Anasayfa
Yerel  Basın
Gönen
Turizm
Mahalleler
Köyler
Sarıköy
Ekonomi
Oya

Acil Duyurular

 

Gönen Filmi
 İş Rehberi
Telefonlar
Sponsorlar
Kurumlar
Kültür Sanat
 Projeler
 Radyo Dinle
   Editör
  Genç Forum
Gönen Forumu
   

 

 

 
Gönen Notlarım
 

 Gönen Notları Ana Sayfa

Geziyorum, Görüyorum, Araştırıyorum İnceliyorum, Not Alıyorum

Ve Sizlerle Paylaşmak İçin Yazıyorum

 A Kadir Demircan

Bir Kişi Beni Tehdit Etti

Tahmin Edin Bakalım

O Kişi Kim? 2.2.2010

Fahir Arma: Kadir bey  bu konuyu açarmısınız biraz. Bu çağda sizi kim tehdit edebilir ki. Günümüzde meşhur tehditler Ergenekonculardan ve cuntacılardan geliyor.  Ergenakoncularmı yoksa?

A.Kadir Demircan: Evet maalesef kötülerin ve kötülüklerin çoğunlukta olduğu günümüzde yaşamak, huzurlu olmak ve hizmet üretmek çok zor. Adamın biri, önce alçakça hakaretler, cahilliğini ortaya serercesine, akıllara durgunluk verircesine, insanlara bu kadarına da pes doğrusu dedirtircesine abuk subuk hareketler sergiledi. Sonrada yaptığı bu terbiyesizlikler karşısında bu köşeden kendisine usulünce cevap verince de açtı telefonu seni söyle yaparım böyle yaparım diye iftira, hakaret tehditler savurup telefonu yüzüme kapatma terbiyesizliğini gösterdi. Bu kişi kim derseniz, Gönen’in ergenekoncusu diyebiliriz. Yaptığı adeta eşkıyalık. Her dönemde maaşı, oturum bedeli, harcırahı ve bir takım dünyalık çıkarları bulunabilen, yani arpalık olarak tanımlanabilen kurum ve kuruluşların yönetimlerinde kalabilmiş ve hala kalmaya devam eden birisi. Ve hala bu kişiye menfaat zincirci çerçevesinde destek olan kişilerinde bulunduğu bir toplumda yaşıyoruz maalesef.  Kötü kişiler desteklenir mi derseniz, örnekleri ortada. Cuntacılar, Ergenekoncular nasıl birbirlerini can siparane destekliyorlar, avukatlıklarını yapıyorlar değilmi. Adamın ayağı çok geniş, her kurumun içinde bir bağlantısı var. Bir siyasi partinin yönetimine bile girmeyi başarmış. Bu adamın ismini açıklarsam, o parti zarar görebilir, biraz bekleyeceğim. Düşünebiliyor musunuz, önemli bir siyasi partinin hem de yönetiminde olan birisi telefonu açıp, Kadir Demircan’a, bir sivil toplum kurumunun başkanına hakaret ediyor, alçakça iftira atıyor ve attığı iftiraları herkese yayacağım diye tehditler savuruyor. Bu kişi Gönen’de birçok kişiye de aynı şeyleri yapmış, insanlara iftiralar atmış, birbirine düşürmüş. Birçok kişi ve kurumla kavgalı. Bu siyasi parti bu adamı bilmez mi, bildiği, duyduğu halde hala yönetimde tutarmı bilemem. Buradaki kişilere söylesem bir şey yapamayacakları belli. En iyisi zamanı geldiğinde, en tepeye bildirmek ve kısa yoldan işi hallettirmek. Ama şu anda kimliğini açıkmalayacağım. Bu kadar ipucu yeter. Anlamak isteyen anlar. Günü geldiğinde gereken olacak, ilahi adalet tecelli edecek tabiî ki. Yazık, bu adamlar derhal etkisiz, yetkisiz zarar veremez hale getirilmeli. Yoksa toplum çok çile çeker. Bizim elhamdülillah yüzümüz ak, alnımız açık. Allah’dan başka hiçbir güç tanımayız. Gördüğünüz gibi böyle çapulculara da pabuç bırakmıyoruz, bırakmamamız lazım. İnönü’nün biz sözü var. İyiler de kötüler kadar cesur olmadıkça bu ülke düzelmez diyor. Çok doğru bir söz. Kötülerle mücadelede yılgınlık yok, meydanı onlara bırakmak bize yakışmaz. Ey Rabbim, sen bizleri Ergenekon çetesinden, cuntacılardan, cahillerden, iftiracılardan,  fitne ve fesatçılardan, şeytanların, günümüz eşkıyalarının ve tehditçilerin şerrinden ve bir cümle Allahtan korkmayanlardan koru. Sen yegâne koruyucumuz ve kollayıcımızsın. Biliyoruz ki senin bilgin ve iznin dışında kimse kimseye kötülük veya iyilik edici değildir.  Ey rabbim, sen bu gibi kişilere hidayet ver, onları ıslah et, onlara hidayet ver doğru yolu göster. Onlar cahiller, bilmiyorlar. Bilselerdi, iyi bir kul, iyi ve örnek bir insan olmaya çalışırlardı. Ey rabbim onları bizlere musallat etme, bizlere onlardan yani cahillerden yüz çevirmemizi nasip et, onların kötülüklerinden emin eyle. Onları hidayete kavuştur… Amin..

Süt Birliği Kongresine Doğru 20.1.2010

    Fahir Arma Sordu.  Demircan Cevapladı

Fahir Arma: Kadir bey 2010 yılı başında  Şubat ayı içinde Gönen Süt Üreticileri Birliğinin genel kurulu var. Biliyorsunuz bu kongre dört yılda bir yapılıyor ve önemli bir sivil toplum kuruluşu sayılır. Kongreleri takip edermisiniz, görüş ve tespitlerinizi öğrenebilir miyiz.

    A.Kadir Demircan: Evet, bu güne kadar Gönen’de kongreleri takip etmezdim ama bundan sonra takip etmeye başlayacağım. Genelde kongreler tangırtılı tungurtulu olur sonra herkes kendi kabuğuna çekilir, idarai maslahatgüzarcılık yönetimi başlar ve devam eder.  Seçim başında şunu yapıcaz, bunu yapıcaz diye atarlar, sıkılarlar sonra yan gelip yatarlar. Halk ta aynı tas aynı hamam olacak diye zaten bir beklenti içinde olmaz.

     Bir de hangi kurumun geliri,  aracı gereci, imkânları vardır orayı arpalık olarak görenler, hesaplarını ve planlarını yaparak çok önceden çalışmalara, kulisler yapmaya başlarlar. Ellerinde hiçbir projeleri ve hedefleri yoktur. Ortaya çıkarlar, herkese şirin görünmeye ve herkesi kafaya almaya başlarlar. Kimse de ya kardeşim senin projen ne, bu güne kadar yaptığın ve başardığın işlerin, eserlerin nedir, bize ne yapacaksın, nasıl yapacaksın, ne sunacaksın diye soran olmaz. Gönen’de görüyoruz sivil toplum kuruluşlarının hallerini. Başarı ve hizmet oranları neredeyse sıfır seviyelerinde.

       Ama artık soruyorum ve soracağım. Süt Birliği başkanlığına aday olan ve düşünen arkadaşlar gelsinler bana projelerini, yapacaklarını, yapmayacaklarını, hedeflerini ve hayallerini anlatsınlar. İkna olayım, buradan yazayım onları size.  Gelmezler ki asla gelmezler. Çünkü bir proje sunamazlar. Peki sen kimsin sana anlatacaklar, gidip iktidar partisi temsilcilerine anlatırlar, iktidar partisinin desteğini aldılar mı anlatmaya da gerek yok,  başka destek aramaya da diyebilirsiniz. Ama unutmayın ki ben de sıradan bir halkım, vatandaşım, Gönen’liyim, bu ilçede yaşıyorum.  Sorunlarımıza sahip çıkmaya  ve duyardı olmaya çalışıyorum. İlçemin güzel idare edilmesini, ilçemde olumlu ve güzel şeylerin olmasını istiyorum. Hem de babam ve kardeşim süt birliğinin üyesi, onun yanında en az 250 tane yakınım, arkadaşım, dostum bu birliğin üyesi. Onların adına konuşuyorum, bana, konuş bizim adımıza yaz, hakkımızı ara sor dediler. Ve ben de yazıyorum, soruyorum.

Fahir Arma:Peki önerileriniz neler.  Yeni dönemde nasıl bir Süt Üreticileri Birliği görmek istiyorsunuz.

A.Kadir Demircan: Biliyorsunuz Gönen ekonomisinin % 80 i tarıma ve hayvancılığa dayalı. Nüfusun tahminen  % 55 i da  tarım ve hayvancılıkla geçiniyor. Süt üretimi en önemli sektörlerin başında geliyor. İlçemizde, Avrupa standartlarında büyükbaş ve küçükbaş hayvancılık tesisleri kurulmalı.  Küçükbaş hayvancılık batmış, bitmiş vaziyette. Alternatif üretim çiftlikleri, modelleri araştırılmalı, geliştirilmeli ve kurulmalı. Üreticiler ile dünya standartlarında makine, araç, ekipman, kooperatifleşme ve sanayileşme projeleri uygulanmalı. Devlet desteklemeleri organize edilmeli, üreticilere anlatılmalı, koordinasyon yapılmalı.  Bütün bunları kim yapacak, köydeki damında dört tane sağlır ineği olan bir adamın süt birliğine başkan seçilmesiyle bu işler siz ce kotarılabilirmi.  Kesinlikle hayır. Süt birliğine başkan olacak kişi, öncelikle en az lise mezunu olmalı, Gönen’de ikamet ediyor olmalı, çeşitli kurum ve kuruluşlarda veya kendi tarım ve hayvancılık çalışmalarında örnek, önder ve başarılı çalışmalar ortaya koymuş olmalı. Onun bunun kuyusunu kazmaya çalışan, herkesle kavgalı ve uyumsuz, kendi çıkarları ve menfaatleri peşinde koşan, insanları kandıran biri olmamalı.  Yurt içi ve dışı gezi, inceleme, seyahat deneyimlerine sahip olmalı. Girişimci, araştırmacı, heyecanlı, dürüst, güvenilir, projeleri, hedefleri, heyecanı ve hizmet aşkı olan biri olmalı. Düşünebiliyor musunuz Süt Birliği 3000- 3500 üreticinin üyesi olduğu çok önemli bir kuruluşu.  Önceden Köylere ve Üreticilere Hizmet Götürme Birliği vardı ve başkanı üniversite mezunu kaymakamdı. Üretici üyeler kendilerini idare edecek birini değil, kendilerini ekonomik olarak güçlendirecek, yeni yeni projeler üretecek ve uygulamaya koyacak, kendilerine öncülük ve aksiyonerlik edebilecek, bilgi, beceri, enerji ve heyecanını bu alana kanalize edebilecek birini bulmalıdırlar.  Bir de  kimse ben başkan olacağım bu bana layık diye ortaya çıkmamalı. Benim bildiğim, insanlara görevler başkaları tarafından teklif edilir, önerilir, o kişi de düşünür karar verir. Şimdi tam tersi oluyor günümüzde. Ne kadar yanlış bir durum. İşte yanlış burada başlıyor. Başarılı ve dürüst insanlar da görevden kaçmamalı, meydanı boş bırakmamalı.  Diğer bir yanlış ta, siyasiler,  siyasi partiler kongrelere başkan seçmeye veya dikta etmeye çalışmamalı.  Bu durum çok yanlış.  Kötü örnekleri  ilçemizde ortada duruyor. Sivil toplum kuruluşlarını herkes kendi mecraına bırakmalı ve kimse bu kuruluşları arpalık olarak görmemeli. Önümüzdeki aylarda kongreler olacak. İnşallah, aday gösterilenler, başarılı eserleri ve çalışmaları olanlar, layık olanlar,  çantasında projeleri bulunanlar aday olsun ve kazansınlar diyorum. Dinimizde işin ehline verilmesi emrediliyor. Yandaşına peşkeş çekilmesi değil.

