a-kadiremircan@hotmail.com 05366062730
Bir
Kişi Beni Tehdit Etti
Tahmin Edin Bakalım
O Kişi Kim?
Fahir
Arma:
Kadir
bey bu konuyu açarmısınız biraz. Bu çağda sizi kim tehdit edebilir ki.
Günümüzde meşhur tehditler Ergenekonculardan ve cuntacılardan geliyor.
Ergenakoncularmı yoksa?
A.Kadir
Demircan:
Evet
maalesef kötülerin ve kötülüklerin çoğunlukta olduğu günümüzde yaşamak,
huzurlu olmak ve hizmet üretmek çok zor. Adamın biri, önce alçakça
hakaretler, cahilliğini ortaya serercesine, akıllara durgunluk verircesine,
insanlara bu kadarına da pes doğrusu dedirtircesine abuk subuk hareketler
sergiledi. Sonrada yaptığı bu terbiyesizlikler karşısında bu köşeden
kendisine usulünce cevap verince de açtı telefonu seni söyle yaparım böyle
yaparım diye iftira, hakaret tehditler savurup telefonu yüzüme kapatma
terbiyesizliğini gösterdi. Bu kişi kim derseniz, Gönen’in ergenekoncusu
diyebiliriz. Yaptığı adeta eşkıyalık. Her dönemde maaşı, oturum bedeli,
harcırahı ve bir takım dünyalık çıkarları bulunabilen, yani arpalık olarak
tanımlanabilen kurum ve kuruluşların yönetimlerinde kalabilmiş ve hala
kalmaya devam eden birisi. Ve hala bu kişiye menfaat zincirci çerçevesinde
destek olan kişilerinde bulunduğu bir toplumda yaşıyoruz maalesef. Kötü
kişiler desteklenir mi derseniz, örnekleri ortada. Cuntacılar,
Ergenekoncular nasıl birbirlerini can siparane destekliyorlar,
avukatlıklarını yapıyorlar değilmi. Adamın ayağı çok geniş, her kurumun
içinde bir bağlantısı var. Bir siyasi partinin yönetimine bile girmeyi
başarmış. Bu adamın ismini açıklarsam, o parti zarar görebilir, biraz
bekleyeceğim. Düşünebiliyor musunuz, önemli bir siyasi partinin hem de
yönetiminde olan birisi telefonu açıp, Kadir Demircan’a, bir sivil toplum
kurumunun başkanına hakaret ediyor, alçakça iftira atıyor ve attığı
iftiraları herkese yayacağım diye tehditler savuruyor. Bu kişi Gönen’de
birçok kişiye de aynı şeyleri yapmış, insanlara iftiralar atmış, birbirine
düşürmüş. Birçok kişi ve kurumla kavgalı. Bu siyasi parti bu adamı bilmez
mi, bildiği, duyduğu halde hala yönetimde tutarmı bilemem. Buradaki kişilere
söylesem bir şey yapamayacakları belli. En iyisi zamanı geldiğinde, en
tepeye bildirmek ve kısa yoldan işi hallettirmek. Ama şu anda kimliğini
açıkmalayacağım. Bu kadar ipucu yeter. Anlamak isteyen anlar. Günü
geldiğinde gereken olacak, ilahi adalet tecelli edecek tabiî ki. Yazık, bu
adamlar derhal etkisiz, yetkisiz zarar veremez hale getirilmeli. Yoksa
toplum çok çile çeker. Bizim elhamdülillah yüzümüz ak, alnımız açık.
Allah’dan başka hiçbir güç tanımayız. Gördüğünüz gibi böyle çapulculara da
pabuç bırakmıyoruz, bırakmamamız lazım. İnönü’nün biz sözü var. İyiler de
kötüler kadar cesur olmadıkça bu ülke düzelmez diyor. Çok doğru bir söz.
Kötülerle mücadelede yılgınlık yok, meydanı onlara bırakmak bize yakışmaz.
Ey Rabbim, sen bizleri Ergenekon çetesinden, cuntacılardan, cahillerden,
iftiracılardan, fitne ve fesatçılardan, şeytanların, günümüz eşkıyalarının
ve tehditçilerin şerrinden ve bir cümle Allahtan korkmayanlardan koru. Sen
yegâne koruyucumuz ve kollayıcımızsın. Biliyoruz ki senin bilgin ve iznin
dışında kimse kimseye kötülük veya iyilik edici değildir. Ey rabbim, sen bu
gibi kişilere hidayet ver, onları ıslah et, onlara hidayet ver doğru yolu
göster. Onlar cahiller, bilmiyorlar. Bilselerdi, iyi bir kul, iyi ve örnek
bir insan olmaya çalışırlardı. Ey rabbim onları bizlere musallat etme,
bizlere onlardan yani cahillerden yüz çevirmemizi nasip et, onların
kötülüklerinden emin eyle. Onları hidayete kavuştur… Amin..
Süt
Birliği Kongresine Doğru
Fahir
Arma Sordu. Demircan Cevapladı
Fahir
Arma:
Kadir bey
2010 yılı başında Şubat ayı içinde Gönen Süt Üreticileri
Birliğinin genel kurulu var. Biliyorsunuz bu kongre dört yılda bir yapılıyor
ve önemli bir sivil toplum kuruluşu sayılır. Kongreleri takip edermisiniz,
görüş ve tespitlerinizi öğrenebilir miyiz.
A.Kadir
Demircan:
Evet, bu güne kadar Gönen’de kongreleri takip etmezdim ama
bundan sonra takip etmeye başlayacağım. Genelde kongreler tangırtılı
tungurtulu olur
sonra herkes kendi kabuğuna çekilir, idarai maslahatgüzarcılık yönetimi
başlar ve devam eder. Seçim başında şunu yapıcaz, bunu yapıcaz diye
atarlar, sıkılarlar sonra yan gelip yatarlar. Halk ta aynı tas aynı hamam
olacak diye zaten bir beklenti içinde olmaz.
Bir de hangi
kurumun geliri, aracı gereci, imkânları vardır orayı arpalık olarak
görenler, hesaplarını ve planlarını yaparak çok önceden çalışmalara,
kulisler yapmaya başlarlar. Ellerinde hiçbir projeleri ve hedefleri yoktur.
Ortaya çıkarlar, herkese şirin görünmeye ve herkesi kafaya almaya başlarlar.
Kimse de ya kardeşim senin projen ne, bu güne kadar yaptığın ve başardığın
işlerin, eserlerin nedir, bize ne yapacaksın, nasıl yapacaksın, ne
sunacaksın diye soran olmaz. Gönen’de görüyoruz sivil toplum kuruluşlarının
hallerini. Başarı ve hizmet oranları neredeyse sıfır seviyelerinde.
