kadirdemircankesiftv@hotmail.com 0536 6062730
Gönen Heyecansız ve
Sanki Sahipsiz
Gönen Balıkesir’in ve
Marmara bölgesinin en güzide ilçelerinden birisi. Hem turizm ve hem de tarım
ekonomisi bakımından önemli bir potansiyele sahip. Ancak bu potansiyel
yeterinde değerlendirilemiyor. Kalkınma için sanayi şart. İlçemizde ise
tarıma dayalı sanayi ve kaplıca turizmine dayalı yatırımların mutlaka olması
lazım. İçeriden ve dışarıdan girişimcilerin teşvik edilmesi, desteklenip
organize edilmesi şart. Ancak ne hikmetse Gönen’de bu yeterince olamıyor.
İlçede kamu kurumları ile, ilgili sivil toplum kurumlarını, kendi çemberleri
içerisinde, idare-i maslahatgüzarcı bir yönetim anlayışına sahip olarak
görüyoruz. Hareketlilik yok. Girişim yok. Ses getiren aktivasyonlar, iş
birliği, gönül birliği, eylem birliği yok. Görünen manzara şu ki, herkes bir
koltuk işgal etmiş koltuğunu koruma ve gününü kurtarma peşinde. Niye aktif
olmuyorsunuz, proje üretmiyorsunuz bir şeyler yapmıyorsunuz diyen de yok.
Sessizlik, sakinlik, hareketsizlik ve tabiî ki bereketsizlik sürüp gidiyor.
Her şeyi devletten bekler bir hal almışız. Biz hareket etmeliyiz,
istemeliyiz, eylem ve harekete geçmeliyiz, proje üretmeli ve hedef
koymalıyız ki devlette bizim önümüzü açsın, desteklesin. Bir atasözü
vardır; ulaşmak istediği bir hedefi olmayanlar çalışmaktan zevk almazlar”
diye.
Ulaşmak istedikleri bir hedefi olmayanlar köşe başlarını tutarlarsa ve köşe
başlarını tutmalarına ses çıkaran kimseler de olmazsa bir toplumda hiçbir
şey düzelmez.
Yeni
yaşadığım basit örnek ve bir anımı aktarmak istiyorum. İstanbul’da fabrikası
olan ve 400-500 kişi istihdam eden bir firma, Gönen’de de 500 m2 lik, 80
işçinin çalışacağı kiralık bir yer arıyor. Dolayısıyla bizden ricada
bulunuyor, böyle bir yer araştırıverin, bulursanız gelip bakarız, sonra
makinelerimizi taşır, ilk etapta 30 işçi, daha sonra 50 işçi olmak üzere
toplam 80 işçiye iş veririz diyor. Tabiî ki biz heyecanlanıyoruz, bu
işverene bir yer bulursak, benim ilçemde 80 kişiye iş ve maaş sağlayacağız,
bunun sevabı yeter diye işe koyuluyoruz. Başlıyoruz herkesi aramaya. İlçenin
resmi, siyasi ve sivil toplum kuruluşu temsilcileri ve yardımcılarından en
az 20 kişiyi arıyoruz. Böyle bir yer lazım, hemen harekete geçelim, bulalım
ve ilçemize bu yatırımı çekelim diye. İnanın en az 20 kişiyi aradık. Hepsi
tamam dedi. Aradan dakikalar, saatler ve günler geçmeye başladı. Bir
Allah’ın kulu ve yetkilisi geri dönse yüreğimiz gam yemezdi. Kimseden tık
yok. Heyecan duymayan, insanlarını, şehrini düşünmeyen koltuk
işgalcileriyle bu şehir, bu toplum nereye kadar gidebilir ki diye kendimize
sormadan edemiyoruz.
Düştük
yollara bir yer bulduk, 8 yıl önce terk edilmiş, duvarları yıkılmış,
camları, çatısı yok olmuş metruk, hurdalık bir
bina.
Adam 1300 TL den açtı 900 de çakılıp kaldı. Koyun bile kapamaya elverişli
olmayan eski küskü bir binaya 800 TL aylık kira isteyen bir yerli zihniyet.
İnanın böyle bir yeri biz hayrımıza tahsis ederiz. 80 kişi burada çalışırsa,
ilçe ekonomisi canlanır, bundan herkes dolaylı olarak faydalanır.