   Bakınız bana, emekli olduğumdan beri altı aydır 5 yerden teklif geldi, hiç birini layık değilim diye kabul etmedim. Ben başarılı olduğum işi yapmalıyım, GönTAM çalışmaları,  basın yayın ve sivil toplum hizmetlerim. Herkes başarılı olduğu alanda görev almalı. GönTAM’a başkan olmak isteyen varsa gelsin, koltuğu devredeyim. Ama gelen olmaz ki, çünkü bizde para yok,  çıkar yok, menfaat yok, arpalık yok, onun için talep de yok.  Maalesef  günümüzde hizmete, çileye, çalışmaya talip olan yok. Çok kokuşmuş, bozulmuş  bir toplum olmuşuz da farkında değiliz.

Fahir Arma: Peki Kadir bey öneriniz nedir:

A.Kadir Demircan: Önerilerimi genel çerçeve içinde açıklamaya çalıştım. Nasıl birisinin profilini çizmeye çalıştım. Herhalde anlamak isteyen anlamıştır. İlla da açık isim önerin derseniz onu da söylerim ne olacak ki.  Metin Nalçacı diye  bir adam Güneşli köyüne giderken  İsmail Arabacı isimli bir abimizle hayvan çiftliği kurmuş hem de ortak, süt üretimi yapıyorlar.  İkisi de başarılımı başarılı, tahsili var, hitabetleri güzel, heyecanları başarıları, enerjileri var. Gidin böyle adamları bulun teklif edin. Melik Aytekin isimli bir arkadaş Denizkentte büyük bir hayvan çiftliği kurmuş, yakın zamanda manda üretim çiftliği projesini uygulamaya koyacak. Türkiye’yi ve dünyayı dolaşmış, üniversite mezunu ve ilçede oturuyor. Başarısı var, projeleri var. Gidin bu adama teklif götürün. Mustafa Arpacı isimli bir arkadaş, Gönen girişine 300-400 başlık küçükbaş hayvan çiftliği kurmuş,  tarım işleri  ve süt üretimi de yapıyor, üniversite mezunu, sevilen sayılan genç biri, gidin ona teklif edin.   Ahmet Çakıroğlu diye hem veteriner hekim ve  hem de  hayvan çiftliği olan çok değerli bir arkadaş. Osmanpazar köyü Tarımsal Kalkınma Kooperatif başkanı Sadettin Kostak var.  Gittik gördük TV programı çektik TV 58 de yayınladık. Adam köyüne neler yapmış neler, süper başarılı bir arkadaş. Avrupa görmüş. Alın bu adama teklif yapın aynı başarılı hizmetlerini süt birliğin de de yapsın. Ama nerede öyle  adam. Böyle başarılı insanlara teklif götürecek anlayış ve zihniyet nerede. . Gidin bu adamlara teklif götürün.  Bu şekilde onlarca arkadaş sayabilirim. Şöyle bir etrafınıza baksanız bu alanda başarılı hizmetleri olan çok sayıda kişiye rastlarsınız. Ama kim bakacak bu insanlara, kim bu kriterleri arayacak, akil insanlar varmı ortada yok tabiî ki. Aynı tas aynı hamam olmamalı hiçbir şey. Geleceğimize, etrafımıza, şehrimize, tarımımıza sahip çıkalım. Hayallerimiz gerçek olsun, ümitlerimiz yeşersin, huzurlu ve mutlu olalım, daha iyilere ulaşalım diyorsak taraf olmalıyız, katılımcı olmalıyız. Nemelazımcı olmamalıyız.  Ben tarafım.  İyiden yana, doğrudan, güzelden, hayırdan  yana tarafım. Vatandaşlık ve Müslümanlık sorumluluğum gereği bunları söylüyorum ve yazıyorum. Bu sadece süt birliği için değil diğer kurum ve kuruşlar için de aynı olmalı. Doğru olanlar yapılmalı, yanlışlardan vazgeçilmelidir.

 

Etkili ve Güzel Konuşma

Seminerleri Başlıyor

GönTAM Güzel bir projeye daha imza atıyor.

Fahir Arma Sordu.  Demircan Cevapladı

    Fahir Arma: Kadir bey diksiyon ve hitabet eğitimi nedir, nasıldır. GönTAM’ın düzenlediği bu eğitimden bahsedebilir misiniz.  

    A.Kadir Demircan:    2008 yılında GönTAM ile Halk Eğitim Merkezi Müdürlüğünün ortaklaşa düzenlediği Diksiyon- Hitabet ve Toplum Önünde Söz söyleme sanatı seminerleri yoğun talep üzerine yeniden düzenleniyor.

Çünkü geçen yıl özellikle bayanlar bu kursa daha çok önem verdiler ve müthiş bir atmosferde, eğlenceli ve heyecanlı bir seminer oldu.

       Alanında kariyer sahibi Yönetim ve Kişisel Gelişim Uzmanı Yüksel Bağışlar’ın verdiği seminerlere geçen yıl 150 kişi kaydolmuş, 130 kişi de devam ederek katılım belgesi sahibi olmuştu.

           Bilgi güçtür, iletişim ve diyalog da güçtür. Artık etkili iletişim herkese şart olan bir unsurdur. Toplum önünde konuşamazsanız, iletişiminiz bozuksa hayatta başarılı olamazsınız.

        Ankara’da 500- 700 TL ye verilen bu eğitimi biz GönTAM olarak, Gönen halkına neredeyse bedavaya verdirmeye çalışıyoruz. Yüksel Bağışlar Gönen’li olduğu için, bir kişiye bu eğitimi 100 TL gibi cüzi bir masrafla veriyoruz.

      Ben kendim, televizyoncu ve sunucu olmama rağmen 3 defa bu eğitimi aldım. Dördüncüyü de alacağım. Her eğitimde farklı şeyler öğreniyorum.  Güzel konuşmak, etkileyici olabilmek, toplum karşısında konuşabilme, iyi diksiyona sahip olabilme, kelimeleri etkili ve düzgün konuşabilme çok önemlidir. Yediden yetmiş yediye herkese lazım bu kurs. Eğitimin değerini anlayana tabii.

         Ziraat Odası Konferans salonunda akşamları saat 19.00 ile 21.00 arası verilecek olan seminerlerin kayıt işlemleri GönTAM da yapılıyor.          Düzenlenecek Kişisel Gelişim Seminerlerine her yaştan herkesin katılabileceği ve bu eğitimin insanoğluna iş hayatı ve kariyer elde etme başta olmak üzere hayatın her alanında faydalı olacağını söyleyebilirim.

Seminerlerimize çok sağ olsunlar Ziraat Odası Başkanı Necati Özkurt büyük destek verdi ve salonunu ücretsiz bize tahsis etti. Yine Ziraat odasının elemanlarının tamamı büyük ilgi gösterdiler. Gönen Belediyesinden  Abdurrahman Kural, Fevzi Çolak, Zeki Eren başta olmak üzere bütün arkadaşlar ilgi gösterdiler ve destek verdiler. Belediyemiz sık sık bu anonsları yapıyor. Halk Eğitim Müdürlüğü de ilgisiz kalmadı onlara da çok teşekkür ederiz. Ancak herkesin haberdar edilmesi için kaymakamlık binasının panosuna da bu afişi asalım dedik, maalesef bize panoda yer bulunamadı, bu yüzden onlara teşekkür edemiyorum tabiî ki.

      İşte kamu kurum ve kuruluşlarıyla sivil toplum kuruluşlarının eğitim hizmetlerinde dayanışma örneği buna denir. Biz GönTAM olarak, bizden talepte bulunan her kişi ve kuruma ilgisiz kalmıyoruz ve mutlaka olumlu cevap veriyoruz.

      Seminerlerimiz 50 kişi olduğunda hemen başlayacak. Hocamız Yüksel Bağışlar Ankara’da bekliyor. Ayrıca seminere katılanlar yaşadı. Çünkü bu seminerler TV 58 de Keşif programı Bilim Kültür dosyasında da yayınlanarak tüm Türkiye ve dünya genelinden izlenecek.

        Seminerlerin 50 kişilik bir grupla sınırlı olması tabiî ki eğitimin kalitesi açısından önemli. Gençlerin ve iş meslek sahiplerinin bu fırsatı iyi değerlendirmeleri lazım.

 

Demircan’la  Gönen   Sohbetleri

Gönen Sakatlar Derneği

 Dev Bir Eser Yapıyor  17.12.2009

Fahir Arma: Kadir bey Önemli Sivil Toplum Kurumlarımızdan Gönen Sakatlar Derneğini ve Nihat Kaban’ı ziyaret ettiniz. Nasıl buldunuz, neler öğrendiniz bizimle paylaşabilir misiniz.

A.Kadir Demircan: Nihat Kaban gerçekten muhteşem bir adam. GönTAM ona ve derneğine en iyi çalışan sivil toplum kuruluşu olma dalında “ Üstün Hizmet ve Başarı Ödülü” vermişti. Bu ödülü almayı hak etmişti ve etmeyi de hala sürdürüyor. Onun yaptığını, sağlam adamlar bile yapamıyor. Reşadiye Mahallesine dev bir Özürlü Hizmet Binası yaptırıyor. İnşaat yarım. Bitirmek için adeta çırpınıyor. Başkanın kafası bozuk. İnsanların ilgisizliğine, yalnız bırakılışına, destek olunmamasına adeta isyan ediyor. Engellilere sahip çıkılmadığından haklı olarak yakıyor. Engelli vatandaşlardan da şikâyetçi başkan. Onlarında vefasızlıklarına isyan ediyor. İşlerini gördürünceye kadar gelip gidiyorlar, işleri bitince dönüp selam bile vermiyorlar diyor.

    Özürlü yurdu biterse sadece Gönen değil tüm bölge hizmet görecek diyor. Bölgesel çapta bir özürlü hizmet binası olacakmış. Yurda Ahmet Yaşar Aslan isimli İstanbullu bir iş adamı sahip çıkmış, dört kat kaba inşaatını bitirmiş. Bina şu anda beklemede. Çivi çakılmıyor. Dileğimiz o ki bu inşaata, Kaymakam bey, Belediye Başkanımız, Gönen’li iş adamlarımız oturup sahip çıkarlar, üzerine eğilirlerse biter ve hizmete girer.  Yoksa daha çook yıllar geçer.

Benim teklifim, camilerimizde özürlü yurdu adına para toplansın. Nasıl ki camiler çabucak bitiriliyorsa bu binada bu şekilde biter. Ama özürlülere, özürsüzler destek vermeli. Çünkü sonuçta hepimiz birer özürlü adayı değilmiyiz. Sakatlar Derneğimize sahip çıkalım. Nihat Bey çok önemli şeyler söyledi. İzlemek için Gönen Video kanalı ile Gönen TV ye bakabilirsiniz.

Nihat beyi tebrik ederim. Sağlam insanlardan fazla çalışıyor ve hizmet üretiyor. İlçemize neticede bir eser kazandırıyor. Nihat Bey inançlı, inatçı ve mücadeleci bir insan. Allah yolunu açık etsin, yardımcısı olsun. GönTAM olarak Sakatlar Derneğine her türlü desteği bu güne kadar verdik, bundan sonra da vermeye devam edeceğiz. Benimle beraber bu Sivil Toplum Kuruluşları tanıtım projesine katılan ekibiz personeli Şeyda Kilitlere ve Ahmet Ilgazlıya da teşekkür ediyorum.

 Yarinki yazımızda başka bir sivil toplum kuruluşumuzu anlatacağım.

Demircan’la  Gönen   Sohbetleri

Kafkas Kültür Derneğinden İzlenimler  16.12.2009

Demircan’la  Gönen   Sohbetleri

Fahir Arma: Efendim Önemli Sivil Toplum Kurumlarımızdan Gönen Kafkas Derneğini ziyaret ettiniz. Nasıl buldunuz, neler öğrendiniz bizimle paylaşabilir misiniz.

A.Kadir Demircan: Tabiî ki, zaten kurumlarımızla ilgili bilgiler derlemek, öğrenmek, tanışmak ve halkımızla paylaşmak amacıyla bu sohbetlerimiz gerçekleştiriyoruz. Gürol Demir Dernek başkanı seçilmiş yeni. Teklif ettik, hemen bizi kabul etti, randevu verdi ve ekibimizle gittik, görüştük, konuştuk.