Ama
artık soruyorum ve soracağım. Süt Birliği başkanlığına aday olan ve düşünen
arkadaşlar gelsinler bana projelerini, yapacaklarını, yapmayacaklarını,
hedeflerini ve hayallerini anlatsınlar. İkna olayım, buradan yazayım onları
size. Gelmezler ki asla gelmezler. Çünkü bir proje sunamazlar. Peki sen
kimsin sana anlatacaklar, gidip iktidar partisi temsilcilerine anlatırlar,
iktidar partisinin desteğini aldılar mı anlatmaya da gerek yok, başka
destek aramaya da diyebilirsiniz. Ama unutmayın ki ben de sıradan bir
halkım, vatandaşım, Gönen’liyim, bu ilçede yaşıyorum. Sorunlarımıza sahip
çıkmaya ve duyardı olmaya çalışıyorum. İlçemin güzel idare edilmesini,
ilçemde olumlu ve güzel şeylerin olmasını istiyorum. Hem de babam ve
kardeşim süt birliğinin üyesi, onun yanında en az 250 tane yakınım,
arkadaşım, dostum bu birliğin üyesi. Onların adına konuşuyorum, bana, konuş
bizim adımıza yaz, hakkımızı ara sor dediler. Ve ben de yazıyorum,
soruyorum.
Fahir
Arma:Peki
önerileriniz neler. Yeni dönemde nasıl bir Süt Üreticileri Birliği görmek
istiyorsunuz.
A.Kadir Demircan:
Biliyorsunuz
Gönen ekonomisinin % 80 i tarıma ve hayvancılığa dayalı. Nüfusun tahminen %
55 i da tarım ve hayvancılıkla geçiniyor. Süt üretimi en önemli sektörlerin
başında geliyor. İlçemizde, Avrupa standartlarında büyükbaş ve küçükbaş
hayvancılık tesisleri kurulmalı. Küçükbaş hayvancılık batmış, bitmiş
vaziyette. Alternatif üretim çiftlikleri, modelleri araştırılmalı,
geliştirilmeli ve kurulmalı. Üreticiler ile dünya standartlarında makine,
araç, ekipman, kooperatifleşme ve sanayileşme projeleri uygulanmalı. Devlet
desteklemeleri organize edilmeli, üreticilere anlatılmalı, koordinasyon
yapılmalı. Bütün bunları kim yapacak, köydeki damında dört tane sağlır
ineği olan bir adamın süt birliğine başkan seçilmesiyle bu işler siz ce
kotarılabilirmi. Kesinlikle hayır. Süt birliğine başkan olacak kişi,
öncelikle en az lise mezunu olmalı, Gönen’de ikamet ediyor olmalı, çeşitli
kurum ve kuruluşlarda veya kendi tarım ve hayvancılık çalışmalarında örnek,
önder ve başarılı çalışmalar ortaya koymuş olmalı. Onun bunun kuyusunu
kazmaya çalışan, herkesle kavgalı ve uyumsuz, kendi çıkarları ve menfaatleri
peşinde koşan, insanları kandıran biri olmamalı. Yurt içi ve dışı gezi,
inceleme, seyahat deneyimlerine sahip olmalı. Girişimci, araştırmacı,
heyecanlı, dürüst, güvenilir, projeleri, hedefleri, heyecanı ve hizmet aşkı
olan biri olmalı. Düşünebiliyor musunuz Süt Birliği 3000- 3500 üreticinin
üyesi olduğu çok önemli bir kuruluşu. Önceden Köylere ve Üreticilere Hizmet
Götürme Birliği vardı ve başkanı üniversite mezunu kaymakamdı. Üretici
üyeler kendilerini idare edecek birini değil, kendilerini ekonomik olarak
güçlendirecek, yeni yeni projeler üretecek ve uygulamaya koyacak,
kendilerine öncülük ve aksiyonerlik edebilecek, bilgi, beceri, enerji ve
heyecanını bu alana kanalize edebilecek birini bulmalıdırlar. Bir de kimse
ben başkan olacağım bu bana layık diye ortaya çıkmamalı. Benim bildiğim,
insanlara görevler başkaları tarafından teklif edilir, önerilir, o kişi de
düşünür karar verir. Şimdi tam tersi oluyor günümüzde. Ne kadar yanlış bir
durum. İşte yanlış burada başlıyor. Başarılı ve dürüst insanlar da görevden
kaçmamalı, meydanı boş bırakmamalı. Diğer bir yanlış ta, siyasiler, siyasi
partiler kongrelere başkan seçmeye veya dikta etmeye çalışmamalı. Bu durum
çok yanlış. Kötü örnekleri ilçemizde ortada duruyor. Sivil toplum
kuruluşlarını herkes kendi mecraına bırakmalı ve kimse bu kuruluşları
arpalık olarak görmemeli. Önümüzdeki aylarda kongreler olacak. İnşallah,
aday gösterilenler, başarılı eserleri ve çalışmaları olanlar, layık
olanlar, çantasında projeleri bulunanlar aday olsun ve kazansınlar diyorum.
Dinimizde işin ehline verilmesi emrediliyor. Yandaşına peşkeş çekilmesi
değil.
Bakınız
bana, emekli olduğumdan beri altı aydır 5 yerden teklif geldi, hiç birini
layık değilim diye kabul etmedim. Ben başarılı olduğum işi yapmalıyım,
GönTAM çalışmaları, basın yayın ve sivil toplum hizmetlerim. Herkes
başarılı olduğu alanda görev almalı. GönTAM’a başkan olmak isteyen varsa
gelsin, koltuğu devredeyim. Ama gelen olmaz ki, çünkü bizde para yok, çıkar
yok, menfaat yok, arpalık yok, onun için talep de yok. Maalesef günümüzde
hizmete, çileye, çalışmaya talip olan yok. Çok kokuşmuş, bozulmuş bir
toplum olmuşuz da farkında değiliz.
Fahir
Arma:
Peki Kadir
bey öneriniz nedir:
A.Kadir Demircan:
Önerilerimi
genel çerçeve içinde açıklamaya çalıştım. Nasıl birisinin profilini çizmeye
çalıştım. Herhalde anlamak isteyen anlamıştır. İlla da açık isim önerin
derseniz onu da söylerim ne olacak ki. Metin Nalçacı diye bir adam Güneşli
köyüne giderken İsmail Arabacı isimli bir abimizle hayvan çiftliği kurmuş
hem de ortak, süt üretimi yapıyorlar. İkisi de başarılımı başarılı, tahsili
var, hitabetleri güzel, heyecanları başarıları, enerjileri var. Gidin böyle
adamları bulun teklif edin. Melik Aytekin isimli bir arkadaş Denizkentte
büyük bir hayvan çiftliği kurmuş, yakın zamanda manda üretim çiftliği
projesini uygulamaya koyacak. Türkiye’yi ve dünyayı dolaşmış, üniversite
mezunu ve ilçede oturuyor. Başarısı var, projeleri var. Gidin bu adama
teklif götürün. Mustafa Arpacı isimli bir arkadaş, Gönen girişine 300-400
başlık küçükbaş hayvan çiftliği kurmuş, tarım işleri ve süt üretimi de
yapıyor, üniversite mezunu, sevilen sayılan genç biri, gidin ona teklif
edin. Ahmet Çakıroğlu diye hem veteriner hekim ve hem de hayvan çiftliği
olan çok değerli bir arkadaş. Osmanpazar köyü Tarımsal Kalkınma
Kooperatif başkanı Sadettin Kostak var. Gittik gördük TV programı
çektik TV 58 de yayınladık. Adam köyüne neler yapmış neler, süper başarılı
bir arkadaş. Avrupa görmüş. Alın bu adama teklif yapın aynı başarılı
hizmetlerini süt birliğin de de yapsın. Ama nerede öyle adam. Böyle
başarılı insanlara teklif götürecek anlayış ve zihniyet nerede. . Gidin bu
adamlara teklif götürün. Bu şekilde
onlarca arkadaş sayabilirim. Şöyle bir etrafınıza baksanız bu alanda
başarılı hizmetleri olan çok sayıda kişiye rastlarsınız. Ama kim bakacak bu
insanlara, kim bu kriterleri arayacak, akil insanlar varmı ortada yok tabiî
ki. Aynı tas aynı hamam olmamalı hiçbir şey. Geleceğimize, etrafımıza,
şehrimize, tarımımıza sahip çıkalım. Hayallerimiz gerçek olsun, ümitlerimiz
yeşersin, huzurlu ve mutlu olalım, daha iyilere ulaşalım diyorsak taraf
olmalıyız, katılımcı olmalıyız. Nemelazımcı olmamalıyız. Ben tarafım.
