kadirdemircankesiftv@hotmail.com
05366062730
TürkiyeYazarlar Platformu
|
İnsanların Hayırlısı İnsanlara Faydalı Olanıdır.. (Hadisi Şerif) |
Gönen
Notlarım A Kadir Demircan |
Telefonum Açık ve
Gizli Bütün Aramalara Açıktır 05366062730 |
|
Köşe Yazıları Projeleri Kitap Siteleri |
Site Ana Sayfa Keşif
Haber Ana Sayfa Kesif TV İlanlar Gönen Maalesef Kötüye Gidiyor Şehir Gazinoları Fahir Arma: Kadir bey, sohbetlerinizde ilçemizle ilgili çok dertlisiniz,
bakış açılarınız olumsuz, nedir sebebi? A.Kadir Demircan:Doğru çok dertliyim,
çünkü düşünce adamı dertli olur. Toplumun, halkın dertleriyle
dertlenir, hemhal olur. Müslümanlığın gereği de budur zaten. İşte
Gönen'de böyle toplumun sorunlarıyla ilgilenmeyen, dertlenmeyen, halktan
kopuk, halkın içine inmeyen, inemeyen, halkla frekansları bir türlü uyuşmayan
yönetimler ve yöneticiler olursa ister istemez karamsar olursunuz. Şu hale bakın
koskocaman şehirde akil bir adam yok. İlçemizin önemli bir meselesini
aktarabileceğiniz, sizi dinleyebilecek bir adam yok. Bir konu anlatacaksınız,
görüşmeye gidiyorsunuz randevu alamıyorsunuz, ulaşılamayan kişilerle ve
duvarlarla karşılaşıyorsunuz. Başka bir yere gidiyorsunuz, bir söz hakkı
alamadığınız gibi bol bol ağaç dikmenin
faydalarını dinliyorsunuz. Havanda
su dövmek. Şu ilçenin haline bakın. Mustafa Top isimli
değerli bir arkadaşım önemli envanter çalışmaları
yapmış. Araştırmış, BİMER den elde ettiği bilgileri benimle paylaştıkça
inanın şok oldum. Şu işe bakın, Gönen'de bar, pavyon, gazinolarda
ve benzeri mekanlarda sigortalı
tam 256 tane kadın çalışıyormuş. 24 tane gazino, bar, pavyon, 64 tane tekel
içki bayii olmuş. Bu çalışan kadınlardan bir tanesi buradan ayrıldıktan
sonra, Gönen'i anlatıyormuş. Diyormuş ki Gönen'de eğlence hayatı çok güzeldi,
iyi para kazanıyorduk. Vay be. Övündüğümüz ve gururlandığımız Gönen'li Mehmet
Efendinin memleketini ne hale getirmişlerde haberimiz olmamış. Peki Gönen'i kim getirdi bu hale, kim bu yerlere
musade verdi, sorumlusu vebali kimin. Valla benim hiç bir vebalim yok.
Kıyısından köşesinden vebali olanlar düşünsünler. Bu dünyada yakalarına
yapışamazsam, öbür tarafta kaçırmayacağımdan ve kaçamayacaklarından eminim. Tehlikeli Çukurlar Fahir Arma:
Peki vatandaş olarak ne yapmalı, ne yapılabilir. A.Kadir Demircan: Valla vatandaş olarak
bir şey yapılamıyor. Ben yaptıramadım. Çok denedim olmadı. Beni takan
sallayan adam yerine koyan olmadı. Kendime muhatap bulamadım. Bende
bıraktım artık vatandaşlık görevini yapmayı. Bir tane örnek
vermek gerekirse. Pazar yerinin karşısında yolun kenarında dere var,
kazı yapılmış, büyük bir çukur bırakılmış, hiç bir önlem yok. Her an bu
dereye ve çukura bir araba, bisiklet, motosiklet, yaya vatandaş düşüp
yaralanabilir, ölebilir. Tam sorumlu bir vatandaş olarak hemen
belediyeyi aradım, durumu anlattım. Tamam dediler. Aradan bir ay geçtikten
sonra aynı çukuru yeniden gördüm, hiç bir şey yapılmadığını görünce şaşırdım.