Heyecansız, sorumsuz ve sahipsiz bir Gönen beni sıkıyor. Ben şehrimin insan
ve memleket sevdalısı halkı ve idarecileriyle dolu bir şehir olmasını hayal
ediyorum.
Pazar günü dahil aradığım her kişiye ulaşayım, ulaştığım her kişi verdiği
sözünü tutsun ve geri dönüşüm sağlasın istiyorum. İnşalar günün binde buda
olur..
Ülke Siyaseti Üzerine
Fahir
Arma:
Kadir bey, ülkenin siyasi gelişmelerini nasıl buluyorsunuz. Özellikle Ak
Partinin çalışmalarını:
A.Kadir
Demircan:
Güzel ve güncel bir soru bu. Bu ülkenin
yazarları, sanatçıları, aydınları, akil adamları açılıma, anayasa
değişikliklerine evet diyor. Ak Partinin icraatlarını onaylıyor. Anketler
düzenleniyor, halk evet diyor. Niye, çünkü Tayyip Erdoğan bu ülkede adeta
demokrasi devrimi yapıyor. Tabiî ki Allah herkese aynı derecede zeka
vermemiş, anlayamazlar çünkü.
uraya bakın muhalefetin yaptıklarına kargalar
bile gülmeye başladı. Küçücük çocuklarla röportaj yaptım, inanın onlarda
muhalefetin ne yapmak istediklerini anlayamadıklarını söylediler. Bende
anlayamadım çünkü. Saçma sapan fikirler, düşünceler, eylemler sergiliyorlar.
Anayasa değişiklikleri süper olacak.
İki tane Cumhurbaşkanı ve üç tane başbakan'ın korumalığını yapmış, eski bir
polis memuru olarak diyorum ki Tayyip bey gibi bir adam ve başbakan görmedim
inanın. Nede olsa İHL li bir başbakan. Yakın zamanda da inşallah Türkiye
Başkanı olacak. Buna herkes şahit olacak.
Görmüyor musunuz
derin devlet, çeteler, cuntalar, ergenekoncular, yüksek şuracılar birer
birer çökertiliyor. Ülkem huzura, güvene, refaha ve gerçek halk iktidarına
kavuşuyor.
Ee ne yapalım her nimetin biraz
külfeti de olur. Nimete kavuşmak istiyorsak, külfete ve birtakım sıkıntılara
katlanacağız.
Gönen'deki Siyaset
Fahir
Arma:
Peki Gönen'de siyaset nasıl sence. İyi gelişmeler Gönende'de oluyormu.
A.Kadir
Demircan:
Gönen'deki siyasete gelince diyecek çook şey
var ama kim dinleyecek ki. Herkesin bildiği bildik çaldığı düdük. Fikir
alışverişi istişare, halkla buluşma, halkın içine girme yok.
Aydın Karakaya'dan sonra ilçe başkanı
olan Ekrem Okan halka inmeyi, insanlarla etkili işetişim kurmayı başarmış ve
iyi sonuçlar alınmaya başlanmıştı. Sonra ne oldu, birilerinin işine gelmedi
ve görevden ayrılmak durumunda bırakıldı. Seçimler yaklaşıyor ben genel
merkezin bu durumu yeniden değerlendirmesi gerektiğini düşünüyorum.
Siyaset maalesef günlük çekişmelerle
geçiyor. Gönen'deki siyasetin adeta bütün işi devlet hastanesine müdür
atayabilmek. İşe göre adam değil, adamına göre iş devri yaşanıyor.
İşi ehline verin devri kapanmış, işi yandaşınıza verin devri başlamış. Köy
muhtarlarını siyasi parti binasına çağırıyorlar, muhtarlar buna adeta isyan
ediyorlar. Pazartesi doktora gittim, doktorlar 9.30 da başlıyor
muayeneye, akşama kadar muayenem bitmedi.. Bir doktor günde neredeyse 200
hastaya bakıyor. Şehirde yapılacak o kadar iş var ki. Bütün köy yolları
bozuk, orman yollarının birçoğu kapalı. Halk yönetime yardımcı olmuyor, her
şeyi devletten bekliyor, yönetim halka inemiyor dolayısıyla her şey içinden
çıkılmaz hale geliyor.
İnanın Biga ilçesi bizden daha iyi
durumda. Biz Gönen'in hep iyiliklerinden, güzelliklerinden bahsetmek
istiyoruz. Çünkü ilçemizi ve insanımızı seviyoruz.
