Ama kısmen memuriyet
engeli vardı. Her şeyi rahat konuşamıyordun. Ama şimdi özgürüm.
Türkiye ve balkanlara yayılmaya başladım. Bu güne kadar yaptığım
programları video paylaşım sitelerinde ve internet televizyonlarında
yayınlıyordum. Şimdi ise uygudan yayınlanan televizyon kanaları da
devreye girdi. Bütün programları tek kamerayla yapıyorum. Montajı da
kendim yapıyorum. Kamerayı da eşim çekiyor. Yani her şey kendime
ait. Keşif programı ismini tescil ettirdim. Bu işi amatör ruhla ve
hobi amaçlı olarak yapıyorum. Ancak televizyonculukta amatör
sayılmam. Üç tane sinema televizyon yapımıyla ilgili yayınlanmış
kitabım var. İki tanesi iletişim fakültelerinde ders kitabı olarak
okutuluyor. Bu güne kadar da 500 tane talebe yetiştirdim, kurs
verdim. Bu güne kadar kitap yazarlığı üzerinde yoğunlaşmış, 32 tane
kitap yazmıştım. Şimdi kitap yazarlığına ara verdim. Televizyon
programcılığına başladım. Televizyonla daha etkili ve kalıcı hizmet
sunuluyor. Daha büyük kitlelere daha pratik yoldan mesajlar
veriyorsun. Allah nasip ederse, Keşif programı Anadolu toprakları ve
Osmanlının çekildiği Balkanlar üzerinde bir güneş gibi doğacak, çok
uzun soluklu bir program olacak.
Programımızda
hedefimiz belli. İnsanları boş yere oyalamak, eğlendirmek,
zamanlarını boşa harcatmak yok. Programlarımızın hepsi dolu dolu,
bilgi, macera, eğlence, kültür, eğitim hey şey var. Ülke, vatan ve
hizmet sevdasıyla yola çıkıyoruz. Niyet hayır ise, amel de hayır
olur. Böyle programın televizyonlarda eşi benzeri yok. Çok farklı
bir üslup ve tarz sunuyoruz izleyiciye. Amatör ruhu bırakmıyoruz.
Her şey doğal oluyor. Stüdyomuz ve çekim mekânlarımız orijinal
mekânlar. Tarla, bayır, dağ, dere, orman, ağaç kovuğu. Bizi amatör
yapıyorsunuz diye eleştirenler oluyor. Olsun, halk öyle istiyor.
Halk kendine yakın bulmak istiyor. Ben bilinçli olarak amatör ruhu
koruyorum. Yoksa süslü püslü jenerikler hazırlamayı, programlar
yapmayı biliyorum. Bunların eğitimini aldık ve eğitimini verdik. Ama
bir tarz belirlememiz lazımdı, belirlediğimiz tarz da bu şekilde.
Programların içeriği, niteliği, verilen ve alınan mesaj önemli. Amaç
ve hedefimiz önemli. Bu gün bütün televizyon kanallarının başında
yığınla insanlar, saatlerce zaman tüketiyorlar, sonuç sıfır eşittir
sıfır.
Bizim
programımızı izleyenler bilgiyle, heyecanla, enerjiyle doluyorlar.
Görüyorlar, duyuyorlar, bilgi sahibi oluyorlar ve uygulamaya,
harekete geçiyorlar. Bizim insanların karşısına geçerek geyik
muhabbetiyle geçirecek bir saniyelik bile zamanımız, lüksümüz yok.
Zaman sermayesi çok önemli bir sermayedir. Bizden bunun hesabı
sorulacaktır. Bunun bilincindeyiz. Hareket noktamız bu. Bizi izleyen
izler, izlemeyen izlemez. Toplumsal ve insani vazifelerimizi yerine
getirelim. Halk takdir etmese olur, Hak’kın takdiri yeterli sayılır
bizim için. Beni arayıp ta, bu teklifi yapan ve bize
televizyonlarında yayın fırsatı sunan Yıldız TV ve Kaçkar TV nin
sahibi Adnan Onar ağabeyime de ekibim ve izleyicilerimiz adına
sonsuz teşekkür ediyorum. Keşif; Kaçkar ve Yıldız TV ile büyüyecek
ve yoluna devam edecek. Biz de güven, istikrar ve uzun soluk vardır.
Bizim çizgimiz düzdür, yola kiminle çıkmışsak onunla devam ederiz.
