Anasayfa

   Gündem
Ekonomi
 Çevre
 Eğitim
 Köyler
 Siyaset
 Yazarlarımız

     Gönen Sohbetleri 

Güncel Haberler

       Gönen Notlarım

Sel Felaketi

Fotoğrafları

 

  Haberler Haberler

Mutlaka Okuyun.. Gönen Notları Gönen Sohbetleri  Keşif

 Güncel Haberler İçin Buraya Tıklayın

Gönen Haber Merkezi Arayınız 0536 6062730

 

Gönen Tanıtım Araştırma İletişim Bilim Proje ve Rehberlik Merkezi

       

        Güncel Haberler

 Gönen Notlarım

                       Haber TV İzlemek İçin Tıklayın

Hint Horozu Yetiştiriciliğinde Bölgede Örnek

      Hint horozu yetiştiricisi Hayrettin Oruç, hobi amacıyla, evinin bahçesinde yetiştirdiği horozlarıyla bölgede örmek olarak gösteriliyor.

      Gönen Kümes hayvanları Derneği Başkan yardımcısı da olan Hayrettin Oruç, evinin bahçesinde kafeslerde yetiştirdiği farklı türlerdeki Hint horozu ve tavuklarını büyük bir itina ile besliyor.

       Bu işin kedisine büyük bir zevk verdiğini belirten Oruç; “ Emekliyim, zamanının büyük bir bölümünü bu hayvanlara ayırıyorum.  Gönen’de bu işi yapan 17 arkadaşımız var. Bu hayvanlarında diğer yerli tavuklar gibi, eti, yumurtası yeniyor ve oldukçada lezzetli.

   Gönen’de kimileri güvercin yetiştiriyor, bizde Hint horozu yetiştiriyoruz. Bu alanda faaliyet yapan bir tanede derneğimiz var. Bu işin gönüllülerini bir çatı altında birleştiren derneğimiz, yakında bir federasyona da katılacak.” Dedi.

İşte Osmanlı Kadınları

     İşte size Osmanlının son örnekleri dedirtecek Osmanlı kadınları. Her ikisi de çocuk yetiştiriyor, ev hanımlığı yapıyor, tarımla uğraşıyor, hayvan besiciliğinde çalışıyor ve üstelik bayırda tek başlarına koyun çobanlığı da yapıyor.

   Ayşe Koyuncu. Akçapınar köyünde oturuyor. Ev işlerini bitirdikten sonra sabahtan akşama kadar köy merasında koyun çobanlığı yapıyor. Bayırdaki tek arkadaşı ve dostu çok sevdiği ve her sözünü dinleyen köpeği ile keçisi.

  Ayşe Hanım diyor ki;” 53 yaşındayım, 25 tane koyunum var sabahtan akşama kadar büyük bir zevkle koyunlarımı otlatıyorum. Akşam olunca da köyümün kenarındaki sayaya kapatıp ev işlerine yapıyorum.  Bizimkiler yerli koyun, 8-10 kilo süt alıyorum. Koyun bu yıl iyi para etti. Çifti 1.000 TL den gitti. 30 yıldır koyunculuk yapıyorum. İki tane çocuğum var, bu işi  bir türlü onlara sevdiremedim. Hâlbuki gençler köylerde kalsalar aç kalmazlar. Ama köyde durmak istemiyorlar. Kasabada ne varsa sanki.” Diyor.

     Ayşe Birgül ise Alaşar köyünde oturuyor. Oğlu muhtar köyün bütün işlerinde koşturuyor. Ayşe Hanım, tam bir Osmanlı kadını. Ev işlerini yapıyor, inek sağıyor, bayırda sabahtan akşama kadar koyun güdüyor. Ve en önemli marifeti ise ata biniyor ve dörtnala at koşturuyor.

       Yorum: İşte Türk ve Osmanlı kadınları bunlar. Bizde böyle analar, hanımlar olduğu sürece dünyada bir numara oluruz. Osmanlı böyleydi ve dünyaya hakimdi. Şimdi ise üretmeyen, çalışmayan bir nesil  yetişiyor. Ve her geçen gün osmanlı kadınlarını arar hale geldik. İki  köylü hanımı görünce  ah omsalı neredesin diye iç çektik. Her iki hanımı da tebrik ediyor ve kutluyoruz. Helal olsun diyoruz.

Bozuk Yollar Kazaya Sebep Oldu

   Eski sanayi sitesi yolunda özel oto yoldan giden motosikletliye çarptı. Gönen’den Tuzakçı köyüne gitmekte olan 60-65 yaşlarındaki bir adama, Bandırma yolundan gelen ve eski sanayi sitesi yoluna dönmek isteyen özel oto yoldan gelen motosikletliyi göremeyip motosiklete cepheden çarptı.  Çarpmanın şiddetiyle yere çakılan sürücü yaralanırken, Motorsiklet büyük hasar gördü ve aracın ön tamponları da tamamen hasar gördü.

    Yaralıya müdahale eden vatandaşlar hemen ambulansı aradı. Olay eyerine çok kısa bir sürede gelen ambulans yaralıyı alarak acil servise götürdü.

    Olaya şahit olan vatandaşlar, ana yolun doğalgaz çalışmasıyla kapalı olması dolayısıyla, ara yoldan gelen otonun, karşı şeride geçerken,  motosikletliyi göremediği ve bu sebeple kaza olduğunu belirttiler.

Keçi Sütü Şifalıdır

     Günümüzde yok olmayla karşı karşıya bulunan keçi yetiştiriciliği desteklenmeyi bekliyor. Keçi sütünün ne derece öneme sahip olduğunun anlaşılmasıyla kendiliğinden yükselecek olan üretimin sonucunda şifa kaynağı keçi sütü de insanımıza hizmet sunmaya başlayacak.

      Son günlerde bazı mandıralar özellikle keçi ve koyun sütü alımına yönelmeye başladı. Gönen köylerinde keçi sütü araştıran iki firmanın umduğu süt miktarını bulamadığı belirtiliyor.

     Akçapınar köyünde yıllardır keçi üretimi yapan Ali Aslan ve oğlu Hasan Aslan, keçi sütünün çok şifalı ve besleyici olduğunu ancak günümüz insanınca yeterince değerinin bilinmediğini belirtiyorlar.

Merada bulduğu tamamen organik ve doğal bitkilerle beslenen keçilerin sütlerinin de tamamen organik ve besin değeri çok yüksek olduğu belirtiliyor. Keçilerinin tamamen doğadan beslendiğini belirten Akçapınar Köyü muhtarı ve keçi yetiştiricisi Hasan Aslan yaptığı açıklamada;” Bu süt çok kıymetli bir süt. Kıymetini bilen çok az kişi gelip bizden alıyor. Bu hayvanlar sabahtan akşama kadar doğada otluyorlar. Hiçbir katkı maddesi vermiyoruz. Keçi sütünü herkese tavsiye ediyorum. Bence herkes keçi sütü tüketmeli. Bu sağlık ve beslenme için çok gerekli. Birçok derde de derman olduğunu da söylüyorlar. Dedi.

İşte Keçi Sütünün Faydaları:

Kilosunun 1.100- 1300 TL arasınsa değiştiği keçi sütü

Yarım Yağlı Keçi Sütü; astım, alerji, sindirim sistemi rahatsızlıkları, hazım sorunları, cilt hastalıkları, bebek egzamaları, varis gibi birçok hastalığa iyi geliyor.
• Bebeğiniz için protein ve yağ yapısı yönünden anne sütüne en yakın süttür. İnek sütü alerjisi olanların birçoğu içebilir. Büyümesini hızlandırır, sindirimi kolaydır.
• Et ve balık yemiyorsanız, fosfor ihtiyacını karşılamayı destekler
• Sindirim rahatsızlıklarında mide asitlerini dengeler, bağırsak sağlığınızı korur.
Keçi sütünün diğer sütlerden ayrılan özellikleri
• Keçi sütü, inek sütü gibi içimlik süt olarak tüketilebilme özelliğine sahiptir.
• Keçi sütünde, daha fazla miktarda küçük yağ globülleri vardır. Ayrıca keçi sütü yağı doğal olarak hemojenize özelliğine sahiptir. Bu özellikleri ile keçi sütünün sindirilmesi daha yüksektir. Bu durum keçi sütünü, sindirim sistemleri tam olarak gelişmemiş bebeklerin ve yaşlıların beslenmesinde önemli bir besin kaynağı olduğunu ortaya koymaktadır.
  Keşif Haber A.K Demircan
Su dermenleri yerle bir

   Gönen ve köylerindeki tarihi su değirmenleri tamamen yok olmuş vaziyette. Tarihi un ve su değirmenlerimizin içler acısı durumları vatandaşları adeta isyan ettiriyor.

    Gönen’in Suçıktı, Koçbayır, Ilıcaoba, Dereköy köyleri başta olmak üzere 30 civarındaki köyümüzde bulunan değirmenlerin yerinde yeller esiyor.

    Sadece Gaybular köyündeki değirmenin ayakta kaldığı ve hala üretime devam ettiği biliniyor.

      Şehirde yaşayan vatandaşlarımızdan İlhan Sarı yaptığı açıkama da;” Su değirmenleri Avrupa da hala çalışıyor. Avrupa organik tarım yapıyor. Organik gıdanın en temel besin maddesini de  su değirmeninde taşlarda öğütülen kepekli un  ve bu undan yapılan ekmek oluşturuyor. Uzmanlar sağlık ve doğal beslenme için su değirmeninde üretilen un ile yapılan kepekli ekmeği tavsiye ediyor. Ancak un değirmenlerimiz sahipsiz bırakılmış ve tamamı yıkılmış yok olmuş vaziyette. Ülkemizde altık organik ekmek rağbet görmeye başladı. Su değirmeninde yapılan ekmek hem daha lezzetli ve besleyici, hem de daha sağlıklı. Üstelik aile bütçeleri için daha hesaplı.  Bu Gönendeki su değirmenlerini ekmek fırını sahipleri, köy muhtarlıkları ve kooperatifleri pekâlâ işletebilirler. Ortak bir yatırım ve işbirliği ile değirmenlerimiz ekonomiye ve halkımızın hizmetine kazandırılabilinir.

 Değirmenlerimizin içler acısı durumları hepimizi üzüyor. Yetkililer, ilgililer bir şeyler yapmalı. Göz göre göre tarihimiz, şehirde olduğu gibi kırsalımızda da yok olup gidiyor.” Dedi.

Rasim’in Gitmediği Yer Yok

     Gönen’li özürlülerimizden Rasim Tezel  Gönen’de en çok gezen özürlü  olarak biliniyor. Yeni aldığı üç tekerlekli son model motoruyla düğünlere ve tüm köy cemiyetlerine giden Tezel, bu performansıyla herkesi kendine hayran bırakıyor.

      Gönen’e 33 Km mesafedeki Karasukabaklar köyünden olan Rasim Tezel, birkaç yıldır Gönen’de oturuyor. Daha önceleri köyde küçük bir bakkal işleten Tezel, marketten zarar etmeye başlayınca işyerini kapatarak Gönen’e yerleşti.

     1964 doğumlu olan Tezel, yeni kurulan ve yakında açılışı yapılan özürlüler derneğinin de aktif üyesi olarak her faaliyete koşturuyor.

Elektrik Tasarrufu Böylemi Oluyor

    Gönen’de tam bir elektrik israfı yaşanıyor. Ülkemizde elektrik üretiminin yetersiz olduğu biliniyor. Bunun için de elektrik üretimi için yeni yeni projeler devreye konulmaya çalışılırken, elektrik israfının açıkça yapılması da vatandaşları hayrete düşürüyor.

    İşte, otomatik denilen sistemde elektrikler yalnızca karanlık olunca yanmıyor. Gündüz de yanmaya devam ediyor.  Sabahleyin saat 09, 10, 11 ile akşamları saat 19.00 da şehirde sokak lambalarının yandığını gören vatandaşlar adeta şok oluyor ve hayrete düşüyor. Sokak lambalarının da abonelere yüklendiği bir sistemde elektrik faturası ödeyen aboneler bu durumun bir an önce düzeltilmesini istiyor.

Elektrik abonesi Hanife Eşsiz yaptığı açıklamada; “ Güpe gündüz bu lambalar niye yanıyor. Yazık değil mi bu enerji israfına. Her ay bu israfın faturasını biz ödüyoruz, vatandaşlar ödüyor. Elektrikler hava kararınca otomatik olarak kendileri yanarmış. Bu bahane mi ? O zaman şartelleri açıp kapamaya maaşlı bir adam tutalım, karanlık basınca elektrikleri açsın. Hiç olmazsa ne kadar maaş ödediğimizi biliriz. Bizim köyümüzde eskisen eleklikler böyle yakılıyordu. Bu otomatik sistemde cebimizden ne kadar israf faturası çıktığını hesap edemiyoruz. Yetkililer ve ilgililer lütfen bu işe bir çözüm bulsunlar. İsraf ayrıca dinimizde de haramdır. “ dedi.

 

Gönen’de Tarihi Evler Yok Oluyor

       İlçemizdeki tarihi evler her geçen gün birer birer yok oluyor. İşte bu tarihi çöküşün son örneği müftülük binasının yanındaki tarihi Osmanlı evi. Ahşap durumdaki kendi kaderine terk edilmiş ve büyük tahribata uğramış olan iki katlı 150 yıllık eski Gönen evi artık yerinde yok. Yeraltına elektrik şebekesi döşenirken bir tarafından yıkılan ev, etrafa tehlike saçması sonucu belediye tarafından tamamen yıkılarak etrafa zarar vermesi önlendi. Sonuç tarihi bir mirasımızda mevta oldu.  Olayı gören vatandaşlar yaptıkları açıklamada;” Daha öncede tarihi konak han etrafa tehlike saçıyor bahanesiyle yıkıldı, söz de yerine yenisi yapılacaktı. Hani nerede yenisi. Bu gidişle Gönende tarihimizin kökünü kazıyacağız. Bizden sonraki nesillere tarihi değere sahip bir kiremit parçası dahi bırakmayacağız. Kültür bakanlığı tarihi evlerin resterosyanına 50.000 TL, proje çizimine de 7.000 TL destek veriyor. Belediyemiz niye bu tür organizasyonlara öncülük etmez.  İlçemizin tarihi ve kültürel mirasıyla ilgili projeler uygulamaz anlayamıyoruz. Gönen’de birçok eski Osmanlı evi var. Yüzde doksanı harabe halinde. Mirasçıları bir şey yapmıyor. Yetkililer proje de üretmiyorlar. Ne olur bu tarihi kültürel mirasımız böyle sokak ortasında yıkılıp yok olmasın. Etkili önlemler alınsın” dediler.

Bağcılıkta Amatör Ruh

   Mevlüt Çarşı bağ ve bahçe düzenlemesinde örnek çalışmalarıyla herkesi kendine hayran bırakıyor.

   Bandırmadan emekli olduktan Gönen’in Alaşar köyüne yerleşen Mevlüt Çarşı, köydeki evinin bahçesi ile ormana dayalı bağında yetiştirdiği meyvelerle herkese örnek oluyor.

 Kestanelik mevkiinde ormana dayalı 2 dönümlük kıraç topraklı bağında hem meyve ve hem de sebze yetiştiren Çarşıya konuk olduk.