Gönen Maalesef Kötüye Gidiyor
Şehir
Gazinoları
Fahir
Arma:
Kadir bey,
sohbetlerinizde ilçemizle ilgili çok dertlisiniz, bakış açılarınız olumsuz,
nedir sebebi?
A.Kadir
Demircan:
Doğru
çok dertliyim, çünkü düşünce adamı dertli olur. Toplumun, halkın
dertleriyle dertlenir, hemhal olur. Müslümanlığın gereği de budur
zaten. İşte Gönen'de böyle toplumun sorunlarıyla ilgilenmeyen, dertlenmeyen,
halktan kopuk, halkın içine inmeyen, inemeyen, halkla frekansları bir türlü
uyuşmayan yönetimler ve yöneticiler olursa ister istemez karamsar olursunuz.
Şu hale bakın
koskocaman şehirde akil bir adam yok. İlçemizin önemli bir meselesini
aktarabileceğiniz, sizi dinleyebilecek bir adam yok. Bir konu
anlatacaksınız, görüşmeye gidiyorsunuz randevu alamıyorsunuz, ulaşılamayan
kişilerle ve duvarlarla karşılaşıyorsunuz. Başka bir yere gidiyorsunuz, bir
söz hakkı alamadığınız gibi bol bol ağaç dikmenin faydalarını
dinliyorsunuz.
Havanda su dövmek. Şu
ilçenin haline bakın. Mustafa Top isimli değerli bir arkadaşım
önemli envanter çalışmaları yapmış. Araştırmış, BİMER den elde ettiği
bilgileri benimle paylaştıkça inanın şok oldum. Şu işe bakın, Gönen'de
bar, pavyon, gazinolarda ve benzeri mekanlarda sigortalı
tam 256 tane kadın çalışıyormuş. 24 tane gazino, bar, pavyon, 64 tane tekel
içki bayii olmuş. Bu çalışan kadınlardan bir tanesi buradan ayrıldıktan
sonra, Gönen'i anlatıyormuş. Diyormuş ki Gönen'de eğlence hayatı çok
güzeldi, iyi para kazanıyorduk. Vay be. Övündüğümüz ve gururlandığımız
Gönen'li Mehmet Efendinin memleketini ne hale getirmişlerde haberimiz
olmamış. Peki Gönen'i kim getirdi bu hale, kim bu yerlere musade
verdi, sorumlusu vebali kimin. Valla benim hiç bir vebalim yok. Kıyısından
köşesinden vebali olanlar düşünsünler. Bu dünyada yakalarına yapışamazsam,
öbür tarafta kaçırmayacağımdan ve kaçamayacaklarından eminim.
Tehlikeli Çukurlar
Fahir
Arma:
Peki vatandaş olarak ne yapmalı, ne yapılabilir.
A.Kadir
Demircan:
Valla vatandaş olarak
bir şey yapılamıyor. Ben yaptıramadım. Çok denedim olmadı. Beni takan
sallayan adam yerine koyan olmadı. Kendime muhatap bulamadım. Bende
bıraktım artık vatandaşlık görevini yapmayı. Bir tane örnek vermek
gerekirse. Pazar yerinin karşısında yolun kenarında dere var, kazı yapılmış,
büyük bir çukur bırakılmış, hiç bir önlem yok. Her an bu dereye ve çukura
bir araba, bisiklet, motosiklet, yaya vatandaş düşüp yaralanabilir,
ölebilir. Tam sorumlu bir vatandaş olarak hemen belediyeyi aradım,
durumu anlattım. Tamam dediler. Aradan bir ay geçtikten sonra aynı çukuru
yeniden gördüm, hiç bir şey yapılmadığını görünce şaşırdım. Kameraya çektim
ve yeniden yetkili kişileri aradım. Tamam dediler, hemen ekip gönderip
kontrol ettirelim dediler. Aradan bir ay daha geçti yine aynı durum. Ben bir
daha arar mıyım belediyeyi. İşte böyle vatandaşı takan sallayan yok. Ya
hiç bakmadılar, ya da ekiplerine söz geçiremediler. Duyarlı vatandaş olsan
ne olacak ki bu şehirde.
Çukur
Videosu İçin Tıklayın
Yerel
Gazetelerin Durumu
Fahir
Arma:
Sayın Demircan, yerel gazetelerin durumlarını nasıl
görüyorsun.