Derneğin kendine ait bir mülkiyeti yani lokali var. Lokalin bir bölümünü yönetim odası yapmışlar.  Gürol Bey idarecilikte ve sivil toplum çalışmalarında deneyimli bir isim. Kendisi Çerkez tabiî ki, Kafkas göçmenlerinden. Uzun yıllar Gönen Kaplıcaları Genel Müdürlüğünü yürüttü başarılı bir şekilde. Daha öncede Kafkas Derneğinin başkanlığını yapmış. İkinci kez yeniden onu iş başına getirmişler. Projeleri, hedefleri, hayalleri ve  hem dernek için hem de ilçemiz için düşündüğü güzellikler var. İnşallah hayata geçirebilir. Çerkezler için,  ana dilin ve kültürlerinin öğrenilmesi, unutulmamasına ve kültürün genç kuşaklara öğretilip tanıtılmasına yönelik projeleri var. Elinde birkaç tane kitap projesi var. Ama uzun yıllar bitirememiş, bastıramamış. Yakın zamanda da bastırabileceğini tahmin etmiyorum. Önerim bir an önce güzel eseri bastırarak insanlığın hizmetine sunması. Onu dinleyince bir hocamı hatırladım. Nazım Badem İHL de öğretmen. Yirmi yıldan beri kitap yazıyor ama bir türlü bitiremedi ve bastıramadı. Bir kitap en fazla 2 yıl içinde biter ve basılır.Bizim önerilerimizi de dinlemiyor tabii.

Gürol bey, dernek üyelerinin sayısını 105 de 500 e‘ çıkarmak istiyor. 2003 yıllarında Dereköy de çapılan o muhteşem Kafkas şenliklerini tekrar yapın dedim, hazırlık içinde olduklarını söyledi. Gönen için de çok güzel bir etkinlik olur. İnşallah en kısa sürede Çerkez şenliklerine katılır, filmini de çekeriz. Ayrıca TV 58 de yayınlanan programıma Çerkez Oyun havalarını ve oyunlarını da koymak istiyorum. Bana bu konuda bir hazırlık ve proje yaparlarsa sevinirim. Gönen Kafkas Derneği ilçemiz için önemli bir sivil toplum kuruluşu. Lokalleri var, kira problemleri yok. Artık daha fazla etkinlik yapmanın zamanı diyor, kendilerine başarılar diliyorum. GönTAM olarak ta her türlü desteği vermeye hazır olduğumuzu buradan ilan ediyorum.

Yarın da  Allah nasip ederse Gönen Sakatlar Derneğini ve başkanı Nihat Kaban ile yaptığımız sohbeti yazacağım.

 

Demircan’la  Gönen   Sohbetleri

Sivil Toplum Kuruluşlarını Ziyarete Başladık 15.12.2009

Fahir Arma: Kadir bey sanırım sivil toplum kurumlarıyla röportajlara başladınız. Yaptığınız çalışmaları nasıl değerlendireceksiniz.

A.Kadir Demircan:  Evet Cuma gününden itibaren sivil toplum kurumlarını tanımaya ve tanıtmaya başladık. İlk konuğumuz Gönen Kafkas Kültür Derneği ve tabiî ki derneğin başkanı Gürol Demir oldu. Çok güzel bir sohbet ve röportaj geçti. Çok memnun kaldılar tabiî ki bizi de çok iyi ağırladılar ve memnun ettiler. Çalışmaları üç kişilik ekip olarak sürdürüyoruz. Şeyda Kilitler ile yılların deneyimli muhabiri Ahmet Ilgazlı ağabeyimizde bize destek oluyor. Sohbetimizi ve sohbetimizde sorduğumuz soruları ve cevaplarını kameraya kaydediyoruz, fotoğraflıyoruz. Elimizde derneklerin listesi var, listeyi güncelliyoruz. Kurumla ilgili her türlü yeni bilgileri bu cetvele kaydediyoruz. Bundan sonra yapılacak işlem şunlar:

 1. Gönen Postası Gazetesinde izlenimlerimizi yazıyoruz.

 2.GönTAM internet sitesinde Gönen Notlarım isimli sayfada yayınlıyoruz. www.gonengontam.gen.tr/gonen_notlarim.html

 3. Çekilen filmi montajladıktan sonra internet televizyonu olan Gönen TV yayınlıyoruz http://livestream.com/gonentv

 4. Gönen TV Video kanalında yayınlıyoruz. www.dailymotion.com/gonentv Tabiî ki video kanalı daha çok önem arz ediyor. Çünkü kurumlar isimlerini yazdıklarında bu videoyu bulup izleyebiliyorlar. Kurum için ebedi bir eser oluyor.

 5. Çektiğimiz fotoğrafları ve kendilerinden aldığımız önemli fotoğraflardan onar tanesini Negatif Com isimli fotoğraf paylaşım sitesinde Gönen fotoğrafları bölümüne koyuyoruz. http://www.negatif.com/kullanici/fotograflar.php?uid=72538

6- Hazırladığımız Sivil Toplum Kurumları iletişim ve bilgi cetvelini Kaymakamlığa, Belediye Başkanlığına, isteyen kurumlara vereceğiz ve www.gonengontam.gen.tr/dernekler.html   ve www.gonengontam.gen.tr/kuruluslar.html site adresinde de yayınlayacağız.

İşte bu büyük projeyi Gönen’de başlattık. Dernekler, odalar, borsalar, kamu kurumları, köy ve mahalle muhtarlıkları proje kapsamında. Bu projenin maliyetini soruyorlar. Projenin sponsoru kimse değil, GönTAM dır. Biziz, GönTAM’a destek olan halkımızdır. Kimseden hiçbir talebimiz olmuyor. Emek olduğu gibi masrafları da biz sağlıyoruz. Tabiî ki destek vermek isteyenleri seve seve kabul ediyoruz ve onurlandırıyoruz. Keşke belediyemizin ve kaymakamlığımızın imkânları olsa da destek olabilseler,  Gönen’de yüzlerce zengin iş adamı var, projelerimize detsek olsalar. Nerde öyle hayırsever iş adamları, zenginler. Başka yerlere parayı bol bol harcıyorlar, ama konu hizmet ve sivil toplum oldumu hiç oralı omuyorlar.  Ama olsun, biz hayır, iyilik ve hizmet anlamında yola çıktık. Bu projeyi başlattık ve bitireceğiz. Sonunda bu projeyi kitap olarak da yayınlamayı planlıyoruz. Gönen’de Sivil Toplum Kurumları gibi bir eser olabilir.

İnşallah yarınki yazımızda Gönen Kafkas Kültür Derneğinden izlenimlerimi sizinle paylaşacağım. Daha sonra Gönen Sakatlar Derneği ve Başkanı Nihat Kaban’ı yazacağım. Halkımız Gönen Notlarını takip etsin. Bakın neler çıkacak ortaya. Bize kapısını açanları da açmayanları da, daveti kabul edenleri de etmeyenleri de, konuşanları da konuşmayanları da herkesi ve her şeyi  objektif, tarafsız, kırmadan dökmeden ve hakaret etmeden açık açık yazacağım. Herkes herkesi tanısın. Açık ve şeffaf bir toplum olmak zorundayız. Toplumun şerrine olan gizli ve kapaklı hiçbir iş ve eylem kalmamalı diye düşünüyoruz. Tabiî ki kimse bizi kabul etmeye röportaj vermeye mecburi değil. Bu gönüllülük projesi. Ama biz kabul edenlerden de etmeyenlerden de bahsetmek istiyoruz. Niyetimiz ve amacımız hayır ve iyilik. Zaten bir sloganımız var bizim “GönTAM Gönen için bir iyilik harekâtının adıdır” diyoruz. Şimdi bunun gereklerini yerine getiriyoruz.

Demircan’la  Gönen   Sohbetleri

 Sivil Toplum Kuruluşlarını Tanıtıyorum (9.12.09)

        Fahir Arma: Kadir bey, Gönen'deki sivil toplum kuruluşlarının çoğunu hiç kimse tanımıyor. Adı sanı duyulmamış kuruluşlar var. GönTAM olarak  Tanıtım kuruluşusunuz.Var mı bir projeniz bu hususta.

      A.Kadir Demircan: Yeni bir çalışma başlattık. Dokuz Aralık Çarşambadan itibaren, her gün bir sivil toplum kuruluşumuzdan randevu alıp konuk  ofislerine konuk olacağız.  Yeni uygulamaya koyduğumuz proje gereği; kamu kurumları, köy muhtarlıkları, dernekler, vakıflar, odalar ve diğer sivil toplum kuruluşlarıyla ilgili tanıtım yayın proje uygulaması başlattık.          

    Proje gereği  bütün kurum temsilcileriyle kurumun hizmetlerini anlatan, tanıtan röportajlar yapılacaktır. Çalışma kapsamında kamera ve fotoğraf çekimi de yapılacak olup, elde edilen görüntü, sunum ve bilgiler Keşif TV internet televizyonunda, Keşif Video Kanalında, Gönen Postası Gazetesinde ve GönTAM İnternet Haber sitesinde yayınlanarak sivil toplum, kamu kurum ve kuruluş hizmetlerinin çok geniş kapsamlı tanıtımı ve halkın bilgilendirilmesi sağlanacaktır.

       Ayrıca uygun görülen görüntüler uydudan yayınlanan ve 71 dünya ülkesinden izlenebilen TV 58 de Salı günü saat  18.30,  Pazar günü 13.30 da  Keşif programında da yayınlanabilecektir.

  Tabiî ki projeye katılmak mecburi değil. Ancak biz herkese teklif edeceğiz. Bize kapılarını açanları yazacağımız gibi, açmayanları da, ilgilenmeyenleri de  yazacağız. Yani kamuoyu her şeyi, herkesi bilecek, tanıyacak, görecek. Çalışanlarla çalışmayanlar, üretenlerle üretmeyenler, kim ne iş yapıyor ve yapmıyor  çıkacak ortaya. Hiç bir önyargımız yok, herkese ve her kuruma eşit mesafedeyiz. Bu proje Gönen için çok büyük bir tanıtım, açılım, yayın projesi olacak. Biz kamu hizmeti yapıyoruz. Bütün çalışmalar tamamen ücretsiz, gönüllülük esasına dayalı olacak. Ancak  tabiî ki hiçbir şey maliyetsiz değildir, arkamızda bir holding te yoktur. Biz üye aidatlarıyla ayakta duran bir sivil toplum kuruluşuyuz. Projeye katkı sağlamak isteyen kişi ve kurum olursa da onların da destekleri tabiî ki kabul edilecek, yazılarımızda destekleri de açıkça belirtilecek.

    Fahir Arma:  Teşekkür ederim. İnşallah başarılı bir proje olur. Gönen içinde çok iyi bir çalışma olur. 

 

 Ekrem Okan Kadar

Başınıza Taş Düşsün ( 5.12.2009)

 Fahir Arma:  Kadir bey Gönen'de olanlardan sanırım haberdarsınız. Siyaset bir türlü durulmuyor.  Ekrem Okan istifa etti. Her yerde kulisler, dedikodular, şunlar bunlar. Neler oluyor sence ilçede. İyiye mi gidiyoruz kötüye mi. Düşünceleriniz nelerdir.

 A.Kadir Demircan:  Güzel bir soru. Çok açık ve seçik şekilde cevaplayacağım. Okuyan okusun, çatlayan çatlasın. İçimden geldiği gibi konuştuğumu, Allah'tan başka hiçbir güçten  korkmadığımı, hiçbir kimseyle  zerre kadar bir çıkar ve menfaat işimin ve beklentimin olmadığını, özgürce konuştuğumu  herkes bilir. Dostlarım kadar, düşmanlarımla da gurur duyduğumu herkese söylüyorum.

  Şunu söylüyorum. Dünyalık hırsları uğruna bir takım, kendini iş adamı zanneden kişiler, guruplar, çıkarcılar, yardakçılar uzun süredir Ekrem Okan'ın Ak Parti ilçe başkanlığından düşürülmesi, indirilmesi, bıraktırılması  için çeşitli kulisler ve entrikalar çeviriyorlardı. Sonunda  adamcağız bıktı, bıraktı, istifa etti hacca gitti.  Onlara,  Ekrem Okan kadar başlarına taş düşsün diyorum. Niye, sebep neydi. Niye istemediler. Başarılı olamadı mı,  çıkarcılara cevap veremedi mi.  Dürüst, efendi, uzlaşmacı, barışçı, hoşgörülü, kibar, beş vakit namazında, hayır hasenat peşinde koşan, alçak gönüllü bir adamın Gönen'de  başını yedilerse yazıklar olsun o Gönenlilere diyorum ben. Yazıklar olsun ses çıkarmayanlara. İşte ben insanlık, vatandaşlık, Müslümanlık görevimi yerine getiriyorum ve ses çıkarıyorum.  Elbet birileri bu sese kulak verir. Vermese bile en azından vicdanen rahatlamış olurum.