İyiden yana, doğrudan, güzelden, hayırdan yana tarafım. Vatandaşlık ve
Müslümanlık sorumluluğum gereği bunları söylüyorum ve yazıyorum. Bu sadece
süt birliği için değil diğer kurum ve kuruşlar için de aynı olmalı. Doğru
olanlar yapılmalı, yanlışlardan vazgeçilmelidir.
Etkili ve Güzel Konuşma
Seminerleri Başlıyor
GönTAM
Güzel bir projeye daha imza atıyor.
Fahir
Arma Sordu. Demircan Cevapladı
Fahir Arma:
Kadir bey diksiyon ve
hitabet eğitimi nedir, nasıldır. GönTAM’ın düzenlediği bu eğitimden
bahsedebilir misiniz.
A.Kadir Demircan:
2008 yılında GönTAM ile Halk Eğitim Merkezi Müdürlüğünün ortaklaşa
düzenlediği Diksiyon- Hitabet ve Toplum Önünde Söz söyleme sanatı
seminerleri yoğun talep üzerine yeniden düzenleniyor.
Çünkü geçen yıl
özellikle bayanlar bu kursa daha çok önem verdiler ve müthiş bir atmosferde,
eğlenceli ve heyecanlı bir seminer oldu.
Alanında
kariyer sahibi Yönetim ve Kişisel Gelişim Uzmanı Yüksel Bağışlar’ın verdiği
seminerlere geçen yıl 150 kişi kaydolmuş, 130 kişi de devam ederek katılım
belgesi sahibi olmuştu.
Bilgi
güçtür, iletişim ve diyalog da güçtür. Artık etkili iletişim herkese şart
olan bir unsurdur. Toplum önünde konuşamazsanız, iletişiminiz bozuksa
hayatta başarılı olamazsınız.
Ankara’da 500-
700 TL ye verilen bu eğitimi biz GönTAM olarak, Gönen halkına neredeyse
bedavaya verdirmeye çalışıyoruz. Yüksel Bağışlar Gönen’li olduğu için, bir
kişiye bu eğitimi 100 TL gibi cüzi bir masrafla veriyoruz.
Ben kendim,
televizyoncu ve sunucu olmama rağmen 3 defa bu eğitimi aldım. Dördüncüyü de
alacağım. Her eğitimde farklı şeyler öğreniyorum. Güzel konuşmak,
etkileyici olabilmek, toplum karşısında konuşabilme, iyi diksiyona sahip
olabilme, kelimeleri etkili ve düzgün konuşabilme çok önemlidir. Yediden
yetmiş yediye herkese lazım bu kurs. Eğitimin değerini anlayana tabii.
Ziraat Odası
Konferans salonunda akşamları saat 19.00 ile 21.00 arası verilecek olan
seminerlerin kayıt işlemleri GönTAM da yapılıyor. Düzenlenecek
Kişisel Gelişim Seminerlerine her yaştan herkesin katılabileceği ve bu
eğitimin insanoğluna iş hayatı ve kariyer elde etme başta olmak üzere
hayatın her alanında faydalı olacağını söyleyebilirim.
Seminerlerimize çok
sağ olsunlar Ziraat Odası Başkanı Necati Özkurt büyük destek verdi ve
salonunu ücretsiz bize tahsis etti. Yine Ziraat odasının elemanlarının
tamamı büyük ilgi gösterdiler. Gönen Belediyesinden Abdurrahman Kural,
Fevzi Çolak, Zeki Eren başta olmak üzere bütün arkadaşlar ilgi gösterdiler
ve destek verdiler. Belediyemiz sık sık bu anonsları yapıyor. Halk Eğitim
Müdürlüğü de ilgisiz kalmadı onlara da çok teşekkür ederiz. Ancak herkesin
haberdar edilmesi için kaymakamlık binasının panosuna da bu afişi asalım
dedik, maalesef bize panoda yer bulunamadı, bu yüzden onlara teşekkür
edemiyorum tabiî ki.
İşte kamu kurum
ve kuruluşlarıyla sivil toplum kuruluşlarının eğitim hizmetlerinde dayanışma
örneği buna denir. Biz GönTAM olarak, bizden talepte bulunan her kişi ve
kuruma ilgisiz kalmıyoruz ve mutlaka olumlu cevap veriyoruz.
Seminerlerimiz
50 kişi olduğunda hemen başlayacak. Hocamız Yüksel Bağışlar Ankara’da
bekliyor. Ayrıca seminere katılanlar yaşadı. Çünkü bu seminerler TV 58 de
Keşif programı Bilim Kültür dosyasında da yayınlanarak tüm Türkiye ve dünya
genelinden izlenecek.
Seminerlerin
50 kişilik bir grupla sınırlı olması tabiî ki eğitimin kalitesi açısından
önemli. Gençlerin ve iş meslek sahiplerinin bu fırsatı iyi değerlendirmeleri
lazım.
Demircan’la Gönen
Sohbetleri
Gönen
Sakatlar Derneği
Dev
Bir Eser Yapıyor
17.12.2009
Fahir
Arma: Kadir
bey Önemli Sivil Toplum Kurumlarımızdan Gönen Sakatlar Derneğini ve Nihat
Kaban’ı ziyaret ettiniz. Nasıl buldunuz, neler öğrendiniz bizimle
paylaşabilir misiniz.
A.Kadir Demircan:
Nihat Kaban
gerçekten muhteşem bir adam. GönTAM ona ve derneğine en iyi çalışan sivil
toplum kuruluşu olma dalında “ Üstün Hizmet ve Başarı Ödülü” vermişti. Bu
ödülü almayı hak etmişti ve etmeyi de hala sürdürüyor. Onun yaptığını,
sağlam adamlar bile yapamıyor. Reşadiye Mahallesine dev bir Özürlü Hizmet
Binası yaptırıyor. İnşaat yarım. Bitirmek için adeta çırpınıyor. Başkanın
kafası bozuk. İnsanların ilgisizliğine, yalnız bırakılışına, destek
olunmamasına adeta isyan ediyor. Engellilere sahip çıkılmadığından haklı
olarak yakıyor. Engelli vatandaşlardan da şikâyetçi başkan. Onlarında
vefasızlıklarına isyan ediyor. İşlerini gördürünceye kadar gelip gidiyorlar,
işleri bitince dönüp selam bile vermiyorlar diyor.