Kaçkar TV ve Yıldız TV de umut ediyorum, Keşif Programı ile daha da
büyüyecek, herkesin izlediği bir kanal olacak. Keşif’i izlemek
isteyenler, Yıldız TV yi aramak zorunda kalacak.” Dedi
Keşif Programı Nedir
Keşif; Anadolu
Toprakları üzerinde yankı yapacak, yeryüzü programcılığının ilk
versiyonudur.
Keşif; Araştırmacı Yazar Kadir Demircan’ın,
Türkiye ve Balkanlar üzerinde hazırlayıp sunduğu; gezi, belgesel,
haber, bilim - araştırma, hobi ve macera programcılığının adıdır.
Keşif Ekibi; kimsenin haberdar olmadığı,
unutulan, unutturulmak istenen konuları gün yüzüne çıkartarak,
gündeme almak ve izleyicileriyle paylaşmak üzere yola çıktı.
Keşif;
tamamen doğal ortamlarda “şehirde ve kırsalda” çekimi ve sunumu
yapılan bir televizyon programıdır.
Ülkemizin; kültürel, sanatsal, coğrafi, tarihi, ekonomik ve turizm
değerleri ile tüm maddi ve manevi potansiyellerini araştırmak,
incelemek, irdelemek, tanıtmak, toplumun bilgilenmesine ve eğitimine
katkı sağlamak üzere hazırlanan, yirminin üzerinde alt dosyası
bulunan bir Gezi, Belgesel, Haber, Bilim Araştırma ve Macera
Programının adıdır.
Keşifte
merak ettiğiniz her şeyi bulacak ve birçok güzellikle
tanışacaksınız.
Keşif;
benzeri programlardan farklı olarak; doğal bir görüntü, sunum
tekniği ve üslubu ile projelendirilmiş, doğruluk ve adaleti ilke
edinen, objektif ve tarafsızlıktan taviz vermeyen bir programdır.
Keşif’te; zaman sermayenizi boşa harcamayacaksınız. Keşif
programlarında; vatan sevdası, sevgi, hoşgörü, muhabbet, aksiyon,
sorumlu yayıncılık anlayışı ve hizmet aşkını bulacaksınız.
Keşifle
tanışalım, Keşifçi olalım, Keşifte Kalalım ve İzlerken Keşfedelim.
Keşif’i
kaçırmayın, Keşif saatinde kimseye randevu vermeyin, Keşif’te
sürprizlere hazır olun.
Programın İçeriği
Bölgenin; sosyal,
kültürel, sanatsal, coğrafi, tarihi, ekonomik ve turistik değerleri
ile tüm maddi ve manevi potansiyellerini; araştırmak, incelemek,
tanıtmak, gün yüzüne çıkarmak ve toplumu bilgilendirmek üzere önemli
projeler ve çalışmalar gerçekleştirmektir.
Keşif;
değinilmeyen, ele alınmayan, incelenmeyen, kimsenin haberdar
olmadığı, unutulan, unutturulmak istenen konuları gündeme almak ve
yeniden keşfetmek düşüncesiyle, televizyonlardaki benzeri olabilecek
programlardan çok farklı, tamamen doğal bir görüntü tekniği ve
samimi bir sunum üslubu uygulamak üzere proje haline getirilmiştir.
Keşif; farklı çekim ve sunum tekniği ile bir yeryüzü
programcılığının adıdır.
Tamamen doğal ortamlarda, yerinde çekimi yapılan, araştırma ve
incelemeye dayanan, çeşitli alt dosyalardan oluşan bir Gezi
Belgesel Haber Bilim Araştırma Programıdır.
