0266.7626793 Gönen Notlarım 0536 6062730   Gönen Sohbetleri 

                     A Kadir Demircan kadirdemircankesiftv@hotmail.com

 

                          Keşif

   Gönen Heyecansız ve Sanki Sahipsiz

   Gönen Balıkesir’in ve Marmara bölgesinin en güzide ilçelerinden birisi. Hem turizm ve hem de tarım ekonomisi bakımından önemli bir potansiyele sahip. Ancak bu potansiyel yeterinde değerlendirilemiyor.  Kalkınma için sanayi şart. İlçemizde ise tarıma dayalı sanayi ve kaplıca turizmine dayalı yatırımların mutlaka olması lazım. İçeriden ve dışarıdan girişimcilerin teşvik edilmesi, desteklenip organize edilmesi şart. Ancak ne hikmetse Gönen’de bu yeterince olamıyor. İlçede kamu kurumları ile, ilgili sivil toplum kurumlarını, kendi çemberleri içerisinde, idare-i maslahatgüzarcı bir yönetim anlayışına sahip olarak görüyoruz. Hareketlilik yok. Girişim yok. Ses getiren aktivasyonlar, iş birliği, gönül birliği, eylem birliği yok. Görünen manzara şu ki, herkes bir koltuk işgal etmiş koltuğunu koruma ve gününü kurtarma peşinde. Niye aktif olmuyorsunuz, proje üretmiyorsunuz bir şeyler yapmıyorsunuz diyen de yok. Sessizlik, sakinlik, hareketsizlik ve tabiî ki bereketsizlik sürüp gidiyor. Her şeyi devletten bekler bir hal almışız. Biz hareket etmeliyiz, istemeliyiz, eylem ve harekete geçmeliyiz, proje üretmeli ve hedef koymalıyız ki devlette bizim önümüzü açsın, desteklesin.  Bir atasözü vardır; ulaşmak istediği bir hedefi olmayanlar çalışmaktan zevk almazlar” diye.  Ulaşmak istedikleri bir hedefi olmayanlar köşe başlarını tutarlarsa ve köşe başlarını tutmalarına ses çıkaran kimseler de olmazsa bir toplumda hiçbir şey düzelmez.

   Yeni yaşadığım basit örnek ve bir anımı aktarmak istiyorum. İstanbul’da fabrikası olan ve 400-500 kişi istihdam eden bir firma, Gönen’de de 500 m2 lik, 80 işçinin çalışacağı kiralık bir yer arıyor. Dolayısıyla bizden ricada bulunuyor, böyle bir yer araştırıverin, bulursanız gelip bakarız,  sonra makinelerimizi taşır, ilk etapta 30 işçi, daha sonra 50 işçi olmak üzere toplam 80 işçiye iş veririz diyor. Tabiî ki biz heyecanlanıyoruz, bu işverene bir yer bulursak, benim ilçemde 80 kişiye iş ve maaş sağlayacağız, bunun sevabı yeter diye işe koyuluyoruz. Başlıyoruz herkesi aramaya. İlçenin resmi, siyasi ve sivil toplum kuruluşu temsilcileri ve yardımcılarından en az 20 kişiyi arıyoruz. Böyle bir yer lazım, hemen harekete geçelim, bulalım ve ilçemize bu yatırımı çekelim diye. İnanın en az 20 kişiyi aradık. Hepsi tamam dedi.  Aradan dakikalar, saatler ve günler geçmeye başladı. Bir Allah’ın kulu ve yetkilisi geri dönse yüreğimiz gam yemezdi. Kimseden tık yok.  Heyecan duymayan, insanlarını, şehrini düşünmeyen koltuk işgalcileriyle bu şehir, bu toplum nereye kadar gidebilir ki diye kendimize sormadan edemiyoruz.

              Düştük yollara bir yer bulduk, 8 yıl önce terk edilmiş, duvarları yıkılmış, camları, çatısı yok olmuş metruk, hurdalık bir bina. Adam 1300 TL den açtı 900 de çakılıp kaldı.  Koyun bile kapamaya elverişli olmayan eski küskü bir binaya 800 TL aylık kira isteyen bir yerli zihniyet. İnanın böyle bir yeri biz hayrımıza tahsis ederiz. 80 kişi burada çalışırsa, ilçe ekonomisi canlanır, bundan herkes dolaylı olarak faydalanır.

      Heyecansız, sorumsuz ve sahipsiz bir Gönen beni sıkıyor. Ben şehrimin insan ve memleket sevdalısı halkı ve idarecileriyle dolu bir şehir olmasını hayal ediyorum.

    Pazar günü dahil aradığım her kişiye ulaşayım, ulaştığım her kişi verdiği sözünü tutsun ve geri dönüşüm sağlasın istiyorum. İnşalar günün binde buda olur..

Ülke Siyaseti Üzerine

Fahir Arma:

Kadir bey, ülkenin siyasi gelişmelerini nasıl buluyorsunuz. Özellikle Ak Partinin çalışmalarını:

A.Kadir Demircan:

Güzel  ve güncel bir soru bu. Bu ülkenin yazarları, sanatçıları, aydınları, akil adamları açılıma, anayasa değişikliklerine evet diyor. Ak Partinin icraatlarını onaylıyor. Anketler düzenleniyor, halk evet diyor. Niye, çünkü Tayyip Erdoğan bu ülkede adeta  demokrasi devrimi yapıyor. Tabiî ki  Allah herkese aynı derecede zeka vermemiş, anlayamazlar çünkü.

uraya bakın muhalefetin yaptıklarına kargalar bile gülmeye başladı. Küçücük çocuklarla röportaj yaptım, inanın onlarda muhalefetin ne yapmak istediklerini anlayamadıklarını söylediler. Bende anlayamadım çünkü. Saçma sapan fikirler, düşünceler, eylemler sergiliyorlar.

  Anayasa değişiklikleri süper olacak. İki tane Cumhurbaşkanı ve üç tane başbakan'ın korumalığını yapmış, eski bir polis memuru olarak diyorum ki Tayyip bey gibi bir adam ve başbakan görmedim inanın. Nede olsa İHL li bir başbakan. Yakın zamanda da inşallah Türkiye Başkanı olacak. Buna herkes şahit olacak.

     Görmüyor musunuz derin devlet, çeteler, cuntalar, ergenekoncular, yüksek şuracılar birer birer çökertiliyor. Ülkem huzura, güvene, refaha ve gerçek halk iktidarına kavuşuyor.

  Ee ne yapalım her nimetin biraz külfeti de olur. Nimete kavuşmak istiyorsak, külfete ve birtakım sıkıntılara katlanacağız.

Gönen'deki Siyaset

Fahir Arma:

Peki Gönen'de siyaset nasıl sence. İyi gelişmeler Gönende'de oluyormu.

A.Kadir Demircan:

Gönen'deki siyasete gelince diyecek çook şey var ama kim dinleyecek ki. Herkesin bildiği bildik çaldığı düdük. Fikir alışverişi istişare, halkla buluşma, halkın içine girme  yok.

 Aydın Karakaya'dan sonra ilçe başkanı olan Ekrem Okan halka inmeyi, insanlarla etkili işetişim kurmayı başarmış ve iyi sonuçlar alınmaya başlanmıştı. Sonra ne oldu, birilerinin işine gelmedi ve görevden ayrılmak durumunda bırakıldı. Seçimler yaklaşıyor ben genel merkezin bu durumu  yeniden değerlendirmesi gerektiğini düşünüyorum.

  Siyaset maalesef günlük çekişmelerle geçiyor. Gönen'deki siyasetin adeta  bütün işi devlet hastanesine müdür atayabilmek.  İşe göre adam değil, adamına göre iş devri yaşanıyor.  İşi ehline verin devri kapanmış, işi yandaşınıza verin devri başlamış. Köy muhtarlarını siyasi parti binasına çağırıyorlar, muhtarlar buna adeta isyan ediyorlar.  Pazartesi doktora gittim, doktorlar 9.30 da başlıyor muayeneye, akşama kadar muayenem bitmedi.. Bir doktor günde neredeyse 200 hastaya bakıyor. Şehirde yapılacak o kadar iş var ki. Bütün köy yolları bozuk, orman yollarının birçoğu kapalı. Halk yönetime yardımcı olmuyor, her şeyi devletten bekliyor, yönetim halka inemiyor dolayısıyla her şey içinden çıkılmaz hale geliyor.

 İnanın Biga ilçesi bizden daha iyi durumda. Biz Gönen'in hep iyiliklerinden, güzelliklerinden bahsetmek istiyoruz. Çünkü ilçemizi ve insanımızı  seviyoruz.

Gönen Maalesef Kötüye Gidiyor 16.4.2010

 Şehir Gazinoları

 Fahir Arma: Kadir bey,

sohbetlerinizde ilçemizle ilgili çok dertlisiniz, bakış açılarınız olumsuz, nedir sebebi?

A.Kadir Demircan:Doğru çok dertliyim, çünkü  düşünce adamı dertli olur. Toplumun, halkın dertleriyle dertlenir, hemhal olur. Müslümanlığın gereği de budur  zaten. İşte Gönen'de böyle toplumun sorunlarıyla ilgilenmeyen, dertlenmeyen, halktan kopuk, halkın içine inmeyen, inemeyen, halkla frekansları bir türlü uyuşmayan yönetimler ve yöneticiler olursa ister istemez karamsar olursunuz.

      Şu hale bakın koskocaman şehirde akil bir adam yok. İlçemizin önemli bir meselesini aktarabileceğiniz, sizi dinleyebilecek bir adam yok. Bir konu anlatacaksınız, görüşmeye gidiyorsunuz randevu alamıyorsunuz, ulaşılamayan kişilerle ve duvarlarla karşılaşıyorsunuz. Başka bir yere gidiyorsunuz, bir söz hakkı alamadığınız gibi  bol bol ağaç dikmenin faydalarını dinliyorsunuz.

    Havanda su dövmek. Şu ilçenin haline bakın. Mustafa Top  isimli  değerli bir arkadaşım önemli envanter çalışmaları yapmış. Araştırmış, BİMER den elde ettiği bilgileri benimle paylaştıkça inanın şok oldum. Şu işe bakın, Gönen'de  bar, pavyon, gazinolarda  ve benzeri mekanlarda  sigortalı   tam 256 tane kadın çalışıyormuş. 24 tane gazino, bar, pavyon, 64 tane tekel içki bayii olmuş. Bu çalışan kadınlardan bir tanesi buradan ayrıldıktan sonra, Gönen'i anlatıyormuş. Diyormuş ki Gönen'de eğlence hayatı çok güzeldi, iyi para kazanıyorduk. Vay be. Övündüğümüz ve gururlandığımız Gönen'li Mehmet Efendinin memleketini ne hale getirmişlerde haberimiz olmamış. Peki Gönen'i kim getirdi bu hale, kim  bu yerlere musade verdi, sorumlusu vebali kimin. Valla benim hiç bir vebalim yok. Kıyısından köşesinden vebali olanlar düşünsünler. Bu dünyada yakalarına yapışamazsam, öbür tarafta kaçırmayacağımdan ve kaçamayacaklarından eminim.