A.Kadir
Demircan:
Ben
de zamanında gazete çıkardım. Yani tabir yerindeyse hem gazete
patronluğu yaptım, hem de yazarlık, muhabirlik, reklamcılık dahil
hepsini yaptım. Şimdi TV programları yapıyorum. Daha büyük, ülke ve dünya
genelinde kitlelere ulaşıyorum. Yereli bıraktım.
Gazete çıkardığım
zamanlarda objektif, tarafsız, bağımsız olmayı hedefledim ve başardım. Ama
maalesef ilçemizdeki gazetelerin hiç birinde bunu göremiyorum. Yine en
tarafsızı Gönen Postası geliyor bana. En azından ajans olarak
gönderdiğimiz haber ve yazıları değerli bulup yayınlıyorlar. Gündem ve Yeni
Gün gazetelerine defalarca haber, bilgi, yazı gönderdik hiç birine
zerre kadar yer vermediler. Bumu tarafsızlık, objektiflik. Bazı gazeteler de
insanların özel hayatlarını- düğün, toplantı ve cemiyetlerini çekip,
basıp, parayı alıyorlar ve yayınlıyorlar. Bu mu gazetecilik. Gönen'e ne
faydası var böyle haberciliğin.
Hangi gazete şehrin
sorunlarını masaya yatırdı. Hep kavga, çekişme haberleri. Enerjimizi boşuna
tüketiyoruz. İlçede açılan meyhaneleri, gazinoları, ahlaksızlıkları yazsalar
ya.
Çevre Durumu
Fahir
Arma:
İlçemizin çevresini nasıl buluyorsunuz. Eksiklikler
neler, neler yapılmalı.?
A.Kadir
Demircan:
Gönen'i
yüksek tepelere çıkıp seyrediyorum ve fotoğraflıyorum. Gönen ile ilgili tam
55 bin fotograf çektim. Belki ilçenin dağını taşını en fazla gezen benim.
Siyasiler sadece seçimlerde giderler. Yetkililerde mesai saatlerinde
gezerler. Ben her gün, her saat şehrin içindeyim ve çevresindeyim. Marmara
incisi bir ilçemiz var.
Ama gelin görün ki şehrin içi dışı
sokakları adeta bir harabeyi andırıyor. çevre düzenlemesi ve
şehircilik çalışmaları neredeyse sıfır seviyelerinde. Çok ciddi çevre
düzenlemesi yapılması lazım. İlgililerin gezmeleri, görmeleri, proje üretip
derhal uygulamaları lazım ama...
Kent Konseyi Başarılımı
Fahir
Arma:
Kent Konseyinin çalışmalarını nasıl buluyorsunuz.
Başarılımı değilmi. Bakış açınız nedir.
A.Kadir
Demircan:
Kent konseyinin yeni
başkanı Mehmet Gündöndü çok başarılı çalışmalar yürütüyor. İnşallah
bıktırmazlar. Ancak ben yinede şüpheliyim. Hareket var, ses var, heyecan var
ama gözle görülür, el ile tutulur, hissedilir bir sonuç göremiyorum.
Düşünsenize
ben de kent konseyinin 100 üyesinden biriyim. Bir sürü komisyonlar var.
Komisyonların başkanları ve üyeleri var. Ben Gönen'de Gönen ile ilgili
55 bin fotograf çektim, 2500 film yaptım ve yayınladım, Gönenin en
büyük ve en kapsamlı internet sitesi
www.gonengontam.gen.tr yi dünya biliyor artık, Gönen ile ilgili iki tane
kitap yayınladım ve yüzlerce tanıtım projesi uyguladım, her gün arayan
yüz kişiye gönüllü Gönen danışmanlığı yapıyorum. Beni birileri
Kent konseyinin Trafik Komisyonu da yedek üyeliği layık görüyor.
Turizm ve Tanıtım Komisyonu var. Oraya layık bulunmuyorum ne hikmetse. Demek
ki bizden daha çok tanıtım çalışması yapan varmış ta ben bilememişim. Gönen
halkı bilememiş. Şimdi böyle bir yapılanmadan çıkacak sonuç ne kadar
başarılı olur. Yorum sizin.
Düşmanlarımla Gurur Duyuyorum
Fahir
Arma:
Kadir bey, bu kadar açık ve net konuşuyorsunuz. Sizi
düşman bilmezler mi, sizinle uğraşmazlar mı? Düşmanlarınız çok olur sizin.