Özürlü
yurdu biterse sadece Gönen değil tüm bölge hizmet görecek diyor. Bölgesel
çapta bir özürlü hizmet binası olacakmış. Yurda Ahmet Yaşar Aslan isimli
İstanbullu bir iş adamı sahip çıkmış, dört kat kaba inşaatını bitirmiş. Bina
şu anda beklemede. Çivi çakılmıyor. Dileğimiz o ki bu inşaata, Kaymakam bey,
Belediye Başkanımız, Gönen’li iş adamlarımız oturup sahip çıkarlar, üzerine
eğilirlerse biter ve hizmete girer. Yoksa daha çook yıllar geçer.
Benim
teklifim, camilerimizde özürlü yurdu adına para toplansın. Nasıl ki camiler
çabucak bitiriliyorsa bu binada bu şekilde biter. Ama özürlülere, özürsüzler
destek vermeli. Çünkü sonuçta hepimiz birer özürlü adayı değilmiyiz.
Sakatlar Derneğimize sahip çıkalım. Nihat Bey çok önemli şeyler söyledi.
İzlemek için Gönen Video kanalı ile Gönen TV ye bakabilirsiniz.
Nihat beyi
tebrik ederim. Sağlam insanlardan fazla çalışıyor ve hizmet üretiyor.
İlçemize neticede bir eser kazandırıyor. Nihat Bey inançlı, inatçı ve
mücadeleci bir insan. Allah yolunu açık etsin, yardımcısı olsun. GönTAM
olarak Sakatlar Derneğine her türlü desteği bu güne kadar verdik, bundan
sonra da vermeye devam edeceğiz. Benimle beraber bu Sivil Toplum Kuruluşları
tanıtım projesine katılan ekibiz personeli Şeyda Kilitlere ve Ahmet
Ilgazlıya da teşekkür ediyorum.
Yarinki
yazımızda başka bir sivil toplum kuruluşumuzu anlatacağım.
Demircan’la Gönen
Sohbetleri
Kafkas
Kültür Derneğinden İzlenimler
16.12.2009
Demircan’la Gönen Sohbetleri
Fahir
Arma: Efendim
Önemli Sivil Toplum Kurumlarımızdan Gönen Kafkas Derneğini ziyaret ettiniz.
Nasıl buldunuz, neler öğrendiniz bizimle paylaşabilir misiniz.
A.Kadir Demircan:
Tabiî ki,
zaten kurumlarımızla ilgili bilgiler derlemek, öğrenmek, tanışmak ve
halkımızla paylaşmak amacıyla bu sohbetlerimiz gerçekleştiriyoruz.
Gürol Demir Dernek başkanı seçilmiş yeni. Teklif ettik, hemen bizi kabul
etti, randevu verdi ve ekibimizle gittik, görüştük, konuştuk.
Derneğin
kendine ait bir mülkiyeti yani lokali var. Lokalin bir bölümünü yönetim
odası yapmışlar. Gürol Bey idarecilikte ve sivil toplum çalışmalarında
deneyimli bir isim. Kendisi Çerkez tabiî ki, Kafkas göçmenlerinden. Uzun
yıllar Gönen Kaplıcaları Genel Müdürlüğünü yürüttü başarılı bir şekilde.
Daha öncede Kafkas Derneğinin başkanlığını yapmış. İkinci kez yeniden onu iş
başına getirmişler. Projeleri, hedefleri, hayalleri ve hem dernek için hem
de ilçemiz için düşündüğü güzellikler var. İnşallah hayata geçirebilir.
Çerkezler için, ana dilin ve kültürlerinin öğrenilmesi, unutulmamasına ve
kültürün genç kuşaklara öğretilip tanıtılmasına yönelik projeleri var.
Elinde birkaç tane kitap projesi var. Ama uzun yıllar bitirememiş,
bastıramamış. Yakın zamanda da bastırabileceğini tahmin etmiyorum. Önerim
bir an önce güzel eseri bastırarak insanlığın hizmetine sunması. Onu
dinleyince bir hocamı hatırladım. Nazım Badem İHL de öğretmen. Yirmi yıldan
beri kitap yazıyor ama bir türlü bitiremedi ve bastıramadı. Bir kitap en
fazla 2 yıl içinde biter ve basılır.Bizim önerilerimizi de dinlemiyor tabii.
Gürol
bey, dernek üyelerinin sayısını 105 de 500 e‘ çıkarmak istiyor. 2003
yıllarında Dereköy de çapılan o muhteşem Kafkas şenliklerini tekrar yapın
dedim, hazırlık içinde olduklarını söyledi. Gönen için de çok güzel bir
etkinlik olur. İnşallah en kısa sürede Çerkez şenliklerine katılır, filmini
de çekeriz. Ayrıca TV 58 de yayınlanan programıma Çerkez Oyun havalarını ve
oyunlarını da koymak istiyorum. Bana bu konuda bir hazırlık ve proje
yaparlarsa sevinirim. Gönen Kafkas Derneği ilçemiz için önemli bir sivil
toplum kuruluşu. Lokalleri var, kira problemleri yok. Artık daha fazla
etkinlik yapmanın zamanı diyor, kendilerine başarılar diliyorum. GönTAM
olarak ta her türlü desteği vermeye hazır olduğumuzu buradan ilan ediyorum.
Yarın da
Allah nasip ederse Gönen Sakatlar Derneğini ve başkanı Nihat Kaban ile
yaptığımız sohbeti yazacağım.
Demircan’la Gönen
Sohbetleri
Sivil
Toplum Kuruluşlarını Ziyarete Başladık
15.12.2009
Fahir Arma: Kadir
bey sanırım sivil toplum kurumlarıyla röportajlara başladınız. Yaptığınız
çalışmaları nasıl değerlendireceksiniz.
A.Kadir Demircan:
Evet Cuma gününden itibaren sivil toplum kurumlarını tanımaya ve tanıtmaya
başladık. İlk konuğumuz Gönen Kafkas Kültür Derneği ve tabiî ki derneğin
başkanı Gürol Demir oldu. Çok güzel bir sohbet ve röportaj geçti. Çok memnun
kaldılar tabiî ki bizi de çok iyi ağırladılar ve memnun ettiler. Çalışmaları
üç kişilik ekip olarak sürdürüyoruz. Şeyda Kilitler ile yılların deneyimli
muhabiri Ahmet Ilgazlı ağabeyimizde bize destek oluyor. Sohbetimizi ve
sohbetimizde sorduğumuz soruları ve cevaplarını kameraya kaydediyoruz,
fotoğraflıyoruz. Elimizde derneklerin listesi var, listeyi güncelliyoruz.
Kurumla ilgili her türlü yeni bilgileri bu cetvele kaydediyoruz. Bundan
sonra yapılacak işlem şunlar:
1.
Gönen Postası Gazetesinde izlenimlerimizi yazıyoruz.
2.GönTAM internet sitesinde Gönen Notlarım isimli sayfada yayınlıyoruz.
www.gonengontam.gen.tr/gonen_notlarim.html
3.
Çekilen filmi montajladıktan sonra internet televizyonu olan Gönen TV
yayınlıyoruz
http://livestream.com/gonentv
4.
Gönen TV Video kanalında yayınlıyoruz.
www.dailymotion.com/gonentv
Tabiî ki video kanalı daha çok önem arz ediyor. Çünkü kurumlar isimlerini
yazdıklarında bu videoyu bulup izleyebiliyorlar. Kurum için ebedi bir eser
oluyor.