     Mevlüt Çarşı, kuş uçmaz kervan geçmez denilen ve köy halkı tarafından terk edilen bir mevkideki kendine ait bağda neredeyse yetiştirmediği ne meyve ne sebze bırakmış. Sulama tertibatını da kendine göre uyguladığı çalışmalarla halleden Çarşı yaptığı açıklamada; buralara tam 32 yıl önce bağcılık projesine öncülük ettim. 15–20 kişiye üzüm ve çeşitli meyve bağları kurduk. Ama bakan olmadığı için hepsi yok oldu gitti.  Bakarsan bağ, bakmazsan dağ olur atasözü burada uygulandı. Bakmadılar, hepsi dağ oldu gitti. Emeklere yazık oldu. Bu sene kestane aşılaması yaptık. Burada su yok. Yağmur sularını yol kenarında biriktiriyorum, motorla depolara çekiyorum ve yaz boyunca sulama işinde kullanıyorum. Çözümsüz ve çaresiz hiçbir sorsun yok. Bu topraklarda her şey yetişiyor. Yeter ki azim ve istek olsun. Ben hobi amaçlı yapıyorum. Bütün günlerim bahçede geçiyor. Herkese tavsiye ediyorum. İsteyen herkese de her konuda yardımcı olurum. Meyve ağaçlarının arasına her çeşit sebzede ektim. Köydeki evimin kenarı da tamamen bahçe. Bu işlerden müthiş bir zevk alıyorum ve herkese tavsiye ediyorum.” Dedi. Keşif  Haber 21.6.2010

Lütfen Beygirlerinize Sahip Çıkın

   Çiçekkenti adeta beygirler istila etti. Başıboş beygirler Çiçekkent’in içerisi ve kenarında bulunan parktaki çimenlere dadanarak zarar vermeye başladı. Kent sakinlerini canından bezdiren beygirler neredeyse her gün gece ve gündüz bahçeye girerek çevreye büyük zararlar vermeye başladılar.

     Çiçekkent sakinlerinden M.Şahin güpe gündüz bahçeye giren üç beygiri bahçeden zorlukla çıkardığını ve artık bu hayvanlara sahiplerinin mutlaka sahip çıkmaları gerektiğini belitti. Şahin yaptığı açıklamada; “Sahipleri bu beygirlerle ilgilenmiyorlar. Bahçemizdeki çiçekleri,  çimenleri harap ediyorlar ve etrafı pisliyorlar. Belediye bu hayvanların sahiplerine ceza uygulamalı. Bak o zaman nasıl sahip çıkıyorlar. Burası köy yeri değil, bizim bahçelerimizde mera değil.” Dedi.

Çiçekkent  Kongresi Yine Tartışmalı Geçti

    Çiçekkent Sitesi İşletme Kooperatifi 2009 yılı kongresini 12 Haziran Cumartesi günü saat 12.00 da üyelerin katılımıyla gerçekleştirdi.

    282 üyesi bulunan site, bir yıl önce yapı kooperatifini fes ederek işletme kooperatifi yönetimine geçmişti.

     Reşadiye Mahallesi, Esentepe mevkiinde, 1997 yılında Hayati Köse döneminde Gönen Belediyesi öncülüğünde yapımına başlanılan, Çiçekkent Kooperatifi, 2006 yılında tamamlanarak yerleşime açılmış ve site yönetimine geçmişti.

          274 konut, 9 dükkân, iki market, bir kahvehane bir toplantı salonu bulunan sitenin kuruluşundan beri başkanlığını Mehmet Yıldız yürütüyor.

     Gönen’in gözde sitelerinden olan ve bu haliyle örnek gösterilen ve ilk doğalgazın geldiği yerleşim yeri de olan site 13 bloktan oluşuyor.  Sitenin 11 bloğu 118 m2, 2 bloğu da 88 m2 kullanım alanına sahip bulunuyor.

     Cumartesi günü saat 12.00 da üyelerin çoğunluğu sağlamasıyla sakin başlayan genel kurulda ilerleyen saatlerde hararetli sahneler yaşandı.

     25 lira olan site aidatlarının Mehmet Yıldızın başkanlığını yaptığı yönetimce yüzde yüzün üzerindeki bir artış talebi yapılarak 45 TL ye çıkarılma teklifi genel kurulu âdete karıştırdı.

    2010- 2011 yılı 1 yıllık bütçesinin 143.120.00 TL ye çıkarılması teklifine isyan eden üyeler, bu fuzuli masraflar niye yapılıyor, büyük şehirlerdeki lüks sitelerde bile bu kadar aidat yok diyerek yönetime ve özellikle Mehmet Yıldız’a büyük tepki gösterdiler.

    2009 yılı giderlerinin 109.294.86 TL olarak gerçekleşmesi ve bunlardan Avukatlık giderleri 7.224 TL, Genel Kurul Giderleri 1.576 TL, Lokal asansör gideri 30.000 TL, Muhasebe giderleri 7.395 TL, Kira giderleri 1.850 TL gibi bazı gider kalemlerini anlamsız ve fazla bulan kent sakinleri yönetimi adeta eleştiri yağmuruna tutular.

    Kendine yöneltilen eleştirileri ve soruları yılların deneyimi ve tecrübesiyle tek tek cevaplamaya çalışan Site Başkanı Mehmet Yıldız siz ne derseniz biz onu yaparız. Genel kurulun üzerinde başka bir güç yok dedi.

     Aidatların 25 TL olarak belirlenmesinden sonra,   beş yıllık garanti süresi dahi dolmadan, bir yılın sonunda boyalarının dökülmeye başladığı siteyle ilgili, firmaya bunun hesabı sorulmadan ve sonuç alınmadan Montelama sistemini teklif eden yönetime genel kurul sonunda adeta isyan bayrağı açıldı.

     Montelama sistemi yapan firmayı genel kurula getirerek bilgilendirme yaptıran ve bilgilendirmenin sonunda kişi başına 2.600 TL ile 3.350 TL düşen montelamayı oylamaya sunan yönetim genel kuruldan montelamaya onay çıkaramadı.

Yapılan oylamada üyeler Montelama sistemi teklifini reddetti.

     Genel kurula katılan üyeler toplantı sonunda yaptıkları ortak açıklamada;” Mehmet Yıldız 1997 den beri çok başarılı bir hizmet verdi ve Çiçekkenti ilçemize kazandırdı. Bunu kimse inkâr edemez ve küçümseyemez. Emekleri, katkıları ve fedakârlığı için kendisine minnettarız.  Bu bir başarıdır. Ancak her şeyin bir ölçüsü, sınırı ve usulü vardır. Kooperatif bitti site yönetimine geçildi. Artık kendiliğinden bırakması lazım. Dört yıldır, bir yıl daha süre verin yarım işleri tamamlayayım bırakacağım diyor.  Ama bırakacağı falan yok.  Yapılacak işer bitti. Her şey tamam. Şimdide tutmuş dökülen boyaların firmaya hesabını soracağı yerde, Montelama sistemini bize dayatmaya kalkıyor. Bu işlerin sonu yok. Biz burada komşuyuz kimseyle kötü olmak istemiyoruz, ancak kimsede 280 üyeyi benden başka kimse yönetemez, aralarından bu işi kimse yapamaz diye düşünmemeli. Güzellikle bıraksın, bakın 280 kişi içinden ne cevherler çıkacak. Üstelik site başkanı hukuken olmasa da mantıken sitede oturması lazım.  Bildiğimiz kadarıyla köyde oturmayan birisi o köye muhtar olamıyor.  Başka bir adreste oturup,  site yöneticisi olan kaç kişi vardır ve bu ne derece doğrudur bilemiyoruz.

Sitemiz çok güzel, eksikliklerimiz var. Ama bu eksiklikler güven duyulan bir yönetimle daha sağlıklı olarak giderilebilir düşüncesindeyiz. Dileğimiz ve beklentimiz şudur. Mehmet Yıldız bize, bana bir yıl daha süre verin yarım kalan işleri bitireyim, gözüm arkada kalmasın dedi.  Süre verdik, destekledik. Ama tam dört yıl böyle geçti. Bu sefer sözünü gerçekten tutmalı ve yeni yüzlere yönetimi devretmeli.  Montelama sistemi işi yarım kalan bir iş değildir.  Yeni yönetimle Montelama sistemi mutlaka yapılacaktır. Bundan kimsenin şüphesi olmasın.” Dediler.

  Çanakkale Yolu Otoban Oluyor

   Nihayet Denizkent- Çanakkale arası karayolunun otoban çalışmaları başlatıldı. Yol boyunca bütün iş makinelerinin çok yoğun bir şekilde çalıştığı ve çalışmaların 2010 yılı içerisinde bitirileceği söyleniyor.

Vatandaşlar ve Denizkent sakinleri yaptıkları açıklamada;” Çift şeritli otoban yol tamamlandığında, Denizkentin değeri bir misli daha artacak. Çünkü ulaşım en büyük problemdi. Yolun yapılmasıyla burada da bir hareketlenme başladı. İnşallah çok önemli bir turizm beldesinin değeri bir kat daha artacak ve buraya yatırım gelecek. Sahil turizmi için dışarıdan gelen günlükçülerin kalacak yerleri yok. Otel ve pansiyon yok. Gönen Belediyesine ait yıkılan yerlerin yapımı daha tam olarak bitirilemedi. Sarıköy belediyesine ait tesislerinde ihtiyacı karşılaması zor. Yeni bir otel projesi olursa çok daha iyi olur. “dediler. Keşif Haber 12.6.10

Denizkent ve Pınarkentte Emlak Fiyatları Tırmanışta

    Gönen’in sahil beldelerinden Pınarkent ve Denizkent’te emlak fiyatlarında tırmanma yaşanıyor.

Emlağa ilginin Çanakkale- Denizkent arası karayolunun otobana dönüştürülmesi ve ulaşımın rahatlamasının yanında Sarıköy belediyesinin sorumluluğundaki Pınarkentte turistik otel projesinin etkili olduğu belirtiliyor.

     Sezonun başlamasıyla Denizkentte yazlık konut yapımlarının hızlandığı belirtiliyor. Aynı şekilde arsa fiyatlarında da bir tırmanma gözleniyor. 290 m2 lik bir arsa fiyatının 10.000 ile 25.000 TL arasında değiştiği, müstakil yazlık fiyatlarının da 70.000 TL ile 400.000 TL arasında değiştiği belirtiliyor. Keşif Haber 12.6.10

Bölgesel Dergi ve TV Programı Yolda

      Güney Marmara bölgesinde, Çanakkale, Balıkesir ve Bursa’nın il ve ilçeleri başta olmak üzere araştırma inceleme, sektörel ve bölgesel nitelik ve içeriğe sahip renkli bir dergi çıkarılıyor.

      Bölgenin Keşif’i  adıyla çıkarılacak olan tamamı renkli  dergi ile birlikte, aynı isim ile Keşif isimli  TV belgesel haber programı da yapılacak.

         Yapım editörlüğünce yapılan açıklamada;”  Temel amacı ve ana fikri, toplumu bilgilendirmek, eğitmek, düşündürmek, yönlendirmek, teşebbüse ve harekete geçmesini teşvik etmek olan derginin ve TV programının,  bölgenin, ülkenin ve insanlığın menfaatine ait tüm değerlerin görünmesini, bilinmesini,  yaşatılmasını, muhafazasını sağlamak, daha da geliştirip güçlendirilmesini teşvik etmek için 22 ayrı alt dosya içinde tanımlanarak serbest konular üzerinde haber ve sıcak belgesel tarzında gerçekleştirilecektir.

        Keşif programı ayrıca, ülkemizdeki;  araştırma, inceleme ve belgesel türdeki yayıncılık ve program boşluğunu doldurmak hedefine de hizmet edecek, güçlü bir alternatif ve rekabet imkânı oluşturacaktır.

  Dergi ve Televizyon programımız yakın bir zaman içinde yayına girecektir. Zaten Keşif isimli TV programı Yıldız TV, Kaçkar TV, TV 58 de uzun süre yayınlanmış ve büyük bir izleyici kitlesine ulaşılmıştı. Yoğun istek ve talep üzerine, 5 aydır ara verilen programlara, daha faklı bir projeyle yeniden başlanılacak. TV programıyla birlikte dergi de yayınlanacak. Her iki yayın organı da aynı konuları, birbirinin devamı şeklinde yayınlayacak. Şu anda proje çalışması tamamlanmış ve yayın- yapım hazırlıkları başlatılmıştır.

     Proje bölgenin tanıtımına ve reklâmına yönelik bir haber belgesel programı olacak. Programda herkes ve her meslek gurubu ve kişi kendini ifade edebilecek. Programın ana merkezi Gönen olacak.” Denildi.

Vicdansızın Biri Altı Yavrusu Olan Köpeği Zehirleyerek Öldürdü

    Gönen Karşıyaka da Hüseyin Akkoyunlu’ya ait bir hayvan çiftliğinde dört gün önce yavrulayan altı köpek anası anaç kangal köpeği zehirlenerek can verdi.

     Sabah saatlerinde kısa süreliğine etrafta dolaşması için serbest bırakılan safkan kangal köpeği, çiftliğin hemen yakınında bulunan, domates üreticisine ait tarlanın içinde, içine zehir karıştırılmış hamuru yemesi sonucu altı yavrusunun gözleri önünde can verdi.

      Aç kalan yavruların ölmüş durumdaki annelerini emmeye devam etmesi köpeğin sahibi Hüseyin Akkoyunlu’yu adeta isyan ettirdi.

       Hüseyin Akkoyunlu yaptığı açıklamada;” Köpeğim dört gün önce yavruladı. Dördü erkek, ikisi dişi altı tane yavru yaptı. Sabahleyin biraz etrafta gezinsin diye dışarı saldım. Çiftliğin karşısındaki tarlanın içinde küçük bir kulübe var, kulübenin yanında zehir karıştırılmış hamuru yediğinde yavrularının yanına geldiğinde yıkılıp kaldı. Zehir çıksın diye kuyruğunu kestim ama yine fayda etmedi hayvan öldü. Altı tane yavru sahipsiz, anasız kaldı. Aç yavrularda yavaş yavaş hareketlerini yitirmeye başladılar.  Bu yavruları olan bir köpeğe yapılır mı. Vicdanı ve insan olan birisi bunu yapamaz. Daha yavrular gözlerini dahi açmamışlardı. Köpeğimi zehirleyen kişiyi iyi biliyorum. Telefon ettim telefonu açmadı. Yarın gidip şikâyetçi olacağım.” dedi.

    Seksen yaşındaki Hüseyin Akkoyunlu’nun  ve altı yavrunun imdadına İsviçre’de yaşayan  ve  Profesör olan kızı Şule Akkoyunlu yetişti. Şule Akkoyunlu, babasından haber alır almaz, yardım için çalışmalarına başladı. Pazar günü olması dolayısıyla hiçbir kişi ve kurma ulaşamayan ve yardım alamayan  Akkaoyunlu, internet üzerinden GönTAM’a ulaştı.  Gönen Tanıtım Araştırma Merkezi nden babasına yardımcı olmasını isteyen Akkoyunlu, GönTAM yönetim kurulu başkanı Kadir Demircan’dan kendilerine yardımcı olunmasını istedi. GönTAM’ın da devreye girmesiyle, hemen ilçede yeni yavrulamış köpek ve köpek bakıcılarının araştırılması yapıldı. Çiftçiğe giden Kadir Demircan dan sonra olay yerine Ziraat Mühendisi ve Köpek Yetiştiricisi Murat Durgut geldi. Murat Durgut yetim kalan kangal yavrularını alarak 14 günlük yavruları olan Goldenretrever cinsi köpeğin yavruları arasına koydu. Kangal yavruların süt emmesini kabul eden anaç köpek, bir müddet sonra yetim kalan kangal yavrularının sütannesi oldu.