Keşif; 100 Programdan Sonra “Keşifler” İsmiyle kitap
olarak da yayınlanacaktır
Programın
Alt Bölüm ve Dosyaları
Keşif / Sesli Düşünce / Not Defteri - Tefekkür İklimi
Keşif / Özel / Konuklar - Özel Gündem
Keşif / Turizm - Gezi - Eğlence
Keşif / Tarih - Kültür - Sanat
Keşif / Projeler - İcatlar - Mucitler
Keşif / Bilim - Teknoloji -
Kalkınma
Keşif / İş ve Ekonomi Dünyası
Keşif / Aktüalite Sosyalita
Keşif / Çevre - Doğa - Sağlık - Spor
Keşif / Yer Altı Kaynaklarımız – Doğal Varlıklarımız
Keşif / Köylerimiz - Köyde Hayat
Keşif / Eğitim - Öğretim
Keşif / Şehir -Yerel Yönetim
Keşif / El Sanatları Oya Çeyiz
Keşif / Meslekler- Sanatlar
Keşif / Hobi - Macera
Keşif / Politika
Keşif / Sivil Toplum
Keşif / Cemiyetler - Törenler
Keşif / Kırsal Dünya
Keşif / Şifalı Bitkiler
Keşif / Tarım Vitrini - Üretici Dünyası
Tarım - Hayvancılık - Organik Tarım - Alternatif Tarım -
Tarımsal Sanayi -
Tarımsal Projeler - Desteklemeler- Meyvecilik-
Sebzecilik- Fidancılık- Sulama
Keşif Programında yayınlanmasını istediğiniz her türlü dosyalar,
konu ve konuklar için, bizi haftanın her günü ve günün 24 saati
arayabilirsiniz.
Keşif’in; gönüllü muhabiri, sunucusu ve temsilcisi de olabilirsiniz.
Unutmayın Keşifin gündemini ve dosyalarını sizler belirliyorsunuz.
Keşif İletişim:
Gezi Belgesel Haber Bilim Araştırma Programı
05366062730 0266.7726603
a.kadirdemircan@hotmail.com
TV Yayını:
Pazartesi Kaçkar TV de 18.00 da, Yıldız TV de 22.00 da
İnternet TV Yayını:
www.kesiftv.tr.gg
Video Yayını:
www.dailymotion.com/kesiftv
Radyo Yayını:Cuma
14.00 da Venüs FM
www.gonenradyovenus.net
Haber Siteleri:
www.kesiftv.tr.gg
www.kaçkartv.com,
www.haberler.com,
www.gonenhabertv.tr.gg
Buğday
Hasadı Yapıldı. Üretici zararda olduğunu söyledi
Çiftçi Yaptığı Masrafı Çıkaramıyor
Buğday
üreticisi Levent Filiz arazilerinde Nohut ve maydanoz üreticiliği de
yaptığını söyleyerek adeta girdi fiyatlarına isyan ediyor.
Balıkesir
ili Gönen ilçesinin Havutça köyünde tarlasında, işçileriyle birlikte
çalışırken ziyaret ettiğimiz üretici Levent Filiz keşif ekibine
özel demeç verdi.
Levent
Filiz Yaptığı açıklamada; “ Altmış dönüm buğday ektim, aynı zamanda
maydanoz ve nohut üretimi de yapıyorum. Bütün iş makinelerim mevcut
olup yanımda 12 tane de işçi çalıştırıyorum. Mazot çok pahalı, ip ve
tel de pahalı. Gübrenin çuvalı 70 tl. Buğday hasadı yaptık, kilosu
350- 400 kuruştan yani bir bardak çay fiyatına gidiyor. Elde
ettiğimiz ürünle masraflarımızı çıkaramıyoruz. Üreticinin hali gün
geçtikçe zorlaşıyor ve içinden çıkılmaz hale geliyor. Bir şeyler
yapılmalı” dedi.
Keşifin Yorumu:
Levent
Filiz’i tarlasında ziyaret eden bizden başka hiç bir basın- yayın,
sivil toplum kuruluşu, devlet kuruluşu olmamış. Çünkü onlar Pazar
günü tatildeler. Ama Levent Filiz, 12 işçisiyle Pazar günü de
çalışıyor. Yani çiftçinin pazarı ve tatili yok. Garantisi de yok.
Sorunlarına laftan başka çözüm getirende yok.
Ancak bir de gerçek olarak şu var. Genelde çiftçiler de
sorunu hep başkalarında ararlar, devleti, hükümeti suçlarlar.
Kendilerine bakmazlar, üzerlerine toz kondurmazlar. Bütün işlerini
karanbole yani hesapsız yaparlar. Kayıt tutmazlar, çok araştırıp
sormazlar, alternatif araştırmalar yapmazlar. Birbirlerini
destekleme yerine kıskanırlar. Ferdi hareket ederler. Bir araya
gelerek, şirketleşme, büyük işler yapma çabasına girmezler. Küçük
olsun benim olsun hesabındadırlar. Yeniliklere ve bilgiye
kapalıdırlar. Her şeyi kendilerinin daha iyi bildiğini iddia
ederler. Geri kalma, ilerleyememe işte bu yüzdendir. Çokbilmişlik,
kısa yoldan köşe dönme hayali bu onları aynı noktada tutmaktadır.