        Şu adamdaki alçak gönüllülüğe bak.  Daha önceki bir vatandaş'ta  aynı partide  ilçe başkanlığı yaptı zamanında. Ondan 6 yaş büyük olmama aldırmadan bana Kadir diye hitap ediyordu. Ne onur kırıcı bir şey ya. Sizden çok küçük birisi size abi demeyecek,  saygısızca izminizle hitap edecek. Ekrem Okan bana her karşılaştığımda abi diye hitap ediyordu. Bir gün  bir ajandada doğum tarihini gördüm, baktım 1964 doğumlu, yani aynı yaştayız. Hayret ettim, aynı yaşta olmamıza rağmen bana abi diye hitap eden birisi. Ne kadar asil, güzel, örnek bir davranış. İnsan insan olduğunu, adam yerine konulduğunu ve değer verildiğini anlıyor.  Kıyaslayın ikisinin farkını.

      Kur'an birbirinizi en güzel isimlerle çağırın diyor. Hiç bir kimse dört dörtlük değildir, hepimizin bir takım eksikleri ve kusurları olabilir. Ekrem Okan'a yapılanlardan sonra Gönen'den ümidimi tamamen kestim. Gönen'de iyi insanlara yer yok arkadaş. Kötüler, menfaatçiler, çıkarcılar, korkaklar, kuklalar almış başını gidiyor. Kötüye gidiş var.

      Ben  hiç bir partiye üye değilim, İHL  mezunuyum ve Ak Parti çizgisinde, düşüncesinde olan biriyim. Başbakanın bütün icraatlarının altına imzamı koyan birisiyim.  Ak Parti İl başkanımı bu işe el koyar, vekiller mi, genel merkez mi, yoksa bizzat Erdoğan mı bilemem ama birileri bu işe el atmalı, dur demeli.  Delegelerin  veya üyelerin bu işe dur  deme şansları yok, bunu biliyoruz.  Bu yanlışlara dur denmeli. Gönen bu tür çirkinliklere layık değil. Halk hizmet bekliyor. Siyasilerde birliktelik sıfır seviyelerinde seyrediyor. Herkes birbirinin kuyusunu kazmaya, ayağını kaydırmaya çalışıyor.  İlçe adeta kendi kaderine terkedilmiş. Akil biri yok, akil insanlar saf dışı.

       Şimdi bazı siyasileri  dürüst, ilkeli, çalışkan ve başarılı idarecilere de el attıkları duyumlarını almaya başladım. Çıkar ve menfaatlerine ters düşenlerin ayağını kaydırmaya çalışıyorlarmış.  İdareciler siyasilerin emir kulumu. Zamanında birileri bu işlere çok burnunu soktu, aldı cevabını.

   Duyduğuma göre ilçe başkanlığına düşünülenler varmış.  Bu düşünülenlerden birisi bir buçuk yıldır, günde 4 defa büromun önünden geçiyor, daha bir defa olsun başını çevirip Allah'ın selamını vermiş değil. Şu işe bakın. Böyle bir adam nasıl siyasetçi olur, nasıl toplumun sorunlarına çözüm bulur, nasıl benim ve halkın desteğini alır. Halkın desteğini alamayan kişi nasıl başarılı olur anlayamıyorum. Tayyib Erdoğan'ın sözleri kulaklarımda çınlıyor, halkın içinde, halktan biri  olacaksınız diyor. Hizmet sevdanız yoksa bu işi bırakın diyor.

 Ekrem Okan yeniden gelmez, Gönen Ekrem Okan'ı çook arar.

       Yahya Kemal Beyatlının bir şiiri var " İyi İnsanlar iyi atlara binip gittiler"diyor. İşte böyle iyi insanlar ya ölüp gidiyorlar, ya da entrikalarla  yıldırılarak uzaklaştırılıyorlar. Biz iyi insanların  arkasında durmadığımız sürece meydanları çıkarcılara, menfaatçilere, kötülere  terk etme ve onların egemenliğinde yönetilme kaderiyle karşı karşıya kalmaya mahkum olacağız. Biz buna layık değiliz.

   Dinimizde işi ehline verin emrinin yerini, günümüzde işi yandaşınıza verin hükmü almış.

     Ne olur toplumu daha fazla bozmayın. Ben acizane bir kul olarak kötülükleri dilimle önlemeye çalışıyorum. Bu  benim insanlık ve Müslümanlık görevim. Benim fikir ve görüşlerime kızacaksanız, beni tehdit edecekseniz, fikirlerimden dolayı şeytanlık tuzakları kuracaksanız buyrun kurun, elinizden geleni ardınıza koymayın. Bu dünyaya imtihan için geldik. Biz sizi, nasıl amel işleyeceksiniz diye yarattık diyor yaratan. Herkes bu dünyada rolünü oynuyor. Ben inşallah iyi roldeyim. Herkez rolünün, yaptıklarının hesabını verecek bir gün. Kimse  tarlasına, fabrikasına, koltuğuna, parasına, puluna güvenerek, alçak dağları ben yarattım deyip  mutlu olmanın yollarını aramasın. İki metrelik beyaz bez,  ve dört adam. Her şey bundan ibaret, düşünenler, anlayanlar, ibret alanlar  ve aklı olanlar için bu sözlerim.

Fahir Arma:  Teşekkür ederim Kadir bey bu konuda çok dolusunuz, çok önemli  konulara değindiniz. İnşallah anlayan anlar, anlamayana sivrisinek saz zaten.

 A.Kadir Demircan:  Ben de teşekkür ederim.  Çok açık sözlüyümdür, yaparım dediğimi de yaparım. Bu tespitlerim ve yanlışlıklar  bundan sonrada düzelmez  ve aynen devam ederse konuyu direk  olarak, açık isimli bir şekilde Başbakana  ve genel merkeze  ayrıntılı bir  rapor halinde sunacağım. Başbakan beni tanır,  şu anki özel kalem müdürü  yakın arkadaşım olur. Gönen için böyle bir iyilik yapmaya hazırım. Herkez Gönen'e kötülük yapacak değil ya, bende iyilik yapayım.

       Kulakları çınlasın  zamanın siyasetçileri Aydın Karakaya ile onun yardımcısı Servet Bıyık   memur unvanımla  fikirlerimi çeşitli platformlarda beyan ediyorum diye  çeşitli suç isnatlarında bulunarak bayağı uğraşmışlardı beni Gönen'den doğuya sürmek için. Soruşturmaya gelenler beni tanıyınca adeta şok oldular, hayret ettiler. İşte böyle  Ak Partili Müslüman gardaşlarım beni bir türlü süremediler doğuya.   Şimdi de sivil  ve özgür bir vatandaşı sürecek değiller ya. O zaman onlar özgürdü, şimdi de ben. Yalansa yalan desinler ve yalan olduğunu ispatlasınlar. Elimde önemli belgeler, şahitler  var. İnanmayan  önceki kaymakam Saim Eskioğlu'na, Eski vali Utku Acuna, Eski Tarım İl Müdürü Bülent Sancaktaroğluna ve şu anda hale görevde olan Ayhan Balcıya ve o dönemdeki ilçe yönetimindeki kişilere sorsunlar. A. Karakaya hem de o dönemde   Gönen İnsan Hakları Derneğinin kurucusu ve başkanıydı.  Fikir ve düşünce özgürlüğü, düşüncelerini hakaret etmeden açıkça söylemek en temel insan hakkı değil mi. Beni adeta düşman ilan etmişlerdi. Çevresindekilere de benden uzak durmalarını telkin ediyorlardı.  Ne güzel bir mazi yaşadık! onlarla. Fikirlerinden  dolayı, bulunduğu yerden sürülme çilesini yaşamak ne güzel bir duygu. İşte inananlar bu tür baskılara ve çilelere muzdarip olurlarsa olgun insan oldukları anlaşılır. İşte ben bu olayları yaşadığım için gururluyum ve mutluyum. Acaba onlar da mutlumudur bilemiyorum.   Özür dilemek bir erdemdir, olgun insanların davranışıdır. Bu güne kadar bir özür bile dilemediler. Demek ki doğru işler yaptıklarına inanıyorlar. Ben onları Allaha havale ettim.

        Evet Nail kardeşim beni sonunda konuşturdun. Yüreğine sağlık. Bunlar benim konuştuklarımdan dolayı sana da bir kötülük yapmasınlar. Ama unutma, Allah'ın izni ve dilemesi dışında kimse kimseye kötülük yapıcı veya iyilik yapıcı değildir. Allah'a güven ve ona dayan. O yegane güvenilecek, dayanılacak varlıktır. O en büyüktür, gerçek güç  ve hüküm sahibidir.

 

Gönen Siyasetinde Neler Oluyor ( 10.10.2009)

Fahir Arma:  Efendim, Gönen’de uzun süredir adı konulmayan bir çekişme- kutuplaşma var gibi sanki. Gönen’deki bu siyasi yapıyı nasıl buluyorsunuz, bu konudaki görüş ve tespitlerinizi öğrenebilir miyiz?

A.Kadir Demircan:   Teşekkür ederim. Güzel bir soru. Bu güne kadar kimsenin sormadığı ve aynı zamanda açıklamadığı ya da açıklayamadığı bir soru. Öncelikle ben baştan şunu vurgulamak istiyorum. Bu soruları ve fikirlerimi GönTAM Yönetim Kurulu Başkanı sıfatıyla değil, bir araştırmacı yazar, iletişimci ve aynı zamanda sıradan bir vatandaş sıfatımla cevaplıyorum. Önceden üç sıfatım vardı biliyorsun. Devlet Memurluğu sıfatım, Sivil Toplum Kurumu Temsilciliği sıfatım ve aynı zamanda yazarlık sıfatım vardı. O dönemde de fikirlerimi yazarlık ve vatandaşlık sıfatımla cesurca açıklıyor ve yayınlıyordum. Bu yüzden o dönemde ilçe siyasetinin başındaki uzun boylu, hafif sakallı, sarışın, başında az saç olan, dediğim dedik, çaldığım düdük diyen bir adam beni defalarca valiye, kaymakama ve il müdürüne şikâyet etmiş, müfettişler çağırmış, soruşturmalar yaptırmıştı.  Adeta onlara bu adamı Gönen’den sürün diye yalvarmış, önlerinde diz çökmüştü. Süremedi tabiî ki, sonraları doğal tasfiye ile kendisi sürüldü, insan içine çıkamaz hale geldi. Hani ben derim ya hep; attan düş, minareden düş, koltuk ve kanepeden düş amaa asla gönüllerden düşme diye. Çok doğru bir söz. Gönüllerden düşmek hiçbir şeye benzemiyor. Fikirlerimizden dolayı iktidar partisinin o günkü ilçe başkanı neler yapmadı ki bana.  Biz işte ortadayız, insanların içinde, gönlünde ve her yerdeyiz. O ise yok ortalarda, selam verecek kimi kimsesi kalmadı. Allah hiç kimseyi onun durumuna düşürmesin.

İşte bu durum herkese ders olmalı. Neyim dememeli, ne olacağım demeli. Alçak dağları ben yarattım edasına girmemeli kimse.

       Şimdi iktidar partisi çok güçlü durumda. Tek başına iktidar. Ha şunu da baştan peşinen ve dürüstçe söyleyeyim. Ben şahsi olarak Milli Görüş Çizgisinde, bu gömleği çıkarmamış birisiyim. Ama ülkemiz menfaatleri gereği Başbakanımız Tayyib Erdoğan'ı  çok açıkça destekleyen, seven ve güvenen birisiyim. Hatta başbakanımızın özel kalem müdürü Hasan Doğan’da çok sevdiğim samimi arkadaşım, aile dostum olur.