Kangal yavrular sütannelerinden karınlarını doyurduktan sonra diğer üvey kardeşleriyle birlikte uykuya daldılar. Keşif Haber 6.6.10

Kuşkonmaz Hasatı Başladı Video İçin Tıklayın

    Gönen’de ve bölgede tek kuşkonmaz üreticisi olan Mehmet Ocaktan, Ergin Ocaktan, Fehmi Ocaktan, Ergin Ocaktan ailesi karşımahalle’de çay boyunda bulunan kuşkonmaz tarlasında ilk hasada başladı.

    Zengin bitkisi olarak da bilinen kuşkonmaz bitkisi, sonbahar aylarında ekiliyor. Yıllardır aynı ürün tekrar ekilmeye gerek kalmadan yetişiyor, mayıs ve haziran ayları içerisinde de hasat ediliyor.

   Kuşkonmazın çorbası yapılıyor, yemek yapılıyor. Büyük otellerde salatalarda kullanılıyor. Kilosunun 5 TL ile 8 TL arasında değiştiği kuşkonmazın İstanbul, İzmir, Antalya gibi turistik otellere ve yurt dışına pazarlandığı belirtiliyor.

Kuşkonmaz bitkisi aynı zamanda şifalı bitkiler alanında da değerlendiriliyor.

Kuşkonmaz: Zambakgiller familyasından; çalı veya yarı çalı halinde odunsu, çoğu sarılıcı, bazı türleri de otsu olan Asya, Afrika ve Akdeniz bölgesinde yetişen bir bitki. Yaprakları pul gibi ve almaşık dizilişlidir. Çiçekleri küçüktür. Renkleri yeşilimsi veya beyazdır. Meyveleri üzümsüdür. 150 kadar türü vardır. Tıbbi kuşkonmaz Trakya ve Doğu Anadolu'da yabani olarak yetişir. Çiçekleri sarımsı yeşildir. Meyvesi kırmızıdır. Kök ve rizomlarında şekerler, mannit, koniferin, asparajin A ve C vitaminleri vardır. Hekimlikte toprakta sürünen gövdesi, kökü ve tomurcukları kullanılır. İlkbahar aylarında toplanıp kurutulur.

Faydası: Kalp hastalıklarından doğan ödemleri giderir. İdrar söktürür. İdrar yollarını temizler. Sinirleri kuvvetlendirir. Kanı temizler. Karaciğer ve böbreklerin muntazam çalışmasını sağlar. Karaciğer şişliğini indirir. Dalak hastalıklarında faydalıdır. Zihin yorgunluğunu giderir. Sivilce ve egzamanın iyileşmesinde yardımcı olur. Kandaki şeker miktarını düşürür. El ve ayaklarda görünen şişlikleri indirir. Bel soğukluğu böbrek ve mesane iltihabı olanlarla, çok sinirli kimselerin kullanmaması gerekir. . Keşif Haber 6.6.10

Gönen Sele Teslim Oldu

      Pazar günü yağan sağanak yağış Gönen’de etkili oldu. Öğle saatlerine doğru yağan yağmur, Gönen İmam Hatip Lisesi binası ve bahçesini tamamen kapladı. Uyar ajansın sahibi Abdullah Uyar’ın, İmam Hatip Lisesi Camisi ve Yemekhanesindeki düğününe gelen vatandaşlar uzun süre düğün yerine ulaşamadılar.

       Bunun üzerine içerdeki sandalyeler bahçeye serilerek seyyar köprü yapıldı.

İmam Hatip Lisesi, Endüstri meslek Lisesi ve Gönen Manyas yolunun tamamen sular içinde kalması sonucunda bazı araçlar ve vatandaşlar suyun ortasında rehin kaldılar. Logarların çalışmaması sonucunda tıkandığı belirtildi.  

      Geç vakitte gelen itfaiyenin tıkanan logarlara müdahale etmesiyle sular çekilmeye başladı.

    Vatandaşlar belediyenin doğal afetlerle ilgili önceden gerekli tedbir almamasından, meydana gelen tıkanmalara geç müdahalede bulunmasından ve yetkili kişilere telefonla ulaşamamalarından yakındılar. . Keşif Haber 6.6.10

      

İHH Gönüllüsü Gönen’de

       İHH Gönüllüsü olarak Balıkesir ili Gönen ilçesinden tek gönüllü olarak Gazzeye giden yardım ekibinde yer alan Zeliha Sertkaya Gönen’e döndü.

    On bin tonluk yardım malzemesiyle, 6 gemi ve 680 kişilik gönüllülerin korsan İsrail devletince uluslar arası sularda baskına uğraması ve İsrail tarafından tutuklamasının ardında Türkiye ve dünya ayağa kalkmıştı.

      Türkiye’nin kararlı tutumu sonucunda geri adım atan İsrail hükümeti, Türk vatandaşı olan 380 gönüllüyü serbest bırakmıştı. Perşembe günü sabah saatlerinde İstanbul havaalanına gelen uçaktan inen Zeliha Sertkaya’yı yakınları havaalanından aldılar. Aynı gün öğleden sonra Gönen’e gelen ve hükümet meydanında Türk Eğitim Sendikasının organizasyonuyla  büyük bir halk topluluğuna hitap ederek başına gelenleri anlatan Sertkaya, hiç pişman değilim, büyük gurur duydum ve vicdanen çok rahatladım dedi.

   Gönen esnaflarından Ravza Turizmin sahibi İsmail Zorlu’nun ablası olan Gündoğan köyü nüfusuna kayıtlı 50 yaşındaki Zeliha Sertkaya,  kendisini karşılayan ve büyük bir sevgi gösterisinde bulunan Gönen halkına teşekkür etti.

     Zeliha Sertkaya yaptığı açıklamada;” Bu İHH ile Filistin’e ikinci gidişim. Bundan sonrada gitmekten kesinlikle geri kalmayacağım. Bizi 70  mil açıkta, bütün ordu imkanlarıyla ablukaya aldılar. Ne olduğunu anlamadık.  Şehit ettikleri insanların cesetlerini önümüze serdiler. Tepeden tırnağa her tarafımızı aradılar. Sanki iki aydır bu operasyonu yapmak için hazırlanıyorlarmış. Çok korkak bir halkmış. Küçük bir fitne topluluğu. Onları çok basit ürün boykotuyla boğabiliriz..dedi. Keşif Haber 3.6.10

Özürlüler Yeni Derneğe Kavuştu

     Gökkuşağı Engelliler Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Derneğinin  resmen açılışı yapıldı..

   Derneğin açılışını bizzat yapan Gönen Belediye başkanı Hüseyin yakar, yaptığı konuşmada özürlülerimizin bütün isteklerini severek yaparız. Bu bizim insanlık vazifemiz. Derneğin burada Gönen’e yakışır işler yapacağına inanıyorum. Dedi.

  Açılışa dernek üyeleri, vatandaşlar ve özürlü yakınları katıldı. Bir vatandaşın kirasını karşıladığı derneğe Gönen Oyacılar Çeyizciler Derneği de bir bilgisayar hediye etti.

Açılış da misafirlere pilav ayran ikram edildi.

  Dernek başkanı Murat Giray, yaptığı konuşmada; “ Özürlü arkadaşlarımızı derneğimize üye olmaya davet ediyorum. Şu anda 28 üyemiz oldu. Sosyal ve kültürel konularda çalışmalar yapmak istiyoruz. El becerileri ve mesleki konularda da eğitimler, hobi çalışmaları planlıyoruz. Bize destek olan herkese teşekkür ederiz.” Dedi. Keşif Haber 3.6.10 

Kumköyde Köy Cemiyeti

        Bu haftaki köy cemiyetleri dizisi ve yarışına Kumköy de dahil oldu.

Düzenlenen köy cemiyetine köy halkı, çevre köylerden gelenler ve Gönen halkı katıldı. Mustafa Uyar hocanın verdiği etkili vaaz ve yapılan duadan sonra misafirlere topluca yemek ikramında bulunuldu.

Belediyenin, Kaymakamlığın siyasi ve resmi erkânın katılmadığı köy cemiyetinde Kumköy muhtarı Davut Sarıoğlunu  misafirleri; Tuzakçı köyü muhtarı Şeref Özbay, Çefteçeşmeler köyü muhtarı Seyit Gezer, MHP İlçe başkanı Veli Akyener ve MHP ilçe yönetiminden Şener Çağlar  oldular.

Yaklaşık iki bin civarında kişinin katıldığı cemiyetin Kumköyde yıllardır yapıldığı belirtildi.

Gönen Yenice Yolu Sahipsiz

    Şubat ayında meydana gelen ağır heyelan ve toprak kaymasıyla  Bandırma içme suyu şebekesi çöken ve büyük zarar gören Gönen-Yenice yolunun Kumköy altında kalan 2 Km lik bölümünün hale yapılmaması vatandaşları adeta çileden çıkarıyor.

Yolun kapalı olmasından sonra yaklaşık 4 aydır ulaşımın Kumköy içinden geçmesi köy halkını isyan noktasına getirdi.

      Köy muhtarı Davut Sarıoğlu yaptığı açıklamada; Resmi makamlara dilekçe verdik. İktidar partisinin tüm yetkililerine durumu ilettik. Yapacağız, edeceğiz, halledeceğiz dediler ancak ortada hiçbir gelişme yok. Yakın zamanda olurmu oda belli değil. Köy halkı tozdan, dumandan, araba gürültüsünden bıktı ardık. Gecenin saat 03 nde köyün içinden ağır yük kamyonları geçiyor. Köy içi yollarımızda çöktü. Köy halkı bana isyan ediyor, bu işi hallet diye. Ben ne yapayım. Kim ne yapacaksa bu yolu bir an önce yapsınlar. Bizim bozulan yolumuzu da tamir etsinler. Sabrımız azalıyor.” Dedi.

Dağ Ilıcası Yeni Sezona Yeni Yüzle Girdi

    Gönen’in en önemli turizm tesislerinden biri olan Ekşidere Dağ Ilıcası ve Tatil Köyünde sezon çalışmaları tamamlandı.

    Tesis işletmesi 2010 yılı tatil ve yaz ayları sezonuna yeni bir yüzle giriyor.

İşletme; tesisin tamamının boyasını yeniledi, tesisleri ve Gönen’i tanıtan muhteşem bir katalog bastırdı.

    Havuz saati uygulamasını iki saatten bir saate indirdi. Piknik alanları ve bahçe düzenlemesinin bakım ve onarımlarını tamamlayarak hizmete sundu. Tesisin civarında aileler ücretsiz olarak serbestçe piknik yapabiliyorlar.

 Dağ Başında Oğlak Çevirme

    Kırsalda, ormanın içinde işletme tesisi açarak alanında bir ilke imza atan Kumköylü Yörüklerinden, Ramazan  Kıraç, 2010 yılı oğlak çevirme sezonunu başlattı.

    Yaklaşık dört yıl önce Gönen- Yenice yolunda, Kumköy barajının üzerinde ormana dayalı bir tesis kurarak oğlak çevirme- pişirme işi yapan Ramazan Kıraç, bölgedeki keçi üreticilerin neredeyse ümidi haline geldi.

     Her yıl keçi yetiştiricilerinden satın aldığı oğlakları tesisinin başındaki ormanda besleyen ve müşterilerine kesip pişirerek servis eden Ramazan Kıraç’ın ormandaki oğlak lokantası özel müşterileri sayesinde, özellikle Pazar günleri ve akşamları dolup taşıyor.

     Bu yaptığı farklı hizmet ve yatırım sayesinde Ramazan Kıraç, 2009 yılında GönTAM’dan Üstün Hizmet ve Takdirname ödülüne bile layık görülmüş.

Gönen Köprüsü Korkulukları

      Gönen Köprüsü üzerinden geçerken korkuluklardan çayı seyredemeyen vatandaşlar, belediyeden bu engellerin kaldırılmasını istiyor.

       Tarihi Gönen köprüsü artık ilçeye yetersiz hale gelmeye başladı. Köprünün genişletilerek dört şerit haline getirilmesini, kenarındaki duvarların kaldırılarak etrafının açılmasını isteyen vatandaşlar; “ Gönen köprüsünün üzerinden geçerken sanki yeraltındaki bir tünelden geçiyormuşuz gibi oluyor. Etrafımızı göremiyoruz. Önceden burası böyle değildi. Köprüye illa bir şeyler yapılacaksa, genişletilsin veya bir köprü daha yapılsın. Etrafı kapatan duvarların yerine demir parmaklıklar konulsun ki etrafı seyrederek geçelim. Köprünün üzerindeki asfalt tamamen bozulmuş.” Dediler.

Köy Ekmeğine Yöneliş Hızlandı

     Köy ekmeği her geçen gün daha fazla ilgi görmeye başladı. Modern un değirmenleri ve ekmek fırınlarına olan ilgi, sağlıklı beslenmeye önem veren kişilerin gözünden her geçen gün düşmeye devam ediyor.

     Doğal beslenme, şifa ve birçok hastalığın tedavisine etkili olduğu uzmanlarca belirtilen ekşi maya ve su değirmeninden elde edilen un ile yapılan köy ekmeği ve kepekli ekmeğe olan ilgi hızla yükseliyor.

       Bunun üzerine kepekli ekmek yapımına da başlayan bazı ekmek fırınlarının yanı sıra köylerde, doğal fırınlarda ve odun ile yapılan köy ekmekleri hepsinin üzerinde tutuluyor.

    İşte ekşi maya ile, köydeki evinin önünde toprak fırınında, meşe odunu ile pişirdiği ekmeği fırından çıkaran kadın. Köy ekmeğini pişirdikten sonra tam 10 gün bu ekmeği yiyorlar. Şifa ve lezzetini bilen köylüler bile, kasaba ekmeğini mecburi kalmadıkça almıyorlar.

     Vatandaşlar ise hakiki köy ekmeği ve kepekli ekmeği her yerde bulabilmeyi istiyorlar. Şehirdeki ekmek fırınları da, halka alternatif ekmek sunacakları yerde, köy ekmeği yapıp satanlara göz açtırmamaya çalışıyorlar.

Veli Beyin Koyunları Yazında Kuzuluyor

Koyun en karlı yatırım oldu. Kuzulu koyunun çifti 1.000 TL sütünün kilosu 1.60 TL kr.

Yüz tane koyunu olan neredeyse çobanlıktan çıkıp tamamen ağa oluyor.

Koyun bereketli hayvan. Özellikle 2009 yılında koyun üreticileri altın çağını yaşadı. Birçok üreticinin yıllardır ilk defa koyun konusunda yüzleri güldü, iyi derecede kar’a geçtiler. Bu hep böyle devam eder mi bilinmez. Yılların koyun üreticilerinden ve sürü sahibi Veli Çiftçinin koyunları yaz aylarında da kuzulamaya devam ediyor. Koyunlara küpeleme çalışmaları başladı. Artık küçükbaş hayvan üreticilerine destek alıyorlar. Ancak meralarımız bilinçsiz şekilde neredeyse yok denecek kadar azaldı.

Alaşar köyünden Veli Çiftçi, 30 yıldır koyun üreticisi olduğunu belirtiyor. Kendisine ait tarlasının içinde yaz kış salma olarak baktığı koyunları tek geçim kaynağı.

Küçüksoğuklar köyünden Fatih Ayan’da koyun üretiminde yüzü gülenlerden. Keşif Haber Fatih Ayan’ın koyunculuktaki başarı hikâyesini de yerinde araştırmaya ve yayınlamaya hazırlanıyor. Keşif Haber 01.06.2010

 

Özürlülere, Oyacılar Derneğinden Bilgisayar

Kısa süre önce kurulan ve yakında açılış yapmaya hazırlanan Gökkuşağı Engelliler Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Derneğine Gönen Oyacılar ve Çeyizciler derneğinden bilgisayar jesti.