Tehlikeli Çukurlar

   Fahir Arma: Peki  vatandaş olarak ne yapmalı, ne yapılabilir.

A.Kadir Demircan: Valla vatandaş olarak bir şey yapılamıyor. Ben yaptıramadım. Çok denedim olmadı.  Beni takan sallayan  adam yerine koyan olmadı. Kendime muhatap bulamadım. Bende bıraktım artık vatandaşlık görevini yapmayı. Bir tane örnek vermek gerekirse. Pazar yerinin karşısında yolun kenarında dere var, kazı yapılmış, büyük bir çukur bırakılmış, hiç bir önlem yok. Her an bu dereye ve çukura bir araba, bisiklet, motosiklet, yaya vatandaş düşüp yaralanabilir, ölebilir. Tam  sorumlu bir vatandaş olarak hemen belediyeyi aradım, durumu anlattım. Tamam dediler. Aradan bir ay geçtikten sonra aynı çukuru yeniden gördüm, hiç bir şey yapılmadığını görünce şaşırdım. Kameraya çektim ve yeniden yetkili kişileri aradım. Tamam dediler, hemen ekip gönderip kontrol ettirelim dediler. Aradan bir ay daha geçti yine aynı durum. Ben bir daha arar mıyım belediyeyi. İşte böyle vatandaşı takan sallayan yok. Ya  hiç bakmadılar, ya da ekiplerine söz geçiremediler. Duyarlı vatandaş olsan ne olacak ki bu şehirde.

 Çukur Videosu İçin Tıklayın

 Yerel Gazetelerin Durumu

  Fahir Arma:  Sayın Demircan, yerel gazetelerin durumlarını nasıl görüyorsun.

A.Kadir Demircan:Ben de zamanında gazete çıkardım. Yani  tabir yerindeyse hem gazete patronluğu yaptım, hem de yazarlık, muhabirlik, reklamcılık  dahil hepsini yaptım. Şimdi TV programları yapıyorum. Daha büyük, ülke ve dünya genelinde kitlelere ulaşıyorum. Yereli bıraktım.

     Gazete çıkardığım zamanlarda objektif, tarafsız, bağımsız olmayı hedefledim ve başardım. Ama maalesef  ilçemizdeki gazetelerin hiç birinde bunu göremiyorum. Yine en tarafsızı   Gönen Postası geliyor bana. En azından ajans olarak gönderdiğimiz haber ve yazıları değerli bulup yayınlıyorlar. Gündem ve Yeni Gün  gazetelerine defalarca haber, bilgi, yazı gönderdik hiç birine  zerre kadar yer vermediler. Bumu tarafsızlık, objektiflik. Bazı gazeteler de insanların özel hayatlarını- düğün, toplantı ve cemiyetlerini  çekip, basıp, parayı alıyorlar ve yayınlıyorlar. Bu mu gazetecilik. Gönen'e ne faydası var böyle haberciliğin.

     Hangi gazete şehrin sorunlarını masaya yatırdı. Hep kavga, çekişme haberleri. Enerjimizi boşuna tüketiyoruz. İlçede açılan meyhaneleri, gazinoları, ahlaksızlıkları yazsalar ya.

Çevre Durumu

Fahir Arma: İlçemizin çevresini nasıl buluyorsunuz. Eksiklikler neler, neler yapılmalı.?

A.Kadir Demircan:Gönen'i yüksek tepelere çıkıp seyrediyorum ve fotoğraflıyorum. Gönen ile ilgili tam 55 bin fotograf çektim. Belki ilçenin dağını taşını en fazla gezen benim. Siyasiler sadece seçimlerde giderler. Yetkililerde mesai saatlerinde gezerler. Ben her gün, her saat şehrin içindeyim ve çevresindeyim. Marmara incisi bir ilçemiz var.

 Ama gelin görün ki şehrin içi dışı sokakları adeta bir harabeyi andırıyor.  çevre düzenlemesi ve şehircilik çalışmaları neredeyse sıfır seviyelerinde. Çok ciddi çevre düzenlemesi yapılması lazım. İlgililerin gezmeleri, görmeleri, proje üretip derhal uygulamaları lazım ama...

Kent Konseyi Başarılımı

Fahir Arma:  Kent Konseyinin çalışmalarını nasıl buluyorsunuz. Başarılımı değilmi. Bakış açınız nedir.

A.Kadir Demircan: Kent konseyinin yeni başkanı Mehmet Gündöndü çok başarılı çalışmalar yürütüyor. İnşallah bıktırmazlar. Ancak ben yinede şüpheliyim. Hareket var, ses var, heyecan var ama gözle görülür, el ile tutulur, hissedilir bir sonuç göremiyorum.

      Düşünsenize ben de kent konseyinin 100 üyesinden biriyim. Bir sürü komisyonlar var. Komisyonların başkanları ve üyeleri var. Ben Gönen'de  Gönen ile ilgili 55 bin  fotograf çektim, 2500 film yaptım ve yayınladım, Gönenin en büyük ve en kapsamlı internet sitesi www.gonengontam.gen.tr yi dünya biliyor artık, Gönen ile ilgili iki tane kitap yayınladım ve yüzlerce tanıtım projesi uyguladım, her gün arayan  yüz kişiye  gönüllü Gönen danışmanlığı yapıyorum. Beni  birileri Kent konseyinin Trafik Komisyonu da  yedek üyeliği layık görüyor. Turizm ve Tanıtım Komisyonu var. Oraya layık bulunmuyorum ne hikmetse. Demek ki bizden daha çok tanıtım çalışması yapan varmış ta ben bilememişim. Gönen halkı bilememiş. Şimdi böyle bir yapılanmadan çıkacak sonuç ne kadar başarılı olur. Yorum sizin.

Düşmanlarımla Gurur Duyuyorum

Fahir Arma:  Kadir bey, bu kadar açık ve net konuşuyorsunuz. Sizi düşman bilmezler mi, sizinle uğraşmazlar mı? Düşmanlarınız çok olur sizin.

A.Kadir Demircan: Yahu bir şehirde herkes çıkarcı ve yalaka  olacak değil ya. Doğruları söyleyen dokuz köyden kovulur derler. Ben doğruları söylemeye ve dokuz köyden kovulmaya talibim. Çünkü biz bu dünyaya imtihan için geldik. Hal ve hareketlerimizle imtihan olunuyoruz. Peygamberimizi, Allah dostlarını, dava, fikir ve çile insanlarını örnek alıyorum ben. Ne demişler ferman padişahınsa dağlar bizimdir.

 Düşmanlarım var tabiiki. Ben inanın düşmanlarımla  ve beni sevmeyenlerle gurur duyuyorum. Çünkü neden, bir söz var, eğri olsan yay gibi  elde tutarlar seni, doğru olsan ok gibi tefe koyarlar seni. Ben doğru olayım ok gibi tefe  koysunlar beni.  Öbür tarafta da yay gibi eğri olanları koyacaklar. O zaman hesap vermek çok daha zorlaşacak.  Çevremiz eğri insanlarla dolu.

    İnsanın en büyük düşmanı nefsidir. Herkes kendi kendine kötülük eder. Bizim inancımız odur ki, Allah'ın izni ve dilemesi olmadıkça kimse kimseye kötülük veya iyilik edici değildir.

 Tabiiki bizde etrafımızdan, özellikle çok yakın çevremden sayısız sınırsın kötülükler, çirkinlikler görüyorum. Ben diyorum ki herkes bu dünyada rolünü oynuyor. Hesap gününde hesapların sorulması haktır. Herkes dünyada yaptıklarının hesabını verecek.

 Siyasi Çizgi Gizlenir mi

Fahir Arma:  Kadir bey özel bir soru. Siyasi çizginiz veya düşünceniz nedir.

A.Kadir Demircan:

   Ben hep hayret ederim. İnsanlar siyasi kimliklerini gizlerler, hangi partiye veya kime oy verdiklerini saklarlar. Niye dünyalık çıkarları  küçük ve basit menfaatleri uğruna. Ne gereği var, değer mi hiç.

    Müslümanın içi dışı, sureti, sireti bir olur. Biz öyle olmaya çalışıyoruz elhamdülillah.

Açıklık, şeffaflık, doğruluk dürüstlük hiçbir zaman insana zarar getirmez.

    Yani dönemin, düzenin, çıkarların adamı değiliz. Her yerde kimliğimi açık açık deklare ediyorum.

    Oyumu dünyalık çıkar ve menfaatler uğruna  hiç bir partiye, kişiye, cemaate ipotek etmedim. Özgürce, içimden geldiğince kullandım. Nasıl ve ne şekilde kullandığımı da hiç kimseden saklamadım.

  Ne saklayayım, İmam Hatipliyim, eski Milli Türk Talebe Birliği üyesiyim, Milli Görüşçüyüm ve  Hakiki Ak Partiliyim. Tayyib  Erdoğan'ın sonuna kadar arkasındayım. Gönen'deki Ak Partinin değil Ankara'daki Ak Partinin destekçisiyim, arkasındayım. Geçen seçimlerde de oyumu

 Belediye başkanlığında Demokrat Partiye, Belediye Meclisinde Ak Partiye, İl Meclis Üyeliğinde de Saadet Partisine verdim. İşte özgürlük bu. Kim ne şekilde yorumlarsa, düşünürse düşünsün omurumda değil. Ben özgürlüğümün, bağımsızlığımın tadını çıkarıyorum. Olay bu.

      Sence görüşü, fikri, zikri, rengi belli olan mı   tehlikelidir, yoksa belli olmayan mı?

   Zikri, fikri belli olmayanlar için   dinimizde münafık karakterlilik tabiri kullanılır.

    Günümüzde maalesef birçok kişi partilere fikir ve düşünceleri için değil, çıkar ve arpalık paylaşımları için giriyorlar. Çok yazık. Onun için çıkarcılar, menfaatçiler, dalkavuklar, gizli kapaklı işler çevirenler, ahiret karşılığı dünyayı tercih edenler beni sevmezler, sevemezler.