Kameraya çektim ve yeniden yetkili kişileri aradım. Tamam dediler, hemen ekip
gönderip kontrol ettirelim dediler. Aradan bir ay daha geçti yine aynı durum.
Ben bir daha arar mıyım belediyeyi. İşte böyle vatandaşı takan sallayan yok.
Ya hiç bakmadılar, ya da ekiplerine söz geçiremediler. Duyarlı vatandaş
olsan ne olacak ki bu şehirde. Yerel Gazetelerin Durumu Fahir Arma: Sayın
Demircan, yerel gazetelerin durumlarını nasıl görüyorsun. A.Kadir Demircan:Ben de zamanında gazete
çıkardım. Yani tabir yerindeyse hem gazete patronluğu yaptım, hem de
yazarlık, muhabirlik, reklamcılık dahil
hepsini yaptım. Şimdi TV programları yapıyorum. Daha büyük, ülke ve dünya
genelinde kitlelere ulaşıyorum. Yereli bıraktım. Gazete çıkardığım
zamanlarda objektif, tarafsız, bağımsız olmayı hedefledim ve başardım. Ama
maalesef ilçemizdeki gazetelerin hiç birinde bunu göremiyorum. Yine en
tarafsızı Gönen Postası geliyor bana. En azından ajans olarak
gönderdiğimiz haber ve yazıları değerli bulup yayınlıyorlar. Gündem ve Yeni
Gün gazetelerine defalarca haber, bilgi, yazı gönderdik hiç
birine zerre kadar yer vermediler. Bumu tarafsızlık,
objektiflik. Bazı gazeteler de insanların özel hayatlarını- düğün,
toplantı ve cemiyetlerini çekip, basıp, parayı alıyorlar ve
yayınlıyorlar. Bu mu gazetecilik. Gönen'e ne faydası
var böyle haberciliğin. Hangi gazete şehrin
sorunlarını masaya yatırdı. Hep kavga, çekişme haberleri. Enerjimizi boşuna
tüketiyoruz. İlçede açılan meyhaneleri, gazinoları, ahlaksızlıkları yazsalar
ya. Çevre Durumu Fahir Arma: İlçemizin çevresini nasıl
buluyorsunuz. Eksiklikler neler, neler yapılmalı.? A.Kadir Demircan:Gönen'i yüksek tepelere çıkıp
seyrediyorum ve fotoğraflıyorum. Gönen ile ilgili tam 55 bin fotograf çektim.
Belki ilçenin dağını taşını en fazla gezen benim. Siyasiler sadece seçimlerde
giderler. Yetkililerde mesai saatlerinde gezerler. Ben her gün, her saat
şehrin içindeyim ve çevresindeyim. Marmara incisi bir ilçemiz var. Ama gelin görün ki şehrin içi dışı
sokakları adeta bir harabeyi andırıyor. çevre
düzenlemesi ve şehircilik çalışmaları neredeyse sıfır seviyelerinde. Çok ciddi çevre düzenlemesi yapılması lazım. İlgililerin
gezmeleri, görmeleri, proje üretip derhal uygulamaları lazım ama... Kent Konseyi Başarılımı Fahir Arma: Kent Konseyinin
çalışmalarını nasıl buluyorsunuz. Başarılımı değilmi. Bakış açınız nedir. A.Kadir Demircan: Kent konseyinin yeni
başkanı Mehmet Gündöndü çok başarılı çalışmalar yürütüyor. İnşallah
bıktırmazlar. Ancak ben yinede şüpheliyim. Hareket var, ses var, heyecan var
ama gözle görülür, el ile tutulur, hissedilir bir sonuç göremiyorum. Düşünsenize ben
de kent konseyinin 100 üyesinden biriyim. Bir sürü komisyonlar var.
Komisyonların başkanları ve üyeleri var. Ben Gönen'de
Gönen ile ilgili 55 bin fotograf çektim, 2500 film yaptım ve
yayınladım, Gönenin en büyük ve en kapsamlı internet sitesi www.gonengontam.gen.tr
yi dünya biliyor artık, Gönen ile ilgili iki tane kitap yayınladım ve
yüzlerce tanıtım projesi uyguladım, her gün arayan yüz kişiye
gönüllü Gönen danışmanlığı yapıyorum. Beni birileri Kent
konseyinin Trafik Komisyonu da yedek üyeliği layık görüyor. Turizm ve
Tanıtım Komisyonu var. Oraya layık bulunmuyorum ne hikmetse. Demek ki bizden
daha çok tanıtım çalışması yapan varmış ta ben bilememişim. Gönen halkı
bilememiş. Şimdi böyle bir yapılanmadan çıkacak sonuç ne kadar başarılı olur.