Tabiî ki, hepsi böyle değildir. Levent kardeşmiz de böyle
olmayanlardan. Örnek ve önder üreticilerimizin de sayıları gün
geçtikçe artmaktadır. Biz de keşif ekibi olarak, örnek ve önder
üreticilerimizi destekliyoruz, kutluyoruz ve hep yanlarındayız. Bizi
günün yirmi dört saati arayabilirler. Kameralarımız ve
programlarımız onlara açık. Tarlalarına kadar Pazar günleri dahi
geliriz. Hiç şüpheleri olmasın. Keşif üretici dostu bir televizyon
programıdır.
Tahirova Ziraat
Okulu Son Mezunları Buluştu
Kısa adı TİGEM olan Tahirova Tarım İşletme Müdürlüğü misafirlerini
ağıladı.
1970,li yıllarda Ziraat Orta Okulu olarak faliyette bulunan Tahirova
son dönem mezunlarını konuk etti.1979-1980 Dönemi son Ziraat Okulu
Mezunları otuz yıl sonra mezun oldukları yerde buluşarak hasret
giderdiler.Okuldan mezun olan otuz kişiden on altısı bir araya
gelerek hasret giderdiler ve denizkentte bulunan bir sendikaya ait
sosyal tesislerde gece boyu doyasıya eğlendiler.
Toplantının organizatörü Zıraat Teknisyeni Kemal Dönmez yaptığı
açıklamada şunları dedi:
"Son mezunlar olarak bu yıl 2.kez toplanıyoruz.Müsait olan
arkadaşlarımızın tamamı davete icabet ettiler.Her yıl bu
toplantıları sürdürmek istiyoruz"dedi.
Toplantıya katılan mezunlar Gönen'in yapısı itibariyle Zıraat
Fakültesinin kurulmasına çok müsait olduğunu 1980'de kapanan Zıraat
Okulunun yerini dolduracak Zıraat Fakültesinin
yapılmasını Gönenlilerden ve Balıkesirlilerden bekliyoruz.Gönene
Zıraat Fakültesi çok yakışır dediler.
Karatan İş
Merkezinde Yeni Dönem
Gönen'in en faal iş merkezi olan Karatan İş Merkezinde uzun
süredir devam eden aidat ve yönetim krizi nihayet çözümlendi.
Yakıt aidatlarının yüzde yüz civarında artmasına ve
kaloriferlerin yanmamasına karşı mal sahibi ve kiracıların
başlattığı isyan hareketi sonunda yapılan olağanüstü kongrede
yöneticiliği Remzi Karakuş üslendi. Adaletsizliğin ve şikayetlerin
giderildiği kongre sonrasında, eski yönetimin yeni yönetime hale
defterleri teslim etmediği belirtiliyor.
İlk Defa Gönen
Oyasının Broşürü Basıldı
Gönen İğne Oyasının 6 sayfadan oluşan renkli broşörü basıldı.
2000 adet olarak basılan broşürün tüm masraflarını GönTAM
karşıladı.
Türkiye
ve dünya genelinde isteyen herkese ücretsiz olarak gönderilen
broşür, herkesin büyük ilgi ve beğenisini kazandı.
Keşif
Programları Başladı
Keşif Ajans tarafından hazırlanan Keşif isimli Gezi Belgesel
Haber Televizyon programı Kaçkar TV de yayına başladı.
Araştırmacı Yazar A Kadir Demircan tarafından hazırlanıp
sunulan televizyon programı her pazartesi 18.00 ile 19.00 saatleri
arasında Kaçkar TV de yayınlanıyor.
Gönen'e
Sevindirici Haber
Çimento fabrikatörlerinin girişimleri sonuçsuz kaldı ve artık Gönen
çevre kirliliği tehlikesini böylece atlatmış oldu.
Edinilen bilgilere göre; Gönen'in Babayaka köyüne Çimento fabrikası
yapmak isteyen taşeron bir firma Çevre Bakanlığından izin alamadı.
Bakanlık yetkililerinin, fabrikayı yapmak isteyen asıl kişileri
tanımak ve muhatap olmak istemesi, taşaron firmayı tedirgin etti.