 

  Diğer Yazılar İçin Tıklayın Yazı Arşivi             kadirdemircankesiftv@hotmail.com 

Gönen Notları Arşivi

Bir Kişi Beni Tehdit Etti O Kişi Kim....

Fahir Arma: Kadir bey  bu konuyu açarmısınız biraz. Bu çağda sizi kim tehdit edebilir ki. Günümüzde meşhur tehditler Ergenekonculardan ve cuntacılardan geliyor.  Ergenakoncularmı yoksa?

A.Kadir Demircan: Evet maalesef kötülerin ve kötülüklerin çoğunlukta olduğu günümüzde yaşamak, huzurlu olmak ve hizmet üretmek çok zor. Adamın biri, önce alçakça hakaretler, cahilliğini ortaya serercesine, akıllara durgunluk verircesine, insanlara bu kadarına da pes doğrusu dedirtircesine abuk subuk hareketler sergiledi. Sonrada yaptığı bu terbiyesizlikler karşısında bu köşeden kendisine usulünce cevap verince de açtı telefonu seni söyle yaparım böyle yaparım diye iftira, hakaret tehditler savurup telefonu yüzüme kapatma terbiyesizliğini gösterdi. Bu kişi kim derseniz, Gönen’in ergenekoncusu diyebiliriz. Yaptığı adeta eşkıyalık. Her dönemde maaşı, oturum bedeli, harcırahı ve bir takım dünyalık çıkarları bulunabilen, yani arpalık olarak tanımlanabilen kurum ve kuruluşların yönetimlerinde kalabilmiş ve hala kalmaya devam eden birisi. Ve hala bu kişiye menfaat zincirci çerçevesinde destek olan kişilerinde bulunduğu bir toplumda yaşıyoruz maalesef.  Kötü kişiler desteklenir mi derseniz, örnekleri ortada. Cuntacılar, Ergenekoncular nasıl birbirlerini can siparane destekliyorlar, avukatlıklarını yapıyorlar değilmi. Adamın ayağı çok geniş, her kurumun içinde bir bağlantısı var. Bir siyasi partinin yönetimine bile girmeyi başarmış. Bu adamın ismini açıklarsam, o parti zarar görebilir, biraz bekleyeceğim. Düşünebiliyor musunuz, önemli bir siyasi partinin hem de yönetiminde olan birisi telefonu açıp, Kadir Demircan’a, bir sivil toplum kurumunun başkanına hakaret ediyor, alçakça iftira atıyor ve attığı iftiraları herkese yayacağım diye tehditler savuruyor. Bu kişi Gönen’de birçok kişiye de aynı şeyleri yapmış, insanlara iftiralar atmış, birbirine düşürmüş. Birçok kişi ve kurumla kavgalı. Bu siyasi parti bu adamı bilmez mi, bildiği, duyduğu halde hala yönetimde tutarmı bilemem. Buradaki kişilere söylesem bir şey yapamayacakları belli. En iyisi zamanı geldiğinde, en tepeye bildirmek ve kısa yoldan işi hallettirmek. Ama şu anda kimliğini açıkmalayacağım. Bu kadar ipucu yeter. Anlamak isteyen anlar. Günü geldiğinde gereken olacak, ilahi adalet tecelli edecek tabiî ki. Yazık, bu adamlar derhal etkisiz, yetkisiz zarar veremez hale getirilmeli. Yoksa toplum çok çile çeker. Bizim elhamdülillah yüzümüz ak, alnımız açık. Allah’dan başka hiçbir güç tanımayız. Gördüğünüz gibi böyle çapulculara da pabuç bırakmıyoruz, bırakmamamız lazım. İnönü’nün biz sözü var. İyiler de kötüler kadar cesur olmadıkça bu ülke düzelmez diyor. Çok doğru bir söz. Kötülerle mücadelede yılgınlık yok, meydanı onlara bırakmak bize yakışmaz. Ey Rabbim, sen bizleri Ergenekon çetesinden, cuntacılardan, cahillerden, iftiracılardan,  fitne ve fesatçılardan, şeytanların, günümüz eşkıyalarının ve tehditçilerin şerrinden ve bir cümle Allahtan korkmayanlardan koru. Sen yegâne koruyucumuz ve kollayıcımızsın. Biliyoruz ki senin bilgin ve iznin dışında kimse kimseye kötülük veya iyilik edici değildir.  Ey rabbim, sen bu gibi kişilere hidayet ver, onları ıslah et, onlara hidayet ver doğru yolu göster. Onlar cahiller, bilmiyorlar. Bilselerdi, iyi bir kul, iyi ve örnek bir insan olmaya çalışırlardı. Ey rabbim onları bizlere musallat etme, bizlere onlardan yani cahillerden yüz çevirmemizi nasip et, onların kötülüklerinden emin eyle. Onları hidayete kavuştur… Amin..

Süt Birliği Kongresine Doğru

    Fahir Arma: Kadir bey 2010 yılı başında Ocak ve Şubat ayları içinde Gönen Süt Üreticileri Birliğinin genel kurulu var. Biliyorsunuz bu kongre dört yılda bir yapılıyor ve önemli bir sivil toplum kuruluşu sayılır. Kongreleri takip edermisiniz, görüş ve tespitlerinizi öğrenebilir miyiz.

    A.Kadir Demircan: Evet, bu güne kadar Gönen’de kongreleri takip etmezdim ama bundan sonra takip etmeye başlayacağım. Genelde kongreler tangırtılı tungurtulu olur sonra herkes kendi kabuğuna çekilir, idarai maslahatgüzarcılık yönetimi başlar ve devam eder.  Seçim başında şunu yapıcaz, bunu yapıcaz diye atarlar, sıkılarlar sonra yan gelip yatarlar. Halk ta aynı tas aynı hamam olacak diye zaten bir beklenti içinde olmaz.

Bir de hangi kurumun geliri,  aracı gereci, imkânları vardır orayı arpalık olarak görenler, hesaplarını ve planlarını yaparak çok önceden çalışmalara, kulisler yapmaya başlarlar. Ellerinde hiçbir projeleri ve hedefleri yoktur. Ortaya çıkarlar, herkese şirin görünmeye ve herkesi kafaya almaya başlarlar. Kimse de ya kardeşim senin projen ne, bu güne kadar yaptığın ve başardığın işlerin, eserlerin nedir, bize ne yapacaksın, nasıl yapacaksın, ne sunacaksın diye soran olmaz. Gönen’de görüyoruz sivil toplum kuruluşlarının hallerini. Başarı ve hizmet oranları neredeyse sıfır seviyelerinde.

       Ama artık soruyorum ve soracağım. Süt Birliği başkanlığına aday olan ve düşünen arkadaşlar gelsinler bana projelerini, yapacaklarını, yapmayacaklarını, hedeflerini ve hayallerini anlatsınlar. İkna olayım, buradan yazayım onları size.  Gelmezler ki asla gelmezler. Çünkü bir proje sunamazlar. Peki sen kimsin sana anlatacaklar, gidip iktidar partisi temsilcilerine anlatırlar, iktidar partisinin desteğini aldılar mı anlatmaya da gerek yok,  başka destek aramaya da diyebilirsiniz. Ama unutmayın ki ben de sıradan bir halkım, vatandaşım, Gönen’liyim, bu ilçede yaşıyorum.  Sorunlarımıza sahip çıkmaya  ve duyardı olmaya çalışıyorum. İlçemin güzel idare edilmesini, ilçemde olumlu ve güzel şeylerin olmasını istiyorum. Hem de babam ve kardeşim süt birliğinin üyesi, onun yanında en az 250 tane yakınım, arkadaşım, dostum bu birliğin üyesi. Onların adına konuşuyorum, bana, konuş bizim adımıza yaz, hakkımızı ara sor dediler. Ve ben de yazıyorum, soruyorum.

Fahir Arma:Peki önerileriniz neler.  Yeni dönemde nasıl bir Süt Üreticileri Birliği görmek istiyorsunuz.

A.Kadir Demircan: Biliyorsunuz Gönen ekonomisinin % 80 i tarıma ve hayvancılığa dayalı. Nüfusun tahminen  % 55 i da  tarım ve hayvancılıkla geçiniyor. Süt üretimi en önemli sektörlerin başında geliyor. İlçemizde, Avrupa standartlarında büyükbaş ve küçükbaş hayvancılık tesisleri kurulmalı.  Küçükbaş hayvancılık batmış, bitmiş vaziyette. Alternatif üretim çiftlikleri, modelleri araştırılmalı, geliştirilmeli ve kurulmalı. Üreticiler ile dünya standartlarında makine, araç, ekipman, kooperatifleşme ve sanayileşme projeleri uygulanmalı. Devlet desteklemeleri organize edilmeli, üreticilere anlatılmalı, koordinasyon yapılmalı.  Bütün bunları kim yapacak, köydeki damında dört tane sağlır ineği olan bir adamın süt birliğine başkan olmasıyla bu işler siz ce kotarılabilirmi.  Kesinlikle hayır. Süt birliğine başkan olacak kişi, öncelikle en az lise mezunu olmalı, Gönen’de ikamet ediyor olmalı, çeşitli kurum ve kuruluşlarda veya kendi tarım ve hayvancılık çalışmalarında örnek, önder ve başarılı çalışmalar ortaya koymuş olmalı. Yurt içi ve dışı gezi, inceleme, seyahat deneyimlerine sahip olmalı. Girişimci, araştırmacı, heyecanlı, dürüst, güvenilir, projeleri, hedefleri, heyecanı ve hizmet aşkı olan biri olmalı. Düşünebiliyor musunuz Süt Birliği 3000- 3500 üreticinin üyesi olduğu çok önemli bir kuruluş.  Önceden Köylere ve Üreticilere Hizmet Götürme Birliği vardı ve başkanı üniversite mezunu kaymakamdı. Üretici üyeler kendilerini idare edecek birini değil, kendilerini ekonomik olarak güçlendirecek, yeni yeni projeler üretecek ve uygulamaya koyacak, kendilerine öncülük ve aksiyonerlik edebilecek, bilgi, beceri, enerji ve heyecanını bu alana kanalize edebilecek birini bulmalıdırlar.  Bir de  kimse ben başkan olacağım bu bana layık diye ortaya çıkmamalı. Benim bildiğim, insanlara görevler başkaları tarafından teklif edilir, önerilir, o kişi de düşünür karar verir. Şimdi tam tersi oluyor günümüzde. Ne kadar yanlış bir durum. İşte yanlış burada başlıyor. Başarılı ve dürüst insanlar da görevden kaçmamalı, meydanı boş bırakmamalı.  Diğer bir yanlış ta, siyasiler,  siyasi partiler kongrelere başkan seçmeye veya dikta etmeye çalışmamalı.  Bu durum çok yanlış.  Kötü örnekleri  ilçemizde ortada duruyor. Sivil toplum kuruluşlarını herkes kendi mecraına bırakmalı ve kimse bu kuruluşları arpalık olarak görmemeli. Önümüzdeki aylarda kongreler olacak. İnşallah, aday gösterilenler, başarılı eserleri ve çalışmaları olanlar, layık olanlar,  çantasında projeleri bulunanlar aday olsun ve kazansınlar diyorum. Dinimizde işin ehline verilmesi emrediliyor. Yandaşına peşkeş çekilmesi değil.