    Dernek kurucu başkanı Murat Giray ve Yönetim Kurulu Üyesi Sercan Çayır’a, ihtiyaç duymadıkları bilgisayarı hiç düşünmeden hediye eden Oyacılar ve Çeyizciler Derneği başkanı Nadir Dural’dan sonra GönTAM da altı ayrı kitabı derneğe hediye etti.

Katkılarından dolayı teşekkür eden Gökuşağı Engelliler Derneği başkanı Murat Çayır, biz engelliler olarak bir araya gelerek iyi şeyler yapmak istiyoruz. Bize destek olan herkese müteşekkiriz. Perşembe günü açılışımız olacak. Davetiye dağıtmaya çalışıyoruz. Herkesi 3 Haziran günü saat 15.00 daki açılışımıza davet ediyoruz dedi. Keşif Haber 01.06.2010

 

Öküz Arabası İmalatçısı Mehmet Altınok

Kısa süre önce kurulan ve açılışı yapılan Gönen Damızlık Güvercin ve Kanaryacılar Yetiştirime ve Yaşatma Derneği üyeleri mezatta buluştular.

   Yaklaşık 800 güvercinin tanıtıldığı mezata birçok yerden gelen misafirlerde konuk oldular. Gaziantep’tende güvercinlerin sergilendiği mezata; Karacabey, Bursa, Balıkesir ve Biga dan da ellinin üzerinde misafir katıldı.

     Her Pazartesi akşamları gerçekleştirilmesi planlanan mezata güvercin severler ve yetiştiricileri büyük ilgi gösteriyor. Mezatın aynı zamanda ilçenin sosyal bir aktivitesi olarak Gönen’in tanıtılması ve dışa açılmasında da önemli bir görevi yerine getirdiği belirtiliyor. Keşif Haber 01.06.2010

 

Gönen Oyası Kitaplaştırıldı

   Gönen'de oyacılık tarihinde bir ilk yaşandı. Uzun süredir hazırlık çalışmaları devam eden Gönen İğne Oyası kitabı nihayet yayınlanarak meraklılarının beğenisine sunuldu.
Birinci hamur, 80  ve sayfadan oluşan oya kitabı yayınlanır yayınlanmaz büyük ilgi görmeye başladı. Uzun zamandır yoğun bir talep üzerine basılması beklenen kitap, Araştırmacı Yazar A. Kadir Demircan'ın yoğun gayretleri sonucu kaleme alındı. Kitabın yayını Gönen’de olduğu kadar Türkiye genelinde de oyacılık alanında bir ilke imza attı.
Kitap da oyacılığın tarihçesinden, faydaları, psikolojik ve ekonomik boyutundan oyanın pratik olarak yapılışına kadar bütün teknik bilgi ve detaylar ayrıntısına kadar işlenmiş.
   Kitabın yazarı Demircan yaptığı açıklamada; “Bu çok önem verdiğim bir kitap dı. Oyayı estetik ve sanatsal açıdan çok seviyorum. Bu alanda daha önceden beri oya sitesi kurduk, ülkede tek site haline getirdik, broşür bastırdık, oya çeyiz komisyonu kurduk, oya ile ilgili internet televizyonu kurduk, 50 tane oya filmi çektik ve internette paylaşıma sunduk, oya yapımı filmini çektik, oya ile ilgili 10 tane televizyon programı yaptık ve TV 58 de defalarca yayınladık. Ülke genelinde oyanın büyük bir reklâmını, tanıtımını yaptık. Sonunda bir de kitap çıkararak bu hizmetimizi taçlandırdık. Kitabın baskısında maalesef başta Gönen’li oya esnafı başta olmak üzere belediye dahil tek kuruşluk hiçbir yerden destek ve yardım alamadık. Kendi imkânlarımla kitabı şahsi yayın olarak yayınladık. Sırada Köylerimizi Tanıyalım kitabı var. İnşallah yakında onu da yayınlayacağız. Köylerimiz kitabına da destek lazım. Belediye başkanımıza, ilçe kaymakamımıza ve muhtarlarımıza buradan seslenmek isterim. Lütfen Gönen ile ilgili yaptığımız bu eserlere duyarsız kalmasınlar maddi  ve manevi destek versinler.
   Oya kitabını genelde dışarıdan istiyorlar. Maalesef Gönen'den merak eden de alan da olmadı. Buna çok üzüldüm. Adeta Gönen’de kültür ve sanat anlamında duyarsız ve ölü bir toplum görüyorum.

        Belediyemizde inşallah Gönen Oyasının Patentini almaya çalışıyor. Bu iş de olduğunda artık Gönen oyası bir dünya markası olacak. Gönen Oyacılarını oya ile ilgili daha aktif olmaya davet etmek sanırım benim hakkım. Oyacılar derneği diye bir dernek var, ama ortada kimse yok, icraat yok. Bu işleri aslında oyacılar derneği yapması lazım”. dedi

İşte kitaptaki konulardan bazıları

İğne oyası nedir

Oyacılığın tarihi süreci

Oyacılığın günümüzdeki durumu
Oya siteleri

Oyanın faydaları ve zararları nelerdir

Oya nerelerde kullanılır

Oyanın teknik ve fiziki özellikleri

Sanatsal açıdan oyacılık

Gönen oyasının farkı
İş ve ticari potansiyel açısından oyacılık
Oya satışları el emeğini karşılıyor mu?

Ülkemizde oya kullanımı ne durumda?

Oyacıların problemleri

Oya için yapılması gerekenler

Oya tanıtım filmleri

Ulusal oya ve çeyiz fuarı

Türkiye’de hangi il ilçe ve yörelerde oya yapılır?

Oyayı kimler ve niçin yapar?

Gönen oya pazarı

Etkili ve Güzel Konuşma Seminerleri Başlıyor

GönTAM Güzel bir projeye daha imza atıyor.

            2008 yılında GönTAM ile Halk Eğitim Merkezi Müdürlüğünün ortaklaşa düzenlediği Diksiyon- Hitabet ve Toplum Önünde Söz söyleme sanatı seminerleri yoğun talep üzerine yeniden düzenleniyor.

       Alanında kariyer sahibi Yönetim ve Kişisel Gelişim Uzmanı Yüksel Bağışlar’ın verdiği seminerlere geçen yıl 150 kişi kaydolmuş, 130 kişi de devam ederek katılım belgesi sahibi olmuştu.

        Katılımcıların yoğun ilgi gösterdiği seminerler GönTAM ve Gönen Ziraat Odasının katkılarıyla yapılıyor.

         Ziraat Odası Konferans salonunda akşamları saat 19.00 ile 21.00 arası verilecek olan seminerlerin kayıt işlemlerinin GönTAM’ın Akçaaali Mah. 20 Sk Karatan İş Merkezi No:3 ( çarşı Camii Yanı)  adresinde yapıldığı belirtildi.

          Düzenlenecek Kişisel Gelişim Seminerlerine her yaştan herkesin katılabileceği ve bu eğitimin insanoğluna iş hayatı ve kariyer elde etme başta olmak üzere hayatın her alanında faydalı olacağı belirtiliyor.

        Seminerlerin 50 kişilik bir grupla sınırlı olacağı ve katılmak isteyenlerin hemen kayıtlarını yaptırmaları gerektiği belirtildi.

     Seminer hocasının Ankara’dan  özel olarak geleceği  ve seminerler boyunda Gönen’de kalacağı belirtildi.Bilgi için:0266.7626793 

Keşif Programı  Artık  TV 58 de
    Dört aydır Yıldız TV ve Kaçkar TV de Pazartesi Günleri yayınlanan A Kadir Demircan'ın hazırlayıp sunduğu Keşif Programı, artık yeni yayın döneminde TV 58  de  yayınlanacak.
   Salı günleri saat 18.00 ile 19.30 arasında yayınlanacak olan Keşif programında Gönen ve çevresinden önemli dosyalar yer alıyor.
      Yayınlandığı dönemlerde büyük bir izleyici kitlesine ulaşan programın yeni döneminde  daha büyük bir kitleye ulaşılması ve profesyonel anlamda bir program olması planlanıyor.
    CHA ile de ortak çalışma yapılan  Keşif Programları, bundan sonra artık hem  TV 58 3 Televizyonunda, hem de  CHA vasıtasıyla diğer ulusal kanallar ve haber ajanslarında  yayınlanacak.
     Keşif Programlarının  GönTAM ve Keşif Ajans  tarafından yapılıyor ve Gönen Belediyesi de programlara destek oluyor.

Keşif Ajans – CHA Güney Marmara a-kadirdemircan@hotmail.com 05366062730 www.gonenkesifhaberilan.tr.gg

Gönen’li Ayşe Usta Mermer Atölyesinde

Haber Videosu Tıklayın

    Kendisine ait Mermer Atelyesinde, erkeklerin dahi yapamadığı işi yapan Ayşe Aslan görenleri hayrete düşürüyor.

      Uzun yıllar başkasına ait iş yerlerinde her türlü ağır  işçiliği yapan 39 yaşındaki iki çocuk annesi Ayşe Aslan, kendi adına açtığı mermer Atelyesinde erkeklere taş çıkartırcasına çalışarak evinin geçimini sağlıyor.

       Eşi ve iki çocuğunun da aynı atölyede kendine yardım ettiğini belirten Ayşe Aslan; iş yerimizi açalı bir yıl oldu.  Çok borca girdik. Kolları sıvadım,  çizmeleri ve tulumu giyip işin ayıbı olmaz diye işe koyuldum. Burada mermer kesimi, silimi, parlatma, zımparalama işi ile basamak, merdiven, mutfak, korkuluk gibi her türlü mermer işçiliğini yapıyorum.  Allaha şükür işlerimiz açıldı. Bayan diye insanlar önce tuhaf tuhaf bakıyorlar, sonrada alışıyorlar. İş bağlantılarını, tahsilât ve ödeme işlerini, müşteri ilişkilerini ben yapıyorum. İş yeri de benim üzerime. Eşim ve çocuklarım da bana yardım ediyorlar.  Küçücük atölyeden dört kişilik aile olarak ekmek yiyoruz.  Aynı zamanda oya işi de yapıyorum. Ekonomik kriz falan bize vız gelir. Çalışan ve üreten insana kriz işlemez.  Biz Türk milleti olarak tembel insanlarız. Kolay ve garanti iş aradığımız için, işsiziz diyoruz. Bana göre İşsizlik yok, iş ahlaksızlığı var. Hadi gelsin bir hanım atölyede benimle beraber çalışsın bakalım.  Erkekler bile çalışmıyorlar bu işte. Kimse zor diye yanaşmaz bu işlere. Bana her iş kolay geliyor.  Azim ve inanç olması lazım.” Dedi.

Keşif Ajans – CHA Güney Marmara a-kadirdemircan@hotmail.com 05366062730 www.gonenkesifhaberilan.tr.gg

 Gönen’de Selde Kaybolan Hasan Yılmaz Toprağa Verildi

Haber Videosu Tıklayın

        Gönen Dereköy’de sel felaketi sırasında köprüden düşerek kaybolan Hasan Yılmaz’ın 25 gün sonra bulunan cesedi Gönen Devlet hastanesi morgundan alınarak köyüne getirildi.

      Dereköy’de Cuma namazın dan dan sonra kılınan cenaze namazından sonra doğduğu köy olan Babayaka köyü mezarlığında cenaze namazı kılınarak toprağa verildi.

      Cenaze namazında bir konuşma yapan Gönen müftüsü Hüsamettin Durceylan;  Hasan Yılmaz’ın  doğal afet sonrası ölmüş olması şehit hükmünde olmaktadır.   Cesedinin 25 gün boyunca dışarıda kalması inşallah kendisi için kefareti olacaktır. Allah makamını Cennet eylesin” dedi.

Afet şehidi Hasan Yılmaz’ın cenaze törenine Belediye Başkan Vekili Naide Karatan, İlçe Milli Eğitim Müdürü İbrahim Tuncer ile birçok resmi daire müdürü ve vatandaşlar katıldılar.

Keşif Ajans – CHA Güney Marmara a-kadirdemircan@hotmail.com 05366062730 www.gonenkesifhaberilan.tr.gg

Gönen’de Selde Kaybolan Vatandaş Nihayet Bulundu

Video Tıklayın

      Tarihin En Büyük Sel felaketini yaşayan Gönen’de Dereköy köprüsünden geçerken sele kapılarak kaybolan 63 yaşındaki Hasan Yılmaz 25 gün sonra bulundu.

      Kaybolmasının üzerinden tam gün 25 geçen Hasan Yılmaz’ı Jandarma, Sivil Savunma Ekipleri ve kısa adı GÖN DAK olan Gönen Doğal Afetler Arama Kurtarma Ekipleri uzun zamandır arıyordu.

      Kaybolan şahsın cesedi; sele kapıldığı yerden tam 4 Km mesafede,  Gündoğan köyünün 1.5 Km ilerisinde, Gönen- Biga karayolunun hemen kenarındaki Faik Kuru’ya ait mısır tarlasının içindeki dere kenarında, Gündoğanlı bir çiftçi olan Mehmet Kabadayı tarafından yüzü koyun yere yatık vaziyette bulundu. 

      Cesedin çıplak ve tanınmaz halde, üzerinde gömlek parçası ile ayakkabılarının olduğu görüldü. 

        Cesedi bulan Gündoğanlı çiftçi Mehmet Kabadayı yaptığı açıklamada; eşimle beraber yoldan geçerken yolun kenarına saptık, cesetle karşılaştık. Hemen jandarmaya haber verdik.  Ceset tamamen kokmuştu ve tanınmaz haldeydi.” Dedi.

        Gönen İlçe Jandarması cesedi Sarıköy belediyesine ait cenaze arabasıyla,  Sarıköy Sağlık Ocağından gelen doktorlar ve sağlık ekibiyle alarak otopsi için devlet hastanesine kaldırdılar.

     Olay yerine gelen ve çalışmaları sel felaketinin başladığı andan itibaren takip eden Kısa adı GönTAM olan Gönen Tanıtım Araştırma Merkezi Derneği Başkanı A. Kadir Demircan yaptığı açıklamada; “ Sel felaketi ilçemizde maalesef unutulmayacak ve unutturulamayacak acılar bıraktı. Çiftçilerimizin yaraları ve zararları hala sarılamamış. Devlet felaket bölgesinde var gibi olmuş veya görünmüş ama malasef görünmesi çok bir şey değiştirmemiş. Çiftiler adeta perişan vaziyette, devletten gelecek hızlı yardım elini bekliyorlar. Bu olayda görüldü ki,  resmi ve sivil savunma ekipleri sınıfta kaldılar. Afetin yaşandığı ilk gün, rehin kalan bir çiftçiyi selin içinden kurtaramadılar, istenilen helikopteri Balıkesir gönderemedi. Rehin kalan çiftçiyi, yine köylüler kurtardı.  Şimdi burada da görüyoruz ki; kaybolan vatandaşımızı da Mehmet Kabadayı diye bir köylümüz buldu. Tam 25 gündür arama yapıldı, yolun hemen kenarında,  ana yola 8-10 metre mesafede, koskocaman adamın cesedi sözde tüm aramalara rağmen bulunamadı.  Bütün bunları anlamak gerçekten zor. Sivil Savunma Müdürlüğünün olay yerine gelecek resmi aracı bile yok.  Demek ki bir afette her şeyimiz Allaha emanet. Yani Allah bir daha böyle afet, kaza bela vermesin. Yoksa işimiz çok zor. Afetin olduğundan beri devamlı çiftçilerin yanında gördüğüm Gönen kaymakamı Bekir Dınkırcı, İlçe Tarım Müdürü Ertan Soylu ve Ziraat Odası Başkanı Necati Özkurt’u kutluyorum. Maalesef Gönen basınını da olay yerinde göremedik. Yerel basın da aynı sivil savunma gibi sınıfta kaldı diye düşünüyorum” Dedi.