A.Kadir
Demircan:
Yahu bir şehirde
herkes çıkarcı ve yalaka olacak değil ya. Doğruları söyleyen dokuz
köyden kovulur derler. Ben doğruları söylemeye ve dokuz köyden kovulmaya
talibim. Çünkü biz bu dünyaya imtihan için geldik. Hal ve hareketlerimizle
imtihan olunuyoruz. Peygamberimizi, Allah dostlarını, dava, fikir ve çile
insanlarını örnek alıyorum ben. Ne demişler ferman padişahınsa dağlar
bizimdir.
Düşmanlarım var tabiî ki. Ben inanın
düşmanlarımla ve beni sevmeyenlerle gurur duyuyorum. Çünkü neden, bir
söz var, eğri olsan yay gibi elde tutarlar seni, doğru olsan ok gibi
tefe koyarlar seni. Ben doğru olayım ok gibi tefe koysunlar beni.
Öbür tarafta da yay gibi eğri olanları koyacaklar. O zaman hesap vermek çok
daha zorlaşacak. Çevremiz eğri insanlarla dolu.
İnsanın en büyük düşmanı
nefsidir. Herkes kendi kendine kötülük eder. Bizim inancımız odur ki,
Allah'ın izni ve dilemesi olmadıkça kimse kimseye kötülük veya iyilik edici
değildir.
Tabiî ki bizde etrafımızdan, özellikle
çok yakın çevremden sayısız sınırsın kötülükler, çirkinlikler görüyorum. Ben
diyorum ki herkes bu dünyada rolünü oynuyor. Hesap gününde hesapların
sorulması haktır. Herkes dünyada yaptıklarının hesabını verecek.
Siyasi
Çizgi Gizlenir mi
Fahir
Arma:
Kadir bey özel bir soru. Siyasi çizginiz veya
düşünceniz nedir.
A.Kadir
Demircan:
Ben hep hayret ederim. İnsanlar siyasi kimliklerini gizlerler, hangi partiye
veya kime oy verdiklerini saklarlar. Niye dünyalık çıkarları küçük ve
basit menfaatleri uğruna. Ne gereği var, değer mi hiç.
Müslümanın içi dışı,
sureti, sireti bir olur. Biz öyle olmaya çalışıyoruz elhamdülillah.
Açıklık, şeffaflık, doğruluk dürüstlük hiçbir
zaman insana zarar getirmez.
Yani dönemin, düzenin,
çıkarların adamı değiliz. Her yerde kimliğimi açık açık deklare ediyorum.
Oyumu dünyalık çıkar ve
menfaatler uğruna hiç bir partiye, kişiye, cemaate ipotek etmedim.
Özgürce, içimden geldiğince kullandım. Nasıl ve ne şekilde kullandığımı da
hiç kimseden saklamadım.
Ne saklayayım, İmam Hatipliyim, eski
Milli Türk Talebe Birliği üyesiyim, Milli Görüşçüyüm ve Hakiki Ak
Partiliyim. Tayyip Erdoğan'ın sonuna kadar arkasındayım. Gönen'deki Ak
Partinin değil Ankara'daki Ak Partinin destekçisiyim, arkasındayım. Geçen
seçimlerde de oyumu
Belediye başkanlığında Demokrat
Partiye, Belediye Meclisinde Ak Partiye, İl Meclis Üyeliğinde de Saadet
Partisine verdim. İşte özgürlük bu. Kim ne şekilde yorumlarsa, düşünürse
düşünsün omurumda değil. Ben özgürlüğümün, bağımsızlığımın tadını
çıkarıyorum. Olay bu.
Sence görüşü,
fikri, zikri, rengi belli olan mı tehlikelidir, yoksa belli
olmayan mı?
Zikri, fikri belli olmayanlar
için dinimizde münafık karakterlilik tabiri kullanılır.
Günümüzde maalesef birçok kişi partilere
fikir ve düşünceleri için değil, çıkar ve arpalık paylaşımları için
giriyorlar. Çok yazık. Onun için çıkarcılar, menfaatçiler, dalkavuklar,
gizli kapaklı işler çevirenler, ahret karşılığı dünyayı tercih edenler beni
sevmezler, sevemezler.
Diğer Yazılar İçin Tıklayın
Yazı Arşivi
Gönen Notları Arşivi
Keşif Yazıları İçin Tıklayın