 Bakınız bana, emekli olduğumdan beri altı aydır 5 yerden teklif geldi, hiç birini layık değilim diye kabul etmedim. Ben başarılı olduğum işi yapmalıyım, GönTAM çalışmaları,  basın yayın ve sivil toplum hizmetlerim. Herkes başarılı olduğu alanda görev almalı. GönTAM’a başkan olmak isteyen varsa gelsin, koltuğu devredeyim. Ama gelen olmaz ki, çünkü bizde para yok,  çıkar yok, menfaat yok, arpalık yok, onun için talep de yok.  Maalesef  günümüzde hizmete, çileye, çalışmaya talip olan yok. Çok kokuşmuş, bozulmuş  bir toplum olmuşuz da farkında değiliz.

Fahir Arma: Peki Kadir bey öneriniz nedir:

A.Kadir Demircan: Önerilerimi genel çerçeve içinde açıklamaya çalıştım. Nasıl birisinin profilini çizmeye çalıştım. Herhalde anlamak isteyen anlamıştır. İlla da açık isim önerin derseniz onu da söylerim ne olacak ki.  Metin Nalçacı diye  bir adam Güneşli köyüne giderken  İsmail Arabacı isimli bir abimizle hayvan çiftliği kurmuş hem de ortak, süt üretimi yapıyorlar.  İkisi de başarılımı başarılı, tahsili var, hitabetleri güzel, heyecanları başarıları, enerjileri var. Gidin böyle adamları bulun teklif edin. Melik Aytekin isimli bir arkadaş Denizkentte büyük bir hayvan çiftliği kurmuş, yakın zamanda manda üretim çiftliği projesini uygulamaya koyacak. Türkiye’yi ve dünyayı dolaşmış, üniversite mezunu ve ilçede oturuyor. Başarısı var, projeleri var. Gidin bu adama teklif götürün. Mustafa Arpacı isimli bir arkadaş, Gönen girişine 300-400 başlık küçükbaş hayvan çiftliği kurmuş,  tarım işleri  ve süt üretimi de yapıyor, üniversite mezunu, sevilen sayılan genç biri, gidin ona teklif edin.   Ahmet Çakıroğlu diye hem veteriner hekim ve  hem de  hayvan çiftliği olan çok değerli bir arkadaş.  Gidin teklif edin böyle adamlara. Bu şekilde onlarca arkadaş sayabilirim. Şöyle bir etrafınıza baksanız bu alanda başarılı hizmetleri olan çok sayıda kişiye rastlarsınız. Ama kim bakacak bu insanlara, kim bu kriterleri arayacak, akil insanlar varmı ortada yok tabiî ki. Aynı tas aynı hamam olmamalı hiçbir şey. Geleceğimize, etrafımıza, şehrimize, tarımımıza sahip çıkalım. Hayallerimiz gerçek olsun, ümitlerimiz yeşersin, huzurlu ve mutlu olalım, daha iyilere ulaşalım diyorsak taraf olmalıyız, katılımcı olmalıyız. Nemelazımcı olmamalıyız.  Ben tarafım.  İyiden yana, doğrudan, güzelden, hayırdan  yana tarafım. Vatandaşlık ve Müslümanlık sorumluluğum gereği bunları söylüyorum ve yazıyorum. Bu sadece süt birliği için değil diğer kurum ve kuruşlar için de aynı olmalı. Doğru olanlar yapılmalı, yanlışlardan vazgeçilmelidir.

Etkili ve Güzel Konuşma Seminerleri Başlıyor

GönTAM Güzel bir projeye daha imza atıyor.

Fahir Arma Sordu.  Demircan Cevapladı

    Fahir Arma: Kadir bey diksiyon ve hitabet eğitimi nedir, nasıldır. GönTAM’ın düzenlediği bu eğitimden bahsedebilir misiniz.  

    A.Kadir Demircan:    2008 yılında GönTAM ile Halk Eğitim Merkezi Müdürlüğünün ortaklaşa düzenlediği Diksiyon- Hitabet ve Toplum Önünde Söz söyleme sanatı seminerleri yoğun talep üzerine yeniden düzenleniyor.

Çünkü geçen yıl özellikle bayanlar bu kursa daha çok önem verdiler ve müthiş bir atmosferde, eğlenceli ve heyecanlı bir seminer oldu.

       Alanında kariyer sahibi Yönetim ve Kişisel Gelişim Uzmanı Yüksel Bağışlar’ın verdiği seminerlere geçen yıl 150 kişi kaydolmuş, 130 kişi de devam ederek katılım belgesi sahibi olmuştu.

           Bilgi güçtür, iletişim ve diyalog da güçtür. Artık etkili iletişim herkese şart olan bir unsurdur. Toplum önünde konuşamazsanız, iletişiminiz bozuksa hayatta başarılı olamazsınız.

        Ankara’da 500- 700 TL ye verilen bu eğitimi biz GönTAM olarak, Gönen halkına neredeyse bedavaya verdirmeye çalışıyoruz. Yüksel Bağışlar Gönen’li olduğu için, bir kişiye bu eğitimi 100 TL gibi cüzi bir masrafla veriyoruz.

      Ben kendim, televizyoncu ve sunucu olmama rağmen 3 defa bu eğitimi aldım. Dördüncüyü de alacağım. Her eğitimde farklı şeyler öğreniyorum.  Güzel konuşmak, etkileyici olabilmek, toplum karşısında konuşabilme, iyi diksiyona sahip olabilme, kelimeleri etkili ve düzgün konuşabilme çok önemlidir. Yediden yetmiş yediye herkese lazım bu kurs. Eğitimin değerini anlayana tabii.

         Ziraat Odası Konferans salonunda akşamları saat 19.00 ile 21.00 arası verilecek olan seminerlerin kayıt işlemleri GönTAM da yapılıyor.          Düzenlenecek Kişisel Gelişim Seminerlerine her yaştan herkesin katılabileceği ve bu eğitimin insanoğluna iş hayatı ve kariyer elde etme başta olmak üzere hayatın her alanında faydalı olacağını söyleyebilirim.

Seminerlerimize çok sağ olsunlar Ziraat Odası Başkanı Necati Özkurt büyük destek verdi ve salonunu ücretsiz bize tahsis etti. Yine Ziraat odasının elemanlarının tamamı büyük ilgi gösterdiler. Gönen Belediyesinden  Abdurrahman Kural, Fevzi Çolak, Zeki Eren başta olmak üzere bütün arkadaşlar ilgi gösterdiler ve destek verdiler. Belediyemiz sık sık bu anonsları yapıyor. Halk Eğitim Müdürlüğü de ilgisiz kalmadı onlara da çok teşekkür ederiz. Ancak herkesin haberdar edilmesi için kaymakamlık binasının panosuna da bu afişi asalım dedik, maalesef bize panoda yer bulunamadı, bu yüzden onlara teşekkür edemiyorum tabiî ki.

      İşte kamu kurum ve kuruluşlarıyla sivil toplum kuruluşlarının eğitim hizmetlerinde dayanışma örneği buna denir. Biz GönTAM olarak, bizden talepte bulunan her kişi ve kuruma ilgisiz kalmıyoruz ve mutlaka olumlu cevap veriyoruz.

      Seminerlerimiz 50 kişi olduğunda hemen başlayacak. Hocamız Yüksel Bağışlar Ankara’da bekliyor. Ayrıca seminere katılanlar yaşadı. Çünkü bu seminerler TV 58 de Keşif programı Bilim Kültür dosyasında da yayınlanarak tüm Türkiye ve dünya genelinden izlenecek.

        Seminerlerin 50 kişilik bir grupla sınırlı olması tabiî ki eğitimin kalitesi açısından önemli. Gençlerin ve iş meslek sahiplerinin bu fırsatı iyi değerlendirmeleri lazım.

Demircan’la  Gönen   Sohbetleri

Gönen Sakatlar Derneği Dev Bir Eser Yapıyor  17.12.2009

Demircan’la  Gönen   Sohbetleri

Fahir Arma: Kadir bey Önemli Sivil Toplum Kurumlarımızdan Gönen Sakatlar Derneğini ve Nihat Kaban’ı ziyaret ettiniz. Nasıl buldunuz, neler öğrendiniz bizimle paylaşabilir misiniz.

A.Kadir Demircan: Nihat Kaban gerçekten muhteşem bir adam. GönTAM ona ve derneğine en iyi çalışan sivil toplum kuruluşu olma dalında “ Üstün Hizmet ve Başarı Ödülü” vermişti. Bu ödülü almayı hak etmişti ve etmeyi de hala sürdürüyor. Onun yaptığını, sağlam adamlar bile yapamıyor. Reşadiye Mahallesine dev bir Özürlü Hizmet Binası yaptırıyor. İnşaat yarım. Bitirmek için adeta çırpınıyor. Başkanın kafası bozuk. İnsanların ilgisizliğine, yalnız bırakılışına, destek olunmamasına adeta isyan ediyor. Engellilere sahip çıkılmadığından haklı olarak yakıyor. Engelli vatandaşlardan da şikâyetçi başkan. Onlarında vefasızlıklarına isyan ediyor. İşlerini gördürünceye kadar gelip gidiyorlar, işleri bitince dönüp selam bile vermiyorlar diyor.

    Özürlü yurdu biterse sadece Gönen değil tüm bölge hizmet görecek diyor. Bölgesel çapta bir özürlü hizmet binası olacakmış. Yurda Ahmet Yaşar Aslan isimli İstanbullu bir iş adamı sahip çıkmış, dört kat kaba inşaatını bitirmiş. Bina şu anda beklemede. Çivi çakılmıyor. Dileğimiz o ki bu inşaata, Kaymakam bey, Belediye Başkanımız, Gönen’li iş adamlarımız oturup sahip çıkarlar, üzerine eğilirlerse biter ve hizmete girer.  Yoksa daha çook yıllar geçer.