      Şimdi bütün bu tesbitlerden sonra bakıyorum da, Gönen’de partilisi, partisizi, davası olanı, olmayanı karışmış durumda.

        Hani bir atasözü vardır, darısı olanın pilici çok olur diye. Evet, piliçler çok fazla iktidar partisi etrafında. Yanlarına sokulamıyoruz, hep uzaklardayız doğrusu. Eşimde Ak Partinin ilk üyelerinden, yöneticilerinden. O da sokulamıyor yakınlara. Bir gün gelir, her şeyin fani olduğu gibi,  Anavatan Partisinde, Demokratik Sol Partide, Doğruyol Partisinde olduğu gibi, Ak Partide de aynısı olur.  Yani  bu partinin de devri biter.  O zaman bakarsınız ki kimseler kalmamış. İç çekişmeler, koltuk savaşları, yönetim mücadeleleri, dengeler mengeler hepsi mazi olur gider. Rezillikleri, yanlışları kara bir hatıra olarak kalır kendilerine.

          Elde ettiğimiz kalelerde ve fırsatlarda kendimizin ve yakınlarımızın çıkar ve menfaatlerini korumakla aslında batağa saplanıyor, bitişimizi hazırlıyoruz. Unutmayın hızla yükselenler, hızla inişe geçerler.  Bunun örneklerini çok gördük. Hani Gönen’de ve Türkiye’de esip gürleyen bir vekilimiz vardı. Şimdi, nerelerdedir, hangi diyarlardadır acaba.   Önemli bir proje için yanına gittiğimde, toplantıyı bahane edip beni nazikçe sepetlemişti. Alma mazlumun ahını çıkar aheste aheste demiş atalarımız.

           Bir makamı hak etmiyorsanız, layık değilseniz talip olmayın. Hak edip gelmişseniz, onu size şöyle ya da böyle vermişlerse o zaman orada adaletle hükmedin, iyi ve hayırlı işler, ameller yapın. İmtihan dünyasında olduğunuzu sakın unutmayın.  İyi ve güzel ameller işleyenlere altlarından ırmaklar akan cennetler vaat ediliyor. Bulundukları yerde kötü ve çirkin işler yapanlara da dünyada rezillik ve rüsvaylık, ahirette ve hesap gününde de acıklı bir azap bekliyor onları.

      Ben olaya bu açılardan bakıyorum. Bana ister kızın, ister bağırın, ister çatlayın, ister hakaret edin, ister şikâyet edin ne ederseniz edin bütün bunları söylemek zorundayım. Çünkü Müslüman etrafında gördüğü bir yanlışı, kötülüğü eliyle, diliyle, kalbiyle düzeltmek, engellemek zorundadır.  Ben dilim ve kalemimle engellemeye çalışıyorum.

        İlçemizdeki bahsedilen siyasi bölünmüşlükler ve guruplaşmaların temelinde hizmet yarışı mı, Allah Rızası mı var, yoksa piliç gibi darı kapma yarışımı var. Çıkar ve menfaatlerin kesişmesinden kaynaklanan sorunlar mı var.

      Çok yazık. Şu Gönen insanı ne zaman birbirinin kuyusunu kazmaktan vazgeçip bir araya gelecek te, Gönen için, halk için bir şeyler yapacak. Merak ediyorum.

          Komşu ilçemiz Biga kadar olamadık, onları örnek alamadık.

    Menfaat ve kişisel çekişmelerden hepimiz kaybediyoruz. Aslında dürüst, ilkeli, ahlaklı insanlarda da suç var.  Başımız derde girmesin diye ortaya çıkmıyorlar,  sadece seyrediyorlar.

       İnönü’nün bir sözü var. Namuslu insanlar da namussuzlar kadar cesur olmadıkça bu ülke düzelmez diyor. Çok doğru bir söz.

        Ben bu iç çekişmelerin iç yüzünü çok iyi bildiğim için, sadece seyrediyorum, üzülüyorum ve gülüyorum. Merak bile etmiyorum, konuşmuyorum bile. Siz de merak etmeyin, konuşmayın, siz de gülün diye tavsiyelerde bulunuyorum.

         Onlar çekişe koysunlar,  Başbakan Tayip Erdoğan, bana göre ülkede devrimler yapıyor ve yapmaya da devam edecek kim ne derse desin. Adamın bu tür işlerle ilgilenmeye, hatta düşünmeye bile zamanı yok ki.  Keşke zamanı olsa da bu menfaat piliçleri ayıklanabilse.

Fahir Arma: Siyaset kurumu yara almıyor mu bu tür tartışmalardan?

A.Kadir Demircan:    Tabiî ki yara alıyor. Adam siyaset mi, boş ver diyor. Siyaseti kötü yapmayalım, kötüleştirmeyelim.

Siyasetin sözlük anlamını merak edenlere söyleyeyim. Siyaset” Allah tarafından vaaz olunan bir dinin hükümlerini o dinin mensupları üzerinde uygulama sanatına siyaset, bu hükümleri tatbik edene de siyasetçi denir.” Yani siyaset toplumu yönetme sanatıdır.  Siyaset; siyaset yapıyoruz, topluma hizmet yapıyoruz diye diye, cepleri doldurma, rantları elde etme, arsaları, katları, yatları tapuda  üzerine tescil ettirme sanatı olmamalıdır. Hizmet yapacaksan illa da siyasete girmek gerekmiyor.

 Fahir Arma: Sizce iktidar partisi her şeye yön verebilir mi?

A.Kadir Demircan:    Veremez, vermemeli. Baksanıza ilçemizde sivil toplum kuruluşlarının kongrelerine müdahale de bulunuluyor.  Bu her dönemde yapılıyor. Çok yanlış. Sivil toplum kuruluşlarının yönetimlerinin oluşması kendi mecraında gelişmeli. Siz benim istediğim kişi seçilecek diye müdahalede bulunursanız guruplaşmalar, hizipleşmeler, menfaatleşmeler çıkar. Başarı ortadan kalkar. İç çekişmeler, dengeler savaşları çıkar. İç çekişmelerin yaşandığı ülkelerde ve kurumlarda başarı ve hizmetten söz edilemez. Anarşi ve monarşi hakim olur.

Eski dönemde GönTAM’a bile müdahale etmeye kalktılar.  Bana doğrudan müdahale edemeyince, bizim birçok üyemizi istifaya zorladılar. Bunu itiraf edenler bile oldu. Herkes bir göreve kendi bilgisi, enerjisi ve gücüyle gelmeli. İşte ilçemizde müdahalede bulunulan kongreler ve uygulamaları ortada. Seçimleri kazanmak için otellerde 7-8 milyarlık yemek faturaları konuşuluyor. O paraları GönTAM’a verselerdi, biz o kadar parayla Gönen için neler yapmazdık. Ama bize asla vermezler. Hizmete kaynak yok Gönen’de. Bunlar çok yanlış şeyler. Umarım bize ders olur, bir daha böyle yanlışlıklar yaşanmaz.

Fahir Arma: Kadir bey teşekkür ederim. Çok açık sözlüsünüz. Bu kadarda açık sözlü olmak, size zararlı olmaz mı?

A.Kadir Demircan:  Hiç omurumda değil Nail kardeşim. Doğruyu söyleyeni dokuz köyden kovarlar derler. Kovulayım hiç önemli değil. Biz sözlerimizle insanların rızasını değil, Allah’ın rızasını kazanmak için çalışıyoruz. İnsanların rızası hiç önemli değil. Zaten bizim doğru ve açık sözümüzden kimler rahatsız olur. Allahın rızasına uygun amel işlemeyenler, yanlış ve yamuk işler yapanlar, yanlış yolda olanlar rahatsız olur, gocunur.

      Bir söz vardır hani” Eğri olsam yay gibi elde tutarlar beni, doğru olsam ok gibi tefe koyarlar beni” diye. Günümüz, eğri insanların günü. Doğru insanlara hayat hakkı tanınmıyor maalesef. Bizi tefe koyuyorlar. Bizim tefe konulmamız aslında bizim için büyük bir mükâfat.

Ben tefe konulsam da, dokuz köyden kovulsam da doğru bildiklerimden asla vazgeçmem. Biz elhamdülillah, Peygamberimizi örnek alıyoruz, Necip Fazılların, Muhsin Yazıcıoğluların izindeyiz, yolundayız, arkasındayız.

Bundan Böyle Artık Gönen Postasındayım

Nail Köstek Sordu.  Demircan Cevapladı

Nail Köstek: Efendim Gönen Postasında Yazmaya Nasıl Karar Verdiniz?

A.Kadir Demircan: Ben yaklaşık 30 yıldır şu ya da bu şekilde yazan birisiyim. Daha çok kitap yazarlığı üzerinde yoğunlaştım. Zaman zamanda dergi ve yerel gazetelerde ve daha sonraları da internet sitelerinden yazılarımı yayınlamaya başladım. Tabiî ki yazı yazmak için dolu olacaksınız, derdiniz, endişeniz, düşünceleriniz, heyecanınız, enerjiniz, ülke ve insan sevdanız olacak. Dolu olacaksınız ki boşalasınız. Yazmak boşalmaktır, paylaşmaktır. En önemlisi de zamanınız olacak. Şükürler olsun, emekli olduktan sonra oldukça boş zamanım olmaya başladı. Kendimi daha özgür ve cesur hissetmeye başladım. İnşallah bundan sonra Keşif isimli bir Televizyon ve radyo programım olacak. Keşif programlarım Kaçkar ve Yıldız TV de iki aydır başladı. Her pazartesi 22.00 da evinde çanak anteni olan televizyondan izleyebilir. Bende bu anlamda yakında TV program çekimleri için ülke turuna çıkıyorum. Cuma günleri de 14.00 da Gönen Venüs FM de Keşif programım canlı olacak.

        Bunlara ilave olarak da GönTAM’ın internet sitesinde Yazarlarımız bölümünde yeni dönem yazılarıma başlama kararı aldım. Tabiî ki, bu yazılarımın daha fazla kitlelere ulaşması için yerel bir gazetede de yazmayı düşündüm. Bu gazete de Gönen Postasından başkası olamazdı.

         Çünkü Gönen Postası Gazetesi, eğrisiyle doğrusuyla, eksiğiyle gediğiyle, Gönen ile özdeşleşmiş, hiçbir olumsuz mazisi olmayan bir gazete olarak göze çarpmaktadır.

      Hereksin ortak isteği, Gönen’de bağımsız, bağlantısız, güvenilir, objektif bir gazetenin olması. Gönen Postası bu anlamda da diğerlerinden oldukça önde gelmektedir. Kolay kolay yönlendirmelere girmeyen, halkın nabzına göre hareket eden,  doğru ve güvenilir haberler sunmaya çalışan bir gazete. Zaten, İlhan Şenel ağabeyle, hayır ve iyilikler üzerinde kolay anlaşabilen birisiyim. 2003-2005 yılları arasında bu gazetenin özel sayısını çıkardık, 2.000 adet baskıyla hem de renkli olarak. Gönenliler bunu bilir.

Şimdi de yeniden yazılarımla birlikte, çeşitli haberlerle de destekleme kararı aldım.

 Bir de abone kampanyası başlatmak istiyorum. Abone sayımızı, en az 1.000 ‘e çıkarmalıyız.

Nail Köstek: Kadir bey  Gönen halkı niçin kendi yerel gazetesine bu kadar cimridir, abone çalışması nasıl  olabilir?

A.Kadir Demircan:

 Maalesef Gönen halkı,  Gönen adına dışarıdan gelen gazetelere destek veriyor. Versinler bir sözüm yok, ama kendi yerel, orijinal, güvenilir gazetelerine daha çok destek olmalı diye düşünüyorum.

     İnşallah, yazılarımız ve haberlerimizle birlikte, çok okunan, elden düşürülmeyen bir gazete haline geleceğiz. Bu desteği vereceğim, hem şahıs olarak ve hem de GönTAM olarak. GönTAM’ın ikibin’in üzerinde üyesi var. Üyelerimize yönetim kurulu kararıyla tavsiye yazısı yazacağız. Abone olmalarını sağlayacağız. Bu gazeteyi, günlük, 1.000 aboneye gönderirsek, Gönen’de çok şey değişecek, bilgi devrimi olacaktır.