Yorum sizin. Düşmanlarımla Gurur Duyuyorum Fahir Arma: Kadir bey, bu kadar
açık ve net konuşuyorsunuz. Sizi düşman bilmezler mi, sizinle uğraşmazlar mı?
Düşmanlarınız çok olur sizin. A.Kadir Demircan: Yahu bir şehirde
herkes çıkarcı ve yalaka olacak değil ya.
Doğruları söyleyen dokuz köyden kovulur derler. Ben doğruları söylemeye ve
dokuz köyden kovulmaya talibim. Çünkü biz bu dünyaya imtihan için geldik. Hal
ve hareketlerimizle imtihan olunuyoruz. Peygamberimizi, Allah dostlarını,
dava, fikir ve çile insanlarını örnek alıyorum ben. Ne demişler ferman
padişahınsa dağlar bizimdir. Düşmanlarım var tabiiki. Ben inanın
düşmanlarımla ve beni sevmeyenlerle gurur duyuyorum. Çünkü neden, bir
söz var, eğri olsan yay gibi elde tutarlar seni, doğru olsan ok gibi
tefe koyarlar seni. Ben doğru olayım ok gibi tefe koysunlar beni.
Öbür tarafta da yay gibi eğri olanları koyacaklar. O zaman hesap vermek çok
daha zorlaşacak. Çevremiz eğri insanlarla dolu. İnsanın en büyük düşmanı
nefsidir. Herkes kendi kendine kötülük eder. Bizim inancımız odur ki,
Allah'ın izni ve dilemesi olmadıkça kimse kimseye kötülük veya iyilik edici
değildir. Tabiiki bizde etrafımızdan, özellikle
çok yakın çevremden sayısız sınırsın kötülükler, çirkinlikler görüyorum. Ben
diyorum ki herkes bu dünyada rolünü oynuyor. Hesap gününde hesapların
sorulması haktır. Herkes dünyada yaptıklarının hesabını verecek. Siyasi Çizgi Gizlenir mi Fahir Arma: Kadir bey özel bir
soru. Siyasi çizginiz veya düşünceniz nedir. A.Kadir Demircan: Ben hep hayret ederim. İnsanlar siyasi
kimliklerini gizlerler, hangi partiye veya kime oy verdiklerini saklarlar. Niye dünyalık çıkarları küçük ve basit menfaatleri uğruna. Ne
gereği var, değer mi hiç. Müslümanın içi dışı,
sureti, sireti bir olur. Biz öyle olmaya çalışıyoruz elhamdülillah. Açıklık, şeffaflık, doğruluk dürüstlük hiçbir
zaman insana zarar getirmez. Yani dönemin, düzenin,
çıkarların adamı değiliz. Her yerde kimliğimi açık açık
deklare ediyorum. Oyumu dünyalık çıkar ve
menfaatler uğruna hiç bir partiye, kişiye, cemaate ipotek etmedim.