Benim teklifim, camilerimizde özürlü yurdu adına para toplansın. Nasıl ki camiler çabucak bitiriliyorsa bu binada bu şekilde biter. Ama özürlülere, özürsüzler destek vermeli. Çünkü sonuçta hepimiz birer özürlü adayı değilmiyiz. Sakatlar Derneğimize sahip çıkalım. Nihat Bey çok önemli şeyler söyledi. İzlemek için Gönen Video kanalı ile Gönen TV ye bakabilirsiniz.

Nihat beyi tebrik ederim. Sağlam insanlardan fazla çalışıyor ve hizmet üretiyor. İlçemize neticede bir eser kazandırıyor. Nihat Bey inançlı, inatçı ve mücadeleci bir insan. Allah yolunu açık etsin, yardımcısı olsun. GönTAM olarak Sakatlar Derneğine her türlü desteği bu güne kadar verdik, bundan sonra da vermeye devam edeceğiz. Benimle beraber bu Sivil Toplum Kuruluşları tanıtım projesine katılan ekibiz personeli Şeyda Kilitlere ve Ahmet Ilgazlıya da teşekkür ediyorum.

 Yarinki yazımızda başka bir sivil toplum kuruluşumuzu anlatacağım.

Demircan’la  Gönen   Sohbetleri

Kafkas Kültür Derneğinden İzlenimler  16.12.2009

Demircan’la  Gönen   Sohbetleri

Fahir Arma: Efendim Önemli Sivil Toplum Kurumlarımızdan Gönen Kafkas Derneğini ziyaret ettiniz. Nasıl buldunuz, neler öğrendiniz bizimle paylaşabilir misiniz.

A.Kadir Demircan: Tabiî ki, zaten kurumlarımızla ilgili bilgiler derlemek, öğrenmek, tanışmak ve halkımızla paylaşmak amacıyla bu sohbetlerimiz gerçekleştiriyoruz. Gürol Demir Dernek başkanı seçilmiş yeni. Teklif ettik, hemen bizi kabul etti, randevu verdi ve ekibimizle gittik, görüştük, konuştuk.

Derneğin kendine ait bir mülkiyeti yani lokali var. Lokalin bir bölümünü yönetim odası yapmışlar.  Gürol Bey idarecilikte ve sivil toplum çalışmalarında deneyimli bir isim. Kendisi Çerkez tabiî ki, Kafkas göçmenlerinden. Uzun yıllar Gönen Kaplıcaları Genel Müdürlüğünü yürüttü başarılı bir şekilde. Daha öncede Kafkas Derneğinin başkanlığını yapmış. İkinci kez yeniden onu iş başına getirmişler. Projeleri, hedefleri, hayalleri ve  hem dernek için hem de ilçemiz için düşündüğü güzellikler var. İnşallah hayata geçirebilir. Çerkezler için,  ana dilin ve kültürlerinin öğrenilmesi, unutulmamasına ve kültürün genç kuşaklara öğretilip tanıtılmasına yönelik projeleri var. Elinde birkaç tane kitap projesi var. Ama uzun yıllar bitirememiş, bastıramamış. Yakın zamanda da bastırabileceğini tahmin etmiyorum. Önerim bir an önce güzel eseri bastırarak insanlığın hizmetine sunması. Onu dinleyince bir hocamı hatırladım. Nazım Badem İHL de öğretmen. Yirmi yıldan beri kitap yazıyor ama bir türlü bitiremedi ve bastıramadı. Bir kitap en fazla 2 yıl içinde biter ve basılır.Bizim önerilerimizi de dinlemiyor tabii.

Gürol bey, dernek üyelerinin sayısını 105 de 500 e‘ çıkarmak istiyor. 2003 yıllarında Dereköy de çapılan o muhteşem Kafkas şenliklerini tekrar yapın dedim, hazırlık içinde olduklarını söyledi. Gönen için de çok güzel bir etkinlik olur. İnşallah en kısa sürede Çerkez şenliklerine katılır, filmini de çekeriz. Ayrıca TV 58 de yayınlanan programıma Çerkez Oyun havalarını ve oyunlarını da koymak istiyorum. Bana bu konuda bir hazırlık ve proje yaparlarsa sevinirim. Gönen Kafkas Derneği ilçemiz için önemli bir sivil toplum kuruluşu. Lokalleri var, kira problemleri yok. Artık daha fazla etkinlik yapmanın zamanı diyor, kendilerine başarılar diliyorum. GönTAM olarak ta her türlü desteği vermeye hazır olduğumuzu buradan ilan ediyorum.

Yarın da  Allah nasip ederse Gönen Sakatlar Derneğini ve başkanı Nihat Kaban ile yaptığımız sohbeti yazacağım.

Demircan’la  Gönen   Sohbetleri

Sivil Toplum Kuruluşlarını Ziyarete Başladık 15.12.2009

Fahir Arma: Kadir bey sanırım sivil toplum kurumlarıyla röportajlara başladınız. Yaptığınız çalışmaları nasıl değerlendireceksiniz.

A.Kadir Demircan:  Evet Cuma gününden itibaren sivil toplum kurumlarını tanımaya ve tanıtmaya başladık. İlk konuğumuz Gönen Kafkas Kültür Derneği ve tabiî ki derneğin başkanı Gürol Demir oldu. Çok güzel bir sohbet ve röportaj geçti. Çok memnun kaldılar tabiî ki bizi de çok iyi ağırladılar ve memnun ettiler. Çalışmaları üç kişilik ekip olarak sürdürüyoruz. Şeyda Kilitler ile yılların deneyimli muhabiri Ahmet Ilgazlı ağabeyimizde bize destek oluyor. Sohbetimizi ve sohbetimizde sorduğumuz soruları ve cevaplarını kameraya kaydediyoruz, fotoğraflıyoruz. Elimizde derneklerin listesi var, listeyi güncelliyoruz. Kurumla ilgili her türlü yeni bilgileri bu cetvele kaydediyoruz. Bundan sonra yapılacak işlem şunlar:

 1. Gönen Postası Gazetesinde izlenimlerimizi yazıyoruz.

 2. GönTAM internet sitesinde Gönen Notlarım isimli sayfada yayınlıyoruz. www.gonengontam.gen.tr/gonen_notlarim.html

 3. Çekilen filmi montajladıktan sonra internet televizyonu olan Gönen TV yayınlıyoruz http://livestream.com/gonentv

 4. Gönen TV Video kanalında yayınlıyoruz. www.dailymotion.com/gonentv Tabiî ki video kanalı daha çok önem arz ediyor. Çünkü kurumlar isimlerini yazdıklarında bu videoyu bulup izleyebiliyorlar. Kurum için ebedi bir eser oluyor.

 5. Çektiğimiz fotoğrafları ve kendilerinden aldığımız önemli fotoğraflardan onar tanesini Negatif Com isimli fotoğraf paylaşım sitesinde Gönen fotoğrafları bölümüne koyuyoruz. http://www.negatif.com/kullanici/fotograflar.php?uid=72538

6- Hazırladığımız Sivil Toplum Kurumları iletişim ve bilgi cetvelini Kaymakamlığa, Belediye Başkanlığına, isteyen kurumlara vereceğiz ve www.gonengontam.gen.tr/dernekler.html   ve www.gonengontam.gen.tr/kuruluslar.html site adresinde de yayınlayacağız.

İşte bu büyük projeyi Gönen’de başlattık. Dernekler, odalar, borsalar, kamu kurumları, köy ve mahalle muhtarlıkları proje kapsamında. Bu projenin maliyetini soruyorlar. Projenin sponsoru kimse değil, GönTAM dır. Biziz, GönTAM’a destek olan halkımızdır. Kimseden hiçbir talebimiz olmuyor. Emek olduğu gibi masrafları da biz sağlıyoruz. Tabiî ki destek vermek isteyenleri seve seve kabul ediyoruz ve onurlandırıyoruz. Keşke belediyemizin ve kaymakamlığımızın imkânları olsa da destek olabilseler,  Gönen’de yüzlerce zengin iş adamı var, projelerimize detsek olsalar. Nerde öyle hayırsever iş adamları, zenginler. Başka yerlere parayı bol bol harcıyorlar, ama konu hizmet ve sivil toplum oldumu hiç oralı omuyorlar.  Ama olsun, biz hayır, iyilik ve hizmet anlamında yola çıktık. Bu projeyi başlattık ve bitireceğiz. Sonunda bu projeyi kitap olarak da yayınlamayı planlıyoruz. Gönen’de Sivil Toplum Kurumları gibi bir eser olabilir.

İnşallah yarınki yazımızda Gönen Kafkas Kültür Derneğinden izlenimlerimi sizinle paylaşacağım. Daha sonra Gönen Sakatlar Derneği ve Başkanı Nihat Kaban’ı yazacağım. Halkımız Gönen Notlarını takip etsin. Bakın neler çıkacak ortaya. Bize kapısını açanları da açmayanları da, daveti kabul edenleri de etmeyenleri de, konuşanları da konuşmayanları da herkesi ve her şeyi  objektif, tarafsız, kırmadan dökmeden ve hakaret etmeden açık açık yazacağım. Herkes herkesi tanısın. Açık ve şeffaf bir toplum olmak zorundayız. Toplumun şerrine olan gizli ve kapaklı hiçbir iş ve eylem kalmamalı diye düşünüyoruz. Tabiî ki kimse bizi kabul etmeye röportaj vermeye mecburi değil. Bu gönüllülük projesi. Ama biz kabul edenlerden de etmeyenlerden de bahsetmek istiyoruz. Niyetimiz ve amacımız hayır ve iyilik. Zaten bir sloganımız var bizim “GönTAM Gönen için bir iyilik harekâtının adıdır” diyoruz. Şimdi bunun gereklerini yerine getiriyoruz.

 

Demircan’la  Gön   Sohbetleri

Fahir Arma Sordu.  Demircan Cevapladı

 Sivil Toplum Kuruluşlarını Tanıtıyorum (9.12.09)

        Fahir Arma: Kadir bey, Gönen'deki sivil toplum kuruluşlarının çoğunu hiç kimse tanımıyor. Adı sanı duyulmamış kuruluşlar var. GönTAM olarak  Tanıtım kuruluşusunuz. Var mı bir projeniz bu hususta.