       Ben buradan bir çağrıda bulunuyorum, her kişi, kurum ve işletme bu gazeteye  abone olsun. Tek başına gücü yetmiyorsa, iki kişi bir araya gelsinler ortak abone olsunlar.

Bandırmada 4 tane yerel günlük gazete var, Biga’da 2 tane. Her iki ilçe de basında çok ileri. Gönen’i dörde beşe katlıyorlar. Gönen’i geri bırakmayalım. İş adamlarımız, esnafımız, halkımız olarak bilinçli hareket etmek ve birbirimizi ikaz etmek durumundayız. Gazete sayısı artarsa, reklâmlarınızı da verirsiniz, hem gazete kazanır hem de siz ve Gönen kazanmış olur.

        Selam ve dua ile. Diğer yazılarımda görüşmek ümidiyle. Okuduğunuz için teşekkürler. Sürçü lisan eyledi isek affediniz, cehaletimize sayınız.

 

Gönen’de Yeni Bir Dönem Başlıyor

Fahir Arma:Efendim Gönen Notlarım başlığı ile neyi anlatmak istiyorsunuz ?

A.Kadir Demircan:

      Gönen Notlarım köşe başlığı ile Gönen’de gördüklerimi, gezdiklerimi, duyduklarımı, yaşadıklarımı anlatacağım. Güzel bir şehirde yaşamak herkesin hakkı. Güzel yaşamak için; güzel düşünmek, güzel konuşmak, güzel insan olmak ve çok çalışmak, memleketimize ve insanımıza faydalı bir insan olmak lazımdır. İşte bütün bunlar için Gönen’den elde ettiğim notlarımı, izlenimlerimi, düşüncelerimi halkımla paylaşayım dedim.

      Malum yazar demek çile adamı demektir. Düşünürse vardır, var sa düşünür. Hep toplumun iyiliğini, hayrını ister. Şayet düşünüyorsa ve de varsa, bazı kişilerin hedef tahtasında olur. İnşallah, güzel ilçemiz Gönen’de yaşıyorsak, hayır için, iyilik için, dilimizin döndüğünce bir şeyler yapmaya kararlıyız.

Fahir Arma:Sizce Gönen nasıl bir yer ve şehir. Anlatırmısınız kısaca.?

A.Kadir Demircan:

Ben Gönen’i çok sevdim. 2001 yılında Ankara gibi bir metropolden, Başbakanlıktaki basın danışmanlığı görevimden sıyrıldım, Gönen’e yerleştim. Sekiz yıldır Gönen’de yaşıyorum ve inanın Gönen’e doyamadım. Gönen’in her şeyi güzel, Allah öyle güzel bir memleket vermiş ki bize, nasıl anlatsam bilemiyorum. Güneşi, suyu, kaplıcası, çeltiği, dağları, ovaları, meraları,  ormanları,  şifalı bitkileri, muhteşem bir çevre güzelliği, piknik ve mesire alanları ve daha neler neler. Boşuna dememişler şifa diyarı diye.

        Ama aynı güzellikleri insanları için söylemek isterim.  Keşke insanları da doğası, havası, suyu gibi aynı standartta olabilseydi.  Büyük ve güzel düşünebilseydi. Toplum olarak bize de büyük görevler düşüyor tabiî ki.

       İnşallah şehrimiz insan ahlakı ve misafirperverliği ile de güzel olacak. Şuurlu, bilinçli bir halk anlayışı başlatmalıyız. Herkes Gönen için, içinde yaşadığı toplum için çalışmak zorunda olmalı. Tek kendisi için mücadele edenler, bu toplumu bu şekilde geri götürürler, zarar verirler..

Fahir Arma::Bundan sonraki notlarınız, yazılarınız, üslubunuz nasıl olacak?

A.Kadir Demircan:

        Bundan sonra, inşallah düzenli olarak yazılarımı yazacağım. Gördüğüm, duyduğum, bildiğim her şeyi açık seçik, eğmeden, bükmeden, kim ne der demeden, objektif, tarafsız ve bilimsel olarak, özgür irade ve düşüncelerimle buradan dile getireceğim. Bu güne kadar özgürdüm, her şeyi yazıp çiziyor, faaliyetlerde bulunuyordum. Bundan sonra daha özgür olacağım. Çünkü memuriyetten emekli oldum, hatta emekli olmayı unutmuşum da üzerinden 8 ay bile geçmiş, fark eder etmez gereğini yaptım.

     Üslubumuz, belli bizim. Kimseyi kırmadan, incitmeden, hakaret etmeden, tecahül arif sanatını kullanarak, zülfiyallerine dokunarak, ikaz, tavsiye, yapıcı muhalefet ve  öneri görevlerimizi yerine getireceğiz.

 Kalemimizi hiç bir zaman için satmadık, eğmedik ve bükmedik. Allah doğrularla beraberdir,  Merhum Muhsin Yazıcıoğlunun dediği gibi düz duracağız, dik duracağız ve hep kazanan olacağız. Bize sahte taht ve makamlar değil,  gönül makamları lazım. Benim her zaman söylediğim bir sözüm vardır. Attan düş, eşekten düş, minareden düş, koltuktan düş, makamlardan düş ama asla gönüllerden düşme. Gönül tahtı başka bir şeydir. Gönüllerden düştün mü, bu dünyada da öbür dünyada da işin harap demektir. Allah muhafaza. Muhsin Yazıcıoğlunu gördük hepimiz, Yüz bin kişi katıldı cenazesine. Ülkede hangi koltuk sahibi, başbakan, cumhurbaşkanı bu kadar insanı gönül tahtında toplayabilmiş. Bundan dersler çıkarmalıyız.

Selam ve dua ile. Diğer yazılarımda görüşmek ümidiyle. Okuduğunuz için teşekkürler. Sürçü lisan eyledi isek affediniz, cehaletimize sayınız.

 

Gönen Parkı İşletmecilerini Tanıdık Vesselam

       Geçen gün hava güzel, Gönen parkına çay içmeye gittim. 500 kuruşa bir çay içtikten sonra kalktım, o muhteşem manzaraların fotoğrafını çektim. Daha öncede, parkın ve tabii ki Gönen’in bine yakın fotoğrafını internette ve GönTAM sitesinde yayınladığımı herkes bilir. 

         Aklıma bu işletmenin sahibiyle tanışmak geldi ve hemen ocağın bulunduğu bölüme girdim. Selamünaleyküm dedim, yan yana oturan iki bey efendi, önce benim hesap ödeyeceğimi zannederek, hesap buraya dediler. Bende yanlarına vardım, bu işletmenin sahibiyle tanışmak ve görüşmek istiyorum dedim. Başlarını sallayarak, biziz demek istediler. Kendimi tanıttım, Kadir Demircan’ım ve GönTAM ın yani – Gönen Tanıtım Araştırma, İletişim Bilim Proje ve Rehberlik Merkezi Derneğinin başkanıyım dedim. Bu güzel parkın tanıtım klipini ve sitesini yapmak istiyorum. Dışardan arayanlar daha iyi tanısınlar ve Gönen’in reklâmı olsun dedim. Daha sözüm bitmeden,  sözümü keserek bizim sitemiz var dediler. Adresini sordum, söyleyemediler, birisi fotoğraf çekmiş atmış dediler. O birisi dedikleri kişi benim.  GönTAM’ı duymadıklarını söylediler,  oysa GönTAM’ı bütün dünya tanıyor, Gönen şehir parkını işletenler tanımıyor, çok garibime gitti. Dedim ki arkadaş,  korkmayın sizden para pul istemiyorum, amacım sizinle tanışarak, daha iyi bir tanıtım,  daha iyi bir hizmet nasıl yapılır onu araştırıyorum.  Belki bir fikriniz, katkınız, öneriniz olur onun için tanışmak istedim. Ama anladım ki, sizin bu kaba ve ilgisiz tavrınızı keşke hiç tanımamış olsaydım.

        Evet, durum bu.  Gönen maalesef bu şekilde geri kalıyor, ilerleyemiyor. Benim fikrimi bile sormaya, abi hoş geldin buyur otur diyerek beni dinlemeye, tanımaya, fikrimi öğrenmeye,  bir güler yüz ve tebessüm göstermeye bile tenezzül etmediler. Bende tabiî ki onların gösterdiği kabalığa karşılık, tanışma pişmanlığı içerisinde sessizce ayrılıp gittim.

     Gönen çok çok güzel, keşke insanları da aynı güzelliklerde olabilseler. Hakiki bir Gönenli ve Gönen sevdalısı olarak, bu arkadaşları kınıyorum. Bana yaptıklarını keşke dışarıdan gelen misafirlere yapmasalar. Bir şehrin tanıtılmasında, insan faktörleri ve misafirperverlik çok çok önemli. Yerel turizme bu şekilde balta vurmayalım. Gönen’in bütün insanları, sıcakkanlı, güler yüzlü ve son derece misafirperver olmalı ve o şekilde anılmalı.

     Bu arkadaşlar eğer herkese de aynı şekilde davranıyorlarsa, ben bir Gönenli olarak misafirlerimizden çok çok özür diliyorum.

Abdullah Çil'e Sonsuz Teşekkürler

        GönTAM iki defadır Üstün Hizmet ve Başarı Ödülü veriyor. İkisinde de Gönen Orman İşletme Şefi Abdullah Çil ödüle layık bulundu ve belge verildi. Çünkü, kime sorsak, hakkında hep olumlu şeyler söylediler. Köylere, orman alanlarına yaptığı katkılar, uyguladığı projeler, 27 tene orman ekimi ve bölge oluşturması, halkla iyi iletişim ve sorunları çözmede üstün başarılı çalışmaları, herkesin gönlünde taht kuran güler yüzlü  kişiliği  hep konuşulanlar arasında.

 Tam 32 yıldır, Gönen'de aynı görevini sürdürme başarısı. Bu bir rekor, ilçe, bölge hatta Türkiye rekoru.

          İşte bu aktif, başarılı ve halkın gönlünde bir yeri olan insan, şu anda Gönen Orman İşletme Şefliği görevinin başında değil. Onu çok basit, zorlama bir sebeple görevden alıp, Bigaya verdiler. Bu durum bizi çok üzdü. Ona 2006-2007 Yılı Üstün Hizmet Belgesi olan Takdirnameyi vermek için ulaşmak istediğimizde, görevinin başında olmadığı sürpriziyle karşılaştık. Belgesini dışarıdan verdik. Her ne olursa olsun Abdullah Çil, Gönen'e çok büyük hizmetler, eserler bırakmıştır. O öldükten sonrada eserleri yaşayacak, insanların gönlündeki tahtı, sevgisi devam edecektir. Önemli olan, gönül koltuklarından düşmemektir. Oysa içimizde, görevdeyken, hiç bir şey yapmayan, insanların nefretini kazanan ve hem idare hem de gönül koltuğundan tepetaklak olan insanlar dolaşmaktadır. Selam verecek sinek bile bulamamaktadırlar. Oysa Abdullah Çil'e bütün kapılar açılmakta, her yerde sevgi ve muhabbetle karşılanmaktadır. Önemli olan makam ve koltuk ta budur, gönül koltuğu, makamı. Ne diyelim, Abdullah Çile yanlış yapanlar, ona sahip çıkmayanlar düşünsünler. Biz insani görevimizi yaptık, yapıyoruz. Hizmet görüp te, karşılığımda nankörlük yapanlar utansınlar.

 İnsanın tabii ki zaafları, ufak tefek kusurları olabilir. Ama buna rağmen Abdullah Çil'i Gönen, Gönen köylüsü, diktiği ormanlardan yararlanan insanlar unutamayacaktır ve hep daima kıyaslamalarda bulunacaklardır.

      Abdullah Çil, bizim gönül tahtımızda yaşamaktadır, ölünceye kadarda yaşayacaktır, öldükten sonrada hayır ve dua ile anılacaktır.  Ne mutlu Abdullah Çil gibi olabilenlere.

 Abdullah abiye sonsuz selamlar sunuyorum. Allah yolunu açık etsin.