5.
Çektiğimiz fotoğrafları ve kendilerinden aldığımız önemli fotoğraflardan
onar tanesini Negatif Com isimli fotoğraf paylaşım sitesinde Gönen
fotoğrafları bölümüne koyuyoruz.
http://www.negatif.com/kullanici/fotograflar.php?uid=72538
6-
Hazırladığımız Sivil Toplum Kurumları iletişim ve bilgi cetvelini
Kaymakamlığa, Belediye Başkanlığına, isteyen kurumlara vereceğiz ve
www.gonengontam.gen.tr/dernekler.html
ve
www.gonengontam.gen.tr/kuruluslar.html
site
adresinde de yayınlayacağız.
İşte bu
büyük projeyi Gönen’de başlattık. Dernekler, odalar, borsalar, kamu
kurumları, köy ve mahalle muhtarlıkları proje kapsamında. Bu projenin
maliyetini soruyorlar. Projenin sponsoru kimse değil, GönTAM dır. Biziz,
GönTAM’a destek olan halkımızdır. Kimseden hiçbir talebimiz olmuyor. Emek
olduğu gibi masrafları da biz sağlıyoruz. Tabiî ki destek vermek isteyenleri
seve seve kabul ediyoruz ve onurlandırıyoruz. Keşke belediyemizin ve
kaymakamlığımızın imkânları olsa da destek olabilseler, Gönen’de yüzlerce
zengin iş adamı var, projelerimize detsek olsalar. Nerde öyle hayırsever iş
adamları, zenginler. Başka yerlere parayı bol bol harcıyorlar, ama konu
hizmet ve sivil toplum oldumu hiç oralı omuyorlar. Ama olsun, biz hayır,
iyilik ve hizmet anlamında yola çıktık. Bu projeyi başlattık ve bitireceğiz.
Sonunda bu projeyi kitap olarak da yayınlamayı planlıyoruz. Gönen’de Sivil
Toplum Kurumları gibi bir eser olabilir.
İnşallah
yarınki yazımızda Gönen Kafkas Kültür Derneğinden izlenimlerimi sizinle
paylaşacağım. Daha sonra Gönen Sakatlar Derneği ve Başkanı Nihat Kaban’ı
yazacağım. Halkımız Gönen Notlarını takip etsin. Bakın neler çıkacak ortaya.
Bize kapısını açanları da açmayanları da, daveti kabul edenleri de
etmeyenleri de, konuşanları da konuşmayanları da herkesi ve her şeyi
objektif, tarafsız, kırmadan dökmeden ve hakaret etmeden açık açık
yazacağım. Herkes herkesi tanısın. Açık ve şeffaf bir toplum olmak
zorundayız. Toplumun şerrine olan gizli ve kapaklı hiçbir iş ve eylem
kalmamalı diye düşünüyoruz. Tabiî ki kimse bizi kabul etmeye röportaj
vermeye mecburi değil. Bu gönüllülük projesi. Ama biz kabul edenlerden de
etmeyenlerden de bahsetmek istiyoruz. Niyetimiz ve amacımız hayır ve iyilik.
Zaten bir sloganımız var bizim “GönTAM Gönen için bir iyilik harekâtının
adıdır” diyoruz. Şimdi bunun gereklerini yerine getiriyoruz.
Demircan’la
Gönen Sohbetleri
Sivil
Toplum Kuruluşlarını Tanıtıyorum
(9.12.09)
Fahir
Arma: Kadir
bey, Gönen'deki sivil toplum kuruluşlarının çoğunu hiç kimse tanımıyor. Adı
sanı duyulmamış kuruluşlar var. GönTAM olarak Tanıtım
kuruluşusunuz.Var mı bir projeniz bu hususta.
A.Kadir
Demircan: Yeni
bir çalışma başlattık. Dokuz Aralık Çarşambadan itibaren, her gün bir sivil
toplum kuruluşumuzdan randevu alıp konuk ofislerine konuk olacağız.
Yeni uygulamaya koyduğumuz proje gereği; kamu kurumları, köy muhtarlıkları,
dernekler, vakıflar, odalar ve diğer sivil toplum kuruluşlarıyla ilgili
tanıtım yayın proje uygulaması başlattık.
Proje gereği
bütün kurum temsilcileriyle kurumun hizmetlerini anlatan,
tanıtan röportajlar yapılacaktır. Çalışma kapsamında kamera ve fotoğraf
çekimi de yapılacak olup, elde edilen görüntü, sunum ve bilgiler Keşif TV
internet televizyonunda, Keşif Video Kanalında, Gönen Postası Gazetesinde ve
GönTAM İnternet Haber sitesinde yayınlanarak sivil toplum, kamu kurum ve
kuruluş hizmetlerinin çok geniş kapsamlı tanıtımı ve halkın
bilgilendirilmesi sağlanacaktır.
Ayrıca uygun görülen görüntüler uydudan yayınlanan ve 71 dünya ülkesinden
izlenebilen TV 58 de Salı günü saat 18.30, Pazar günü 13.30 da
Keşif programında da yayınlanabilecektir.
Tabiî ki projeye katılmak mecburi
değil. Ancak biz herkese teklif edeceğiz. Bize kapılarını açanları
yazacağımız gibi, açmayanları da, ilgilenmeyenleri de yazacağız. Yani kamuoyu her şeyi, herkesi
bilecek, tanıyacak, görecek. Çalışanlarla çalışmayanlar, üretenlerle
üretmeyenler, kim ne iş yapıyor ve yapmıyor çıkacak ortaya. Hiç bir önyargımız yok, herkese ve her kuruma
eşit mesafedeyiz. Bu proje Gönen için çok büyük bir tanıtım, açılım, yayın
projesi olacak. Biz kamu hizmeti yapıyoruz. Bütün çalışmalar tamamen
ücretsiz, gönüllülük esasına dayalı olacak. Ancak tabiî ki hiçbir şey
maliyetsiz değildir, arkamızda bir holding te yoktur. Biz üye aidatlarıyla
ayakta duran bir sivil toplum kuruluşuyuz. Projeye katkı sağlamak
isteyen kişi ve kurum olursa da onların da destekleri tabiî ki kabul edilecek,
yazılarımızda destekleri de açıkça belirtilecek.
Fahir
Arma:
Teşekkür ederim.
İnşallah başarılı bir proje olur. Gönen içinde çok iyi bir çalışma olur.
Ekrem
Okan Kadar
Başınıza Taş Düşsün
( 5.12.2009)
Fahir
Arma:
Kadir bey Gönen'de
olanlardan sanırım haberdarsınız. Siyaset bir türlü durulmuyor. Ekrem
Okan istifa etti. Her yerde kulisler, dedikodular, şunlar bunlar. Neler
oluyor sence ilçede. İyiye mi gidiyoruz kötüye mi. Düşünceleriniz nelerdir.
A.Kadir
Demircan:
Güzel bir soru. Çok açık ve seçik şekilde
cevaplayacağım. Okuyan okusun, çatlayan çatlasın. İçimden
geldiği gibi konuştuğumu, Allah'tan başka hiçbir güçten
korkmadığımı, hiçbir kimseyle zerre kadar bir çıkar ve menfaat işimin ve beklentimin
olmadığını, özgürce konuştuğumu herkes bilir. Dostlarım kadar,
düşmanlarımla da gurur duyduğumu herkese söylüyorum.