      A.Kadir Demircan: Yeni bir çalışma başlattık. Dokuz Aralık Çarşambadan itibaren, her gün bir sivil toplum kuruluşumuzdan randevu alıp konuk  ofislerine konuk olacağız.  Yeni uygulamaya koyduğumuz proje gereği; kamu kurumları, köy muhtarlıkları, dernekler, vakıflar, odalar ve diğer sivil toplum kuruluşlarıyla ilgili tanıtım yayın proje uygulaması başlattık.          

    Proje gereği  bütün kurum temsilcileriyle kurumun hizmetlerini anlatan, tanıtan röportajlar yapılacaktır. Çalışma kapsamında kamera ve fotoğraf çekimi de yapılacak olup, elde edilen görüntü, sunum ve bilgiler Keşif TV internet televizyonunda, Keşif Video Kanalında, Gönen Postası Gazetesinde ve GönTAM İnternet Haber sitesinde yayınlanarak sivil toplum, kamu kurum ve kuruluş hizmetlerinin çok geniş kapsamlı tanıtımı ve halkın bilgilendirilmesi sağlanacaktır.

       Ayrıca uygun görülen görüntüler uydudan yayınlanan ve 71 dünya ülkesinden izlenebilen TV 58 de Salı günü saat  18.30,  Pazar günü 13.30 da  Keşif programında da yayınlanabilecektir.

  Tabiî ki projeye katılmak mecburi değil. Ancak biz herkese teklif edeceğiz. Bize kapılarını açanları yazacağımız gibi, açmayanları da, ilgilenmeyenleri de  yazacağız. Yani kamuoyu her şeyi, herkesi bilecek, tanıyacak, görecek. Çalışanlarla çalışmayanlar, üretenlerle üretmeyenler, kim ne iş yapıyor ve yapmıyor  çıkacak ortaya. Hiç bir önyargımız yok, herkese ve her kuruma eşit mesafedeyiz. Bu proje Gönen için çok büyük bir tanıtım, açılım, yayın projesi olacak. Biz kamu hizmeti yapıyoruz. Bütün çalışmalar tamamen ücretsiz, gönüllülük esasına dayalı olacak. Ancak  tabiî ki hiçbir şey maliyetsiz değildir, arkamızda bir holding te yoktur. Biz üye aidatlarıyla ayakta duran bir sivil toplum kuruluşuyuz. Projeye katkı sağlamak isteyen kişi ve kurum olursa da onların da destekleri tabiî ki kabul edilecek, yazılarımızda destekleri de açıkça belirtilecek.

    Fahir Arma:  Teşekkür ederim. İnşallah başarılı bir proje olur. Gönen içinde çok iyi bir çalışma olur. 

 

Fahir Arma Sordu.  Demircan Cevapladı

Ekrem Okan Kadar Başınıza Taş Düşsün ( 5.12.2009)

  Fahir ArmaKadir bey Gönen'de olanlardan sanırım haberdarsınız. Siyaset bir türlü durulmuyor.  Ekrem Okan istifa etti. Her yerde kulisler, dedikodular, şunlar bunlar. Neler oluyor sence ilçede. İyiye mi gidiyoruz kötüye mi. Düşünceleriniz nelerdir.

 A.Kadir Demircan:  Güzel bir soru. Çok açık ve seçik şekilde cevaplayacağım. Okuyan okusun, çatlayan çatlasın. İçimden geldiği gibi konuştuğumu, Allah'tan başka hiçbir güçten  korkmadığımı, hiçbir kimseyle  zerre kadar bir çıkar ve menfaat işimin ve beklentimin olmadığını, özgürce konuştuğumu  herkes bilir. Dostlarım kadar, düşmanlarımla da gurur duyduğumu herkese söylüyorum.

  Şunu söylüyorum. Dünyalık hırsları uğruna bir takım, kendini iş adamı zanneden kişiler, guruplar, çıkarcılar, yardakçılar uzun süredir Ekrem Okan'ın Ak Parti ilçe başkanlığından düşürülmesi, indirilmesi, bıraktırılması  için çeşitli kulisler ve entrikalar çeviriyorlardı. Sonunda  adamcağız bıktı, bıraktı, istifa etti hacca gitti.  Onlara,  Ekrem Okan kadar başlarına taş düşsün diyorum. Niye, sebep neydi. Niye istemediler. Başarılı olamadı mı,  çıkarcılara cevap veremedi mi.  Dürüst, efendi, uzlaşmacı, barışçı, hoşgörülü, kibar, beş vakit namazında, hayır hasenat peşinde koşan, alçak gönüllü bir adamın Gönen'de  başını yedilerse yazıklar olsun o Gönenlilere diyorum ben. Yazıklar olsun ses çıkarmayanlara. İşte ben insanlık, vatandaşlık, Müslümanlık görevimi yerine getiriyorum ve ses çıkarıyorum.  Elbet birileri bu sese kulak verir. Vermese bile en azından vicdanen rahatlamış olurum.

        Şu adamdaki alçak gönüllülüğe bak.  Daha önceki bir vatandaş'ta  aynı partide  ilçe başkanlığı yaptı zamanında. Ondan 6 yaş büyük olmama aldırmadan bana Kadir diye hitap ediyordu. Ne onur kırıcı bir şey ya. Sizden çok küçük birisi size abi demeyecek,  saygısızca izminizle hitap edecek. Ekrem Okan bana her karşılaştığımda abi diye hitap ediyordu. Bir gün  bir ajandada doğum tarihini gördüm, baktım 1964 doğumlu, yani aynı yaştayız. Hayret ettim, aynı yaşta olmamıza rağmen bana abi diye hitap eden birisi. Ne kadar asil, güzel, örnek bir davranış. İnsan insan olduğunu, adam yerine konulduğunu ve değer verildiğini anlıyor.  Kıyaslayın ikisinin farkını.

      Kur'an birbirinizi en güzel isimlerle çağırın diyor. Hiç bir kimse dört dörtlük değildir, hepimizin bir takım eksikleri ve kusurları olabilir. Ekrem Okan'a yapılanlardan sonra Gönen'den ümidimi tamamen kestim. Gönen'de iyi insanlara yer yok arkadaş. Kötüler, menfaatçiler, çıkarcılar, korkaklar, kuklalar almış başını gidiyor. Kötüye gidiş var.

      Ben  hiç bir partiye üye değilim, İHL  mezunuyum ve Ak Parti çizgisinde, düşüncesinde olan biriyim. Başbakanın bütün icraatlarının altına imzamı koyan birisiyim.  Ak Parti İl başkanımı bu işe el koyar, vekiller mi, genel merkez mi, yoksa bizzat Erdoğan mı bilemem ama birileri bu işe el atmalı, dur demeli.  Delegelerin  veya üyelerin bu işe dur  deme şansları yok, bunu biliyoruz.  Bu yanlışlara dur denmeli. Gönen bu tür çirkinliklere layık değil. Halk hizmet bekliyor. Siyasilerde birliktelik sıfır seviyelerinde seyrediyor. Herkes birbirinin kuyusunu kazmaya, ayağını kaydırmaya çalışıyor.  İlçe adeta kendi kaderine terkedilmiş. Akil biri yok, akil insanlar saf dışı.

       Şimdi bazı siyasileri  dürüst, ilkeli, çalışkan ve başarılı idarecilere de el attıkları duyumlarını almaya başladım. Çıkar ve menfaatlerine ters düşenlerin ayağını kaydırmaya çalışıyorlarmış.  İdareciler siyasilerin emir kulumu. Zamanında birileri bu işlere çok burnunu soktu, aldı cevabını.

   Duyduğuma göre ilçe başkanlığına düşünülenler varmış.  Bu düşünülenlerden birisi bir buçuk yıldır, günde 4 defa büromun önünden geçiyor, daha bir defa olsun başını çevirip Allah'ın selamını vermiş değil. Şu işe bakın. Böyle bir adam nasıl siyasetçi olur, nasıl toplumun sorunlarına çözüm bulur, nasıl benim ve halkın desteğini alır. Halkın desteğini alamayan kişi nasıl başarılı olur anlayamıyorum. Tayyib Erdoğan'ın sözleri kulaklarımda çınlıyor, halkın içinde, halktan biri  olacaksınız diyor. Hizmet sevdanız yoksa bu işi bırakın diyor.

 Ekrem Okan yeniden gelmez, Gönen Ekrem Okan'ı çook arar.

       Yahya Kemal Beyatlının bir şiiri var " İyi İnsanlar iyi atlara binip gittiler"diyor. İşte böyle iyi insanlar ya ölüp gidiyorlar, ya da entrikalarla  yıldırılarak uzaklaştırılıyorlar. Biz iyi insanların  arkasında durmadığımız sürece meydanları çıkarcılara, menfaatçilere, kötülere  terk etme ve onların egemenliğinde yönetilme kaderiyle karşı karşıya kalmaya mahkum olacağız. Biz buna layık değiliz.

   Dinimizde işi ehline verin emrinin yerini, günümüzde işi yandaşınıza verin hükmü almış.

     Ne olur toplumu daha fazla bozmayın. Ben acizane bir kul olarak kötülükleri dilimle önlemeye çalışıyorum. Bu  benim insanlık ve Müslümanlık görevim. Benim fikir ve görüşlerime kızacaksanız, beni tehdit edecekseniz, fikirlerimden dolayı şeytanlık tuzakları kuracaksanız buyrun kurun, elinizden geleni ardınıza koymayın. Bu dünyaya imtihan için geldik. Biz sizi, nasıl amel işleyeceksiniz diye yarattık diyor yaratan. Herkes bu dünyada rolünü oynuyor. Ben inşallah iyi roldeyim. Herkez rolünün, yaptıklarının hesabını verecek bir gün. Kimse  tarlasına, fabrikasına, koltuğuna, parasına, puluna güvenerek, alçak dağları ben yarattım deyip  mutlu olmanın yollarını aramasın. İki metrelik beyaz bez,  ve dört adam. Her şey bundan ibaret, düşünenler, anlayanlar, ibret alanlar  ve aklı olanlar için bu sözlerim.

Fahir Arma: Teşekkür ederim Kadir bey bu konuda çok dolusunuz, çok önemli  konulara değindiniz. İnşallah anlayan anlar, anlamayana sivrisinek saz zaten.

 A.Kadir Demircan:  Ben de teşekkür ederim.  Çok açık sözlüyümdür, yaparım dediğimi de yaparım. Bu tespitlerim ve yanlışlıklar  bundan sonrada düzelmez  ve aynen devam ederse konuyu direk  olarak, açık isimli bir şekilde Başbakana  ve genel merkeze  ayrıntılı bir  rapor halinde sunacağım. Başbakan beni tanır,  şu anki özel kalem müdürü  yakın arkadaşım olur. Gönen için böyle bir iyilik yapmaya hazırım. Herkez Gönen'e kötülük yapacak değil ya, bende iyilik yapayım.