 Gerçek Halk Adamları

Fevzi Çolak ve Süleyman Dökmen 1.10.2008

        Fevzi Çolak ve Süleyman Dökmen'i sanırım Gönen'de tanımayan yoktur. Birisi, yani Süleyman Dökmen   Hayati Köse zamanındaki Gönen Belediyesi eski Halkla İlişkiler Müdürü, diğeri de Fevzi Çolak, eski Halkla İlişkiler şimdi de Belediye  Sosyal ve Kültür Hizmetleri  Müdürü Fevzi Çolak. İkisinden de Allah razı olsun. İkisini de yakından gözlüyorum ve izliyorum. Sosyal hizmetler, halkla ilişkiler, etkili iletişim ve diyalog,  toplum önünde söz söyleme becerisi, güler yüzlülük ve tatlı dil, hayır dua alma, insanların işlerini çözümleme becerisi, aynı anda birçok işi halledebilme meziyetleri, aktif kişilik, inandırıcılık, sabır ve halkın sevgisini kazanma özelliklerine sahip  Türkiye'de ve Gönen'de gördüğüm ender insanlardan ikisi.

        Hani şeyhi uçuran müritleridir denir ya,  tam mürit niteliğinde, liderine, başkanına, idaresine, siyasi partisine bağlı ama bir o kadarda tarafsızlık gösterebilen, herkesin kendilerine çekinmeden kolayca eleştiri yöneltebildiği  özelliklere sahip enden şahsiyetler. Tabiî ki bu özellik ve meziyetlerini kıskanıyorum, gıpta ediyorum.

        Kolay değil insanlarla uğraşmak, başarılı organizasyonlara imza atabilmek, bir çok eleştiriler karşısında sabır gösterebilmek.

       Süleyman DÖKMEN, görevde olmamasına rağmen halk içerisinde hala müthiş derecede sevilip sayılıyor. Görevde olmayı fırsat bilip hep iyilik yapmış ki, daha bu dünyadayken mükafatlarını görüyor. Makamların insanları yüceltmediği açık bir gerçek. Attan düş, duvardan düş, koltuktan düş ama asla gönüllerden düşme. Biz Gönen'de işgal ettiği makamları ve zamanlarını  insanlara kötülük yapmak için harcayan insanları da gördük. Birden yükselenler birden inerler sözü hep doğru çıkmıştır. Fevzi Çolak, İmam Hatip Mezunu, dış ülkede, Mısırda okudu, ticaret yaptı, İmam Hatip mensuplarının iftiharı. Gönen'de kısa sürede onlarca başarılı projeye ve organizasyona imzasını attı. Alçak gönüllülüğünü, mütevaziliğini, demokrat kişiliğini hep korudu. Gerçekten, işten gelerek, yakından tanıyarak söylüyorum bunları. Allah şahit, hiç bir kötülüğünü, yanlışını, saygısızlığını, birisinin ondan şikayetçi olduğunu ve dert yandığını görmedim.  Eksiz ve kusursuzdurlar demiyorum, mutlaka eksikleri, hataları, kusurları olacaktır. Ben bardağın dolu tarafından bakmaya çalışıyorum. İnşallah bundan sonra da görmem ve bunları yazdığıma pişman olmam.

    Şahsen bende onlar gibi olmak istiyorum ama olamıyorum. Hepimiz iyi olmak zorundayız. Çünkü imtihan dünyasında değil miyiz.  Kıyamet gününde insanlarda insanların şahitleri olacaklardır. de

  Hesaba çekilmeden önce kendimizi hesaba çekmeliyiz. İyilik yapmak ve hayır işlemekte, iyi ve güzel insan olmakta yarışmalıyız.

 

 Gönen Belediyesi GönTAM'a

 Akredite mi Uyguluyor ? 2.10.2008

       GönTAM olarak, 8 internet  sitesine, 9 internet televizyonuna, bir internet radyosuna, iki ayrı internet haber kanalına sahibiz. Asil ve onursal olmak üzere, toplumun her siyasi yelpazesinden 2000'e yakın üyeye sahibiz. Sitemizin günlük ziyaretçi sayısı 3.000 leri geçmeye başladı. GönTAM artık Türkiye ve dünya çapında tanınan, bilinen, takip edilen çok önemli bir sivil toplum kuruluşu oldu. Sitemizdeki 5.000 'e yakın dosya ve fotoğraftan öğrenciler, araştırmacılar bedelsiz ve izinsiz olarak yararlanıyor.Gönen  Belediyesinin bastığı haritanın   bile hemen hemen bütün fotoğrafları, GönTAM sitesinden alınma ve biz bundan  büyük memnuniyet duyduk.  Ülke  ve dünya genelinden  her gün onlarca, hatta yüzlerce telefon ve mesaj alıyor, Gönen için rehberlik hizmeti veriyoruz. Gönen'e bir çok yatırımın gelmesine vesile olduk. Gönen Rehberi Kitabı Gönenlilerin elinden düşürmedikleri kaynak bir eser, adeta bilimsel bir mühendislik projesi olarak ortada.  Belediye ile ilgili onlarca haber, tanıtım kliplerini sitemiz ve televizyonumuzda yayınlıyoruz. Yine Gönen Kaplıcalarıyla ilgili 3 tane  sesli ve görüntülü tanıtım klipini ve bir adet blok site ile 200 e yakın fotoğrafı, bu güne kadar kaplıcalardan hiç bir yardım  destek ve teşekkür dahi almamış olmamıza rağmen, Gönen halkı menfaatine ve sorumluluk gereği  hizmet için yayınlıyoruz ve yayınlamaya da devam edeceğiz.

            Bir buçuk yıl içerisinde 500  tane Gönen ve çevresiyle ilgili televizyon programı yaptık ve 9 tane televizyonda yayınlayarak, Türkiye ve Dünya genelinde  gerçekten  büyük bir  yayıncılık rekoru kırdık.

         Dünyanın her tarafından bizi arayıp kutluyorlar,  projelerimizi örnek alıp destek istiyorlar. GönTAM artık Gönen'i ve Marmara'yı aşarak, Türkiye ve Dünya genelinde global bir kurum oldu.

         Googlede GönTAM yazdığınızda yüzlerce sayfa çıkıyor. Yüzlerce site GönTAM'ın linkini vermiş durumda. Artık GönTAM Dünya çapında bir bilim araşırıma ve yayın  merkezi haline geldi. Gönen oyası sitesine bakın, Türkiye ve dünyada bir ilk oldu. Googlede İğne oyası yazın bakalım ne çıkacak.

          Türkiye ve dünya bizi tanıdı da ne oldu. O kadar hizmet yaptıkta ne oldu. Maalesef Gönen Belediyesinin ilgili kişi ve birimlerine göre GönTAM ne bir sivil toplum kuruluşu ne de, 9 tane televizyonu ve internet haber gazetesi olmasına rağmen, basın yayın kuruluşu olarak kabul ediliyor. Sanki kasıtlı olarak bizi bilmiyorlar, tanımıyorlar,  duymuyorlar, görmüyorlar ve  kabul etmiyorlar.

         Bize yıllarca akredite uyguladılar. Birçok önemli toplantı ve etkinliklerde sivil toplum kuruluşlarını  ve basını çağırdılar,  GönTAM'ı es geçtiler. Basın yayın kuruluşlarını davet ettiler, bilgi ve haber gönderdiler yine GönTAM'ı görmediler. Bize bilgi ve haber ulaştırsalardı, davet etselerdi inanın  belediye hizmetleriyle  ilgili her türlü konuları televizyonlarımızda ve internet gazetesi yayınlarımızda  seve seve haber yapacak, kamuoyuna duyuracaktık, ama olmadı.

            Gönen'in tanıtımıyla ilgili çeşitli ulusal televizyon kanalları geldi, bizimle zerre kadar irtibata geçmediler, fikrimizi almadılar. Halbuki GönTAM Gönen'in tanıtımı için kuruldu ve  bunun için çalışıyor. Halbuki  televizyon ile ilgili yazmış olduğumuz iki tane kitabımız iletişim fakültelerinde ders kitabı olarak okutuluyor ve bu alanda 450 kişiye eğitim ve sertifika verdik.

          Şayet yanılmıyorsak GönTAM'a  adeta özel bir ayrımcılık uygulanıyor . Bir kamu hizmet kuruluşu tüm kişi ve kurumlara karşı objektif ve eşit mesafede olmalıdır, her hizmet kuruluşu ve aktif kişilerle  iletişim, diyalog ve işbirliği içerisinde olmalıdır  diye düşünüyoruz.    Halbuki basın yayında reformları Gönen'de biz başlattık.  Bunu nkar eden olabilir mi. Gönen Vitrini, Keşif dergilerini kim kurdu, kim başlattı.  Biz rekabetten yanayız, Hayırlı işlerde yarışmak ve yardımlaşmaktan yanayız. Hayırlı işi kim yaparsa yapsın biz onun alnından öperiz.

           Bize  ziyaretçilerimiz soruyorlar filanca konudan niye haber yapmadınız, filanca toplantıya niye katılmadınız diye. Davet alınmayan yere  gidilir mi. Nasıl haberimiz olacak, biz müneccim değiliz ki her şeyden haberimiz olsun.

           Biz  böyle bir uygulamayı kabul etmiyoruz, onaylamıyoruz, haklı bulmuyoruz. Biz GönTAM olarak; objektif, tarafsız, bağımsız ve  bağlantısız bir kurum olarak herkese eşit mesafede ve herkese hizmet sunmaya çalışıyoruz. Bizi tanımasalar da, çağırmasalar da, bilmeseler de biz hizmetlerimize azimle ve kararlılıkla  devam edeceğiz.

        Böyle bir uygulamadan belediye başkanımızın haberdar olduğunu sanmıyoruz. İlgili birimlerce kerhen, sehven  böyle bir tasarrufun ve yanlışın yapılabileceğini düşünüyoruz. Böyle bir uygulama sadece bize değil, hiç bir kişi ve kuruma yapılmamalı diye düşünüyoruz.

         Gördüğünüz gibi bizim  fikirlerimiz açık ve nettir. Sözümüzü ve düşüncelerimizi   dürüstçe ve açıkça serdediriz. Demokratik bir toplum da yaşıyorsak, medenice her şeyi açık açık konuşmayı, tartışmayı tercih ederiz. Biz fikir ve düşünce özgürlüğünden, diyalogdan, işbirliği, iletişim ve kurumlar arası koordinasyon ve yardımlaşmadan yanayız.

      Düsturumuz insanların hayırlısı insanlara faydalı olanıdır hadisi şerifidir. İki günümüzü birbirine eşit tutmamak için çalışmalıyız ve içinde yaşadığımız şu güzel ilçe ve vatan toprağının kıymetini bilerek bedelini ödemeliyiz. Yahya Kemal Beyatlının dediği gibi.. İyi İnsanlar İyi Atlara Binip Gittiler. Biz de geride iyilikler, güzellikler, hayırlar bırakmalıyız. Bizim içinde geride bıraktıklarımız "İyi İnsanlar İyi Atlara Binip Gitti"  sözünü  söylesinler. Sürçü lisan ettiysek, ifade ederken kalp ve gönül kırdıysak, abartıysak affola.

 

Gönen’e Çimento Fabrikası mı Lazım ?

        Alın Çimento Fabrikasını Başınıza Çalın…

Bilgi sahibi olmadan fikir sahibi olanlardan nefret ederim. Gönen’e çimento fabrikası olacak denildikten, Babayaka daki toplantı ile Ziraat Odasında sivil toplum kuruluşlarının gerçekleştirdiği toplantılara katılmama ve çeşitli duyumlara ulaşmama rağmen bu konuda yazmaktan ve haber yapmaktan hep tereddüt ve  imtina etmiştim. Taki  23 Nisan Çarşamba günü Gülez sinema salonunda İzmirden gelen iki profesör ve bir uzmanın sinevizyon eşliğinde, Türkiyeden ve dünya genelinden elde ettikleri belgeleri ve bilimsel gerçekleri çok çarpıcı  ve ciddi bir uslupla açıklamalarına kadar durabildim. 2.5 saat süren konferans ta bilgilendim, duydum, gördüm, anladım, etikendim ve konferans sonunda  eve gelene kadar düşünmeye başladım.

        Ya Gönen’i, içinde yaşadığım bu güzel şehri terketmeliyim, başka bir il, ilçe, mekan aramalıyım, ya da sonuna kadar bu geliyorum diyen belanın def’i için elimden gelen her çabayı göstermeliyim. Bunu adeta bir vatan savunması  gibi görmeye başladım ve bu sıcak duygularla, konferansın hemen sonrasında bu yazımı kaleme aldım.