Şunu
söylüyorum. Dünyalık hırsları uğruna bir takım, kendini iş adamı zanneden
kişiler, guruplar, çıkarcılar, yardakçılar uzun süredir Ekrem Okan'ın Ak
Parti ilçe başkanlığından düşürülmesi, indirilmesi, bıraktırılması
için çeşitli kulisler ve entrikalar çeviriyorlardı. Sonunda adamcağız
bıktı, bıraktı, istifa etti hacca gitti. Onlara, Ekrem Okan kadar başlarına taş
düşsün diyorum. Niye, sebep neydi. Niye istemediler. Başarılı olamadı mı, çıkarcılara cevap veremedi mi. Dürüst, efendi,
uzlaşmacı, barışçı, hoşgörülü, kibar, beş vakit namazında, hayır hasenat
peşinde koşan, alçak gönüllü bir adamın Gönen'de başını yedilerse
yazıklar olsun o Gönenlilere diyorum ben. Yazıklar olsun ses çıkarmayanlara.
İşte ben insanlık, vatandaşlık, Müslümanlık görevimi yerine getiriyorum ve
ses çıkarıyorum. Elbet birileri bu sese kulak verir. Vermese bile en
azından vicdanen rahatlamış olurum.
Şu
adamdaki alçak gönüllülüğe bak. Daha önceki bir vatandaş'ta aynı
partide ilçe başkanlığı yaptı
zamanında. Ondan 6 yaş büyük olmama aldırmadan bana Kadir diye hitap ediyordu. Ne onur
kırıcı bir şey ya. Sizden çok küçük birisi size abi demeyecek,
saygısızca izminizle hitap edecek. Ekrem Okan bana her karşılaştığımda abi
diye hitap ediyordu. Bir gün bir ajandada doğum tarihini gördüm,
baktım 1964 doğumlu, yani aynı yaştayız. Hayret ettim, aynı yaşta olmamıza
rağmen bana abi diye hitap eden birisi. Ne kadar asil, güzel, örnek bir
davranış. İnsan insan olduğunu, adam yerine konulduğunu ve değer verildiğini
anlıyor. Kıyaslayın ikisinin farkını.
Kur'an
birbirinizi en güzel isimlerle çağırın diyor. Hiç bir kimse dört dörtlük
değildir, hepimizin bir takım eksikleri ve kusurları olabilir. Ekrem Okan'a yapılanlardan
sonra Gönen'den ümidimi tamamen kestim. Gönen'de iyi insanlara yer yok
arkadaş. Kötüler, menfaatçiler, çıkarcılar, korkaklar, kuklalar almış başını gidiyor.
Kötüye gidiş var.
Ben hiç
bir partiye üye değilim, İHL mezunuyum ve Ak Parti çizgisinde, düşüncesinde
olan biriyim. Başbakanın bütün icraatlarının altına imzamı koyan birisiyim. Ak Parti İl başkanımı bu işe el koyar, vekiller mi, genel
merkez mi, yoksa bizzat Erdoğan mı bilemem ama birileri bu işe el atmalı,
dur demeli. Delegelerin veya üyelerin bu işe dur deme
şansları yok, bunu biliyoruz. Bu yanlışlara dur denmeli. Gönen bu tür
çirkinliklere layık değil. Halk hizmet bekliyor. Siyasilerde birliktelik
sıfır seviyelerinde seyrediyor. Herkes birbirinin kuyusunu kazmaya, ayağını
kaydırmaya çalışıyor. İlçe adeta kendi kaderine terkedilmiş. Akil biri
yok, akil insanlar saf dışı.
Şimdi
bazı siyasileri dürüst, ilkeli, çalışkan ve başarılı idarecilere de el
attıkları duyumlarını almaya başladım. Çıkar ve menfaatlerine ters düşenlerin ayağını kaydırmaya
çalışıyorlarmış. İdareciler siyasilerin emir kulumu. Zamanında
birileri bu işlere çok burnunu soktu, aldı cevabını.
Duyduğuma göre ilçe başkanlığına
düşünülenler varmış. Bu düşünülenlerden birisi bir buçuk yıldır, günde
4 defa büromun önünden geçiyor, daha bir defa olsun başını çevirip Allah'ın
selamını vermiş değil. Şu işe bakın. Böyle bir adam nasıl siyasetçi olur,
nasıl toplumun sorunlarına çözüm bulur, nasıl benim ve halkın desteğini
alır. Halkın desteğini alamayan kişi nasıl başarılı olur anlayamıyorum.
Tayyib Erdoğan'ın sözleri kulaklarımda çınlıyor, halkın içinde, halktan biri
olacaksınız diyor. Hizmet sevdanız yoksa bu işi bırakın diyor.
Ekrem
Okan yeniden gelmez, Gönen Ekrem Okan'ı çook arar.
Yahya
Kemal Beyatlının bir şiiri var " İyi İnsanlar iyi atlara binip
gittiler"diyor. İşte böyle iyi insanlar ya ölüp gidiyorlar, ya da
entrikalarla yıldırılarak uzaklaştırılıyorlar. Biz iyi insanların
arkasında durmadığımız sürece meydanları çıkarcılara, menfaatçilere,
kötülere terk etme ve onların egemenliğinde yönetilme kaderiyle karşı
karşıya kalmaya mahkum olacağız. Biz buna layık değiliz.
Dinimizde işi ehline verin
emrinin yerini, günümüzde işi yandaşınıza verin hükmü almış.
Ne olur toplumu daha
fazla bozmayın. Ben acizane bir kul olarak kötülükleri dilimle önlemeye
çalışıyorum. Bu benim insanlık ve Müslümanlık görevim. Benim fikir ve görüşlerime kızacaksanız,
beni tehdit edecekseniz, fikirlerimden dolayı şeytanlık tuzakları
kuracaksanız buyrun kurun, elinizden geleni ardınıza koymayın. Bu dünyaya
imtihan için geldik. Biz sizi, nasıl amel işleyeceksiniz diye yarattık diyor
yaratan. Herkes bu dünyada rolünü oynuyor. Ben inşallah iyi roldeyim. Herkez
rolünün, yaptıklarının hesabını verecek bir gün. Kimse tarlasına,
fabrikasına, koltuğuna, parasına, puluna
güvenerek, alçak dağları ben yarattım deyip mutlu olmanın yollarını
aramasın. İki metrelik beyaz bez, ve dört adam. Her şey bundan ibaret,
düşünenler, anlayanlar, ibret alanlar ve aklı olanlar için bu
sözlerim.
Fahir
Arma:
Teşekkür ederim Kadir
bey bu konuda çok dolusunuz, çok önemli konulara değindiniz. İnşallah
anlayan anlar, anlamayana sivrisinek saz zaten.
A.Kadir
Demircan:
Ben de teşekkür ederim. Çok açık sözlüyümdür,
yaparım dediğimi de yaparım. Bu tespitlerim ve yanlışlıklar
bundan sonrada düzelmez ve aynen devam ederse konuyu direk olarak, açık isimli bir
şekilde Başbakana ve genel merkeze ayrıntılı bir rapor halinde sunacağım. Başbakan beni tanır,
şu anki özel
kalem müdürü yakın arkadaşım olur. Gönen için böyle bir iyilik yapmaya
hazırım. Herkez Gönen'e kötülük yapacak değil ya, bende iyilik yapayım.