       Kulakları çınlasın  zamanın siyasetçileri Aydın Karakaya ile onun yardımcısı Servet Bıyık   memur unvanımla  fikirlerimi çeşitli platformlarda beyan ediyorum diye  çeşitli suç isnatlarında bulunarak bayağı uğraşmışlardı beni Gönen'den doğuya sürmek için. Soruşturmaya gelenler beni tanıyınca adeta şok oldular, hayret ettiler. İşte böyle  Ak Partili Müslüman gardaşlarım beni bir türlü süremediler doğuya.   Şimdi de sivil  ve özgür bir vatandaşı sürecek değiller ya. O zaman onlar özgürdü, şimdi de ben. Yalansa yalan desinler ve yalan olduğunu ispatlasınlar. Elimde önemli belgeler, şahitler  var. İnanmayan  önceki kaymakam Saim Eskioğlu'na, Eski vali Utku Acuna, Eski Tarım İl Müdürü Bülent Sancaktaroğluna ve şu anda hale görevde olan Ayhan Balcıya ve o dönemdeki ilçe yönetimindeki kişilere sorsunlar. A. Karakaya hem de o dönemde   Gönen İnsan Hakları Derneğinin kurucusu ve başkanıydı.  Fikir ve düşünce özgürlüğü, düşüncelerini hakaret etmeden açıkça söylemek en temel insan hakkı değil mi. Beni adeta düşman ilan etmişlerdi. Çevresindekilere de benden uzak durmalarını telkin ediyorlardı.  Ne güzel bir mazi yaşadık! onlarla. Fikirlerinden  dolayı, bulunduğu yerden sürülme çilesini yaşamak ne güzel bir duygu. İşte inananlar bu tür baskılara ve çilelere muzdarip olurlarsa olgun insan oldukları anlaşılır. İşte ben bu olayları yaşadığım için gururluyum ve mutluyum. Acaba onlar da mutlumudur bilemiyorum.   Özür dilemek bir erdemdir, olgun insanların davranışıdır. Bu güne kadar bir özür bile dilemediler. Demek ki doğru işler yaptıklarına inanıyorlar. Ben onları Allaha havale ettim.

        Evet, Nail kardeşim beni sonunda konuşturdun. Yüreğine sağlık. Bunlar benim konuştuklarımdan dolayı sana da bir kötülük yapmasınlar. Ama unutma, Allah'ın izni ve dilemesi dışında kimse kimseye kötülük yapıcı veya iyilik yapıcı değildir. Allah'a güven ve ona dayan. O yegane güvenilecek, dayanılacak varlıktır. O en büyüktür, gerçek güç  ve hüküm sahibidir.

 

Fahir Arma Sordu.  Demircan Cevapladı

Gönen Siyasetinde Neler Oluyor

Fahir Arma: Efendim, Gönen’de uzun süredir adı konulmayan bir çekişme- kutuplaşma var gibi sanki. Gönen’deki bu siyasi yapıyı nasıl buluyorsunuz, bu konudaki görüş ve tespitlerinizi öğrenebilir miyiz?

A.Kadir Demircan:   Teşekkür ederim. Güzel bir soru. Bu güne kadar kimsenin sormadığı ve aynı zamanda açıklamadığı ya da açıklayamadığı bir soru. Öncelikle ben baştan şunu vurgulamak istiyorum. Bu soruları ve fikirlerimi GönTAM Yönetim Kurulu Başkanı sıfatıyla değil, bir araştırmacı yazar, iletişimci ve aynı zamanda sıradan bir vatandaş sıfatımla cevaplıyorum. Önceden üç sıfatım vardı biliyorsun. Devlet Memurluğu sıfatım, Sivil Toplum Kurumu Temsilciliği sıfatım ve aynı zamanda yazarlık sıfatım vardı. O dönemde de fikirlerimi yazarlık ve vatandaşlık sıfatımla cesurca açıklıyor ve yayınlıyordum. Bu yüzden o dönemde ilçe siyasetinin başındaki uzun boylu, hafif sakallı, sarışın, başında az saç olan, dediğim dedik, çaldığım düdük diyen bir adam beni defalarca valiye, kaymakama ve il müdürüne şikâyet etmiş, müfettişler çağırmış, soruşturmalar yaptırmıştı.  Adeta onlara bu adamı Gönen’den sürün diye yalvarmış, önlerinde diz çökmüştü. Süremedi tabiî ki, sonraları doğal tasfiye ile kendisi sürüldü, insan içine çıkamaz hale geldi. Hani ben derim ya hep; attan düş, minareden düş, koltuk ve kanepeden düş amaa asla gönüllerden düşme diye. Çok doğru bir söz. Gönüllerden düşmek hiçbir şeye benzemiyor. Fikirlerimizden dolayı iktidar partisinin o günkü ilçe başkanı neler yapmadı ki bana.  Biz işte ortadayız, insanların içinde, gönlünde ve her yerdeyiz. O ise yok ortalarda, selam verecek kimi kimsesi kalmadı. Allah hiç kimseyi onun durumuna düşürmesin.

İşte bu durum herkese ders olmalı. Neyim dememeli, ne olacağım demeli. Alçak dağları ben yarattım edasına girmemeli kimse.

       Şimdi iktidar partisi çok güçlü durumda. Tek başına iktidar. Ha şunu da baştan peşinen ve dürüstçe söyleleyim. Ben şahsi olarak Milli Görüş Çizgisinde, bu gömleği çıkarmamış birisiyim. Ama ülkemiz menfaatleri gereği Başbakanımız Tayyib Erdoğanı  çok açıkça destekleyen, seven ve güvenen birisiyim. Hatta başbakanımızın özel kalem müdürü Hasan Doğan’da çok sevdiğim samimi arkadaşım, aile dostum olur.

      Şimdi bütün bu tesbitlerden sonra bakıyorum da, Gönen’de partilisi, partisizi, davası olanı, olmayanı karışmış durumda.

        Hani bir atasözü vardır, darısı olanın pilici çok olur diye. Evet, piliçler çok fazla iktidar partisi etrafında. Yanlarına sokulamıyoruz, hep uzaklardayız doğrusu. Eşimde Ak Partinin ilk üyelerinden, yöneticilerinden. Oda sokulamıyor yakınlara. Bir gün gelir, her şeyin fani olduğu gibi,  Anavatan Partisinde, Demokratik Sol Partide, Doğruyol Partisinde olduğu gibi, Ak Partide de aynısı olur.  Yani  bu partinin de devri biter.  O zaman bakarsınız ki kimseler kalmamış. İç çekişmeler, koltuk savaşları, yönetim mücadeleleri, dengeler mengeler hepsi mazi olur gider. Rezillikleri, yanlışları kara bir hatıra olarak kalır kendilerine.

          Elde ettiğimiz kalelerde ve fırsatlarda kendimizin ve yakınlarımızın çıkar ve menfaatlerini korumakla aslında batağa saplanıyor, bitişimizi hazırlıyoruz. Unutmayın hızla yükselenler, hızla inişe geçerler.  Bunun örneklerini çok gördük. Hani Gönen’de ve Türkiye’de esip gürleyen bir vekilimiz vardı. Şimdi, nerelerdedir, hangi diyarlardadır acaba.   Önemli bir proje için yanına gittiğimde, toplantıyı bahane edip beni nazikçe sepetlemişti. Alma mazlumun ahını çıkar aheste aheste demiş atalarımız.

Bir makama hak etmiyorsanız, layık değilseniz talip olmayın. Hak edip gelmişseniz, onu size şöyle yada böyle vermişlerse o zaman orada adaletle hükmedin, iyi ve hayırlı işler, ameller yapın. İmtihan dünyasında olduğunuzu sakın unutmayın.  İyi ve güzel ameller işleyenlere altlarından ırmaklar akan cennetler vaat ediliyor. Bulundukları yerde kötü ve çirkin işler yapanlara da dünyada rezillik ve rüsvaylık, ahirette ve hesap gününde de acıklı bir azap bekliyor onları.

      Ben olaya bu açılardan bakıyorum. Bana ister kızın, ister bağırın, ister çatlayın, ister hakaret edin, ister şikâyet edin ne ederseniz edin bütün bunları söylemek zorundayım. Çünkü Müslüman etrafında gördüğü bir yanlışı, kötülüğü eliyle, diliyle, kalbiyle düzeltmek, engellemek zorundadır.  Ben dilim ve kalemimle engellemeye çalışıyorum.

        İlçemizdeki bahsedilen siyasi bölünmüşlükler ve guruplaşmaların temelinde hizmet yarışı mı, Allah Rızası mı var, yoksa piliç gibi darı kapma yarışımı var. Çıkar ve menfaatlerin kesişmesinden kaynaklanan sorunlar mı var.

      Çok yazık. Şu Gönen insanı ne zaman birbirinin kuyusunu kazmaktan vazgeçip bir araya gelecek te, Gönen için, halk için bir şeyler yapacak. Merak ediyorum.

          Bakınız, ilçemizdeki Saadet partisinde, Anavatan Partisinde,  Demokratik Sol Partide, Demokrat Partide var mı bir çekişme.

Komşu ilçemiz Biga kadar olamadık, onları örnek alamadık.

    Menfaat ve kişisel çekişmelerden hepimiz kaybediyoruz. Aslında dürüst, ilkeli, ahlaklı insanlarda da suç var.  Başımız derde girmesin diye ortaya çıkmıyorlar,  sadece seyrediyorlar.

 İnönü’nün bir sözü var. Namuslu insanlar da namussuzlar kadar cesur olmadıkça bu ülke düzelmez diyor. Çok doğru bir söz.

        Ben bu iç çekişmelerin iç yüzünü çok iyi bildiğim için, sadece seyrediyorum, üzülüyorum ve gülüyorum. Merak bile etmiyorum, konuşmuyorum bile. Sizde merak etmeyin, konuşmayın, sizde gülün diye tavsiyelerde bulunuyorum.

         Onlar çekişe koysunlar,  Başbakan Tayip Erdoğan, bana göre ülkede devrimler yapıyor ve yapmaya da devam edecek kim ne derse desin. Adamın bu tür işlerle ilgilenmeye, hatta düşünmeye bile zamanı yok ki.  Keşke zamanı olsa da bu menfaat piliçleri ayıklanabilse.