Bunun üzerine, fabrikanın alt yapısını ve yasal işlemlerini
tamamlayıp parasını alarak, asıl sahiplerine devretmek isteyen
firma bu işin kendilerine çok pahalıya mal olacağını anlayınca bu
işten vazgeçti.
Hatırlanacağı üzere, bir yıl önce fabrikanın yapılmasına karşı
çıkan sivil toplum kuruluşları ve Gönen halkı büyük çaplı eylemler
ve kampanyalar tertiplemişti. Bununla birlikte, Gönende fabrikanın
yapılmasını isteyen siyasiler ile bazı kişi ve kurumlarda olmuş ve
kamuoyundan büyük tepkiler almışlardı.
Seçimlerde GönTAM Üyeleri
Önemli Görevler Aldı
29 Mart'ta yapılan yerel seçimlerde toplam 9 tane GönTAM üyesi
İl ve Belediye meclisine girdi.
Belediye meclis listelerine seçilen üyelerden üç tanesi
GönTAM'ın asil diğerleri de onursal üyesi olarak bulunuyor.
GönTAM Gönende çok etkili bir svil toplum kuruluşu olarak,
seçilen üyeleriyle belediye meclisine sunulmak ve belediye ile ortak
yapılmak üzere 20 tane proje hazırladı. Seçilen üyeleri için bir
açıklama yapan yönetim kurulu başkanı A Kadir Demircan yaptığı
açıklamada; "Üyelerimiz çok etkin, aktif ve toplum içerisinde
sevilip sayılan insanlardı. Hak ettikleri yerleri buldular.
İnşallah Gönen'ne hayırlı gelecekler. Meclise giren
üyelerimizden 4 kişi Ak Partiden, 3 kişi Demokrat Partiden, 2 kişide
CHP den seçildiler. GönTAM'ın 2.000 üyesi bulunuyor. İşte etkin bir
sivil toplum kuruluşu olduğumuzun bu ispatıdır. GönTAM şu anda dünya
ile iletişimde. Büyük çalışmalar ve projeler içerisinde bulunuyor.
Önceki dönemde olmadı ama bu dönemde belediye ile çok önemli ortak
projeler yürütebiliriz. Biz her türlü göreve hazırız. dedi.
Doğalgaz İstenmeyen Gaz Oldu
Çiçekkentte
doğalgaz faturaları yaktı kavurdu. Kasım ayında doğru düzgün kış
olmaması, doğalgazın çok düşük yanmasına rağmen, bazı konutlara 310
YTL lik fatura gelmesi vatandaşları şaşırttı.
Haber Devamı Tıklayın
Gönen
İletişim Platformu Geceleri Başlıyor
GönTAM öncülüğünde, GönTAM, Ziraat Odası Başkanlığı ve Halk Eğitim
Müdürlüğü işbirliği ile kurulan, Turizm Derneği, Gönül Dostları
Derneği ninde üyesi ve destekçisi olduğu Gönen İletişim ve Düşünce
Platformu faaliyetlerine başlıyor.Haber
Devamı Tıklayın
GönTAM Diksiyon ve İletişim Derslerine Rekor Katılım
Gönen
Tarihinde İlk Kez gerçekleştirilen kişisel iletişim seminerlerine
rekor derecede katılım oldu.
GönTAM
öncülünde Halk Eğitim merkezi Müdürlüğü iş birliği ile
gerçekleştirilen seminerlere yaş, sınıf, cinsiyet farkı
gözetmeksizin her kesimden insan katıldı.
Hiçbir ilanın yapılmadığı seminere 142 kişi kayıt yaptırdı ve 110
kişi bizzat katılarak Gönen tarihinde önemli bir rekora imza atılmış
old
GönTAM’ın Bundan
Sonra Vereceği Kurslar ( Ön kayıtlar devam etmektedir)
1-Sekreterlik,
Büro Yönetimi ve Halkla İlişkiler Kursu
2- Fotograf ve
Kamera Çekimi Kursu
3- Radyo ve
Televizyon Programları Yapımcılığı Kursu
Kayıtlar Gönen
Tanıtım Araştırma İletişim Bilim Proje ve Rehberlik Merkezi Derneği
(GönTAM) Tarafından yapılmaktadır
Haber Devamı Tıklayın
GönTAM’dan
İnternet Cahilleriyle Mücadele
Ve
Mutlaka İnterneti Kullanalım Kampanyası
GönTAM
İnterneti kullanma ve internetten yararlanma amaçlı olarak bir
kampanya başlattı.