Keşif Ajans – CHA Güney Marmara a-kadirdemircan@hotmail.com 05366062730 www.gonenkesifhaberilan.tr.gg

Sel Felaket Sonrası Gönen Çiftçisi İsyanlarda

          7-8- 9 Eylülde yaşanan yüzyılın sel vurgunu sonrası Gönen Çiftçisi perişan oldu.

 Gönen ovasında tam 5.000 dekar çeltiğin zarar gördüğü sel felaketi sonrası çiftçiler adeta isyanlara oynamaya başladı.

      Zararlarının şu ana kadar karşılanmadığını ve karşılanmasından da ümitlerini kesmek üzere olduklarını belirten Gündoğanlı Çeltik üreticilerinden Erdal Ocaktan: tarım sigortası yaptırdık, hikâye çıktı. Sel felaketini kapsamıyormuş dediler. Borçlarımızı ödeyemez duruma geldik.  Herkes İstanbul’daki sel vurgunuyla ilgilendi. Burasını gören olmadı.  Türkiye’nin yüzde 10 luk çeltik üretimini Gönen karşılıyor. Bu sene  bu gidişle  pirinç  bulmak zorlaşacak ve tabiî ki fiyatlarda fırlayacak.  Ulusal basına ve yetkililere tepkiliyiz. Bu bölgenin afet kapsamına alınmasını istiyoruz. Başka türlü hiçbir şansımız yok. Bize inanmayan varsa buyursun 05358424130 nolu  cep telefonumdan beni arasın.” Dedi.

            Gönen Ziraat Odası başkanı Necati Özkurt bölgede yaptığı açıklamada; “ Çiftçimiz çok perişan. Ovadaki tespit çalışmalarımız bitti, şimdi köylerdeyiz. Şu ana kadar 230 kişi tespit ettik. Bunlardan kanuna göre 70-80 kişi yararlanabiliyor. Tespitlerimiz daha bitmedi. Zarar çok büyük.  Çiftçimiz sabırlı ve eylem yapmak istemiyor. Devletine güveniyor.  Bu bölge afet kapsamına alınmaz ise çiftçimiz çok perişan olacak. Çok acil olarak bu bölge afet kapsamına alınmalı ve çiftçimizin zararı çok kısa sürede karşılanmalı. Yetkililerimiz bizim imdadımızı duysunlar artık. Çiftçinin bankalara ve tarım kredi kooperatiflerine olan her türlü borçları mutlaka bir an önce ertelenmeli. Bölgede kamu ve özel bankaların çalışmaları başladı. Bundan memnunuz. Sel felaketinin tüm boyutlarını anlatan bir DVD yaptık. Onu  Ankara’daki ilgili yerlere gönderiyoruz. dedi.”

Keşif Ajans – CHA Güney Marmara a-kadirdemircan@hotmail.com 05366062730 www.gonenkesifhaberilan.tr.gg

 

Sel Balık Çiftliklerini’de vurdu,

iki mezarlığı yok etti

      Gönen’de 8 Eylülde yaşanan yüzyılın sel vurgunu sonrası manzara tarih kitaplarına geçecek türden, ibretlik ve mucizevî olaylarla dolu.

     8 eylül günü yaklaşık 6 derenin birleştiği nokta olan Dereköy deresinin taşması sonrasında Gönen ve Gündoğan ovasında 15 bin dekar Çeltik tarlası sular altında kalmış, Gönen- Biga karayolu saatlerce ulaşıma kapanmış, sele kapılan bir vatandaş da kaybolmuştu.

    Felaket sonrası ilçe jandarması ve sivil savunma ekipleri sele kapılan 63 yaşındaki Hasan Yılmaz’ın çeltik tarlaları içinde cesedini ararken iki ayrı cesetle karşılaşan kurtarma ekipleri adeta şoke oldular. Cesetlerin Çığmış ve Dereköy mezarlığından gelen 15-20 gün önce gömülen ölülere ait olduğu anlaşıldı. Kaybolan vatandaşa ise tüm aramalara rağmen ulaşılamadı. Vatandaşın Gönen çayı üzerinden Marmara denizine sürüklendiği tahmin ediliyor.

Dereköy mezarlığındaki tüm mezarları yerle bir eden felaket sonrasında mezarlara ait ölülerin kafatasları ve iskeletlerini ortalığa saçıldığı ve mezarların tamamına yakını sele kapılarak yok olduğu görüldü.

    Sel felaketi sonrası Dereköy köprüsü tarihten silinde, 4 ev ağır hasar gördü, dere boyunca 200 metre genişliğindeki bağ bahçe ve tarlalara ait bütün ağaçlar ve ürünlerin yok olduğu görüldü.

      Köy mezarlığında bütün mezarların yok olması ve hasar görmesine rağmen, asker şehidi olan Şehit Ercan Coşkun’a ait mezara da hiç bir şey olmaması, görenleri adeta hayrete ve dehşete düşürdü, çok anlamlı bulundu

       Felaket sonrasında Dereköy ve Yeşilyurt alabalık çiftliklerde büyük hasar gördü. Dereköy alabalık çiftliği sahibi Nazım Şahan yaptığı açıklamada; yavru ve anaç olmak üzere 50. civarında balığım sele kapılarak yok oldu ve bütün tesislerim büyük hasar gördü. Zararım 250 bit tl civarlarında.     

    Balığa sigortada yapılmıyor. Devletten inşallah bir yardım gelir. Burada yerel turizme hizmet veriyoruz”. dedi.

       Dere boyunca balık çiftliğinden çıkan balıkların tarlalara saçıldığı ve yarı cansız durumdaki balıkları vatandaşların eliyle tuttukları görüldü.

     Köylerinde elektrikler, sular ve  telefonların kesik olduğunu ve hayatın durduğunu  belirten köylüler, devletin bir an önce kendilerine yardım etmesini ve köprülerinin yapılmasını istediler.

 

Gönen’de Tarihin En Büyük Sel Vurgunu

Bir vatandaşımız sele kapılarak sularda kayboldu.

      Gönen tarihin en büyük sel felaketiyle karşılaştı. 7-8 Eylül tarihlerinde gece ve gündüz yağan sağanak yağmur derelerin taşmasına sebep oldu. Yağış neticesinde Dereköy deresi taştı, köyün içinden geçen tarihi köprü çöktü, köprünün üzerinde sellere bakan 55 yaşlarındaki Hasan Yılmaz isimli vatandaş sellere kapılarak kayboldu. Hasan Yılmaz tüm çabalara rağmen kurtarılamadı, cesedi de bulunamadı.

        Yine Gündoğan köyünden bir vatandaş, çeltik makinelerinin yanında çalışırken seller içinde rehin kaldı. Yaklaşık 2 saat rehin kalan vatandaş için Balıkesir’den helikopter çağrıldı. Beklenen helikopterin gelmemesi neticesinde köylüler bir traktörle suyla kaplı tarlanın içine daldılar. Yoğun çabalardan sonra mahsur kalan 70 yaşlarındaki bir vatandaş kurtarıldı.

        Taşan sular Sarıköy ovası ile Gönen Ovasının büyük bir bölümünü kapladı. Gönen – Sarıköy ve Gönen Biga yolu da sular içinde kaldı. Yolda kalan vatandaşları DSİ makinaları kurtardı. Dereköy de Bilal Gökmen isimli şahsın dere boyundaki evi sular içinde kaldı. Selden en fazla Dereköy, Hafızhüseyinbey köyü, Gündoğan köyü ve Sarıköy halkı zarar gördü.

         Ziraat Odası Başkanı Necati Özkurt yaptığı açıklamada; yaklaşık 15 bin dekar çeltik alanının zarar gördüğünü ve maddi zararın 15 milyon TL civarlarında olabileceğini açıkladı. Edinilen bilgilere göre selden zarar gören üreticilerin çoğunun tarım sigortası yaptırmadıkları, tarım sigortası yaptıranların da, sigorta sel felaketlerini kapsamadığı için bu afetten yararlanamayacakları belirtildi.

Demircan CHA Bölge Muhabiri Oldu
      Keşif Tv Yapımcısı Araştırmacı yazar A.Kadir Demircan Cihan haber ajansı'nın Bölge Muhabiri oldu. Demircan Keşif Ajans olarak bölgede çektiği kamera ve fotograf görüntülerini haber metinleriyle birlikte Cihan Haber Ajansına'da göndererek basın yayın alanında bölgede büyük bir güç ve potansiyel oluşturmayı başardı. Demircan'ın sel felaketiyle ilgili haberleri yaklaşık 40'a yakın haber kanallarında yayınlandı. Demircan yaptıgı açıklamada ajans muhabirliğinden hiç bir ücret taleb etmediğini amacının Gönen'e ve bölgeye hizmet oldugunu belirtti.  
      Demircan'ın bölgede yaptıgı hertürlü haber görüntü ve bilgilerinide ajansa Şeyda Kilitler ulaştırıyor.

 

Büyük Bir Çevre Felaketi Adım Adım Yaklaşıyor

Gönen Çayı Çevre ve İnsan Sağlığını Tehdit Etmeye Devam Ediyor

Keşif / Çevre - Doğa - Sağlık - Spor

       Kazdağılarının eteğinden çıkarak Gönen barajına hayat veren ve buradan da Gönen kenarından geçerek Marmara denizine dökülen efsane Gönen çayında tehlike çanları çalmaya başladı.

       Keşif ekibi bu tehlikeye dikkat çekmek, mağdurların ve halkımızın duygularına tercüman olmak, ilgili ve yetkililerin dikkatlerini bu yöne çekmek üzere yerinde araştırmalar, söyleşiler yaptı, film ve fotoğraflar çekti.

Kaynağını Gönen Barajından alan tarihi Gönen çayının Denzikent’e ve Marmara denizine uzunluğu  yaklaşık 60 kilometre.

        Gönen Çayı; Kumköy, Ekşidere, Balcı köylerinin kenarından Gönen’e ulaşıyor ve  Gönen’den sonra Tuzakçı, Bostancı, Ayvalıdere, Gebeçınar, Bandırmanın Musakça  köylerinden sonra da  Denizkent sahilinden Marmara denizine  akarak dünya okyanusları içinde kayboluyor.

        Sorun şu: Gönen çayı Gönen’e girişine kadar çok normal ve temiz. Hiçbir sorun yok. Ancak Gönen’den çıktıktan sonra çayın rengi, karışımı, yapısı hey şeyi değişiyor.

      Sayıları 20 ile 65 arasında değişen deri sanayinin bütün kimyasallı ilaçları ile kirli atık suları doğrudan çaya akıyor. Sözde arıtma tesisleri var. Ama çözüm olmamış. İlçenin bütün lağım suları, ilçe genelindeki başta süt işleyen fabrikaların bazıları olmak üzere,  sanayinin bütün kirli suları da bu çaya dökülüyor.

Gönen’den sonra denize kadar olan 35 km lik mesafede çiftçiler mecburi olarak bu kirli sularla ürünlerini sulamak zorunda kalıyorlar. Buradan yetişen ürünleri ister istemez pazardan hepimiz alıp yemek durumunda oluyoruz.

      Bu çayın bu haliyle kalması ileride çevre ve insan sağlığı açısından büyük felaketlere davetiye çıkarmaktadır. Köylüler çaydan çok muzdaripler. Çay yaklaşık 3-4 km mesafeden duyulabilen büyük bir koku yaymaktadır. Suyu kapkaradır ve dibi görünmemektedir. Suyun geçtiği yerlerde köpükler ve kimyasal atık birikimleri görülmektedir. Çaydaki bütün balıklar ölmüştür ve çok az miktarda kaplumbağadan başka hiçbir canlı yaşayamamaktadır.

Tarla ürünlerinin genlerine su ile kalıtsal kimyasal maddelerin karışma rizki çok yüksektir. Bu bölgede bir takım hastalıkların baş gösterme rizikosu vardır.

Köylüler çare istiyorlar, yetkililerin, devletin, kurum ve kuruluşların, çevrecilerin harekete geçmesini ve bu sorun ve tehlikeden kendilerinin ve halkın kurtarılmasını bekliyorlar. Sayısız dilekçeler vermişler, müracaatlar ve girişimlerde bulunmuşlar ama bir sonuç alamamışlar. Yetkililer ilgilenmemişler, yanlarına gelmemişler, araştırma yaptırmamışlar. Söylediklerine göre, bu sorunun çözümlenmesine bazı kişi ve kurumlar perde arkasından köstek oluyor ve tehdit ediyorlarmış.

Çay boyunca en az 30 kişiyle görüştük, söyleşi yaptık.  Hepsinin ortak şikâyetleri şu;

Bir köylü diyor ki biz burada 15 sene evvel yüzüyor ve balık tutuyorduk. Şimdi ise elimizi dahi sokamıyoruz. Çayda her türlü canlı yaşıyor ve tatlı su balıkları yetişiyordu. Suyu her şekilde kullanıyorduk. Ne olur, kim yaparsa yapsın, bu soruna el atsınlar. Biz sanayileşmeye karşı değiliz, herkes çaydan yararlansın ancak kimse kimseye zararlı olmasın. Yararlanma haklarının da bir sınırı, kuralı olsun istiyoruz.

Kimse kimseye de baskı yapmasın ve tehditte bulunmasın. Kimse doğayı, çevreyi kirletme ve insan sağlığını tehlikeye atma hak ve özgürlüğüne sahip değildir.

Bu işi üzerine vazife görmeyenleri,  bana dokunmayan yılan bin yaşasın anlayışında olanları, bizi duymayanları, kulak vermeyenleri ve toplumsal sorunlara kulak tıkayanları kınıyoruz.” Dedi.

Keşifin Yorumu:  

         Köylüler baştan sona haklı. Dünyayı bu şekilde birbirimize zindan etmemeliyiz.

Sorun ortada, deneye, incelemeye gerek yok.  Çayın Gönen’den çıkışına bir bakın, gidin yanına. Kokudan yaklaşabilecek misiniz,   elinizi sokmaya cesaret edebilecekmisiniz. Balık ve diğer bir canlıya rastlayabilecek misiniz.  Yüzmeyi deneyebilecek misiniz. Buradan yetişen ürünleri gönül huzuruyla pazardan alıp yiyebilecek misiniz.

     Bu sorun; 5 köy ve bu köylerde yaşayan 4.000 nüfusu ilgilendiriyor. Bizim için bir tek insanın bile hayatı önemli ve kutsal. Bir tek kişiyi bile ilgilendirse sorundur ve çözülmelidir anlayışındayız.

  Genel olarak da hepimizi, tüm ilçe halkını ilgilendiriyor. Bu sorunun çözümü çok basit. Sadece niyetine girmek önemli.

Ayrıca bu suyumuz yıl boyunca denize dökülüyor. Bu bir su israfıdır, milli servet israfıdır.  Malum ülkemiz kuraklık ve su sıkıntısı tehlikesiyle karşı karşıya. Devlet su kaynaklarının tasarruflu ve verimli kullanılması için damlama sulama sistemine destek olmaya başladı. Bu çay için de bir proje hazırlanmalı ve bu suyun 10 ay boyunda denize boşalmasının önüne geçilmeli. Bu su 60 KM mesafede yapılacak 500’er tonluk, yeraltı depolarıyla muhafaza edilerek tarımda ve şehir şebeke suları temininde kullanılabilir.

Mühendisler, Devlet Su İşleri umarız bu konuda da proje hazırlıyordur.