Kulakları çınlasın zamanın siyasetçileri Aydın Karakaya ile onun
yardımcısı Servet Bıyık memur unvanımla fikirlerimi çeşitli platformlarda beyan
ediyorum diye çeşitli suç isnatlarında bulunarak bayağı uğraşmışlardı beni Gönen'den
doğuya sürmek için.
Soruşturmaya gelenler beni tanıyınca adeta şok oldular, hayret ettiler. İşte böyle Ak
Partili Müslüman gardaşlarım beni bir türlü süremediler doğuya. Şimdi de
sivil ve özgür bir vatandaşı sürecek değiller ya. O zaman onlar özgürdü, şimdi de
ben. Yalansa yalan desinler ve yalan olduğunu ispatlasınlar. Elimde önemli
belgeler, şahitler var. İnanmayan önceki kaymakam Saim
Eskioğlu'na, Eski vali Utku Acuna, Eski Tarım İl Müdürü Bülent
Sancaktaroğluna ve şu anda hale görevde olan Ayhan Balcıya ve o dönemdeki
ilçe yönetimindeki kişilere sorsunlar. A. Karakaya hem de o dönemde
Gönen İnsan Hakları Derneğinin kurucusu ve başkanıydı. Fikir ve
düşünce özgürlüğü, düşüncelerini hakaret etmeden açıkça söylemek en temel
insan hakkı değil mi. Beni adeta düşman ilan etmişlerdi. Çevresindekilere de
benden uzak durmalarını telkin ediyorlardı. Ne güzel bir mazi yaşadık! onlarla.
Fikirlerinden dolayı, bulunduğu yerden sürülme çilesini yaşamak ne
güzel bir duygu. İşte inananlar bu tür baskılara ve çilelere muzdarip
olurlarsa olgun insan oldukları anlaşılır. İşte ben bu olayları yaşadığım
için gururluyum ve mutluyum. Acaba onlar da mutlumudur bilemiyorum.
Özür dilemek bir erdemdir, olgun insanların davranışıdır. Bu güne kadar bir
özür bile dilemediler. Demek ki doğru işler yaptıklarına inanıyorlar. Ben
onları Allaha havale ettim.
Evet Nail kardeşim beni sonunda konuşturdun. Yüreğine sağlık. Bunlar benim
konuştuklarımdan dolayı sana da bir kötülük yapmasınlar. Ama unutma,
Allah'ın izni ve dilemesi dışında kimse kimseye kötülük yapıcı veya iyilik
yapıcı değildir. Allah'a güven ve ona dayan. O yegane güvenilecek,
dayanılacak varlıktır. O en büyüktür, gerçek güç ve hüküm sahibidir.
Gönen
Siyasetinde Neler Oluyor
( 10.10.2009)
Fahir
Arma:
Efendim,
Gönen’de uzun süredir adı konulmayan bir çekişme- kutuplaşma var gibi sanki.
Gönen’deki bu siyasi yapıyı nasıl buluyorsunuz, bu konudaki görüş ve
tespitlerinizi öğrenebilir miyiz?
A.Kadir
Demircan:
Teşekkür ederim. Güzel bir soru. Bu güne kadar kimsenin sormadığı ve aynı
zamanda açıklamadığı ya da açıklayamadığı bir soru. Öncelikle ben baştan
şunu vurgulamak istiyorum. Bu soruları ve fikirlerimi GönTAM Yönetim Kurulu
Başkanı sıfatıyla değil, bir araştırmacı yazar, iletişimci ve aynı zamanda
sıradan bir vatandaş sıfatımla cevaplıyorum. Önceden üç sıfatım vardı
biliyorsun. Devlet Memurluğu sıfatım, Sivil Toplum Kurumu Temsilciliği
sıfatım ve aynı zamanda yazarlık sıfatım vardı. O dönemde de fikirlerimi
yazarlık ve vatandaşlık sıfatımla cesurca açıklıyor ve yayınlıyordum. Bu
yüzden o dönemde ilçe siyasetinin başındaki uzun boylu, hafif sakallı,
sarışın, başında az saç olan, dediğim dedik, çaldığım düdük diyen bir adam
beni defalarca valiye, kaymakama ve il müdürüne şikâyet etmiş, müfettişler
çağırmış, soruşturmalar yaptırmıştı. Adeta onlara bu adamı Gönen’den sürün
diye yalvarmış, önlerinde diz çökmüştü. Süremedi tabiî ki, sonraları doğal
tasfiye ile kendisi sürüldü, insan içine çıkamaz hale geldi. Hani ben derim
ya hep; attan düş, minareden düş, koltuk ve kanepeden düş amaa asla
gönüllerden düşme diye. Çok doğru bir söz. Gönüllerden düşmek hiçbir şeye
benzemiyor. Fikirlerimizden dolayı iktidar partisinin o günkü ilçe başkanı
neler yapmadı ki bana. Biz işte ortadayız, insanların içinde, gönlünde ve
her yerdeyiz. O ise yok ortalarda, selam verecek kimi kimsesi kalmadı. Allah
hiç kimseyi onun durumuna düşürmesin.
İşte bu
durum herkese ders olmalı. Neyim dememeli, ne olacağım demeli. Alçak dağları
ben yarattım edasına girmemeli kimse.
Şimdi iktidar partisi çok güçlü durumda. Tek başına iktidar. Ha şunu da
baştan peşinen ve dürüstçe söyleyeyim. Ben şahsi olarak Milli Görüş
Çizgisinde, bu gömleği çıkarmamış birisiyim. Ama ülkemiz menfaatleri gereği
Başbakanımız Tayyib Erdoğan'ı çok açıkça destekleyen, seven ve güvenen
birisiyim. Hatta başbakanımızın özel kalem müdürü Hasan Doğan’da çok
sevdiğim samimi arkadaşım, aile dostum olur.
Şimdi bütün bu tesbitlerden sonra bakıyorum da, Gönen’de partilisi,
partisizi, davası olanı, olmayanı karışmış durumda.
Hani bir atasözü vardır, darısı olanın pilici çok olur diye. Evet, piliçler
çok fazla iktidar partisi etrafında. Yanlarına sokulamıyoruz, hep
uzaklardayız doğrusu. Eşimde Ak Partinin ilk üyelerinden, yöneticilerinden.
O da sokulamıyor yakınlara. Bir gün gelir, her şeyin fani olduğu gibi,
Anavatan Partisinde, Demokratik Sol Partide, Doğruyol Partisinde olduğu
gibi, Ak Partide de aynısı olur. Yani bu partinin de devri biter. O zaman
bakarsınız ki kimseler kalmamış. İç çekişmeler, koltuk savaşları, yönetim
mücadeleleri, dengeler mengeler hepsi mazi olur gider. Rezillikleri,
yanlışları kara bir hatıra olarak kalır kendilerine.
Elde ettiğimiz kalelerde ve fırsatlarda kendimizin ve
yakınlarımızın çıkar ve menfaatlerini korumakla aslında batağa saplanıyor,
bitişimizi hazırlıyoruz. Unutmayın hızla yükselenler, hızla inişe geçerler.