Kampanyanın iki amacı bulunuyor. Birinci amacı toplumda etkin ve
faal konumda bulunan yetişkinler, önemli iş ve hizmet yürüten
kişilerin internette de etkin olmaları, istifade etmeleri hedefi,
ikincisi de interneti kötü amaçlı kişilerin elinden alma, kurtarma,
zararlı tesirlerini azaltma, onları eğitme ve etkinsizleştirme
amaçlı olarak belirlendi.
Bu şekilde kampanyamıza siz de katılarak önemli bir kamu
sorumluluğunu yerine getirmiş olursunuz.
Haber Devamı Tıklayın
Turizm Derneği Kültür Sanat Merkezi Açıldı
Gönen Turizm Derneği yeni yerine taşındı. Uzun süredir Karatan İş
Merkezinde bulunan dernek, tiyatro ve kültür sanat faaliyetlerini
daha etkili ve kalıcı bir şekilde sürdürebilmek için büyük çaplı bir
salon kiralayarak, düzenlenen bir törenle açıldı.
Haber Devamı Tıklayın
Gönen Ziraat Odası ve İlçe
Tarım’dan Fuar Gezisi
Gönen
Ziraat Odası ile İlçe Tarım Müdürlüğü, Meslek Yüksek Okulu Tarım
İşletmeciliği bölümü öğrencilerini bu yıl 4. ncüsü ya
pılan İzmir
Tarım Fuarına bir gezi götürdü.
20 -
22 Kasım tarihleri arasında yapılan ulusal fuara, Meslek Yüksek
Okulundan 30 öğrenci ile birlikte, Ziraat Odası başkanı Necati
Özkurt ile birlikte İlçe Tarım Müdürü Ertan Soylu, Ziraat
Mühendisleri Tarık Borucu, Ülker Çetinkaya Topçu ve Gülçin Yanık
katıldılar.
Dünya
genelindeki en son tarım teknolojilerinin tanıtılıp sergilendiği
fuardaki gezi ve incelemeler ile ürünlerin tamamı Tarım TV
tarafından da çekilerek yayına sunuldu.
Üreticilerin ve meraklılarının
www.tarimtv.tr.gg adresinden fuarın bütün
görüntülerini izleyebileceği belirtildi.
Keşif Haber
Haber Devamı Tıklayın
Gönen Ödülleri Sahiplerini Buldu

Yusuf Akde re
Özel 2006–2007 Gönen Üstün Hizmet ve Başarı Ödülleri Sahiplerine
Verildi
Gönen’de 263 kişi ve kurum ödül aldı.
Kısa adı GönTAM
olan Gönen Tanıtım
Araştırma İletişim Bilim Proje ve Rehberlik Merkezi Derneği,
Gönen’de üstün hizmet ve başarı ödülü alanların listesini yayınladı.
Devamı İçin
Tıklayın
Gönen Kaymakamı Bekir Dınkırcı
Tarımsal
Kalkınma Hamlesi Başlattı
Bafra kaymakamlığından İlçemize atanan Kaymakam Bekir Dınkırcı,
kurumlardan genel brifing bilgilerini alıp ilçenin mevcut durumunun
fotoğrafını çektikten sonra, kırsal ve tarımsal kalkınma hamlesini
başlattı.
İki ay içerisinde altmışa yakın köy ziyaretinde bulunan
kaymakam Bekir Dınkırcı köylerin bütün bilgilerini ve
sorunlarını bizzat not alarak çözüm projeleri üzerinde çalışmaya
başladı. Kaymakama en büyük desteği İlçe Tarım Müdürü Ertan Soylu
ile İlçe Milli Eğitim Müdürü İbrahim Tuncer başta olmak üzere diğer
ilgili kurum müdürleri veriyor.
Devamı İçin
Tıklayın
Seracılık En Karlı Üretim
Gönen kaymakamı Bekir Dınkırcı
seracıların sorunlarını dinledi.
Kaymakamlık toplantı salonunda İlçe Tarım Müdürü Ertan Soylu ile,
sekiz seracı ile tek tek tanışan ve sorunlarını dinleyen Bekir
Dınkırcı, toplantı sonrasında Tuzakçı salatalık serasını ziyaret
etti. Seracılığın ve sebze üretiminin çok karlı bir tarım olduğunu
belirten Dınkırcı, bu bölgede çok güzel seracılık yapılır.
Devamı İçin
Tıklayın