Fahir Arma: Siyaset kurumu yara almıyormu bu tür tartışmalardan?

A.Kadir Demircan:    Tabiî ki yara alıyor. Adam siyaset mi, boş ver diyor. Siyaseti kötü yapmayalım, kötüleştirmeyelim. Siyasetin sözlük anlamını merak edenlere söyleyeyim. Siyaset” Allah tarafından vaaz olunan bir dinin hükümlerini o dinin mensupları üzerinde uygulama sanatına siyaset, bu hükümleri tatbik edene de siyasetçi denir.” Yani siyaset toplumu yönetme sanatıdır.  Siyaset; siyaset yapıyoruz, topluma hizmet yapıyoruz diye diye, cepleri doldurma, rantları elde etme sanatı olmamalıdır. Hizmet yapacaksan illa da siyasete girmek gerekmiyor.

 Fahir Arma::Sizce iktidar partisi her şeye yön verebilirmi?

A.Kadir Demircan:    Veremez, vermemeli. Baksanıza ilçemizde sivil toplum kuruluşlarının kongrelerine müdahale de bulunuluyor.  Bu her dönemde yapılıyor. Çok yanlış. Sivil toplum kuruluşlarının yönetimlerinin oluşması kendi mecraında gelişmeli. Siz benim istediğim kişi seçilecek diye müdahalede bulunursanız guruplaşmalar, hizipleşmeler, menfaatleşmeler çıkar. Başarı ortadan kalkar. İç çekişmeler, dengeler savaşları çıkar. İç çekişmelerin yaşandığı ülkelerde ve kurumlarda başarı ve hizmetten söz edilemez. Anarşi ve monarşi hakim olur. Eski dönemde GönTAM’a bile müdahale etmeye kalktılar.  Bana doğrudan müdahale edemeyince, bizim birçok üyemizi istifaya zorladılar. Bunu itiraf edenler bile oldu. Herkes bir göreve kendi bilgisi, enerjisi ve gücüyle gelmeli. İşte ilçemizde müdahalede bulunulan kongreler ve uygulamaları ortada. Seçimleri kazanmak için otellerde 15-20 milyarlık yemek faturaları konuşuluyor. O paraları GönTAM’a verselerdi, biz o kadar parayla Gönen için neler yapmazdık. Ama bize asla vermezler. Hizmete kaynak yok Gönen’de. Bunlar çok yanlış şeyler. Umarım bize ders olur, bir daha böyle yanlışlıklar yaşanmaz.

Fahir Arma: Kadir bey teşekkür ederim. Çok açık sözlüsünüz. Bu kadarda açık sözlü olmak, size zararlı olmaz mı?

A.Kadir Demircan:  Hiç omurumda değil Nail kardeşim. Doğruyu söyleyeni dokuz köyden kovarlar derler. Kovulayım hiç önemli değil. Biz sözlerimizle insanların rızasını değil, Allah’ın rızasını kazanmak için çalışıyoruz. İnsanların rızası hiç önemli değil. Zaten bizim doğru ve açık sözümüzden kimler rahatsız olur. Allahın rızasına uygun amel işlemeyenler, yanlış ve yamuk işler yapanlar, yanlış yolda olanlar rahatsız olur, gocunur.

      Bir söz vardır hani” Eğri olsam yay gibi elde tutarlar beni, doğru olsam ok gibi tefe koyarlar beni” diye. Günümüz, eğri insanların günü. Doğru insanlara hayat hakkı tanınmıyor maalesef. Bizi tefe koyuyorlar. Bizim tefe konulmamız aslında bizim için büyük bir mükâfat.

Ben tefe konulsam da, dokuz köyden kovulsam da doğru bildiklerimden asla vazgeçmem. Biz elhamdülillah, Peygamberimizi örnek alıyoruz, Necip Fazılların, Muhsin Yazıcıoğluların izindeyiz, yolundayız, arkasındayız.

CHP MHP Koalisyonunun Tehlikeli Gidişi

Fahir Arma: Efendim malum CHP ve MHP ülkeyi kaosa sürükleyerek darbe yapmak isteyen vatan haini Ergenekon Terör Örgütünün çete ve teröristlerini hala savunmaya, bu davayı hafife almaya ve sulandırmaya devam ediyor.  Adeta ikili bir koalisyon kurmuşlar. Şimdide ülkeyi terör belasından temizlemek isteyen Erdoğan’a karşı amansız bir mücadele veriyorlar. Sizce bu gidiş nereye kadar?

A.Kadir Demircan:  Çok müthiş bir soru. 1987- 1997 li yıllarda Ankara’da Polistim. Diğer memur arkadaşlarla sohbetlerimizde bu iki partinin liderini çok tartışırdık. Şimdi bakıyorum da her şey meydanda. Saklanacak bir tarafları kalmadı. Yıllardır ülkeyi kana bulayan derin operasyonların beyin takımı Ergenekon terör örgütü deşifreyle birlikte tepetaklak olmaya başladı. Deniz Baykal bu örgütün açıkça avukatlığına soyundu, Bahçelide ise çıt yok. Otuz yıldır ülkeyi kana bulayan, 30.000 insanımızın canına, ülkemizin milyon dolarlarına mal olan PKK terörünü Ak Parti Hükümeti bitirmek için harekât başlattı, Baykal ile Bahçelide karşı harekâta geçti. İnanın aklım, hafızam duruyor. Bu adamlar ne yapmak istiyor diye. Bu adamların amaçlarını, niyetlerini bir bilen, anlayan varsa bana söylesin.

Adeta bu iki adam birbiriyle yarışıyorlar, yardımlaşıyorlar, koalisyon kurmuşlar. Baksanıza Kürt açılımına ülkede neredeyse destek vermeyen kalmadı.  MHP ve CHP nin başkanları ve yakınındakilerden başka Bütün Türkiye halkı ittifak etti bu sorunun nasıl nasıl halledilmesi için.

İlahi bir kelam vardır, gözleri vardır görmezler, kulakları vardır işitmezler, dilleri vardır gerçeği söylemezler, kalpleri vardır anlamazlar. Görmüyorlar, duymuyorlar, anlamıyorlar, söylemiyorlar. Allah kalplerini mühürlemiş. Gidişleri kötü, Allah sonlarını hayır etsin demekten başka elimden bir şey gelmiyor.

    Sanırım ilk genel seçimlerde,  halk meclis dışında bırakacak bunları. Bence de bırakılmalı. Önümüzdeki seçimlerde Mustafa Sarıgül’ün kuracağı parti ile, Saadet Partisi bunların yerini mecliste alacağa benziyor. Ak Parti yine üçüncü kez, daha güçlü bir şekilde meclise girecek gibi görünüyor. Yani önümüzdeki 1.5 yıl sonra yapılacak seçimlerde AK Parti, Mustafa Sarıgül’ün partisi, Saadet Partisi mecliste olabilir. CHP ve MHP barajda kalabilir.

     Erdoğan gerçekten çok iyi gidiyor, çok iyi projelere ve devrimlere imza atıyor. Allah yardımcısı olsun. Allah onu kötülerin, şeytanların, hasetçilerin, iç ve dış düşmanların şerrinden korusun.

       Darbeci hainlere kalıcı dersleri verilip içeri tıkıldıktan sonra PKK belası da bitirilerek ülkemiz esenliğe kavuşturulursa bu ülkede yaşanır arkadaş. Bu ülkede ilk defa bir başbakanın heykeli meydanlara dikilir arkadaş.

Nail Köstek Sordu.  Demircan Cevapladı

Felaket Bölgesinde Görülmeyen Gönen Basını

Fahir Arma: Efendim sel felaketi oldu, bütün çekimleri ve haberleri siz yaptınız. Diğer basının durumu nasıl.

A.Kadir Demircan:   Gönen'de 4 tane yerel günlük ve haftalık gazete var. Keşif ekibi 2 gün olay yerinde kaldı, tehlikeli anlar yaşadı ve felaketi bütün boyutlarıyla görüntüleyerek aynı anda CHA   ve Keşif Haber siteleri yoluyla tüm dünyaya ulaştırdı. 
         Ancak; felaket yerinde bu gazetelerden hiçbirinin muhabirine rastlanılmadı. Rastlasaydık onları da görüntüleyecektik. Şayet geldilerde biz görmediysek kendilerinden  özür dileriz. 
        Maalesef bu yerel gazetelerimiz haberleri masa başında derleyerek yayınlama başarısını gösterebildiler.  Hatta ilk anda bölgeye giderken gazetyenin birini aradık, felaket var gelin birlikte bizim araçla gidelim dedik, ama gelmediler. 
        Ama bir  gün önce ve bir gün sonra felaket yerinde  görülemeyen gazetecilerin hepsi Ak Partinin Tokyay Lokantasında verdiği yemekte ve  Gönen Belediyesinin Yıldız otelde verdiği yemekte adeta cirit atıyorlar, yemeğe gelenlerin fotograflarını çekiyorlardı.
Tabiiki magazin yapıp, yemeğe gelen cüzdanı kabarık kişilerin fotograflarını gazeteye basacaklar sonra da  gazetelerini o kişilere satarak  avantalarını alacaklardı. 
      Gönen'de kesin olmayan bilgilere ve duyumlara  göre bu gazetelerden birine  bütçesi kabarık bazı sivil toplum kuruluşlarının duyanları hayrete düşürecek türden büyük miktarlarda  destek verdikleri konuşulmaktadır.
          Gazetecilik bizce bu olmamalı. Toplumun acılarıyla, sevinçleriyle ilgilenmeyen bir anlayışı biz destekleyemeyiz.  Gazetecilik tetikçilik, çıkar koruyuculuğu, şantaj malzemecisi  olmamalı. Gazeteci objektif, tarafsız, güvenilir, dürüst, namuslu, ahlaklı ve doğru sözlü olmalı.  Halkın dertleriyle ilgilenmeli.  Otel ve lokantalarda değil halkın içinde olmalı.  Halkımız da toplumun içinde olan gazeteleri desteklemeli, yaşatmalı. Gazetecilik, muhabirlik bunun tersi bir şey  ise biz kesinlikle gazeteci ve muhabir değiliz.  Durum bu. Değerlendirmeyi halkımızın taktirlerine bırakıyoruz. 

Gönenden Haberler Tıklayın

Keşif  Keşif Yazılarını Okumak İçin Tıklayın


Diğer Haberler ve Haber Fotografları İçin Tıklayın  Okuyun

Keşif Ajans – CHA Güney Marmara a-kadirdemircan@hotmail.com 05366062730 www.gonenkesifhaberilan.tr.gg