        Bu sorun giderilmeli ve bu işe ilgili ve yetkililerin el almasını şiddetle öneriyoruz.

Umarız bu önemli toplumsal sorunu haberleştirdik diye bir takım kişi ve kurumlardan baskı ve tehdit görmeyiz.  Böyle bir baskı ve sindirmeyi gizli ve aşikâr, doğrudan ve dolaylı olarak görürsek te bunu toplumla, sizinle paylaşacağımızı bilmelisiniz.

 Çağımız darbe ve çetelerin, karanlık mihrakların cirit attığı bir çağdan çıktı artık. Her şey şeffaf ve toplum önünde gerçekleşiyor.   İnsanlık düşmanı çeteler ve karanlık güçler şu anda hapislerde çürüyorlar. Hukuk işlemeye başladı, elhamdülillah. Daha güzel günler ve daha iyi bir memleket olma yolunda hızla ilerliyoruz.

Amacımız ülkemiz insanının huzur ve mutluluğudur.

 

 Keşif / Yer Altı Kaynaklarımız – Doğal Varlıklarımız

Şifalı Çamur Kaplıcasına

 Büyük İlgi

Balıkesir Turizm Açısından Çok Önde Ancak Tanıtım Eksikliği Var

       Kaplıca turizminin önemli ve alternatif bir modeli olan Şifalı Çamur Kaplıcalarına ilgi gün geçtikçe yükseliyor.

       Susurluk ilçesinin Ilıcaoba  köyünde 135 dönümlük bir araziyi, 49 yıllığına kiralayan bir işletmeci tarafından işletilen kaplıcaya, yeni modern tesisler kazandırılmış.

Türkiye nin her yerinden misafirleri olan Çamur Kaplıcası; tamamen açık havada, arazinin üzerine kurulu,  bay ve bayanlara özel, etrafı avluyla çevrili çamur havuzları şeklinde hizmet sunuyor.

        Şifalı çamur kaplıcasının; romatizma, siyatik, kireçlenme, bel fıtığı, nevralji, lumbargo, nevrit, polinevat, cilt hastalıkları, sedef, kadın hastalıkları, kırık ve çıkık sonrası hareketsizlik, felç türündeki hastalıklara şifa olduğu söyleniyor.

      Sudaki bir karbonat maddenin kireçlenmeyi çözdüğü ve felçli hastalara çok iyi geldiği söyleniyor. Orada pansiyon işleten bir köylü kadın şahit olduğu bir anısını anlatıyor. Almanya’dan gelen ve felçli olduğu için hiç yürüyemeyen bir adamın, bir hafta sonra yürüyerek havuza girdiğini ve kaplıcadan iyileşerek ayrıldığını, yakınlarının da buna hayret ettiklerini ve çok sevindiklerini anlatıyor.

Etraftaki köylüler de benzer olaylardan bahsediyorlar. En azından hiç kimsenin çamur kaplıcasından zarar görmediğini ve üstelik her şekilde memnun kalarak ayrıldıklarını söyleyebiliriz.

       Kaplıcanın kenarında tarihi Ceneviz hamamı da bulunuyor.  Bu hamamdan çıkan 44 derecelik su motorlarla çamur havuzuna aktarılıyor. Kaplıcanın çamurundaki maddelerin, sıcak su karışımıyla birlikte insanlara şifa olduğu söyleniyor. Etrafına havuzları da içerisinde bulunan tesisler yapılmış ancak düzenli olarak işletilememiş.

Kaplıcanın bulunduğu köy çok şanslı. Köyde pansiyonculuk ve marketçilik yaygınlaşmış. Ancak bu yıl ekonomik kriz  dolayısıyla istedikleri sonucu alamamışlar.

http://www.sifalikaplica.com/ Tlf:0266.8641332

Keşifin Yorumu – A Kadir Demircan

          Kaplıca çok güzel. Herkesi gidip görmeyi hatta yararlanmayı tavsiye ederim. Yatırımcı şirket çok iyi çalışıyor, ancak eksiklikleri de oldukça çok. Örneğin bizimle televizyoncu olduğumuzu, tanıtım yapacağımızı söylememize rağmen ilgilenemediler, yetkililere ulaşamadık. Ancak en azından gezip görmemize engel olmadılar. Böyle işletmeler halkın ortak malıdır, kimsenin özel tekelinde değildir. Tesis herkese açılmalı, her şey paylaşılmalı. Köy muhtarı sağolsun bize gerekli ilgiyi gösterdi. Bizde görüntü alabildik. Buranın video klibi çekilmeli, televizyon ve gazetelerde haber yapılmalı. Sonra denilmemeli. Sonra diye diye yıllar, asırlar geçiyor, ömür bitiyor ve insanlık kaybediyor. İyi, hayırlı ve güzel işler için hemen şimdi denilmeli. Girişimcileri her ne kadar bizimle ilgilenemeseler de tebrik ediyorum. Köy muhtarını özellikle kutluyorum.

Keşif / Çevre - Doğa - Sağlık - Spor

Manyas Kuş Cenneti Ziyaretçilerini Büyülüyor

Türkiye’nin Doğal Tek Kuş Konaklama Tesisleri

        Balıkesirin Bandırma ilçesi sınırında bulunan Kuş Cenneti, Marmara denizinin güneyinde, Bandırma ile Manyas arasında, Balıkesir yolunun15.nci kilometresinde, Manyas gölünün kenarında bulunuyor.

       Her yıl Bandırma belediyesince, Uluslar Arası Bandırma Kuş Cenneti Kültür ve Turizm Festivali olarak kutlanıyor.

      Kültür Bakanlığı tarafından koruma altına alınmış,  Çevre ve Orman Bakanlığı bünyesinde Milli Parklar Genel Müdürlüğüne bağlı olarak hizmet sunuyor.

       En çok ziyaretçisi olan park unvanına sahip.  Bu yeri 1938 yılında Prf Dr. Curt Kosving ve Eşi Leonore  Kosving keşfetmişler ve park olmasını sağlamışlar.

         İstanbul Üniversitesi Hidrobiyoloji bölümü 1952 yılında inceleme istasyonu kurmuş. 1959 yılında da Milli park yapılmış.

         Avrupa konseyi tarafından da  A Sınıfı diploma ile ödüllendirilmiştir.

          Parkta 1975 yılına kadar 238 kuş türü tesbit edilmiş, daha sonra bu rakam 255 e çıkmıştır. 66 kuş türünün de düzenli olarak burada kuluçka topluluğuna katıldığı tespit edilmiş.

         Burası Marmara bölgesi ılıman iklim kuşağında ve kuşların kıtalar arası göç yolları üzerinde kalan uğrak yeri yani dinlenme tesisleri haline gelmiş.

        Kuşlar kıtadan kıtaya yolculuğa devam ederken, buraya misafir oluyorlar, dinleniyorlar, konaklıyorlar, karınlarını doyurup yeniden yollarına devam ediyorlar.

Kuşların buradaki konaklama süreleri 1 saat, 1 ay ve en fazlada 1 yıl olarak tespit edilmiş.

Yılda buraya gelen kuş sayınsın da 3 milyonun üzerinde olduğu tahmin ediliyor.

Kuş Cenneti Milli parkında; bütün kuş türlerinin olduğu büyük bir müze var. Ayrıca kapalı devre kameralar ile kuşların bütün hareketleri canlı olarak izleniyor ve ziyaretçiler de bunu müzedeki dev ekranlardan görebiliyorlar.

    Gözetleme kulesinden dürbünlerle kuşların hareketlerini izleyebiliyorsunuz. Kuşların buradaki mevsimi de Mayıs, Haziran, Temmuz, Ağustos ayları oluyor.

Her yıl 67 ülkeden 80-90 bin civarında turist burayı ziyarete geliyormuş.

Keşifin Yorumu Editör  A Kadir Demircan

Bu parkı Keşif ekibi olarak gezip gördük, inceledik ve bilgiler aldık.  Özellikle parkın görevlilerini tebrik ediyoruz. Bizimle çok yakından ilgilendiler, her taleplerimize severek, içtenlikle cevap verdiler. Memur zihniyetini bu parkta göremedik. Çalışanlarını ve idarecilerini kutluyoruz.

Kuş Cennetini herkesin ziyaret etmesini tavsiye ediyoruz. Oradaki tabiat alemini, kuşlar dünyasını, doğal hayatı ve Allah’ın yaratılış gerçeğini damarlarınıza kadar yaşıyorsunuz.  Bir akıl sahibi kişi için, onları izleyip te inkârcı veya inançsız olmak için deli olmak lazım.

Farklı bir dünyaya giriyorsunuz, çıkmak istemiyorsunuz, doyamıyorsunuz izlemeye, hayran kalmaya. Hayret üstüne hayretler yaşıyorsunuz. Kuşların her birisi ve her bir hareketleri birer mucize niteliğinde.

İzle, anla, düşün, tefekkür et. Adeta dinleniyorsun, arınıyorsun, psiko terapiden çıkmış gibi oluyorsun.

Kuş Cenentinin internet sitesini yapmayı unutmuşlar herhalde. Yollarda tanıtım tabelaları yok denecek kadar az ve eskimiş vaziyette. Balıkesirin bütün bölgelerine “Kuş Cennetine Gidilir” tabelaları asılmalı. Kuş cennetinin yanına insanlar için de  dinlenme ve piknik yerleri yapılmalı.

 

KeşifTefekkür İklimi

Son Yolculuğa Uğurlama Töreni

Basri Yılmaz Amcayı Topluca Uğurladık

      Ölüm. Hepimiz için mukadder olan bir yolculuk için hazırlık yapmalıyız. Son yolculuğumuza uğurlamak için bizim için de gelenler, mezarımızı kazanlar, mezara koyanlar ve üzerimizi toprakla örtenler ve mezarımız başında okuyanlar, ağlayanlar, göz yaşı dökenler  olacak. Tıpkı bizim Basri Yılmaz amcaya yaptığımız gibi.

       Gönen’in Çallıca köyünden Basri Yılmaz amca, uzun süredir ağır hastaydı ve artık doktorlar ile ailesi ümidini kesmiş, son vazifelerini yapmanın telaşı içindeydiler. Bir gün geldi, Basri amca hayata veda etti. Okunan sela ile dost ve yakınlarına duyurdular. Kısa gün içinde gelebilen geldi cenaze törenine. Mezarını kazdılar, yıkayıp yuğdular ve tabuta koydular. Camiden çıkan cemaat evinin önüne geldiler. Topluca dua ettiler. Sonra dört kişi, Basri amcayı, 78 yıl yaşamış olduğu evinin önünden, bir daha dönüşü olmamak üzere, ebedi yolculuğuna çıkmak üzere omuzlayıp götürdüler.

      Mezarlıkta namazı kılındı, sonra oğulları Niyazi ve Turan yılmaz,  tabuttan alıp kucaklayıp, başı kıbleye gelecek şekilde kabire koydular. Mezar tahtalarını da döşedikten sonra, sevenleri toprak atmaya başladılar ve tamamen gömdüler. Mezarın üzerini ortadan çizdiler ve ibrikle su döktüler.  Ardından sırayla Kuran’ı Kerim okudular, dua ve niyazda bulundular, sonra dağılıp gittiler. Basri amcanın, dayıoğlu Hasan Çiftçi, telkin işlemini gerçekleştirdikten sonra o da mezarlıktan ayrıldı. Artık Bari amca mezarlıkta, kabrinde yalnız başına kalmıştı. Ahiret hayatı başlamıştı. Akşamı ise sorgu melekleri görevlerini yapacaklardı. Buradan sonrasını artık, dünyadan bilen olmayacak. Orası Basri amcayla, görevli meleklerin ve yaratıcının bilgisinde.

 

            Ölümden kurtuluş yoktur, ölüm her an sizi yakalayabilir. Ölüme her an hazırlıklı bulunun.

            Ölüm son değildir, yeni bir başlangıçtır. Güzel takva sahipleri ve gerçek müminler ölümden korkmazlar. Onlar için ölüm her an gündemdedir. Dünyada ölümsüz hiçbir canlı yoktur. Kimse; kaç yaşında, kaç yıl sonra, hangi sene, kaç saat, kaç dakika ve kaç saniye sonra öleceğini bilemez, o her an gelip çatabilir. Ne zaman çıkılacağı belli olmayan bir yolculuk için her an teyakkuz halinde olmamız gerekmez mi.

            Ankebût 57:”Her nefis ölümü tadacaktır. Sonra bize döndürüleceksiniz...”

            Nisâ 78:”Her nerede olursanız ölüm size erişir; velev ki, tahkim edilmiş yüksek kalelerde bulunun.”

            Cum’a 8: ”De ki; kendisinden o kaçıp durduğunuz ölüm, muhakkak gelip size kavuşacaktır. Sonra hem gizli, hem aşikarı bilen Allah’a döndürüleceksiniz  de, o size neler yaptığınızı haber verecektir.”

            Ahzâb 16:”Ey Muhammet! De ki: “Eğer ölümden yahut öldürülmekten kaçıyorsanız bilin ki, kaçmak size fayda vermeyecektir; kaçsanız bile az bir zamandan fazla yaşatılmazsınız.”

İnsan uyuyup uyandırıldığı gibi, ölüp yeniden diriltilecektir.

               En’âm 60:”O’dur ki, sizleri geceleyin uyutarak ölü gibi yapıyor, gündüz de yaptığınız işleri biliyor. Sonra takdir edilen ömür tamamlansın Muhammed 27: ”O halde, melekler onların (kafir ve münafıkların) yüzlerine ve arkalarına vura vura canlarını alırlarken nasıl hareket edecekler”.

               Nâhl 32:”Takva sahipleri (müminler) o kimselerdir ki, melekler, canlarını hoş ve rahat oldukları halde alırlar. Selam size. Yapmış olduğunuz güzel işlerin mükafatı olarak girin cennete...derler”.

diye, sizi gündüz uyandırıyor...”

Ölümden ve öldürülmekten, tehlikeden, eza ve cefadan kaçamazsınız.

            Ahzâb 16:”Ey Muhammed! de ki: kaçmak size fayda vermeyecektir. Kaçsanız bile az bir zamandan fazla yaşatılmazsınız.”

Keşifin Yorumu Editör  A Kadir Demircan

     Bu habere ve manzaraya ne yorum olabilir ki. Haberi de, yorumu da içinde.  Anlayanlara sivrisinek saz, anlamayanlara davul zurna az. Hesaba çekilmeden önce kendimiz hesaba çekebiliyor muyuz? Bu dünyada misafir olduğumuzun ve bize ait hiçbir şeyin olmadığının farkında mıyız değilmiyiz.

Bulunduğumuz makam, mevki, şöhret bizi sarhoş etmiş, kendimizden geçirmiş, şımartmış ve ölümü unutturmuş mu yoksa her şeyin farkında, bilincinde miyiz.

Keşif / Aktüalite Sosyalita

Gönen İmam Hatip Mezunları 11. Defa Buluştu

Mezunlar Gününe 400 kişi katıldı

       Gönen İmam Hatip Lisesi 11. nci Mezunlar Günü kutlamasını 9 Temmuz Pazar günü İmam Hatip Lisesi bahçesinde 400 kişinin katılımıyla gerçekleştirdi.

        Mezunlar gününe; okulun eski müdürleri ve öğretmenleri ile okuldan mezun olanlar, okulda okumuş olanlar, kendini fahri İmam Hatipli görenler ile mezunların yakınları katıldı.

       Kuran-ı Kerim açılışı ve İstiklal Marşının okunmasıyla başlayan toplantı da okulun ilk mezunu ve aynı zamanda müdürü de olan Metin Erbay açılış konuşması yaptı.