       Farikayı kurmak isteyen aracı kişiler, işletme sahipleri resmen bizi kandırıyorlar. Allayıp, pullayıp, süsleyip yerleşecekler sonra onların cebi para dolacak, pasasıda bize kalacak. İki buçuk saat süren konferansı buraya nasıl aktarayım, anons oldu, her yere duyuruldu gelip dinleseydiniz.

Konferanstan çıkardığım sonuç şu ki; topraklarını iyi paraya sattık diye sevinen köylüler ve bunlar alınıp satılırken ne oluyor, nedir bu diyemeyen köy muhtarları  gidip  mermerin  en kalitelisinden  aile mezarlıkları siparişi versinler. Gönen’de Çimento fabrikası kurmadan önce mevcut devlet hastanesi ve acil servisinin  kapasitesini 4-5  katına çıkarsınlar, sigorta kurumu ilaç ödeneklerini 7-8 katına çıkarsın, insanlar uzun vadeli dünyalık işler tutmasınlar, hayaller kurmasınlar, çocuklar ve yaşlılar ın korumaları ve bakımları 3-4 kat arttırılsın. Bütün tarım ürünleri etkileneceği için, Gönen patentli her ürünün tercih sıralaması gerilere doğru değişsin, alım ve satışlar azalsın, fabrikalardan işçiler çıkarılsın, işsizlik oranı hızla yukarılara tırmansın, kaplıcalara gelen turist sayısında yıllara göre oranlar gerilesin….daha neler neler.

        Fabrika sahipleri yeşillikler içinde süslü fabrika fotografları ve yaldızlı yalanlarla beni artık asla  kandıramayacaklar. Gönen’in ne 6 kilometre yakını olan Babayaka köyüne,  ne de 36 kilometre en uzak yerine çimento fabrikasına  hayır, bin kere, yüzbin kere hayır. 300 kişiye iş verilecekmiş, istihtam mış, böyle istihtama yüzbinkere hayır.

          Biz kobay değiliz, zaten iyi bir şey olsa gelip buralara kurmak isterlermi hiç. Karacabey liler, Bandırmalılar niye istemediler. Bilgi sahibi oldular,  ondan sonra fikir sahibi olup karşı koydular ve başardılar. Şimdi sıra Gönen’de. İnşallah Gönen halkı  tek yumruk olacak, bu zararlı girişimleri  bertaraf edecek. Yeşil Gönen, Şifa Diyarı Gönen, Kaplıcalar diyarı Gönen. Adamların memleketi değil tabiiki burası. Diyar miyar dinlemezler. Onların dinleyecekleri  tek  duygu cepleri yani napolyon… Senin memleketine sen acımayıp, sahip çıkmadıktan sonra, onlarmı acıyacak..

Gönen’e yazık etmeyelim ve yazık olmayalım. Hep birlikte, çok duyarlı ve güçlü bir şekilde bu tür girişimleri daha yeşermeden, başından bertaraf edelim. Sonra iş işten geçmiş olabilir.

      Bu sivil toplum hareketine öncülük ve  rehberlik eden başta Ünsal Acar, Ayla Umay, Tuncay Görgün, Nurtan Şenyıldız, İsmet Yavaş ve diğer duyarlı arkadaşları kutluyorum, tebrik ediyorum. Bu güne kadar sesi soluğu çıkmayan sözde sivil toplum kuruluşları ile etkili ve yetkili olabilecek  kişi ve kurumları bu konularda daha duyarlı ve aksiyoner olmaya davet ediyorum.

       Temiz bir Gönen, Yeşil bir Gönen, Şifa diyarı bir Gönen, Tarım ve Hayvancılık sektörüne dayalı bir Gönen için hep birlikte el ele olamaya davet ediyorum.

Rabbim bizi kötülerin şerrinden korusun, birlik, beraberlik, güç ve kuvvet versin..

Çiçekkent'i Gönen'e  Kimler Kazandırdı

      Gönen'de bir kent ve site  var, adı Çiçekkent. 283 konut ve  işyeri ile, yakın zamanda   600 e yakın da sakini olacak. Gönen'in en modern, en sağlıklı, en temiz kenti konumunda şu an. Adı ile müsemma, esentepe mahallesine kurulmuş bir kent. Gece ve gündüz, çakmak bayırı üzerinden taşan yel ile, Bandırma denizi üzerinden gelen deniz havası çiçekkent üzerinde üfül üfül esiyor. Hava kirliliği, rütubet yok. Etrafı çam ormanlarıyla kaplı, yanında kocaman deresi, yemşeyil doğası ve rengarenk çiçeklerle örtülü harika bir kent. Salı akşamı, istişare toplantısı yaptılar. Bende tabiiki katıldım ve dinledim. Başkan Mehmet Yıldız ve yardımcıları anlatıyor, üyeler dinliyor, üyeler soruyor, başkan cevaplıyor. Başkandan edindiğim bilgilere göre; iki ay sonra yani Ağustos ayı içinde iskan izni çıkıyor, 2007 kışına da natural gaz kesin olarak yanacak ve herkes ısınacak. Bu arada kooperatifin bir dairesi de iyi fiyata satılmış.  Çiçekkent'i bizim sitemizden görüp  tanıyan bir  vatandaş gelip daire satın almış. Satılık ve kiralık emlak  talepleri de artmaya başlamış. Bu çok sevindirici bir haber. Ben de Çiçekkent'ten yeni ev alanlardanım.  Zamanında iyi ki almışım. Bir yıldır burada oturuyorum ve hala buraya doyamadım. Burada hem köy hem de şehir özlemini giderebiliyorum. Evim biraz dere kenarında ve çam fıstığı ormanına çok yakın bir yerde. Akşam olunca kurbağalar ve böcek sesleri o kadar harika ki. Adeta Allah'ı zikrediyorlar. Gönen ayaklarınızın altında, karşıdaki dağlar, köyler, tarlalar, otlayan koyunlar görülmeye değer. Burada şiir yaz, roman yaz, beste yap.  Çarşı içindeki evimde, 5 yıl kaldım, beş yıl boyunca uykusuzluk sorunu yaşadım. Çiçekkkent'e yerleştiğimin  daha ilk gününde  bu sorunum tarih oldu. Şükürler olsun dedim, çok isabetli bir karar aldığımı anladım. Sonra öğrendim ki havadan ve oksijenden kaynaklanıyormuş. Temiz hava, doğal hayat sağlık ve huzur demekmiş.

 Çikekkent'i Gönen'e kazandıranlardan Allah razı olsun, onları, emeği geçenleri kutluyorum, tebrik ediyorum. Mehmet Yıldızı, Ziya Değirmenci'yi, İsmet beyi ve diğer ismini hatırlayamadığım abi ve arkadaşlarımı   kutluyorum ve tebrik ediyorum.

        Ancak, şu hatırlatmayı da yapmadan geçmek istemiyorum.1995 de başlanılan kooperatif tam 12 yıldır bitirilememiş. Bu insan  ömrü  için çok uzun ve sıkıcı  bir zaman. Hala insanlar kooperatife  80 ytl bitirilemeyen işler için aidat ödüyorlar, daha ne kadar sürecek diye  endişe  ve sıkıntı içinde olduklarını görüyorum. İnsanların ödeme güçleri bitmiş, insanlar çok zor durumdalar.  Bu işin başındakilere tavsiyem yapalacaklarını biran önce bitirip, kooperatifi yeni yönetime devretmeleri. 15 - 20 yıldır bir kooperatifin başında kalmış olmak herhalde insana çok gurur verici bir mazi bırakmaz düşüncesindeyim. Bende Çiçekkent'e bir katkım olsun düşünyesiyle, Çiçekkent'in internet sitesini yapıp Çiçekkentlilere ve Gönen'e hediye diyorum. Tekrar bu kenti ilçemize kazandıranları kutluyorum. Tebrik ediyorum.

Avcılar ve Amatör Balıkçılar

Derneğini Tebrik Ederim

       Pazar günü Yakup Dağcı kardeşim, kurşun ve trap atışına davet etti. Kısa süre önce Yeşil Gönen Avcılar Atıcılar ve Amatör Balıkçılar Derneğini kurmuş ve başkanlığını yapıyor. Çok isabetli  ve  Gönenin ihtiyacı olan bir sivil toplum kuruluşu kurulmuş. Ben yağcılığı ve yalakalığı sevmem. Açıkça fikrimi söylüyorum. Yakup Dağcı çok sevdiğim ve değer verdiğim kaliteli bir arkadaş. Birleştirici, barıştırıcı, ağır başlı, önyargısız, ileri görüşlü, inançlı, demokrat ve bir o kadarda iyi bir esnaf arkadaşımız. Eksiği ve fazlasını bilemem, fazla abartıysam veya eksik söylediysem özür dilerim. Ama benim gözlemim bu. Avcılar gelerek kurşun ve trap atışında  yarıştılar, altı kişiye hediye verildi. Dernek daha birçok faaliyet yapmayı planlıyor. Kısa sürede gerçekleştirdiği başarılı çalışmalarını ve ileriye dönük projeleri için başkanı ve ekibini tebrik ediyorum. Avcılar Atıcılar ve Amatör Balıkçılar derneğine halkımızın üye olmasını ve sahip çıkmalarını öneriyorum.

Oyacılar derneğini kuranları

 tebrik ediyorum

       Gönen'de ilk defa, oyacılar örgütlenmeye adım attı ve ilk derneklerini kurdular. Ali Kurt ve Nafiz Dural, Adil Malcıoğlu, Salih Dökmen, Galip Öztürk, Recep Aydemir ve  Adem Aygüneri öncülüğünde kurulan Gönen Oyacılar ve Çeyizciler derneğinin 26 Mayıs Cumartesi günü  davet ettiler açılışına gittim. Yoğun programımdan dolayı sadece pilav ayran sefasına yetişebildim ve  dernek başkanı Al Kurt ile on dakika sohbet edip Gönen parkında çay içtik. Ali beyin hedefleri çok büyük. Keşana oya pazarı açmayı, yurt içinde fuarlara katılmayı, Kültür Bakanlığına üye olmayı, Gönen Oyası için patent almayı ve oyayı tüm dünya çapında tanıtıp pazarlamayı düşünüyorlar. Açılış mükemmel olmuş, oyacılar gelmiş, sergiler açılmış, üye kayıtları başlatılmış. Açılışa teşrif etmeyen kişilere sitem ediyordu başkan. Teselli ettim, boş ver dedim. Değerli insan değerli insanlara değer vermesini bilen insandır dedim. Davan doğruysa, işin hayırsa tek başına da olsan, yaya da kalsan  yoluna devam edeceksin dedim. Kişilerin niceliğine değil niteliğine bak dedim. Oyacılar derneği benimde en fazla kurulmasını arzuladığım bir dernekti ve kuruldu. Emeği geçenleri tebrik ediyorum. Herkes buraya katkı sağlamalı. Birlik ve beraberlik içinde olunmalı, ortak hareket edilmeli. Gönen'in değerleri kimsenin tekelinde değil. Herkes iyi birşeyler yapmaya çalışmalı ve iyi şeyler yapanlar desteklenmeli, kösteklenmemeli.  Oyacılar derneğine üstün başarılar diliyorum ve buradan dernek başkanının telefonunu veriyorum. Ali Kurt  05375252321

Şunu da söyleyeyim, derneğe üyelik girişi sadece 3 ytl imiş. Eşim oya yapıyor, ona da söyledim, hemen üye olacak.

 Gönen Notları Ana Sayfa

Diğer Yazarlarımız İçin Tıklayın

              

 
 
Gönen - Balıkesir - Türkiye
 
Balıkesir'de Hava Sayaç
 

    

Saat

Google
Web

www.gonengontam.gen.tr

Gönen Tanıtım Araştırma İletişim Bilim Proje ve Rehberlik Merkezi Derneği   

Kitap Dünyası
Gönen TV
Gönen Haber
İlanlar
Önemli Siteler
Gönen Rehberi
Gönen  Üzerine
 Sosyalita
Üyelerimiz
Yayıncılık
GönTAM
Hizmetlerimiz
 Ziyaretçilerimiz
   

Yazarlar Şairler

Gönen Notlarım

 

Desteklemeler

Bir Köy

Demircan