Özgürce, içimden geldiğince kullandım. Nasıl ve ne şekilde kullandığımı da
hiç kimseden saklamadım. Ne saklayayım, İmam Hatipliyim, eski
Milli Türk Talebe Birliği üyesiyim, Milli Görüşçüyüm ve Hakiki Ak
Partiliyim. Tayyib Erdoğan'ın sonuna kadar arkasındayım. Gönen'deki Ak
Partinin değil Ankara'daki Ak Partinin destekçisiyim, arkasındayım. Geçen
seçimlerde de oyumu Belediye başkanlığında Demokrat Partiye,
Belediye Meclisinde Ak Partiye, İl Meclis Üyeliğinde de Saadet Partisine
verdim. İşte özgürlük bu. Kim ne şekilde yorumlarsa,
düşünürse düşünsün omurumda değil. Ben özgürlüğümün, bağımsızlığımın tadını
çıkarıyorum. Olay bu. Sence görüşü,
fikri, zikri, rengi belli olan mı tehlikelidir, yoksa belli
olmayan mı? Zikri, fikri belli olmayanlar
için dinimizde münafık karakterlilik tabiri kullanılır. Günümüzde maalesef
birçok kişi partilere fikir ve düşünceleri için değil, çıkar ve arpalık
paylaşımları için giriyorlar. Çok yazık. Onun için çıkarcılar, menfaatçiler,
dalkavuklar, gizli kapaklı işler çevirenler, ahiret karşılığı dünyayı tercih
edenler beni sevmezler, sevemezler. Yazarlık
Çok Güzel Bir Şey Düşünen insan yazar,
yazan insan düşünür. Hedefi, projesi, davası, toplumla paylaşmak istediği bir
heyecanı, sözü, tespiti olan insan yazmak ister. Yazan insan çile ve dava
insanıdır, gönlü ve bağrı yanıktır. Yazan insan kültürlüdür, sanat, düşünce
ve aksiyon adamıdır. Söz uçar azı
kalır, misali, yazılar her zaman, her devirde, yıllar ve asırlar oyu,
yeryüzünde yaşayan insanlara birer ışık tutar. Dolayısıyla 30 tane kitap
yazdım, 1800 üzerinde makale yazmama rağmen, hiçbir şey yapmamış gibi içim
buruk, hep bir eksiklik içerisindeyim. Çok şeyler yazmalı ve haykırmalıyım.
Çünkü toplum uçurumun ucunda sanki. Yazarken de kendime yazıyorum yani kendi
eksikliklerimi haykırıyorum. Kimseyi dize getirmeye niyetim yok, kendim için,
kendime yazıklarımdan birkaç kişi de üzerine alınıp yararlanırsa da fena
olmaz, sevap kazanmış olurum.
Düşünce hayatını zenginleştirmek için bu Portalı kendim gibi olanlara
veya olmaya niyetlenenlere tahsis ediyorum. Burada herkes yazı yazabilir.
İçinizdeki gizli kalmış yetenekleri
keşfedebilme imkanı sunuyorum. Herkesi burada yazmaya davet ediyorum.
Hiçbir şartım yok. 05366062730 a.kadirdemircan@hotmail.com Bu adrese bir yazı ve resim göndermeniz
yeterlidir. Gönen Fikir Düşünde Platformu Hayırlı Olsun Kısa adı GönTAM olan, Gönen Tanıtım Araştırma
İletişim Bilim Proje ve Rehberlik Merkezi Derneği tarafından Gönen Fikir ve
Düşünce Platformu Kuruldu.
İnternet iletişimi üzerinden yürütülecek ve kamuoyu ile paylaşılacak
olan proje gereği, serbest bir düşünce platformu oluşturularak her türlü fikir görüş ve önerilerin serbestçe
konuşulması, tartışılması, yayınlanması sağlanacak.
Fikir platformunda; Gönen’de neler oldu, neler olmadı, neler olmalı ve
neler olmamalı, Gönen geriyemi yoksa ileriye mi gidiyor, olması gerekenler
odlumu - olmadı mı, Gönen’e karanlık
ve ilerlemeye takoz olanlar.
Çarpıcı tespitler, görüşler, demeçler, söylenenler, önemli röportajlar
yayınlanacak. Projenin Tanıtım Sözleri
şöyle… Gönen Fikir ve Düşünce Platformu Kimse kızmasın, alınmasın, doğrular, eğriler hepsi
dillendirilecek Sivil ve demokratik bir toplum için, herkes özgürce konuşacak. Gerçekleri saklamak, birbirimizi kandırmak yok. Eğrisiyle, doğrusuyla, herkes bu platformda cesurca konuşacak ve
cesurca yayınlanacak. Fikirlerinizi, beyanlarınızı,
yayınlanmasını, yazılmasını, gündeme gelmesini ve toplumun hayrına olan her
türlü görüş, tespit, öneri ve projelerinizi buraya yazın, aynen
yayınlayalım…. gonen_gontam@hotmail.com |
Kültür Eserleri Afiş
Broşür Yayınları TV Siteleri İzlesene Com Televizyonları Kitapları |