      Mezunlar günü programında katılımcılara ikramlarda bulunuldu. Mezunlar doyasıya sohbet ederek eski günlerini yad ettiler.

      Gönen İmam Hatip Lisesi 1977 yılında 55 öğrenci ile açılmış, 1985 yılında da Anadolu İmam Hatip statüsüne kavuşturulmuş.

16 Ağustos 1997 yılında dönemin Başbakanı Mesut Yılmaz zamanında darbeci 28 Şubatçıların baskılarıyla, 8 yıllık kesintisiz eğitime geçirilerek orta kısımları kapatılmış ve katsayı engeliyle başka üniversiteleri kazanmaların önü kesilmişti.

       İmam Hatip Okulları ilk defa1924 yılında açılmış, 1930 da yeniden kapatılmıştı.1951 yılında 7 ilde orta kısmı 3, lise kısmı 4 yıl olan 7 yıllık İmam Hatip okulu açılmış ve 1958 yılına ilk mezunlarını vermişti. İlk mezunları çok iyi yetişen İmam hatipleri halk çok beğenmiş ve daha sonra 1973 yılında bu okulların sayıları 150 ye çıkarılmıştı.

İmam Hatip Okulları üzerinde birçok entrikalar ve baskılar denenmiş ve hiç birinde başarılı olunamamış, halk bu baskılar karşısında bu okulları daha çok sahiplenmiştir.

     Hala İHL mezunları askeri okullara anlaşılamayan sebeplerden dolayı alınmamaktadır.

     Yüksek Öğretim Kurumunca 21. Temmuz 2009 dalınan bir karar ile Üniversitelerdeki kat sayı engelini de kaldırarak tekrar bu okulların önü açılmıştır.

Keşifin Yorumu Editör  A Kadir Demircan

      İmam Hatipli Olmak ayrıcalıklıdır. İmam Hatip mezunları veya İmam Hatip Lisesinde bir dönem dahi okumuş olan bir kişi, hayatın her döneminde farklılığını gösterebilmektedir. Yakalanan teröristler, PKK lılar, adam öldürenler, soyguncular, vurguncular, içkiciler içerisinde İmam Hatip Menşeli birisine rastlamanız neredeyse mümkün değildir. Tabiî ki istisnalar olacaktır, bir sepet yumurtadan bir tane çürük çıkacaktır. Ancak aslolan gerçek, istisnalar kaideyi bozmaz gerçeğidir.

      Ancak şu da bir gerçektir ki, son dönemlerde İmam Hatip Liseleri de yozlaşmayla yüz yüze kalmıştır. Bu yozlaşmanın önüne geçilmeli, İmam Hatipler yakın tarihteki gerçek misyonuna yeniden  ve hızla büründürülmelidir. Bunu, 1984 yılında İmam Hatipten Mezun olmuş ve  1995 de İmam Hatip Rehberi isimli kitabı Türkiye’de ilk ve tek olarak yazmış ve yayınlamış  birsi olarak, samimi duygularımla söylüyorum. 1984 deki İmam Hatiplilik çizgisi ve misyonunu şu an görememekteyim.

KeşifTefekkür İklimi

Gönen İlahi Gurubu Hayırlı Olsun

Müezzin ve İmam Hatiplerden Oluşan İlahi Gurubu Gönülleri Coşturdu

Gönen’de görevli İmam hatip ve Müezzinlerden oluşan 5 kişilik bir ilahi gurubu kuruldu. İlahi gurubunun adı “Gönen İlahi Gurubu” olarak belirlendi.

Gönen Belediyesi Türk Halk ve Türk Sanat Müziği korosunun şefi Faruk Arısoy ve ekibinin de dahil olduğu Gönen İlahi Gurubu, ilk konserini Yıldız otelde yapılan bir cemiyet te verdi.

       Birbirinden güzel parçaları profesyonelce seslendiren ilahi gurubu dinleyenleri adeta kendinden geçirdi.

Bilindiği üzere İlahi; Anadolu ve İslam coğrafyasında bir gelenek ve görenek olarak bürük önem arz etmektedir.

     Dünyada birçok sanatçı İslamla şereflendikten sonra ilahi tarzı müzikler yapmaktadır. Bunun en bariz örneği ise eski adı Cat Stevans olan islamı seçtikten sonra Yusuf İslam adını alan sanatçıdır.

Yine Türkiye’de Ömer Karaoğlu, Aykut Kuşkaya, Mesut Şimşek, Hüseyin Goncagül, Abdurahman Önül, Eşref Ziya,  M Emin Ay, Erkan Mutlu başta olmak üzere yüzlerce İslami müzik sanatçısı, kasetleri ve televizyon klipleri bulunmaktadır.

        Bunların başında da Beraat TV, TVT  kanalları gelmektedir.

Keşifin Yorumu Editör  A Kadir Demircan

       Gönen İlahi Gurubu çok iyi bir fikir. Ancak birinci derecede ticari amaca yönelik olarak faaliyette bulunurlarsa kısa sürede kaybederler. Amaç dine, ilme ve insanlığa hizmet olmalı. Gönüllülük esas alınmalı. Her programdan ticari menfaat umulursa kısa ömürlü olur. Ancak, her yere de çağrılıp, olabilecek masrafları karşılanmaz ise  bu da olmaz. Hepimiz Gönen ilahi gurubuna sahip çıkmalıyız, yaşatmak, güçlendirmek ve daha da geliştirmek için çalışmalıyız. Zenginlerimiz bu guruba sponsor olabilir. Ama Gönenli zenginlerimizin bu tür oluşumlara duyarsız ve ilgisiz kaldıkları da bir gerçek.

Keşif / Tarım Vitrini

Yörük Pazarında Organik Tarım Ürünleri İlgi Görüyor

 Geleneksel Yörük Pazarı Kapalı Pazar Yerinde

     Gönen Kapalı Pazaryeri kenarında bulunan eski Yörük Pazarı üretici kadınları, bahçelerinde ürettikleri gübresiz sebze ve meyvelerle pazarda tercih sebebi oluyorlar.

      Yıllarca Gönen çarşı merkezinde, Yörük pazarı olarak adlandırılan yerde Salı günleri pazara çıkan ve pazaryerinin yeni yerine taşınmasıyla birlikte buraya taşınan Yörük kadınları, ürettikleri ve pazara getirdikleri türlü sebze ve meyveleri müşterilerine satıyorlar.

    Yörük pazarında satışa sunulan ürünlerin başlıcalar: yumurta, tavuk, sarımsak, soğan, marul, maydanoz, çilek, domates, biber, kabak, lahana, pırasa, erik, kiraz, üzüm, ahlat, kuşburnu, ada çayı oluşturuyor.

Keşifin Yorumu Editör  A Kadir Demircan

Organik Tarımı Gönen’de köylü yörük kadınları başlatmış. Bahçelerinde yetiştirdikleri türlü sebze ve meyveleri toplayıp pazarda satıyorlar. Çok ta müşterileri var. Diğer sergiler bu kadınları kıskanıyorlarmış ve her fırsatta onları oradan uzaklaştırmak için çaba harcıyorlarmış. Yani her zaman baskı altında tutuluyorlar. Pazarın kenarında yerlerde, beton üzerinde sergiliyorlar ürünlerini.

Ellerinden tutan, sahip çıkan, destek veren yok. Bu kadınlara sahip çıkılırsa, organik tarımı amatör bazda daha iyi yapabilirler. Ziraat odası böyle bir teşebbüs ve proje olursa seve seve destek veririz diyor.

Avrupa organik tarıma yıllar oldu geçeli. Artık kimyasal gübrelerle üretilen hormonlu sebze ve meyveleri bilinçli Avrupalı tüketmiyor. Biraz daha fazla para ödüyor, doğalını, katkısızını, lezzetlisini alıyor. Oysa bizdeki yörük kadınları, pazardaki satıcılardan daha hesaplı veriyor organik ürünü.

Gönen’de organik ürün üreticiliğine geçilesi şart. Kaymakamlık,  Belediye, İlçe Tarım, Ziraat odası, üreticiler bir araya gelip bu işi konuşmalı.

 Belediyenin her türlü imkânları var, yerleri, araçları, personeli var. Bir şirket kurar bu organik tarım işine öncülük yapabilir. Hem belediyeye gelir sağlanmış olur. Bizden teklif. Tabiî ki bu yazıyı okuyanları, okuduğunu başkana iletenleri ve bizi kaale alanları olursa.

Keşif / Hobi - Macera

Özkan Yeşiloğlu Arama Kurtarma Ekibine Köpek Eğitiyor

Çok Faydalı Bir Hobi

Kısa adı Göndak olan Gönen Doğal Afetler Arama Kurtarma Derneğine, arama kurtarma köpeği eğitiliyor.

Ekipte görevli Özkan Yeşiloğlu kendisine air köpeği haftanın belirli günlerinde Korudeğirmen köyü çamlığında eğitime tabi tutuyor.

Özkan Yeşiloğlu yaptığı açıklamada; köpek herhangi bir deprem anında yıkıntıların altında kalan ölü ya da yaralı insan başta olmak üzere her türlü canlıyı koku alma duyusuyla arayıp bulacak şekilde yetişiyor. Düzenli olarak eğitime tabi tutuyoruz. Herhangi bir afet anında hemen göreve hazırız. “ dedi.

Keşifin Yorumu Editör  A Kadir Demircan

Güzel bir hobi ve iş. İnsanlığa faydalı olmak için ne gerekiyorsa onu hizmet veya hobi amacıyla yapmak gerekli. Yeşiloğlu da onu yapıyor. Göndak ekibi zaten aktif insanlardan oluşuyor. Bu aktivite ve hobilerini iyi ve insanlığa faydalı alanlarda kullanmaları çok çok isabetli. Kimi insanlarında hobileri okey oynamaktır. Hiç kimseye faydası olmaz, zamanlarını öldürerek hem kendilerine hem de topluma dolaylı olarak zarar vermiş olurlar.

Göndak için bir tane köpek yetersin, başka gönüllülerin de çıkması lazım.

 

Keşif / Kültür - Sanat

Dergi Yayıncılığı Can Çekişiyor

     En etkili ve kalıcı süreli yayın olan dergi yayıncılığı bitmek üzere.

Dergi yayıncılığının yerini internet siteleri almış durumda. Hem görüntülü hem detay haber hem de ileriye dönük iyi bir arşiv ve belge malzemesi olan dergi yayıncılığı tükenmek üzere.

      Okuma oranın düşük olduğu ülkemizde, kitap yayınlarındaki düşüşle birlikte dergi yayıncılığı ve okuması da düşmüş vaziyette.

      Beleyenin,  basın yayın, sivil toplum kuruluşları ve devletin dergi ve kitap yayıncılığı için özendirici çalışmalar yapması gerekli. Yoksa kısa süre sonra dergi yayıncılığı ve arşivciliği de tarih olacak.

    Susurluk belediyesine tek sayı dergi çıkaran Uyar Ajansın sahipleri Abdullah Uyar ve İsmail Berber, yaptıkları titiz bir çalışmayla Susurluk ilçesine kalıcı ve uzun vadeli, tarihe ışık tutacak bir şekilde dergi hazırladılar.

Keşif / Tarım Vitrini - Üretici Dünyası

Keçi Üreticiliği Bitme Noktasında

Keçi Üretecilerinin Sorunlarıyla İlgilenilmiyor

Küçükbaş hayvan üreticileri dertli. Kendilerine destek olunmadığını, mera problemlerinin bulunduğunu  belirten üreticiler süt ve et fiyatlarının da emeklerini karşılamadığını belirtiyorlar.

 

Keşif / El Sanatları Oya Çeyiz

Gönen Oya Pazarı Dünyada Tek

Oya Pazarı  Yerli ve Yabancı Ziyaretçi Akınına Uğruyor

       Gönen oya pazarı Türkiye ve dünya genelinde tek olması sebebiyle ilgi topluyor. Her sabah saat 07 de açılan ve ilerleyen saatlerde belediye haporlerinden yapılan toplu duadan sonra devam eden oya pazarını yurt içi ve dışından binlerce kişi ziyaret ediyor.

        Salı günleri Gönen Kapalı Pazar yerinde  gerçekleşen oya pazarının bir gün içerisinde  5.000 ‘e yakın ziyaretçisi oluyor. Yaklaşık 70 civarında sergisi de bulunan oya pazarına yut içinden toptancılar mal almak için geliyorlar.

         Evlerinde yaptıkları oyaları burada doğrudan pazarlamak için gelen hanımlar, oyalarını satarak Pazar alışverişlerini yapıyorlar ve aile bütçelerine katkı sağlıyorlar.

Keşifin Yorumu Editör  A Kadir Demircan

Oya pazarını gezip görmenizi tavsiye ederiz.

Hanımlardan memnun olanlar olduğu gibi memnun olmayanlarda var. Memnun olmayanlar oya pazarının garaja ve kaplıcalara yakın bir yerde olmasını istiyorlar. Orada olurlarsa Gönen’e gelip gidenler oya pazarına daha kolay uğrarlar ve oya satışlarında artış olur. Dükkân sahipleri de aynı şeyi istiyorlar. Bizce de oya pazarı merkezde bir yerde olmalı. Ama bu soruna çözüm bulacak olan kurum Oyacılar Derneği ve Belediye. Oyacılar derneği yönetiminde böyle bir aktivite ve girişim yok. Sadece konuşuyorlar, icraat, eylem yok. Oyacılar nedense bir türlü birlik olamıyorlar, birlikte hareket edemiyorlar. Dernek kurdular sözde ama, dernek te kağıt üzerinde.  Belediye yönetimi ise her şeyi kendileri daha iyi biliyor havasında.  Her şeyi biliyor, bir planları var havasında görünüyor ama hiç kimseye danışmadıkları,  hiç bir şeyi paylaşmadıkları da bir gerçek. Tamamen iletişim ve koordinasyon kopukluğu var. Suç hem oyacılarda, hem dernek yönetimi ve hem de belediyede. Yani kimse üzerine düşen vazifeyi tam olarak yapmıyor. Bizim gözlemimiz bu.

 Rüzgâr Enerjisi Gönene de Kurulmalı

 Bandırma ve Manyastan Sonra Gönen’de Rüzgâr Enerjisi İçin Yatırımcı Bekliyor

Bandırma Rüzgâr enerjisi tesislerini yerinde ziyaret eden Keşif ekibi, bu enerji yatırımının Gönen’e de kurulabileceği, Paşaçiftlik, Taştepe, Buğdaylı, Çalıoba, Bostancı, Havutça köylerinin bulunduğu,  denizden rüzgâr alan yüksek sırtların olduğu tepelerin üzerine de kurulabileceği sonucuna vardı.

Gönen Kaymakamı Bekir Dınkırcı ile Belediye Başkanı Hüseyin Yakar’ın da Almanya’da bu konuda ziyaretleri olmuştu.

Bandırmada kurulu, havayı kirletmeyen, çevre dostu rüzgâr enerjisi santrali, elde ettiği enerji ile 80.000 kişinin yaşadığı bir şehrin elektrik ihtiyaçlarını karşılayabiliyor.

Manyas’a da kurulan sistemin Gönen’e de kurulması gerektiği ve bunun için yatırımcıların beklendiği belirtiliyor.