Bunun örneklerini çok gördük. Hani Gönen’de ve Türkiye’de esip gürleyen bir
vekilimiz vardı. Şimdi, nerelerdedir, hangi diyarlardadır acaba. Önemli
bir proje için yanına gittiğimde, toplantıyı bahane edip beni nazikçe
sepetlemişti. Alma mazlumun ahını çıkar aheste aheste demiş atalarımız.
Bir
makamı hak etmiyorsanız, layık değilseniz talip olmayın. Hak edip
gelmişseniz, onu size şöyle ya da böyle vermişlerse o zaman orada adaletle
hükmedin, iyi ve hayırlı işler, ameller yapın. İmtihan dünyasında olduğunuzu
sakın unutmayın. İyi ve güzel ameller işleyenlere altlarından ırmaklar akan
cennetler vaat ediliyor. Bulundukları yerde kötü ve çirkin işler yapanlara
da dünyada rezillik ve rüsvaylık, ahirette ve hesap gününde de acıklı bir
azap bekliyor onları.
Ben olaya bu açılardan bakıyorum. Bana ister kızın, ister bağırın, ister
çatlayın, ister hakaret edin, ister şikâyet edin ne ederseniz edin bütün
bunları söylemek zorundayım. Çünkü Müslüman etrafında gördüğü bir yanlışı,
kötülüğü eliyle, diliyle, kalbiyle düzeltmek, engellemek zorundadır. Ben
dilim ve kalemimle engellemeye çalışıyorum.
İlçemizdeki bahsedilen siyasi bölünmüşlükler ve guruplaşmaların temelinde
hizmet yarışı mı, Allah Rızası mı var, yoksa piliç gibi darı kapma yarışımı
var. Çıkar ve menfaatlerin kesişmesinden kaynaklanan sorunlar mı var.
Çok yazık. Şu Gönen insanı ne zaman birbirinin kuyusunu kazmaktan vazgeçip
bir araya gelecek te, Gönen için, halk için bir şeyler yapacak. Merak
ediyorum.
Komşu
ilçemiz Biga kadar olamadık, onları örnek alamadık.
Menfaat ve kişisel çekişmelerden hepimiz kaybediyoruz. Aslında dürüst,
ilkeli, ahlaklı insanlarda da suç var. Başımız derde girmesin diye ortaya
çıkmıyorlar, sadece seyrediyorlar.
İnönü’nün bir sözü var. Namuslu insanlar da namussuzlar kadar cesur
olmadıkça bu ülke düzelmez diyor. Çok doğru bir söz.
Ben bu iç çekişmelerin iç yüzünü çok iyi bildiğim için, sadece seyrediyorum,
üzülüyorum ve gülüyorum. Merak bile etmiyorum, konuşmuyorum bile. Siz de
merak etmeyin, konuşmayın, siz de gülün diye tavsiyelerde bulunuyorum.
Onlar çekişe koysunlar, Başbakan Tayip Erdoğan, bana göre ülkede devrimler
yapıyor ve yapmaya da devam edecek kim ne derse desin. Adamın bu tür işlerle
ilgilenmeye, hatta düşünmeye bile zamanı yok ki. Keşke zamanı olsa da bu
menfaat piliçleri ayıklanabilse.
Fahir
Arma: Siyaset
kurumu yara almıyor mu bu tür tartışmalardan?
A.Kadir
Demircan:
Tabiî ki yara alıyor. Adam siyaset mi, boş ver diyor. Siyaseti kötü
yapmayalım, kötüleştirmeyelim.
Siyasetin sözlük anlamını merak edenlere
söyleyeyim. Siyaset” Allah tarafından vaaz olunan bir dinin hükümlerini o
dinin mensupları üzerinde uygulama sanatına siyaset, bu hükümleri tatbik
edene de siyasetçi denir.” Yani siyaset toplumu yönetme sanatıdır. Siyaset;
siyaset yapıyoruz, topluma hizmet yapıyoruz diye diye, cepleri doldurma,
rantları elde etme, arsaları, katları, yatları tapuda üzerine tescil
ettirme sanatı olmamalıdır. Hizmet yapacaksan illa da siyasete
girmek gerekmiyor.
Fahir
Arma: Sizce
iktidar partisi her şeye yön verebilir mi?
A.Kadir
Demircan:
Veremez, vermemeli. Baksanıza ilçemizde sivil toplum kuruluşlarının
kongrelerine müdahale de bulunuluyor. Bu her dönemde yapılıyor. Çok yanlış.
Sivil toplum kuruluşlarının yönetimlerinin oluşması kendi mecraında
gelişmeli. Siz benim istediğim kişi seçilecek diye müdahalede bulunursanız
guruplaşmalar, hizipleşmeler, menfaatleşmeler çıkar. Başarı ortadan kalkar.
İç çekişmeler, dengeler savaşları çıkar. İç çekişmelerin yaşandığı ülkelerde
ve kurumlarda başarı ve hizmetten söz edilemez. Anarşi ve monarşi hakim
olur.
Eski dönemde GönTAM’a bile müdahale etmeye kalktılar. Bana doğrudan
müdahale edemeyince, bizim birçok üyemizi istifaya zorladılar. Bunu itiraf
edenler bile oldu. Herkes bir göreve kendi bilgisi, enerjisi ve gücüyle
gelmeli. İşte ilçemizde müdahalede bulunulan kongreler ve uygulamaları
ortada. Seçimleri kazanmak için otellerde 7-8 milyarlık yemek faturaları
konuşuluyor. O paraları GönTAM’a verselerdi, biz o kadar parayla Gönen için
neler yapmazdık. Ama bize asla vermezler. Hizmete kaynak yok Gönen’de.
Bunlar çok yanlış şeyler. Umarım bize ders olur, bir daha böyle yanlışlıklar
yaşanmaz.
Fahir
Arma: Kadir bey teşekkür ederim. Çok açık sözlüsünüz. Bu kadarda açık sözlü olmak,
size zararlı olmaz mı?
A.Kadir
Demircan:
Hiç omurumda değil Nail kardeşim. Doğruyu söyleyeni dokuz köyden kovarlar
derler. Kovulayım hiç önemli değil. Biz sözlerimizle insanların rızasını
değil, Allah’ın rızasını kazanmak için çalışıyoruz. İnsanların rızası hiç
önemli değil. Zaten bizim doğru ve açık sözümüzden kimler rahatsız olur.
Allahın rızasına uygun amel işlemeyenler, yanlış ve yamuk işler yapanlar,
yanlış yolda olanlar rahatsız olur, gocunur.
Bir söz vardır hani” Eğri olsam yay gibi elde tutarlar beni, doğru olsam ok
gibi tefe koyarlar beni” diye. Günümüz, eğri insanların günü. Doğru
insanlara hayat hakkı tanınmıyor maalesef. Bizi tefe koyuyorlar. Bizim tefe
konulmamız aslında bizim için büyük bir mükâfat.
Ben tefe
konulsam da, dokuz köyden kovulsam da doğru bildiklerimden asla vazgeçmem.
Biz elhamdülillah, Peygamberimizi örnek alıyoruz, Necip Fazılların, Muhsin
Yazıcıoğluların izindeyiz, yolundayız, arkasındayız.
Diğer Yazılar İçin Tıklayın
Yazı Arşivi
a-kadirdemircan@hotmail.com
Gönen Notları Arşivi