Keşifin Yorumu Editör  A Kadir Demircan

Rüzgâr enerjisi santrali için Gönenli girişimciler bekleniyormuş diye duyum aldık. Çok beklenir, çünkü Gönen’de insanların birbirlerinin kuyusunu kazmaktan başka bir becerilerinin olduğunu sanmıyoruz. Keşke tersi olsa da biz mahcup olsak. Kim gelebilmiş ki Gönen’de bir araya. Herkes kişisel çıkarlar peşinde. Küçük olsun benim olsun anlayışında. Herkes çokbilmişlik taslıyor.  İlçede bazı kişiler her şeyi ben biliyorum edasında ve havasındalar. Bu ilçeye iyilik yapılacaksa ben yaparım, kötülük yapılacaksa da onu da ben yaparım diyenler var adeta. İlçeyi idare edenler her şeyi kendileri biliyor edasında oldukları sürece, karşıdakine hiçbir söz hakkı tanımadıkları, saymadıkları ve değer vermedikleri müddetçe bu ilçede hiçbir şey olmaz ve hiç bir şey değişmez. İnşallah yanılırız. Bu konuda yanılırsak, mutlu oluruz.

Gönen Kent Konseyi Yapıldı

     Gönen Kent Konseyi seçimli genel kurul toplantısı 21 Temmuz Salı günü, Esnaf Kefalet Kooperatifi salonunda yapıldı.

    Yaklaşık 1.500 kişinin katıldığı Kent Konseyinde adeta demokrasi ve katılım şöleni yaşandı.

    Son üç yıldır Gönende yaptığı başarılı çalışmalarıyla göz dolduran ve ilçenin her türlü sorunuyla ilgilenerek belediye ile uyumlu, koordineli ve başarılı bir çalışma yürüten kent yönetimi bayrağı yeni ekibe devretti.

      Büyük bir heyecanın hakim olduğu genel kurulda kent konseyi yönetimine ve komisyon üyeliklerine seçilebilmek için adaylar arasında adeta büyük bir yarış görüldü.

Konsey başkanlığı için yapılan oylamada Mehmet Gündöndü başkan seçildi.

      Daha sonra komisyon yönetimlerinin seçimlerine geçildi. Komisyon yönetimlerine aday olmak isteyenlerin müracaatları kabul edilerek, her komisyon yönetimi için ayrı ayrı oylama yapıldı. Yapılan oylama sonucunda en fazla oyu alan adaylar komisyon yönetimini oluşturdu.

         Gönen belediye başkanı Hüseyin Yakar, genel kurul toplantısının dilek ve temenniler bölümünde söz alarak, komisyonun yeni yönetimini tebrik edip kutlayarak yeni seçilen üyelere başarılar diledi.

        Kent konseyi genel kurlunu izlemek üzere toplantıya katılan vatandaşlar yaptıkları ortak değerlendirmede; ilk defa Gönen’de bu şekilde tamamen demokratik bir sivil toplum ve halkın katılımı olayını gördük ve yaşadık. Demokrasi ve sivil toplum adına ümit verici bir gelişme. Halkın ve sivil toplum kuruluşlarının, böyle bir halk meclisine katılmaları ve şehrin sorunlarına sahip çıkmaları iyi bir gelişme. Demokratik ve tarafsız bir seçimin ve katlımın yapılmış olduğunu görmek, demokrasimizin yerleşmesi açısından da iyi bir gelişme” dediler.

      Kent Konseyinde, son beş yıldır Gönen’in bütün yönleriyle, Türkiye ve Dünya üzerinde büyük bir tanımını yapan, bölgesel ve ulusal televizyon kanallarında, internet televizyonları, video kanalları ve internet sitelerinde Gönen ile ilgili 2000’ in üzerinde tanıtım filmi yayınlayarak Türkiye ve Dünya rekoru kıran GönTAM’ın kurucusu ve Yönetim Kurulu başkanı A Kadir Demircan’a, Kent Konseyi tarafından “Turizm ve Tanıtım” komisyonunun başkanlığı teklif edildi. Ancak Demircan, bu öneriyi, Turizm ve Tanıtım görevini bizden daha iyi yapanlar var, bu sorumluluğu ağır bir görev, ben kendimi bu göreve layık görmüyorum diyerek komisyona teşekkür etti ve bu teklifi kabul etmedi.

 

Keşif / Bilim - Teknoloji - Kalkınma                                                   

At Çiftliğinde Binicilik Eğitimleri

Yarış Atları Harasında Amatörlere Binicilik Eğitimi

           Gönen’in turizm merkezi durumundaki Dilmaç At Çiftliği, amatörlere yönelik olarak verdiği binicilik derslerinde bölgede bir ilke imza attı.

         Yarış atlarının eğitim ve bakımlarının yapıldığı Dilmaç Çiftliği, yaz kış ziyaretçilerini de ağırlayarak, ilçenin turizm potansiyeline büyük katkılar sağlıyor.

Gönen’in Balya yolu üzerinde 2. kilometresinde bulunan çiftlikte yarış atlar ve midilli atlarının eğitimleri yapılıyor. Geniş bir alana yayılı çiftlikte, ayrıca at yarışları pisti de bulunuyor.

       Çiftlikte; Midilli atları, Poni, Afringel atı, safkan Arap atı, safkan İngiliz atı bulunuyor.

Binicilik Federasyonuna bağlı olan çiftlik düz koşular ve yüksek atlamalar için at yetiştiriciliği ve eğitimi yapıyor.

Keşifin Yorumu Editör A Kadir Demircan

    Dilmaç çiftliğinin sahibi Fahri Dilmaç, aynı zamanda hayırsever bir iş adamı olarak da biliniyor. Memleketini seven ve memleketine yatırım yapan böyle insanların sayılarının artmasını temenni ediyoruz. At çiftliğindeki Engelli Atlama  binicilik hocası Cüneyt Yanık çok başarılı ve halkla ilişkileri iyi olan bir arkadaşımız.

 

Keşif / Tarih - Kültür - Sanat

Güvercinli Köprü, Yerel Turizme Aday

Geçmişini bilmeyen milletler yok olmaya yüz tutmuşlardır. K.Atatürk

Tarihini bilmeyen diplomat, pusuladan anlamayan kaptana benzer. Her ikisinde de karaya oturmak tehlikesi vardır. Cevdet Paşa

Gönen- Biga yolu üzerinde ve Ulukır köyü sınırlarındaki Güvercinli köprünün tarihi oldukça karışık. Hacettepe Üniversitesinin tez konusu olarak gündeme aldığı bu köprünüz sırrı bir türlü çözülemiyor.

     Efsanevi Gönen Çayı üzerine kurulan köprü, Büyük İskender tarafından M.Ö 334 yıllarında yaptırılmış.

      Büyük İskender; adı doğu efsanelerinde yaşayan, o tarihteki dünyanın yarısını 13 yılda fethetmiş, pers imparatorluğunun güçlü ordularını yenmiş, M.Ö 323-336 yıllarında Makedonya kralı olan ve tarihteki en büyük komutanlardan biri.

Kral İskender; batı Anadolulun fethini tamamladıktan sonra, doğu seferine çıkmak, Suriye ve Fenike’ye ilerleyerek Persler donanmasını yıkmak üzere büyük hazırlıklara başladı.

Bu hazırlıklardan en önemlisi, o tarihte var olan ve oldukça yüksek bir akıntıya sahip bulunan, Kaz dağlarına dayanan, Gönen Çayının üzerinden askerlerinin güvenli geçiş yapmaları için bu köprünün yapılması şart olmuştu. Büyük İskender kafasına koyuyor ve bu köprüyü çok zor şartlarda yaptırıyor.

O dönemde bu köprüden 6-7 bin civarında asker geçiş yapıyor. Biga Çayı yakınlarında  yapılan Granikos Savaşında askerler bu köprüyü kullanıyor. Daha sonra İskenderin orduları, bu köprüyü kullanarak Yunanistan’a seferler düzenliyor ve Yunanistan’ı kendilerine boyun eğdiriyor. 

Tarih belgelerinden elde edilen rivayetlere göre; bu köprü Roma döneminde yapılmış, Karasi Beyliği döneminde yenilenmiş, Osmanlılar döneminde de etkin bir şekilde kullanılmış, Cumhuriyet döneminde ise yıkılıp yerle bir olmasına göz yumulmuş.

Köprü; moloz taştan yapılmış, üzerine granit tozundan sıva yapılmış ve yer yer horasan kullanılmıştır. Üç kemer ve dört yuvarlak gözden oluşan köprüde kesme taş ve kerpiç kullanılmış.

Köprü bakımsız, harap vaziyette kendi kaderine terkedilmiş durumdadır.

   Keşifin Yorumu Editör A Kadir Demircan

Gönen’de tarihi mirasımıza sahip çıkacak bir anlayış maalesef görünmüyor. Şehir içindeki o güzelim, tarihi Osmanlı evleri de birer birer yok olup gidiyorlar.  Mirasçıları, bu evler kendiliğinden yıkılsın da mütahid’e verelimde köşeyi dönelim kurnazlığını takip ediyorlar. Bazı mütahitlerin de bu kişilere akıl verdiklerini duyuyoruz. İlçemize, tarihimize, manevi değerlerimize çok yazık oluyor. Tarih komisyonuna buradan çağrımızdır. Gönen ve civarındaki bütün tarihi eserlerin bizde görüntüleri var.  Onları verelim, ne yapılacaksa, bizde yapmaya çalışalım, yardımcı olalım.

Gönen Kent Konseyinde, Tarih Komisyonu var. Bakalım neler yapacak hep birlikte göreceğiz.

       Gönen Belediyesinin öncülüğünde, tehlikeli diye yıktırılması sağlanan tarihi Seher Han’ın yerine sözde yenisi yapılacaktı. Şimdi orası oto garajı olarak kullanılıyor. Belediyemiz nasıl yıktırılması için aracı olmuş ise, yenisinin yapılması içinde aracılık etmeli, yarım kalan işin tamamlanmasını sağlamalıdır.

       Güvercinli Köprüde aynı şekilde muhafaza edilmeli, bakım ve onarımı yapılmalı,  kültürel mirasımıza kazandırılmalı, ziyaretçilere sunulmalıdır.

                        

Keşif / Turizm - Gezi

Koçbayır Köyünde Altyapı Çalışmaları

    Koçbayır Köyünün Alt yapısı baştan sona yenileniyor. Köy Muhtarı Hasan Aydın;  köy halkını da arkasına alarak başlattığı çalışmalarda, köyün kanalizasyon hatlarını yeniliyor.

Aynı zamanda köy içi yolarlın tamamını da parke taşıyla kaplatıyor.

Her yıl geleneksel olarak Ağustos ayında şenlik ve konser düzenleyen, derneği ve internet sitesi olan köyün nüfuzu 150 kişi. Yaz aylarında bu rakamın 300 ü bulduğu ve köyde prefabrik ev sayılarının da  gün geçtikçe arttığı söyleniyor.

Dernek ile uyumlu çalıştıklarını söyleyen köy muhtarı, ayrıca dışarıda yaşayan köylülerimiz köyün her türlü eksiğinin giderilmesinde muhtarlığa maddi olarak katkı sağlıyor. Köyümüzün muhtarlık binası eksik, birde gölet projemiz var onu da halletmek istiyoruz dedi.

   Keşifin Yorumu Editör A Kadir Demircan

Köy muhtarı Hasan Aydını tebrik ederiz. Genç, dinamik, başarılı ve çalışkan. Kişilerle iletişimi çok iyi. İstiyor, ısrar ediyor ve alıyor. Pısırık ve devamlı halinden şikâyetçi olan bir köy muhtarı değil. Bulunduğu makamı boşuna işgal etmiyor. Diğer muhtarlarımızın da örnek almalarını tavsiye ederiz. Kendisine başarılar ve kolaylıklar dileriz.

Denizkent Sahili Bodrum Olmaya Aday

          Denizkent sahil turizmi denince akla Denizkent gelmeli.

         Marmara denizinde, Gönen’e 30 KM uzaklıkta,   Çanakkale yolu üzerinde, oksijen deposu ormanlar ile denizin kesiştiği bir bölge.

         İlk yazlıkların yapımına 1966 yılında başlamış ve hale devam ediyor. Denizkent Türkiye’de kaz dağlarından sonra havasının en temiz olduğu bir bölge olarak biliniyor. Bir doktor, astım hastanesi yapmak istemiş ancak resmi makamların engel çıkarmasıyla vazgeçmiş.

      Ülke genelinden yüzlerce kişi doktor tavsiyesiyle buraya geliyor ve tamamen yerleşiyor. Yaz kış burada kalanlar var.

      Havası, suyu temiz, sessiz, sakin, dağların eteğinde bir yer. Etrafında tepeler,  tarım arazileri, meyve ve sebze bahçeleri, ormanlar ve köyler var.

     Altyapısı tamamlanmış.  Ancak belediyenin yapması gereken çok iş var daha. Burası ne köy, ne kasaba, ne belde, ne de mahalle. Gönen’in Altay mahallesine bağlı olarak hizmet alıyor. Ancak yaz döneminde nüfusu 6-7 bin’i buluyor. Kışın da bin’in üzerinde burada yaşayan nüfus var. Yeni bir statüye ve hizmete kavuşturulması lazım. Bütün alt ve üst yapı çalışmaları tamamlandıktan sonra belediye teşkilatına kavuşturulmalı. Çünkü jandarması, Camisi her şeyi var.

        Tıpkı Altınoluk gibi bir tatil beldesi. Oranın belediye teşkilatı var, yerinde hizmet alıyor. Burası da aynı statüye kavuşturulmalı.

       Gerekli çalışmaların bitirilerek buranın çok geniş kapsamlı bir tanıtım ve reklâmının yapılması gerekli.  Ülke insanının yaz tatillerini burada geçirmesi sağlanmalı.   

       Buranın internet sitesi ve tanıtım broşürleri eksik.       Derneği var çok aktif gözükmüyor. Belediye ile sivil toplum kuruluşları derhal buranın üzerinde yoğunlaşmalı ve bu bölgenin turizm potansiyeli arttırılmalı.

             Denizkent, Marmaris ve Bodrumdan aslında çok daha iyi bir düzeyde.  1960 yıllarda burası Türkiye çapında zengin ve sosyetelerin tatil yaptıkları çok önemli bir tatil bölgesiymiş.  Marmaris ve Bodrum buradan sonra icat olmuş.

          Bütün yönleri ve özellikleriyle iyi bir kıyaslama yapılırsa burasının, Marmaris ve Bodrumu üçe, dörde katlayacağı kesindir.

      Edinilen bilgilere göre; buraya iskele yapılacak, imar ve şebeke suyu problemleri çözülüyor, balıkçı barınağı ve mendirek yapılacak, Avşa ve Marmara adalarına ulaşım sağlanacak.

   Keşifin Yorumu Editör A Kadir Demircan

      Denizkent gerçekten bakir bir bölge. Hep ihmal edilmiş. Site yönetimiyle çalışan özel bir yerleşim ve yönetim birimi var. Buradaki evler, villalar, sokak ve caddeler çok çok daha güzel. Tabiî ki her yeri aynı değil. Biz isteriz ki her tarafı güzel ve eksiksiz olsun. Dışarıdan gelen günlükçülerin konaklayacakları bir pansiyon, oda ve ev gibi hizmet birimleri yok.  Gönen Belediyesinin alt yapı çalışmaları ağır işliyor. Halk ta her şeyi belediyeden bekliyor, yanlışın biride bu.

      Denzikent’e insanları çağırmadan önce eksikliklerin giderilmesi şart. Burası turizme kazandırılırsa Gönen çok kazançlı çıkacak. En az iki bin kişi buradan ekmek yiyebilir.

      Çimento fabrikası yapmayı bırakalım da, Denizkent’e turizm fabrikası yapalım. Bacasız fabrika ne güzel olur.

      Yıllardır Denizkent hep ihmal edilmiş. Belde teşkilatına kavuşturulup, belediye kurulursa çok iyi hizmet alacağı şüphesiz görünüyor.